19:14 09 Temmuz 2020
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    11910
    Abone ol

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoan, 2019 Nobel Edebiyat Ödülü'nün Srebrenitsa katliamını inkar eden ve Sırp savaş suçlularını savunan Peter Handke'ye verilmesine tepki gösterdi. Erdoğan, "Nobel Edebiyat Ödülü'nün ırkçı bir şahsa verilmesi, insan hakları ihlallerinin ödüllendirilmesinden başka hiçbir anlam taşımayacaktır" dedi.

    İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 Aralık İnsan Hakları Günü dolayısıyla mesaj yayımladı.

    Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin kabul edilişinin 71. yıl dönümü vesilesiyle İnsan Hakları Günü'nü kutlayan Erdoğan, "Ne yazık ki bu günü beyanname ile güvence altına alınan hakların ihlal edildiği, adaletsizliğin arttığı, masumların inançları yüzünden katledildiği, merhametle insanlık arasında yeni duvarların örüldüğü bir yılın sonunda karşılıyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

    ​'Nefret söylemini ifade özgürlüğü adı altında normalleştiren medya'

    Bu sene içerisinde Christchurch'de bir camiyi, Sri Lanka'da bir kiliseyi,  Kaliforniya'da bir sinagogu hedef alan terör eylemlerinin kültürel ırkçılığın, tahammülsüzlüğün ve İslam düşmanlığının ulaştığı vahim boyutları bir kez daha gözler önüne serdiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

    "Küresel barış ve istikrarı tehdit eden bu meselenin en büyük sorumluları, İslam nefretini bir oy aracı olarak kullanan siyasetçiler, nefret söylemini ifade özgürlüğü adı altında normalleştiren medya ve mevcut yapılarıyla günümüz sorunlarına çözüm getiremeyen uluslararası örgütlerdir. Komşumuz Suriye'deki milyonlarca insanın feryadını 9 yıldır duymazdan gelen uluslararası toplum, bu suskunluğuyla en büyük darbeyi İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde yer alan değerlere vurmuştur. 10 Aralık İnsan Hakları Günü'nde, Nobel Edebiyat Ödülü'nün Bosna Hersek'te yaşanan soykırımı inkar eden ve savaş suçlularını savunan ırkçı bir şahsa verilmesi, insan hakları ihlallerinin ödüllendirilmesinden başka hiçbir anlam taşıyamayacaktır."

    'Temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması için mücadelemiz sürüyor'

    İnsan haklarının hiçe sayıldığı böylesi bir dönemde Türkiye'nin, gerek milyonlarca ihtiyaç sahibine sağladığı insani yardımlarla, gerekse birden fazla terör örgütüyle eş zamanlı yürüttüğü mücadelesiyle dünyada adaletin tecellisi için sorumluluk üstlendiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

    "Küresel ölçekteki çabalarımızın yanında ülkemizde de insan haklarının en üst düzeyde korunması, Türkiye'de yaşayan herkesin İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde yer bulan temel hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması için mücadelemiz sürmektedir. 2019 yılı içinde yeni Yargı Reformu Stratejimiz açıklanmış, bu strateji çerçevesinde hazırlanan ilk yasama paketi kanunlaşmış, İnsan Hakları Eylem Planı'nın tamamlanması için çalışmalara hız verilmiştir. Ülkemiz, insan odaklı devlet geleneğinden aldığı ilhamla demokrasi ve temel özgürlükler alanındaki reform iradesini önümüzdeki dönemde de sürdürecektir. Bu düşüncelerle, 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nü bir kez daha kutluyor, bu günün milletime ve tüm insanlığa barış, huzur ve adalet getirmesini temenni ediyorum."

    Etiketler:
    İslamofobi, Kaliforniya, Sri Lanka, Christchurch cami saldırısı, Suriye, Birleşmiş Milletler (BM), 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü, Türkiye, İnsan hakları ihlalleri, Slobodan Milosevic, Srebrenitsa, Recep Tayyip Erdoğan, Nobel Edebiyat Ödülü, Peter Handke
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın