10:14 02 Aralık 2020
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    1642
    Abone ol

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ikameti İstanbul'da olmayan 100 bin Suriyeli'yi İstanbul'dan gönderdiklerini, şu anda İstanbul'daki Suriyeli sayısının 474 bin 679 olduğunu, 110 bin Suriyeli'ye de vatandaşlık verdiklerini söyledi. 

    Bakan Soylu, CNN Türk'te katıldığı Hafta Sonu Özel programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

    '778 yabancı terörist savaşçı ülkelerine gönderildi'

    Yabancı terörist savaşçıların (YTS) iadesine dair son durum hakkında Soylu şunları söyledi: "3069 DEAŞ'lıyı kim öldürdü? Hem de Avrupa'nın DEAŞ tehdidinden bizim DEAŞ tehdidimiz çok yüksek. Buradalar. Biz de tarlayı sürme imkanları Irak'ta Suriye'de Tunus'ta Afganistan'da Pakistan'da buralarda tarlayı sürme imkanları daha yüksek. Ama buna rağmen Avrupa sanki burada tertemiz. Bu meseleyi bizim üzerimize ve İslam ülkeleri üzerine yıkmak için çabaları söz konusu. Şimdi de bunların bin 200 civarına cezaevinde, geri gönderme merkezlerimizde 980, bizim gözetimimiz altındaki Fırat Kalkanı bölgesinde 287 civarında DEAŞ'lı var. 'Bunları istemiyoruz. Vatandaşlıktan çıkardık' dediler. Yok öyle bir şey. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, BM kararları açık, Güvenlik Konseyi kararları, geri kabul anlaşmalarımız açık. Bunları size göndeririz, yoksa sizi rezil ederiz. Açık açık söyledik."

    Soylu, yıl başından beri 778 teröristin ülkelerine gönderildiğini belirterek, temelde Türkiye'nin Avrupa'yı gözeten bir çalışma yaptığını anlattı. 

    Sinan Aygün'ün iddiaları: 25 milyondan bahsediliyor, böyle bir şey varsa da yoksa da vatandaş bunu bilsin

    İçişleri Bakanı Soylu, eski CHP Milletvekili Sinan Aygün'ün, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında ortaya attığı iddiaları ve Bakanlığın müfettiş görevlendirmesine ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu:

    Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize'de AK Parti İl Başkanlığının akşam yemeğine katılarak konuşma yaptı.
    © AA / Cumhurbaşkanlığı / Cem Öksüz
    "CHP Genel Başkanı iki kişi arasında müfettiş atayacak, 'Bu ikisini dinlesin, karar versin.' diyecek. Bizim Anayasa ve kanunun verdiği yetkiye göre... Bu bir kamu işidir. Halkı ilgilendiren bir iştir. Buna ilgisiz kalamam. İlgisiz kalırsam kamu bana 'Vergilerimle seni orada bakıyorum, benim hakkımı nasıl savunmazsın.' der. 'Bravo, bu adamlar da bunu hemen atadılar, bunu sağladılar.' demiyor, 'İçişleri Bakanı buna neden müfettiş atıyor?' diyor. 25 milyondan bahsediliyor. Bunu bilmesi gereken tek merci halktır. Böyle bir şey varsa da yoksa da vatandaş bunu bilsin. Bizim mülkiye müfettişlerimiz ne işe yarıyor? Bu işe yarıyor. Yılbaşından bugüne 150 belediyede özel teftiş yaptırıyorum. Bunun yüzde 40'ı AK Partili belediye. Özel teftiş ne demektir biliyor musunuz? Bütün alanlarda yapılıyor. Personelinden gelirine kadar, ihalesinden yapımına kadar." 

    Kadına karşı şiddetle mücadeleye ilişkin bir soru üzerine Soylu, AK Parti'nin 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadın Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunu çıkarttığını anlatarak, buna karşı tek bir kadın sivil toplum örgütünün itirazının olmadığını söyledi. Bunun AK Parti hükümetlerinin bu konudaki niyetini ortaya koyduğunu dile getiren Soylu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da bu konuda bambaşka bir yaklaşımının olduğunu ve kadının siyasette çok daha fazla olmasını istediğini vurguladı.

    'Kadına şiddet konusunda koordinasyon ve entegrasyonda yapmamız gerekenler var'

    Soylu, burada aileyi temel almaları gerektiğini anlatarak, "Özellikle kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet konusunda birçok tedbirimiz var ama bunun uygulanmasında yeni bir safhaya geçmemiz lazım geldiği bir gerçektir. Hukuki düzenlemeler yeterli, uygulamada da eksiklik yok ama koordinasyon ve entegrasyonda yapmamız gerekenler var." diye konuştu.

    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve diğer bakanlık ve paydaşların bir araya gelerek 75 maddelik bir eylem planı ortaya koyduklarını aktaran Soylu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinatörlüğünde ortaya konulan politikaları uygulamakla mükellef olduklarını ifade etti.

    '2017'de 353 kadın cinayeti oldu, geçen sene 279'a düştü fakat bu yıl 332'ye çıktı'

    Bakan Soylu, bu konuda dünyadaki durumun da iyi olmadığını belirterek, kadın cinayetlerinde küresel ortalamanın milyonda 13 olduğunu, bunun Avrupa kıtasında milyonda 7, Türkiye ortalamasının ise milyonda 3,8 olduğunu vurguladı. Türkiye'de her bir kadın cinayetinin medyada yer aldığına dikkati çeken Soylu, "2017'de 353 kadın cinayeti oldu. Geçen sene 279'a düştü fakat bu yıl 332'ye çıktı." dedi.

    'Polis teşkilatında yılda ortalama 40-50 intihar olayları oluyor'

    Soylu, bu konuda tüm kaymakam ve emniyet müdürlerine, yaklaşık 28 bin ilgili polis memuru ve jandarma görevlilerine eğitim verdiklerini belirterek, "Yaklaşık 250 bin polisimizi ve jandarmamızı önümüzdeki yıl eğiteceğiz. Aynı zamanda genelgemizi hazırladık. Pazartesi veya salı günü Bakanlığımızla ilgili neler yapmamız gerektiğini ortaya koyacağız." diye konuştu. Soylu, bu sene emniyete psikolog ve sosyolog alımlarına çıkacaklarını anlatarak, "Bizde de polis teşkilatında yılda ortalama 40-50 intihar olayları oluyor. Biz bunları da takip etmekle sorumluyuz. Bu konuda da yoğun bir çalışma ortaya koyuyoruz." ifadelerini kullandı.

    Kadına karşı şiddet olaylarında bu sene düşüş yaşandığına vurgu yapan Soylu, geçen sene 219 bin olay yaşanırken bu seneki sayının 181 bine düştüğünü söyledi.

    'Ne siyaset şerik kabul eder ne devlet'

    Emniyette bazı tarikatların yapılanmaya çalıştığına yönelik iddialara ilişkin görüşü sorulan Soylu, şunları kaydetti:

    "Bizim polisimiz, jandarmamız, askerimiz kahramanca bir mücadele ortaya koyuyor. 'Birileri acaba Türkiye'nin en çok güvendiği bir teşkilatın güvenini azaltmaya mı çalışıyor' diye bir endişem söz konusu. Bu konuyla ilgili bir yazı çıktı ben de 'Bunu ispat edin, ben istifa edeceğim' dedim. Kimseyi töhmet altında bırakmamak gerekir. Bu ayıptır. Teşkilatımızda biri bir yanlış yaptıysa disiplin kurulları affetmez ama hakkını da kimseye yedirmeyiz. Devletin bir tek sahibi var o da millettir. Ne siyaset şerik kabul eder ne de devlet şerik kabul eder. Devletin içinde her görüşe mensup insanlar vardır ama dönüp burada bir iktidar oluşturmaya, paralel devlet oluşturmaya 'hakimiyet bendedir' demeye ne devlet müsaade eder ne siyaset müsaade eder. Herkes rahat olsun."

    'Kanal İstanbul hem ekonomik bir projedir hem çevreci bir projedir'

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kanal İstanbul'la ilgili bir soru üzerine, "Hem ekonomik bir projedir hem çevreci bir projedir. Orası tam anlamıyla Boğaza alternatif olabilecek, Boğazı koruyabilecek bir proje. Orada 500 bin kişilik güzel bir çevre ve şehircilik mimarisi olacak." ifadelerini kullandı.

    Kanal İstanbul'un çevre açısından İstanbul Boğazı'nı koruyabilecek en önemli adımlardan biri olacağını belirten Soylu, "Bu Türkiye için ciddi bir itibar projesidir. Bütün dünyanın bu noktalarda çekingen durduğu bir zaman dilimi içerisinde bu Türkiye için bir prestij ve itibar projesidir. İstanbul Boğazı'nı koruyoruz. Onu bir tehlikeden, tehditten koruyoruz." dedi.

    Bakan Soylu, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB), Kanal İstanbul'a karşı yaptığı reklamları eleştirerek, "Buna İBB TV mi karar verecek? Şimdi muhtarları arıyorlar, 'milleti toplayın, imzalarınızı toplayın' diyorlar. Dilekçe Kanunu diye bir kanun var. Muhtarın böyle bir görevi var mı?" diye konuştu. Soylu, "İBB itiraz etmeye devam ederse bu Türkiye'nin önünde nasıl bir süreç oluşturur?" şeklindeki soruya, "Hükümetin bu kanalı yapmaya yetkisi vardır, yetisi vardır ve gücü vardır. Hükümet bu kanalı yapar. Bu kadar açık." yanıtını verdi.

    'Gazetecilere yönelik saldırıların öncesini bilebilmek durumda değiliz'

    İçişleri Bakanı Soylu, gazetecilere yönelik saldırılara ilişkin soru üzerine, "Bizim görevimiz şu. Bu saldırıların öncesini bilebilmek durumunda değiliz. Bu arkadaşlarımızdan bize 'Böyle bir durumla karşı karşıyayız.' diye bir durum gelse biz bunu izlemekle mükellefiz. Bu saldırıların hiçbirisi faili meçhul kalmadı. İşin içinde organize bir yapı bulursak bunun da üzerine gideriz. Bulmuşuz ve adalete teslim etmişiz. Meselenin arkasında başka bir şey aranıyorsa, yani bir siyasal tartışmanın sonucu olarak aranıyorsa, o siyasal tartışmaya benim nasıl müdahale etmemi istiyorlar, ben onu bilmiyorum. Ben işin şiddet, hukuk, can güvenliği boyutlarında kendimi sorumlu olarak hissederim bunun için gereğini yerine getiriyoruz. (Gazeteci Murat İde'ye yönelik saldırı) 6 kişi yakalandı ve mahkemeye sevk edildi." yanıtını verdi.

    'İllegal bahis aile, evlilik kavramını ortadan kaldırıyor'

    İllegal bahsin boyutunun 50 milyar lira olduğunu belirten Soylu, "Bu, aile kavramını, ticaret kavramını, evlilik kavramını ortadan kaldırıyor. Bu yılı başarılı geçirdiğimizi düşünüyorum. Özellikle Kıbrıs'ta oluşan bir mafya var. Bu konuda ciddi ataklar yaptık. 2020 yılı elimizdeki verileri daha iyi değerlendireceğimiz bir yıl olacak." diye konuştu.

    İstanbul'daki göç olgusuna ilişkin Soylu, "Göç sadece Suriyeli meselesiyle değerlendirilmemeli. Bugün dünyanın birçok yerinden ciddi bir göç akımı var. Bir yılda 445 bin kaçak göçmen yakaladık. Bu büyük bir göç dalgası ve bunun müsebbibi Batı'dır. 105 bin kaçak göçmeni kendi memleketine gönderdik bu yıl. Geçen yıl bu rakam 68 bin civarındaydı." ifadesini kullandı. 

    '110 bin Suriyeli'ye vatandaşlık verildi'

    Geçen yıl İstanbul'da 28 bin, bu yıl itibarıyla 117 bin kaçak göçmen yakaladıklarını anlatan Soylu, bu kaçak göçmenin tamamını İstanbul'dan gönderdiklerini söyledi.

    Soylu, İstanbul'da yaptıkları değerlendirmeler sonucunda ikameti İstanbul'da olmayan 100 bin Suriyeli sığınmacıyı İstanbul'dan gönderdiklerini, şu anda İstanbul'daki Suriyeli sayısının 474 bin 679 olduğunu belirtti. 

    110 bin Suriyeli'ye vatandaşlık verdiklerini, bunların 53 bininin yetişkin, 57 bininin de çocuk olduğunu ifade eden Soylu, "Bunların önemli bir özelliği var. Öğretmen, doktor, mühendis, iş adamı, esnaf, bilim adamı, öğretim üyesi, başarılı öğrencileri listeledik, bunları vatandaş yaptık. Seçiciliğimiz aynı şekilde devam ediyor." dedi.

    '450 bin Suriyeli çocuk Türkiye'de doğdu'

    Soylu, Türkiye'de doğan Suriyeli çocuklara ilişkin, "450 binin üzerinde, doğan çocukların sayısı. Bunların büyük bölümü bizde kalmaz. Memleketleri rahatladığı zaman bunlar oraya gideceklerdir. Göçün fukaralaştırdığı bir ülke yoktur. Bu çocuklar oraya gidecek. Burada doğdukları için bu ülkeye medyun-u şükran olacaklar. Bize bundan hem sevap hem de bu dünya açısından olağanüstü katkı sağlayacaklar. Bildikleri Türkçe'yle burada gördükleri alakayla... Elbette maliyete katlanıyoruz. Doğru. Allah milletimizden razı olsun. Milyonlarca kez müteşekkiriz." dedi.

    Soylu, konuşmasının sonunda vatandaşlardan gelen soruları yanıtladı. Polis alım yaşında değişiklik olmayacağını dile getiren Soylu, çarşı ve mahalle bekçilerinin alım sonuçlarının da bir hafta içinde açıklanacağını söyledi.

    Kadın bekçi alınmayacağı bilgisini veren Soylu, bundan sonraki polis özel harekat alımlarının içeriden yapılacağını ifade etti.

    Soylu, konuşmasının sonunda ise trafikteki düzenlemelerle yakalanan başarılara ve olumlu gelişmelere dikkati çekti.

    İlgili konular:

    MEB: Adana'da 830 Suriyeli öğretmen atandığı iddiası gerçeği yansıtmıyor
    Otomatik kapıya sıkışan 5 yaşındaki Suriyeli çocuk hayatını kaybetti
    Göç İdaresi Genel Müdürlüğü: Yurt dışından liste alınarak Suriyelilerin vatandaş yapıldığı iddiaları tümüyle gerçek dışı
    Etiketler:
    Suriyeli sığınmacılar, İstanbul, Süleyman Soylu, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın