07:00 23 Şubat 2020
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 73
    Abone ol

    Ankara’da, 18 Aralık 2002’de uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu, ölümünün 17. yıl dönümünde mezarı başında anıldı. Eşi Şengül Hablemitoğlu, “Görünmüştür ki devletin bazı karanlık insanları bir yerlerde bir şeyler yapıyorlar, biz de onların verdiği kararların bedellerini ödüyoruz” dedi.

    Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun Karşıyaka Mezarlığı’ndaki kabri başında düzenlenen törende konuşan eşi Şengül Hablemitoğlu, yalnız olmadıklarını, kendileri ile aynı kaderi yaşayan yüzlerce aile olduğunu söyledi.

    Hablemitoğlu şöyle devam etti: 

    "Biz bu sonu yaşayan ilk ve son aile değiliz. Ama lütfen artık kimse ölmesin. Bu anmaları böyle yapmayalım. Herkesin sıradan hayatının, sıradan bir ölümü olsun. Biz bu travmatik ölümlerle anmalar yapmayalım. Bu ölümler dursun. Bir yandan hakkımız olan adaleti talep ediyoruz, bir yandan da bu ölümlerin durdurulmasını istiyoruz. Bunca insanın ölümüne göz yuman, bunca insanı öldürme hakkını kendinde bulan insanların artık durdurulmasını istiyoruz. Bu soruşturma süreci 3 yıllık bir süreç, öncesi yok. Görünmüştür ki devletin bazı karanlık insanları bir yerlerde bir şeyler yapıyorlar, biz de onların verdiği kararların bedellerini ödüyoruz. Kimsenin buna hakkı yok. Bu mesajı verelim, bu ölümler çoğalmasın."

    Dava süreciyle ilgili basın açıklaması yapan Hablemitoğlu ailesinin avukatı Ersan Barkın, soruşturmanın, kimliği belli grupları koruma güdüsüyle 14 yıl kaybedildikten sonra, görevini hakkıyla yapmaya çalışan bir savcılık kurumunun üç yıllık çalışması sayesinde belli bir noktaya geldiğini söyledi.

    ‘İddianamede gizli ayrıntının peşine düştük’

    Barkın, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden kısa süre önce hazırlanan FETÖ Çatı Davası iddianamesinin eklerinde gizlenmiş bir ayrıntının peşine düştüklerini ve bu ayrıntıyı savcılık makamına iletmeleri üzerine ilk kez tetikçi olabileceği ihtimaliyle bir kişinin yakalandığını ifade etti.

    Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Zafer Ergün’ün bu bilgi üzerine Nuri Gökhan B. hakkında kırmızı bülten çıkardığını dile getiren Barkın, şüphelinin 11 Temmuz 2019’da Ukrayna’da yakalandığını belirtti. Savcının üç yıldır soruşturmayı derinleştirdiğini anlatan Barkın, Ukrayna’daki şüphelinin yakalanmasından da başından itibaren haberdar olduklarını söyledi.

    Barkın şöyle devam etti: 

    “Bu sürecin görülebilmesi öncelikle adı geçen kişinin yakalandığı Ukrayna’dan ülkemize iadesiyle mümkün olabilecektir. Her ne kadar ülkemizin Adalet ve Dışişleri Bakanlıkları eliyle iade dosyasının Ukrayna’ya sunulduğu ifade edilmiş olsa da aynı ülkede başka dosyalardan daha sonra yakalan kişilerin ülkemize iade edilmesine karşın, dosyamız şüphelisinin tutukluluk halinin ev hapsine dönüşmesi, siyasi sığınma talebinin değerlendirilmesinin beş ayı aşkın süredir sonuçlandırılmaması ailemizi endişeye sevk etmektedir.”

    ‘Suikastin aydınlanması şüphelinin iadesiyle mümkün’

    Soruşturma dosyasında yapılan birçok tespitin ve ulaşılan sonuçların ancak şüphelinin Türkiye’ye iade edilmesiyle anlam kazanacağını vurgulayan Barkın şöyle konuştu:

    “Suikastı kim işledi? Arkasındaki güç neydi? Necip Hablemitoğlu niçin hedef alındı? Bu soruların tamamı, adı geçen şüphelinin ülkemize iadesini de içeren etkili bir soruşturma sonucunda ortaya çıkacaktır. O zaman, hazırlık soruşturmasında görev yapan ve neredeyse tamamı FETÖ nedeniyle ihraç edilen, mahkum edilen emniyet görevlilerinin, savcılık çalışanlarının varlık ve görevleri de anlaşılabilir olacaktır.”

    Etiketler:
    Mezar, ölüm, Suikast, Necip Hablemitoğlu, Şengül Hablemitoğlu
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın