02:38 02 Aralık 2020
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    Çin’de başlayan koronavirüs salgını (2438)
    0 2417
    Abone ol

    FOX TV’de İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat programının konuğu olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, belediyelerin bağış toplamasının Valilik iznine bağlanmasıyla ilgili yaptığı açıklamada "Bunu sadece CHP’li belediyeler için söylüyor aslında" dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Fox TV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

    Kılıçdaroğlu'nun konuşmalarından öne çıkan satır başları şu şekilde:

    • Kişilerin evde kalacaklarını da düşünerek 65 yaş üstü olanların adreslerini, bütün belediye başkanlarımıza bir şifre vererek kendi bilgisayar ortamımızdan almalarını sağladık. Bu virüsle mücadelenin milli dayanışma duygusu içinde yapılması gerektiğini söyledik. Arkadaşlarımıza da bu konuda gerekli talimatı verdik. Milli dayanışma duygusu içinde gideceğiz. Dolayısıyla burada bir iktidar, muhalefet kavgasına ortam hazırlamayalım. Çünkü sorun hepimizin sorunu dedik. Virüs A ya da B partili, A inancı ya da B inancı dinlemiyor. Hedef aldığı insandır, bizim insanımızdır.
    • Başlangıçta vatandaşlara 65 yaş ve üstü sokağa çıkmasın dendi. Bu yanlıştı. 65 yaş ve üstü kişiler evden çıkmayacak ama onun çocuğu çıkacak işini yapacak eve gelince zaten bulaştıracak. Bu akıl dışı uygulamaları anlamak mümkün değil. Mecbur çıkacak insanlar sokağa. Evine ekmek getirecek. Evinizde kalın biz halledeceğiz denmeliydi, bunlar denmedi.
    • Tamam güzel ama evde kalınmıyor. Bu insanlar iş güç sahibi. Ev geçindirecek ve onlara bir güvence verilmesi lazım. 'Evinizde kalın sizin sorununuzu biz çözeceğiz, ekmeğinizi getireceğiz, aylığınızı asgari ücret üzerinden, işsizlik sigortası fonundan ödeyeceğiz' denmesi lazım. Bunlar yapılmadı.

    'Bilim Kurulu'nun kararlarına uyulmadı'

    •  Stratejinin üç ayaklı olmalıydı. Sağlık konusunda Bilim Kurulu ne karar veriyorsa ona uyacaktınız. Çünkü Bilim Kurulu bu işin kalbi, merkezi. Sağlık kurulunun aldığı kararların bir kısmına uyulmadı, uyulmadığı için toplum bu noktaya geldi ve daha ciddi bir hasarla karşı karşıya kaldı.
    • Alınan kararlara uyulmadı. Evde kal dendi, sonra herkes evde kalsın diye bir kampanya başlatıldı. Evde tut kampanyası açılması gerekiyordu. Bu kampanyanın getirdiği bir şey oldu. Çok sayıda kişi işsiz kaldı.
    • Sadece Cumhurbaşkanlığı kararı ile kapatılan iş yeri sayısı 144 bin 690. Sizin en azından 3 ay ya da bu iş sona erdikten sonra, burada çalışan işçilerin asgari ücretlerini ben ödeyeceğim denilmeliydi. İşsizilik fonunda 130 milyar lira para var. Gündelikçi kadınlar var evlere gidiyorlar, bunlar için önlem alın dedik. Hiçbir önlem alınmadı.
    • Berber, kuaför, güzellik salonu. 504 bin kişi işsiz kaldı. Evinde ve herhangi bir geliri yok. Motorlu kurye çalışanlarının sayıları 982 bin. Ama bunların 500 bini işsiz, diğerleri şu anda hala çalışıyorlar, servis yapıyorlar. AVM'lerdeki işsiz sayısı 523 bin kişi. Kahvehaneler kapandı Türkiye genelinde 259 bin kişi işsiz kaldı. Bunlar gündelikle çalışanlardır. Okul kantinleri kapandı yurtlarda, üniversitelerde, okullarda 150 bin kişi işsiz kaldı. Lokanta, restoran, kafe bunlar da kapandı.
    • Kapatılan iş yerleri için de senin 3 ay kiranı ben ödeyeceğim denmeliydi. Dolayısıyla kişi evine rahat kapanabilirdi. Bunlar yapılmadı, bunlar yapılabilseydi daha iyi bir tablo ortaya çıkacaktı.
    • Şu güvence verilmeli en azından '3 ay ya da bu iş sona erdikten sonra tekrar iş başı yapacaksınız, dükkanlarınızı açacaksınız, burada çalışan işçilerin aylığını asgari ücret üzerinden ben ödeyeceğim.' Nereden? İşsizlik Fonu'ndan. Burada 131 milyar lira para var. Biz kendilerine bunu yapın, şunu yapın diye söyledik. Her birisini tek tek öneri olarak da verdik. İşsizlik Sigortası Fonu'nda para var, bu parayı ödeyin.
    • Strateji insan odaklı değil, rant odaklı oluşturulmuş durumda. Bizim itirazımız burada.
    • (Ekonomik ve Sosyal Konsey'in toplanması) Niçin toplamıyorsunuz? Çankaya'da bir toplantıda Türk Tabipler Birliği, Türk Eczacılar Birliği, Türkiye Ziraat Odaları Birliği orada yok. Niçin yok? Dediler ki 'Biz ihtiyaç sahibi olanlara yardım edeceğiz.' Gayet güzel. Ne kadar para ayırdılar 2 milyar lira. 2 milyon 111 bin aileye bir defa biner lira verilecek. 'En düşük emekli aylığı 1500 lira olacak' dediler. O da güzelmiş, itirazımız yok. Sosyal açıdan vatandaşı, işsizi rahatlatacak en ufak bir çözüm yok. Rahatsız eden bu.
    • Bir şey daha var. Aile Yardımları Sigortası. Bu eğer Türkiye'de olsaydı bu sorunlar çok daha rahat aşılabilirdi. Bu sigorta Uluslararası Çalışma Örgütü'nün kabul ettiği 9 sigorta dalından birisi. 8'i Türkiye'de uygulanıyor, 9.'su uygulanmıyor. İşçi sendikaları bunu dile getirsinler. Bu çağrıyı da yaptım Sayın Erdoğan'a, bunu parlamentodan süratle geçirelim.

    AK Partili belediyeler de bağış alıyorlar. Yanlış mı yapıyor?

    • Bizim inancımızda 'İyilikte yarışınız' der. Neden iyilik yapmak isteyenleri bundan men ediyorsunuz. Bunu anlamak mümkün değil. Bizim belediyelerimiz bugün binlerce kişiye nakit, on binlerce kişiye gıda yardımı yaptılar. Doğal gaz ve elektrik konusunda ilgili firmalara yazılar yazıp, 'Açınız bunları' diye uyardılar. Borç nedeniyle kapanan suların açılmasını sağladılar. Bütün belediye başkanlarımız daha seçimlerin başında taahhüt ettiler 'Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek' diye. AK Partili belediyeler de bağış alıyorlar. Yanlış mı yapıyor? Hayır doğru yapıyor.
    • Yine yapacaklar. İş dünyasından son derece saygın insanlar var, yoksullara yardım yapmak istiyorlar. Getirecekler paketleri verecekler veya belediye o paketleri oradan alacak yoksullara dağıtacak. Belediye burada aracılık yapacak.
    • Yapılan tamamen CHP'li belediyeler yardım yapmasın. Elini kolunu bağlayalım başarısız olsunlar. Buradan bütün vatandaşlarıma sesleniyorum, hangi engeli getirirlerse getirsinler bizim belediye başkanlarımız iyilikte yarışacaklardır. Hiçbir çocuk kendi beldelerinde yatağa aç girmeyeceklerdir. Gerekirse bütün masrafları keseceklerdir ve hatta gerekirse belediye başkanı aylığını dahi bu işe ayıracaktır. Bu konuda çok açık ve çok net bir tavrımız var. Çünkü yaşanan salgın çok derin bir salgın.
    • Bugün yeteri kadar kaynağımız var mı? Hayır yok. Üzülerek ifade edeyim yok. Bağış kampanyası açılmasının nedeni de bu zaten. Yani 'CHP'li belediyelere vermeyin sadece bize verin, biz bu yardımı yapacağız.' 900 milyon liraya yakın bir para toplandı. Bu paranın büyük bir kısmını kamu kuruluşları ödedi. Zaten bunlar devletin parası. Bu kurumlar paraları veriyorlar ama Kurumlar Vergisi beyannamesini verdiklerinde yaptıkları bağışın tamamını vergi matrahından düşecekler.
    • Yerel yönetimler kendi beldelerini çok daha iyi tanıyorlar, bunları kalkıp da paralel devlet diye suçlamak kadar abes bir şey yok.

    'Yardım kanunu ayrı, belediye kanunu ayrı'

    • Çağrı yaptım, ekonomik sosyal konseyi toplayın dedim. Yardım kanunu ayrı. Belediye kanunu ayrı. Belediyelerin hizmetleri var, hizmetlerden biri de bağışlardır. Belediye kanunlarında yer alıyor, bağışları alma yükümlülüğü var. Belediye hizmet yapar, bu belediyenin görevidir. Her belde başkanı kendi sınırları içerisinde huzurlu insanları görmek ister.
    •  Bunu sadece CHP’li belediyeler için söylüyor aslında. AKP’li belediyeler de yapıyor. Birisi gelip yardım yapmak istiyorsa, ararım belediyeyi yardım yapmak istiyorum derim.
    • Osmangazi Köprüsü'nün 2020 yılında hazineye maliyeti 2 milyar 300 milyon lira. Yavuz Sultan Selim Köprüsü için ödenecek 790 milyon lira, Avrasya Tüneli için ödenecek para 300 milyon lira. Sadece 3'ü için, diğerlerini, şehir hastanelerini katmıyorum.
    • Çiftçi için ne yapıldı? Bizi bekleyen en ciddi tehlikelerden birisi de bu gıda açığı. Bu konuda ne yapıldı?
    • Hiçbir zaman yüzde bir oranında verilmedi. Çiftçinin devletten alacağı var, Erdoğan'dan alacağı var ama o alacak ödenmediği gibi çiftçi şu anda borç batağında.
    • Hamaset ediyorlar, hamaset yapacak zaman mı Allah aşkına? İyilikte yarışacaksınız kardeşim. Bırak belediye de alsın, sen de bağış kampanyası açtıysan aç. Açtığın bağış kampanyası yaraya merhem olmayacak. Ciddi önlemler, ciddi tedbirler almak lazım. Bunları almadığınız takdirde çok daha ciddi sorunlarla karşılaşacağız.
    • Yani hiçbir fedakarlığa katlanmayacaklar. Elektrik üretip satanlar da vatandaşa doğal gazı bağlayanlar da herhangi bir yükümlülük altına girmeyecekler.
    • Yani hiçbir fedakarlığa katlanmayacaklar. Elektrik üretip satanlar da vatandaşa doğal gazı bağlayanlar da herhangi bir yükümlülük altına girmeyecekler.
    • Yok merkezi hükümet, yok yerel yönetim, yok 'sen para toplama, parayı ben toplayacağım', yok 'sana bağış kimse yapmasın, banka hesaplarına el koydum', ne yaparsanız yapın ben bu milletin ferasetine güveniyorum.
    • (İnfaz düzenlemesi)Yok merkezi hükümet, yok yerel yönetim, yok 'sen para toplama, parayı ben toplayacağım', yok 'sana bağış kimse yapmasın, banka hesaplarına el koydum', ne yaparsanız yapın ben bu milletin ferasetine güveniyorum.

    'Kanal İstanbul hayalinden vazgeçmek gerek'

    • Zaten onun dışında başka bir çare kalmadı. Eğer bu dediğim ödemeleri kontrol edebilirlerse buradan belli miktarda para alacaklar, tasarruf yapabilecekler. İsrafı önlemeleri lazım. Hala israf yapılıyor. Kanal İstanbul hayalinden vazgeçmeleri lazım. Oraya vereceğiniz 80-90 milyar lirayı getirin başka bir yerde harcayın, fakir fukara için harcayın, ihtiyaç sahipleri için harcayın, fabrikalar için harcayın, yeni istihdam alanları yapın. Bütün bunları yapmak varken aklı bir tarafa bırakmışız, mantığı bir tarafa bırakmışız gerçekten üzülüyorum.

    Konu:
    Çin’de başlayan koronavirüs salgını (2438)
    Etiketler:
    Bağış, Yardım kampanyası, Belediye, Kanal İstanbul İdaresi Başkanlığı (KİB), Kanal İstanbul Projesi, Kanal İstanbul, Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın