01:47 12 Ağustos 2020
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 157
    Abone ol

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, katıldığı bir televizyon programında 'siyasetteki en zor gününü' anlattı. Akşener, "Siyasetteki en zor günüm, 'Kara gün' dediğim 16 Nisan 2017 referandum gecesidir. 28 Şubat'ı, 7 Haziran'ı da yaşadım. İftiralarla da çok karşılaştım ama. O gece benim için başkaydı. Kara gündü" dedi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Halk TV’de yayınlanan 'Liderler ile Bayram Sohbetleri' programına katıldı. Burada Özlem Gürses'in sorularını yanıtlayan Akşener, çocukluğuna, ailesine ve evliliğine dair anılarını anlattı. 

    "Eskiden saygı vardı. Kimse kimseye inancını dayatmazdı. Dindarın da daha sekülerin de milli bayramlara karşı derin bir saygısı vardı. Benim babamın babası Rumeli’nin derin müderrislerinden biriydi" diyen Akşener, devamında şunları kaydetti:

    "Ben de insan olarak dindar olmaya gayret eden biriyim. Bize ilk vasiyet edilen şu: 'Hocaların aleyhinde konuşmayın, peşinden de gitmeyin.' Ben tarihçiyim, ilahiyat eğitimi almadım. Herkesin kendi işini yaptığı bir Türkiye’ye ihtiyacımız var. Laiklik ilkesini din adamları, siyasetçiler tartışır da hukukçular tartışmaz. Aslında bu hukuki bir kavramdır. Laikliğin olmadığı bir demokrasiyi götüremezsiniz. Bugünün siyasetine baktığımızda kavramlar eskiden de içi boşaltılırdı ama naif bir şekilde yapılırdı. Şimdi çok çirkin bir şekilde yapılıyor. Böyle bir sistemde konfor alanını belli siyasetçilerin bırakmadığını gördük."

    Akşener'in açıklamalarında şunlar öne çıktı:

    'Hiç beklemediğim bir tavırla karşılaştım'

    • Geldi bir pandemi başımıza buralar kapandık. İnsan olduğumuzu hatırladı, tabiatı hatırladık. Sosyal mesafenin zorunlu olmasıyla o sıcaklığın ne kadar değerli olduğunu öğrendik. Fakat bizim bunları ne kadar sıradanlaştığımızı öğrendik. Londra’dan bizim ekonomimize saldırı var diyorlar. Bunun önüne birlik ve beraberlikle geçebiliriz. Ben bir memleket masası kuralım, ister tek tek ister sırayla o fotoğrafı tüm dünyaya gösterelim. Hiç beklemediğim bir tavırla karşılaştım. Sayın Bahçelinin tutumunu ve AK Parti adına sayın Ömer Çelik’in açıklamalarından gördüm ki konforlarından çok memnunlar. Çok çirkin sözlerle bir tavır kondu. 

    'Ülkenin 15 Temmuz noktasına gelmesinde siyasilerin katkısı sorgulanmalı'

    • 15 Temmuz gecesi bu millet bu devleti hem köprüden hem de sokaktan topladı. O devletin o hale düşmesine sebep olan tüm siyasilerin ülkenin bu noktaya gelişinde ne katkı verdiğini sorgulamamız gereken bir noktadayız. 15 Temmuz’da şehit olan, gazi olanların ailelerin ruhları sızlıyordur bu sözler yüzünden. 

    'Eşimle zor evlendik'

    'Cumhuriyet projesinin eseriyiz'

    • Bir köyde doğacaksınız, 3 sınıf birlikte okuyacaksınız, öyle bir sınavdan geçeceksiniz ki üniversiteden mezun olup akademisyen olacaksınız. Bu imkanı bana veren bu Cumhuriyet. Bu sistemin içinde Sayın Emine Erdoğan’ın da sayın Hayrunisa Gül’ün de, sayın Selvi Kılıçdaroğlu da bu Cumhuriyet projesinin eseriyiz. Bugün Türkiye’de sözünü söyleyen insanlarsak bu Cumhuriyet projesinin sayesinde. 

    'Kız çocuklarıyla çok ilgiliyim'

    • Kız çocuklarıyla çok ilgiliyim. Kendi yeğenlerimden örnek verebilirim. Ağabeyimin bir kızı tarih mezunu, bir kızı Marmara’da ilahiyat okudu, yardımcı doçent oldu, bir diğeri, özel bir şirkette önemli bir pozisyonda görev yapıyor.

    'Babam çok entelektüel biriydi'

    • Biz siyasi bir aileydik. Babam ilginç bir insandı. Annem inanılmaz disiplinli sert bir kadındı. Biz misafirliğe giderdik, katiyen sofraya oturmayacaksın diye tembih ederdi. Eğer yemeğe davetliyseniz, yemek yediyseniz bulaşığı siz yıkayacaksınız. Babam çok entelektüel biriydi. Ben Türk klasikleri babamın sesinden dinledim. Çok yakışıklı bir insandı. Lisede okurken her cumartesi beni pastaneye götürür, birlikte spangle yerdik. Babama hayatın anlamını sordum. Önce doğarsın, sonra şanslıysan okursun, sonra çocuğun için yaşarsın derdi. Ben evleneceğimi söylediğimde babam çok şaşırmıştı, benden beklemiyordu. Kendi babası üniversite mezunu. Babam ortaokulu bitirdiği sene dedem ölmüş sonra okulu bırakmak zorunda kalmış. Benim imzamı babam bulmuştu ama öğretmen olmama rağmen berbat bir el yazım vardı.  

    'Siyasetteki en zor günüm, kara gün dediğim 16 Nisan 2017 referandum gecesidir'

    • Siyasetteki en zor günüm, 'Kara gün' dediğim 16 Nisan 2017 referandum gecesidir. 28 Şubat'ı, 7 Haziran'ı da yaşadım. İftiralarla da çok karşılaştım ama. O gece benim için başkaydı. Kara gündü. Bir kara gün olarak tanımlama nedenim ise sizler için. Bugüne bakınca keşke ben haksız çıksaydım diyorum ama haklı çıktım... 

    'Mağduriyet oluşturmayı isterdim ama yapamıyorum'

    'Biz düşman değiliz'

    Etiketler:
    Ramazan Bayramı, Koronavirüs, Siyaset, İYİ Parti, Meral Akşener
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın