04:11 07 Temmuz 2020
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 136
    Abone ol

    Ordu'da üniversite öğrencisi Ceren Özdemir'i öldüren Özgür Arduç'un ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı. Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan Arduç, akli dengesinin yerinde olmadığını öne sürerek, "Beni çıkarmayın, çıkınca yine öldürürüm, beni tedavi ettirin" dedi. Duruşma 20 Ocak 2020'ye ertelendi.

    Ordu'nun Altınordu ilçesinde üniversite öğrencisi Ceren Özdemir’i evinin önünde bıçaklayarak öldüren Özgür Arduç’un müebbet hapisle yargılandığı davanın ilk duruşması, Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Van’daki yüksek güvenlikli cezaevinde tutuklu bulunan Arduç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile Ordu'daki hakim karşısına çıktı.

    Akli dengesinin yerinde olmadığını iddia etti

    Hakim, Arduç'a ilk olarak cinayeti neden işlediğini sordu.

    Çocuk yetiştirme yurdunda kaldığını ve yaşadığı olumsuzluklar nedeniyle insanlara karşı canice şeyler düşündüğünü söyleyen Arduç, akli dengesinin yerinde olmadığını iddia etti.

    Savunmasında Ceren'i daha önce tanımadığını söyleyen Arduç, şu ifadeleri kullandı:

    "Çocukluğumda 2 kez tecavüze uğradım. Ondan sonra insanlara her türlü kötülüğü yapmak istedim. İnsanlardan nefret ettim. Her kötülüğü yaptım. 2 dakika iyi oluyorum, 19 dakika kötü oluyorum. Ceren'i bir anda gözüme kestirdim. Evinin önüne kadar takip ettim ve bir anda bıçaklamaya başladım. Ceren'i iki defa bıçakladım. Kedi, köpek öldürdüm.

    'Yapmadığım pislik kalmadı'

    Ben halkın saldırısına uğraşmıştım. 1987 yılının Nisan ayında dedem beni çocuk yuvasına bıraktı. Yurttan 18 yaşında kaçtım. Başıma bir şey geldi o yüzden kaçtım. İki defa tecavüze uğradım. Kendime yediremedim, suç işledim. Cezaevinden kaçınca Eminönü'ne gittim. Ağaçlık altında yatarken adamlar geldi. Orada da tecavüze uğradım. Köpek, kedi hiç acımadan tren önlerine attım. O kadar çok şeyler yaptım ki şimdi anlatsam... Tecavüze uğradığımı utancımdan kimseye anlatamadım. İnsanlardan nefret ettim. Yapmadığım pislik kalmadı.

    'Bu saatten sonra yaşasam ne olur, ölsem ne olur?'

    2003'te Ordu'ya geldim. İnsanların evine girer, hırsızlık yapardım, kundaklama yapardım. 2005'te Dinçer Akçevre'yi bıçakladım. Cezaevine girdim, orada da pislikler yaptım. İnsanların dolabına işedim, büyük abdestimi yaptım. İnsanlara kötülük yapmak için her şeyi döşündüm. İnsanlığım kalmadı. Bu saatten sonra yaşasam ne olur, ölsem ne olur? 14 sene sonra açığa çıktım. Kaçtım. Önüme kim gelirse onu öldüreceğim dedim. Akli dengem yerinde olsa 12 yaşında çocuk bıçaklar mıyım? Önüme kim çıkarsa öldüreceğim dedim, ant içtim. Gözüm dönmüştü."

    Mahkeme Başkanı'nın "Neden Ceren'i neden hedef seçtin?" sorusuna yanıt veren Arduç, şöyle devam etti:

    "Ceren'den önce başkanlarını takip ettim, kalabalığa karıştılar öldüremedim. Ceren ansızın önüme çıktı. Takip ettim. 'Metin' diye birini sorarken ansızın bıçakladım. Kaçtım. Ordu savcısı ifademi aldı. 'Akli dengen yerinde' dedi. Benim akli dengem yerinde değil. Ben bir camiye gittim. 6 yaşında çocuk gördüm olaydan önce. Ben kedime laf geçiremiyorum. Kendimi bıçaklarım diye cebime koymuyorum. 6 yaşındaki çocuğu öldürecektim, çok yorulmuştum azat ettim.

    'Kimse Özgür neden kötü diye sormuyor'

    Önceki ifadelerimi kabul etmiyorum. Sinir halinde verdim. 'Allah'tan. peygamberden' korkmuyorum dedim. Bu ifademi kabul edin. Ceren'i 2 defa bıçaklayıp kaçtım. Beni fark etti, o yüzden kendisine Metin diye birini sormaya çalıştım. Takip etmiştim onu ama tesadüfen önüme çıktı. Polisler üstümü aramadan beni araca attı. Polisi de öldürecektim, sapladım bıçağı. Kendime engel olamıyorum. Van'da Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ndeyim, intihar ettim. Ben tedavi görmek istiyorum. Hiç iyi değilim. Sürekli intiharı düşünüyorum. Pişman oldum, vicdan azabı çekiyorum ama elimde değil. Beni sövseniz, dövseniz ne olacak? Tecavüze uğradığım için kötülük yapıyorum. Kimse Özgür neden kötü diye sormuyor. Beni çıkarmayın, ben çıkınca yine öldürürüm, beni tedavi ettirin."

    'Farklı konuşuyorsun, nedenini açıklar mısın?'

    Savcı: İfadeni ben aldım, sordum 'tedavi olmak ister misin?' diye. 'Çift kişiliğe sahibim, kıskancım. Bu halimden memnunum' demiştin. 'Tedavi olmak istemiyorum' demiştin. Daha önce adli tıpa gitmediğini söylemiştin. 2006'da cezai sorumluluğun var olarak rapor gelmiş. Farklı konuşuyorsun, nedenini açıklar mısın?

    Arduç: Allah'tan peygamberden korkmuyorum dedim. Ben tedavi görmek istiyorum yoksa kendimi öldüreceğim. Kapalı cezaevindeyken psikologla görüştüm. Açığa çıkınca kaçacağım dedim.

    Mahkeme Başkanı: Bu halini bile bile neden açığa çıkmak istedin? Açığa çıkmak için sen başvuru yapmışsın. Cezaevinde sen kendini gizledin o zaman. Psikoloğa kendini anlattın mı?

    Arduç: Çıkınca babamın katili var onu öldüreceğim dedim. Sabırla ilgisi var akıllı olmanın. Avukatım vardı, ne oldu avukatıma? Avukat hanım beni tedavi ettirin, ben iyi değilim. Beni bırakın demiyorum. Yine suç işlerim.

    Sanık avukatı: Yeniden cezai ehliyetine yönelik rapor aldırılması konusunu mahkemeye bırakıyoruz. Savunmaya bir şey demiyoruz.

    Baba Yılmaz Özdemir: Ben iş yerindeydim. Telefonla öğrendim. Sanığı tanımıyorum.

    Mahkeme Başkanı: Sanığın Ceren ile bir ilişkisi var mı gönül ilişkisi olabilir ya da başka bir şey?

    'Ceren Bıçaklandım abla' diye bağırdı'

    Baba Özdemir: Hayır kesinlikle tanımıyoruz. Akıl sağlığının da gayet iyi olduğundan eminim şu anda.

    Anne Güfer Özdemir: Ben o gün evdeydim. 'Evde ne yemek var' diye sormuştu. Çorba vardı. Ablasıyla telefonda konuşmuş. Ablası anahtarı attı binaya girmesi için. Ablası görmüş. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Sadece benim davam olmadığını biliyorum. Kamu davası. Herkes ona göre karar verecek.

    Abla Gizem Özdemir: Olay akşamı beni aradı. Tam ne konuştuk hatırlamıyorum. Otomatiğe bastım çalışmadı. Cama çıktım. Kapının önündeydi. Özgür Arduç'u gördüm. Anahtarı attım. Ceren ile ikisinin ortasına düştü. Şüphelendim. Kapıdan içeri girsin diye bekledim. Özgür Arduç adımlarını hızlandırdı. Anneme cama bak dedim. Ben de dış kapıya bakmaya gittim. Sapık diye düşündüm. Ceren'in çığlığını duydum. Ceren duvara yaslanmış duruyordu. Bıçaklandığını anlamadım. 'Bıçaklandım abla' diye bağırdı.

    Savcıdan Adli Tıp talebi

    Savcı, sanığın cezai sorumluluğunun olup olmadığının tespit edilmesi için Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmesini talep etti. Arduç'un Adli Tıp'a sevkine karar verildi.

    Duruşma 20 Ocak 2020'ye ertelendi.

    Adliye önünde geniş güvenlik önlemleri alındı

    Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, Ceren'in babası Yılmaz, annesi Güfer, ablası Gizem Özdemir, yakınları ile Ordu Baro Başkanı ve Özdemir ailesinin avukatı Haluk Murat Poyraz, sanığın avukatı Sabahnur Kaygusuz, birçok ilden baro temsilcileri ve kadın sivil toplum kuruluşu üyeleri katıldı. CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer de duruşmayı izledi.

    Adliye önünde geniş güvenlik önlemleri alınırken, çok sayıda basın mensubu da duruşmayı takip etti.

    Ordu ve çevre illerden gelen kadın platformu üyeleri, adliye önünde basın açıklaması yaptı. Katılımcıların ellerinde Ceren'in fotoğrafıyla dövizler yer aldı.

    Polis memurlarını bıçaklamaktan da yargılanacak

    Öte yandan katil zanlısı Arduç, yakalandığı sırada polis memurlarını bıçakla yaraladığı gerekçesiyle hazırlanan ikinci iddianame kapsamında açılan davada da 10 Şubat'ta hakim karşısına çıkacak.

    Etiketler:
    Adli Tıp Kurumu, Yılmaz Özdemir, Tecavüz, Bıçaklama, Kadın cinayeti, Çocuk Esirgeme Kurumu, CHP, Gamze Taşcıer, Mahkeme, Dava, Cinayet, Ağırlaştırılmış müebbet, Özgür Arduç, Ceren Özdemir, Ordu
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın