10:33 07 Haziran 2020
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 2221
    Abone ol

    Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "İdlib'deki ateşkes anlaşması çerçevesinde M-4 yolunun güvenli bir şekilde trafiğe açılması var. Güney kısmını Ruslar denetleyecek, kuzey kısmını biz, yani ortak devriyeler. Bu yola rejim ya da radikal gruplar tarafından bir saldırı ya da müdahale olmayacak" dedi.

    Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu şunları söyledi:

    - Özellikle İdlib bölgesindeki harekatımızdan sonra NATO, 4. madde kapsamında bir toplantı gerçekleştirdi ve bu toplantıda Türkiye'ye nasıl yardım edebiliriz, hangi konularda destek verebiliriz, bunlar değerlendirildi. Türkiye olarak da biz bugüne kadar Türkiye için uyarlanmış planlar vardı, o planların uygulanmayan kısımlarının uygulanması dahil istihbarat desteği, denizden, havadan, karadan, hava savunma sistemi, tüm bunları gündeme getirmiştik. NATO Genel Sekreteri tüm birimlerin, askeri birimler dahil bu konuda bir hazırlık yapmasını istedi ve bu hazırlıkların gayet güzel şekilde yapıldığını dün Sayın Cumhurbaşkanımıza söyledi. Konya'daki Awacslar uçmaya başladı. İstihbari paylaşım dahil bazı destekler verilmeye başladı. Bundan sonraki süreçte NATO ile iş birliğimizi nasıl geliştireceğiz ve Türkiye'ye verilen sözlerin tutulması konusunda hangi adımlar atılacak bunları değerlendirdik.

    - AB'nin verdiği sözleri tutmadığı ortada.

    - Yeni bir faza diyalog bakımından geçtik ama önümüzdeki süreçte gerçekçi şekilde bu ilişkileri yürütmek için adımları atmamız lazım. Adımların atılması ne demektir? Bir kere, AB'nin Türkiye'ye dürüst davranması lazım. Evet, Türkiye'nin AB'ye ihtiyacı var ama AB'nin Türkiye'ye daha çok ihtiyacı var. Özellikle de küresel aktör olmak istiyorsa. O yüzden, AB'ye yalvarır bir ülke durumuna hiçbir zaman düşmedik, düşmeyiz de. Düşmek de istemeyiz. Ama her iki tarafın da birbirine yönelik yönelik yükümlülükleri var. Bu yükümlülüklerin yerine gelmesi lazım.

    - Hem (İdlib'den göç) gelmesin diyorsunuz hem de insanların burada yaşaması için (Avrupa'dan) hiçbir destek vermiyorsunuz.

    - Artık Türkiye'yi oyalama devri bitmiştir.

    - Biz para peşinde değiliz. İlkeli bir tutum sergiliyoruz. Ayrıca 2016'nın şartlarıyla bugünün şartları, 2016 yılındaki göçmenlerin ihtiyaçlarıyla bugünkü göçmenlerin ihtiyaçları da değişiyor. O gün 7 yaşında olan bir çocuk artık bugün 16-17 yaşında. 10 yaşında olan birisi bugün 19 yaşında. Dolayısıyla o günkü ihtiyaçlarıyla bugünkü ihtiyacı tamamen farklı. O yüzden yeni şartlar çerçevesinde ilave neler yapmamız lazım, bunları oturup konuşacağız. Eğer 26 Mart'a kadar kendi aramızda bir mutabakat sağlarsak, 26 Mart'ta bir AB liderler zirvesi var, o toplantının gündemine de bu konular gelecek.

    - Avrupa'nın sınırları Türkiye-Yunanistan sınırından başlamıyor. Avrupa'nın sınırları Türkiye'nin güneydoğu sınırlarından başlıyor. Avrupa'nın sınırları, İran sınırından başlıyor, Boğaz'dan da başlamıyor. Suriye'den, İran'dan, Karadeniz'den, Irak'tan başlıyor. Avrupa'nın sınırları Yunanistan'dan başlamıyor. Daha da kuzeyden gidecek olursak, Avrupa'nın sınırları, yani büyük Avrupa'nın sınırları Azerbaycan'dan başlıyor. Kazakistan'ın bir kısmı da Avrupa sınırları içinde.

    - Gerçekten sığınmacıların, Yunanistan sınırında gördüğü muameleyi görünce insan, insanlığından utanıyor. Bu nasıl insanlık? Bir de medeniyetten, demokrasiden bahsediyorlar. Bize insan hakları dersi vermeye çalışıyorlar. Türkiye'de böyle bir şey olsaydı tüm dünya ayağa kalkmaz mıydı? Kalkardı.

    - Bizim genel anlamda göçmen politikamız değişmedi ama gitmek isteyen bir insanı da zorla tutma yükümlülüğümüz yok. O da doğru değil.

    - (İdlib'de ateşkes) Ateşkes anlaşması çerçevesinde M-4 yolunun güvenli bir şekilde trafiğe açılması var. Güney kısmını Ruslar denetleyecek, kuzey kısmını biz, yani ortak devriyeler. Bu yola rejim ya da radikal gruplar tarafından bir saldırı ya da müdahale olmayacak. Ateşkesi kalıcı hale getirmek için çalışmaları sürdürüyoruz. Biz iki başkanın mutabık kaldığı üzere dışişleri ve savunma bakanları olarak çalışmaları sürdüreceğiz.

    M-4 yolunun trafiğe açılması konusunda 6 kilometre kuzeyinde ve 6 kilometre güneyinde neler yapılabilecek, hangi adımlar atılabilecek, bunu görüşmek için Rusya'dan bir heyet geldi. Bugün askeri makamlarımızla görüşecekler. 7 gün içinde burada askerlerimiz Rus askerleriyle birlikte bazı adımlar atacak. Ateşkesin kalıcı şekilde tesis edilmesi için atılması gereken adımlar var. Bunları da görüşmeye devam edeceğiz. Şimdiden bu bölgedeki bazı göçmenler evlerine dönmeye başladı. 'Burada ne işimiz var, girmeyelim, geri çekilelim' diyenler, ateşkes olunca da 'Niye ateşkes oldu' diyorlar. Vatandaşlarımızı, milletimiz gerçekleri görüyor. Bizim niçin burada olduğumuzu, burada olmamızın neler sağladığını biz de görüyoruz, vatandaşlarımız da görüyor. Buradaki mevcudiyetimiz de devam edecek.

    - Dün bir ihlal oldu. Basit bir tabanca ya da silahla cam indirme olayı oldu. Fakat arkadaşlarımızın tespitine göre Rusya rejimi çok sert bir şekilde uyarmış.

    Rejim ilerlemeye çalışırsa ne olacak? Rejim ateşkese uymazsa, bunu da Moskova'da net şekilde ortaya koyduk, bugüne kadar kahraman ordumuz, Mehmetçiğimiz, askerimiz, silahlı kuvvetlerimiz ne yaptıysa onu yaparız. Karadan onu yaparız. SİHA'larımız bugüne kadar rejim unsurlarını nasıl yok ettiyse, orada uçaklarmış, helikopterlermiş, tanklarmış, hava savunma sistemi ya da karıştırıcı ne varsa, kimyasal silahların ya da varil bombalarının yapıldığı tesislerin yok edilmesi dahil ne gerekiyorsa onu yaparız. SİHA'larımız tüm dünyada nam saldı. Herkes bizim SİHA'larımızı konuşuyor. Tüm dünyadaki yankısını görüyoruz. Eskiden bunları almak için başkalarına yalvarıyorduk. Ama şimdi herkes Türk SİHA'larını almak için sıraya giriyor.

    - ABD istese bir Patriot'u yine getirip koyabilir. Hava savunma sistemi bu. Aynı şekilde istihbarat paylaşımı dahil, havadan, karadan bazı destekler verebileceklerini söylediler. Her zaman olduğu gibi yine bu süreçte de ABD içinde farklı kurumlardan farklı sesler geldi. Dolayısıyla kimin ne söylediği değil, önümüzdeki süreçte nasıl bir destek verip verilmediğini göreceğiz.

    - Bir Patriot'un konuşlandırılmasıyla S-400'ün ilgisi yok. Sınırda Türkiye'nin hava savunma sistemine ihtiyacı var. O nedenle S-400'ü aldık. Ama Patriot'un NATO çerçevesinde konuşlandırılması, S-400'ün alınmasına engel değil. S-400'ün Türkiye'de olması buna engel değil.

    - İçerideki süreçler ne ise bunları tamamlamak senin yükümlülüğün, benim değil. Kongre'ye gidip ben yalvarmayacağım 'siz izin verin de ben Patriot alayım' diye. Eğer satmak istiyorsanız kendi sürecinizi kendiniz tamamlarsınız. Alabiliriz. Ama bunu başka bir şarta bağlamak doğru değil. Biz de 'Bize burada geçici, hemen acil ihtiyacımız var bir tane Patriot sistemini kurarsanız sizden daha sonra alırız' demedik. Biz sizden doğrudan almaya hazırız dedik.

    - İstediğimiz esasen hayali ve yeni şeyler değil. Her şeyden önce daha önce Türkiye için uyarlanmış savunma planları var. NATO'nun Türkiye'ye verebileceği desteğin paketinden bahsediyorum. Bunun için de uygulanan var ama uygulanmayanlar çok. Daha önce alınmış bir kararın uygulanması gerçekleştiği zaman, zaten fazla bir şey yapmaya gerek yok.

    - S-400'ün aktif hale gelmesi teknik bir konu. Daha önce konulan hedef nisandı. Arkadaşlarımız teknik olarak çalışıyorlar.

    - Bugün İdlib'den, Suriye'den dolayı 'Rusya rejimi destekliyor. Türkiye bir harekatı başlattı. Dolayısıyla Rusya ile ilişkilerde bir gerilme oluyor. Ben bundan yararlanayım' anlayışı olursa, yarın başka basit veya ciddi bir konudan dolayı tekrar geri adımlar atılır. Kimse fırsatçılık yapmasın. AB de Avrupa ülkeleri de ABD de fırsatçılık yapmasın. Gerçek anlamda müttefik olarak görüyorlarsa ve bundan sonra da görmek istiyorlarsa ve ilişkilerimizi bu çerçevede yürütmek istiyorlarsa, Türkiye'nin bugün karşı karşıya kaldığı sorunlar veya rahatsız olduğu konularda gerekli adımları atmaları gerekiyor. YPG/PKK yerine Türkiye tercih edilsin. FETÖ ile mücadelemize destek verilsin. Günübirlik hamlelerle ilişkiler gerçek anlamda iyileştirilemez. Kötü tablo çizmek için söylemiyorum. Sadece şunu söylemek istiyorum. Bizim ABD ile olan ilişkilerimiz üçüncü bir ülke ile olan ilişkilerimize bağlı olmamalı.

    Etiketler:
    Koronavirüs, AB, İdlib, Rusya, Patriot, s400, Türkiye, açıklama, AA Editör Masası, Anadolu Ajansı (AA), Mevlüt Çavuşoğlu
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın