05:33 28 Ekim 2020
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 379
    Abone ol

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, "Günü, vakti, saati geldiğinde 15 Temmuz ve 20 Temmuz'a giden sürecin gün görmemiş bölümleri mutlaka aydınlanacaktır." dedi.

    CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında video konferans aracılığıyla yapıldı.

    Toplantı sürerken açıklamada bulunan Öztrak, Pençe-Kaplan Operasyonu bölgesinde çıkan çatışmada yaralanan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Hava Piyade Astsubay Çavuş Ethem Demirci'ye Allah'tan rahmet, ailesine ve millete başsağlığı diledi.

    Öztrak, Artvin'de yaşanan sel ve heyelan felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet, yakınlarına sabır dileğinde bulundu.

    İktidarın, Sakarya'da son 11 yılda 5 kez patlayan fabrikayı her seferinde başka bir isimle açtırdığını ileri süren Öztrak, her patlamada yaşamını yitiren ve yaralanan çalışanlar olduğunu söyledi.

    Son patlamadan sonra kalan mühimmatın, tüm kurallar ve güvenlik önlemleri yok sayılarak Mehmetçiklere taşıtıldığını iddia eden Öztrak, "Taşıtan kim? Saray iktidarının İçişleri Bakanlığı. Sonuç? 3 kahraman askerimiz şehit, 11 yurttaşımız ise yaralı. Bunu ar bilip, millete hesap veren, istifa eden tek bir yetkili var mı? Ne gezer…" dedi.

    Son iki yılda, 3 bin 669 emekçinin iş cinayetlerine kurban gittiğini savunan Öztrak, ölenlere rahmet, yaralılara şifa dilenip geçildiğini belirtti.

    Libya'da Türk askerlerinin olduğu havaalanının bombalandığını dile getiren Öztrak, "Bombalayan kim? Rusya mı, Mısır mı, Birleşik Arap Emirlikleri mi, yoksa başka bir devlet mi? Bilmiyoruz. Çünkü Libya'da ne olup bittiğini yazan gazeteciler, hemen sarayın zindanlarına atılıyor. Meclis'e Libya'da ne olup bittiği konusunda bilgi verilmiyor." diye konuştu.

    'HTS kayıtlarını ortaya koyun, gerçekler ortaya çıksın'

    Öztrak, 15 Temmuz'un hain darbe girişiminin yıl dönümü olduğunu, 4 yıl önce 251 vatandaşın şehit, 2 bin 196 kişinin ise yaralanarak gazi olduğunu hatırlattı.

    Faik Öztrak, şunları kaydetti:

    "Erdoğan, herhalde 'herkesi kör, alemi de sersem' sanıyor. FETÖ'cülere, 'beraber yürüdük biz bu yollarda' diye ağıt yakıp, 'dön artık memleketine bitsin bu hasret' diye zırıl zırıl ağlayan kimdi? Bunlara 'Ne istediniz de vermedik' diyen kimdi? Milli ordumuzun harimiismetine, kozmik odasına bu FETÖ'cüleri sokan kimdi? Erdoğan'dı.

    Kemalist gelenekle FETÖ'cüleri birbirine kırdırdık diyerek, hain darbenin ardındaki siyasi aklı televizyonlarda hem de daha birkaç gün önce ifşa eden kimdi? AK Parti'nin tanıtım ve medya başkan yardımcısıydı. Milli İstihbarat Teşkilatının uyarılarına ve Genelkurmayın talebine rağmen, darbenin başrolündeki generallerin, kibirli adamın isteğiyle ordudan ihraç edilmediğini açıklayan kimdi? Dönemin başbakanıydı. Yine bu darbe girişimini, Allah'ın lütfu deyip, siyasi fırsat olarak kucaklayan kimdi? O da Erdoğan'dı.

    Şimdi sen o gece havada uçaktayken, başbakanın tünelde saklanırken, uçağının rotasını nereye çevireceğine bir türlü karar veremezken, İstanbul'daki ordu komutanından garanti almak için uğraşırken, milletvekillerimize 'darbeye derhal karşı çıkın', 'Meclise gidin, ben de Ankara'ya geliyorum' diyen Genel Başkanımızdan hangi yüzle hesap soruyorsun?"

    "Darbe öncesi Marmaris'te işiniz neydi? Uçaklar, helikopterler neden hazır duruyordu? Önceden bir istihbarat mı aldınız?" diyen Öztrak, bu hususları içeren muhalefet şerhinin de içinde yer aldığı TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu raporunun neden yayımlatılmadığını sordu.

    Öztrak şöyle devam etti:

    "Açığa kavuşturulmamış, üzerinde şüphe bulutları olan, esas sizin ve çevrenizdekilerin bu darbedeki rolüdür. Konuştukça batıyorsunuz. Genel Başkanımız söyledi. O gün kimin nerede olduğunu, kiminle konuştuğunu gösteren kayıtları açıklayın. HTS kayıtlarını ortaya koyun, gerçekler ortaya çıksın. Günü, vakti, saati geldiğinde 15 Temmuz ve 20 Temmuz'a giden sürecin gün görmemiş bölümleri mutlaka aydınlanacaktır." 

    15 Temmuz şehit yakınları ve gazileri için 309 milyon lira toplandığını aktaran Öztrak, bu bağışların nereye gittiğinin hesabının verilmesini istedi.

    FETÖ'nun okyanus ötesinde ama fikirlerinin iktidarda olduğunu öne süren Öztrak, bunu en son, "çoklu baro" için verilen yasa teklifinde gördüklerini savundu. Öztrak, "Saray, şehit ailelerinin ve canlarını ortaya koyan gazi yurttaşlarımızın hakkını vereceğine bir FETÖ projesi olan çoklu baro projesine sahip çıktı." dedi.

    'Emeklilerimizi kandırmaya kalkmayın'

    TÜİK'in işsizlik rakamlarını açıkladığını belirten Öztrak, son iki yılda 3 milyon 202 bin kişinin işini kaybettiğini, bir ayda 968 bin kişinin işinden ayrıldığını kaydetti.

    Gerçek işsiz sayısının 10 milyon 221 bine çıktığını ifade eden Öztrak, liyakatsiz kadroların elinde genç kuşağın heba edilmek üzere olduğunu dile getirdi.

    Öztrak, "Taşı sıksa suyunu çıkaracak 2 milyon 458 bin gencimiz evinde oturup, anasının babasının eline bakıyor ama saray sosyetesinin gençlerine, sarayın yanaşmalarına, beslemelerine hava hoş. Onlar köpüklü jakuzilerde video çekip, 'Fakirler, beni rahatsız etmeyin.' diye milletle alay etmeye başladılar." şeklinde konuştu.

    Hafta sonu Merkez Bankası esas mukavelesine işlenen değişikliklerle artık ihtiyat akçesi biriktirmenin de tarihe karıştığını savunan Öztrak, "Merkez Bankasının geçmiş yıllarda biriktirilen ne kadar akçesi varsa damadın başında olduğu kasaya artık aktarılabilecek." dedi.

    Son altı bayramdır emekliye 1000 lira bayram ikramiyesi verildiğini belirten Öztrak, emekliye bu bayramda en az 1500 lira bayram ikramiyesi verilmesini istedi. Öztrak, "Mevcut ikramiyenin üstüne maaş farklarını koyup ödeme yapacaklarmış, emeklilerimizi kandırmaya kalkmayın. İkramiye ayrı, maaş farkı ayrı." ifadesini kullandı.

    'Bu kararlar Cumhuriyetin hukukunu yok saydı'

    Danıştay kararı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzaladığı kararla yeniden ibadete açılan Ayasofya Camisi'ne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Öztrak, şunları söyledi: 

    "Biz kendilerine açıkça söyledik, Ayasofya'yı cami mi yapmak istiyorsunuz, yetki sizde. Mertçe, delikanlıca çıkın, öyle Danıştay kararını falan beklemeyin, çıkarın bir kararname olsun bitsin. Yaptılar mı? Yapamadılar. Bir yandan, 1934'te yürürlüğe konulan Bakanlar Kurulu kararı iptal edilmesin diye Danıştay'a sözde bir savunma verirken diğer yandan da 'Ayasofya dik duruşumuz sayesinde ibadete açıldı' diye caka sattılar. Hadi oradan. Yapılanın adı siyasi riyakarlıktır, ikiyüzlülüktür ama bunun kadar önemli olan bir başka husus da yetkinizi kullanmayıp, kendi atadığınız hakimlerin arkasına saklanarak, bedelini milletimizin ödeyeceği bir hukuki garabete neden olmanızdır. Bu kararlar yıkılmış Osmanlı'nın hukukuna dayanarak, Cumhuriyetin hukukunu yok saydı.

    Yarın bir gün yok olmuş bu hukuka ve yok olup gitmiş padişah iradesine göre birileri daha hak iddia ederse Osmanlı dönemindeki malını, mülkünü talep ederse ne olacak? Son aldığınız, Vakıfbank hisselerini Hazineye devreden kararınızı bu işin neresine koyacağız? Bunu Vakıflar Genel Müdürlüğüne iade edecek misiniz? Bu memlekette aklı başında tek bir hukukçu kalmadı mı? Tek bir işinizi de doğru düzgün yapın."

    "Ayasofya 567 yıldır bizimdir." diyen Öztrak, İstanbul'un iki büyük fatihi bulunduğunu, birinin Fatih Sultan Mehmet Han diğerinin ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk olduğunu söyledi.

    Öztrak, "Biz iki atamızla da gurur duyuyoruz. İstanbul'un anahtarını emperyalistlere bırakıp kaçan Vahdettin, Fatih Sultan Mehmet Han'ın kılıç hakkından vazgeçmiştir ama Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde milletimiz, Osmanlı hanedanının vazgeçtiği o hakkı, söke söke geri almıştır." dedi.

    'Yargının arkasına sığınmayı tercih ettiniz'

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, kılıç hakkının verdiği bu öz güvenle Ayasofya'yı bütün insanlık aleminin ortak mirası olarak müze yaptığını ve tüm insanlığın ziyaretine açtığını dile getiren Öztrak, şöyle konuştu:

    "Bunu beğenmediniz mi? Elinizde yetki var. Bunu yetkinizi kullanarak değiştirebilirdiniz ama siz yargının arkasına sığınmayı tercih ettiniz. Bununla da yetinmediniz, bu karara 'tarihe karşı ihanet' diyerek kararda imzası olan Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret ettiniz. Bu ülkede Cumhurbaşkanı makamında oturup da Atatürk'e hakaret eden tek parti genel başkanı sizsiniz. Bir ihanet varsa rant uğruna, ecdadın emaneti İstanbul'a ihanet hançerini saplayan, kupon arazileri yandaşlarına peşkeş çeken, Fatih Sultan Mehmet'in, Mustafa Kemal Atatürk'ün kılıç hakkıyla aldığı toprakları, Katar Emiri'nin annesine tarla olarak satıp sonra emrindeki bakanlığın kararıyla ticari arsaya çevirerek milyonlarca dolar kazandırmaya kalkan sonra da utanmadan 'İstanbul'a ihanet ettik' diyenlerdedir."

    Öztrak, "Siz Atatürk'e sahip çıkmazsanız, densiz bir Yunan bakan da çıkar, 'Atatürk'ün evini soykırım müzesi yapalım' der. Bu haddini bilmez sözleri şiddetle kınıyoruz ve uluslararası ilişkiler çerçevesinde bunun gereğinin yapılmasını hükümetten bekliyoruz." diye konuştu.

    CHP'nin 25-26 Temmuz'da yapılacak 37. Olağan Kurultayı'na ilişkin de bilgi veren Öztrak, "Çankaya İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının belirlediği esaslara göre, 18-19-20 Temmuz Cumartesi, Pazar ve Pazartesi günlerinde hem genel merkez binamızda hem de web sayfamızda gündem ve delege listeleri ilan edilecek. Bu çerçevede gündeme ve delege listelerine yapılacak itirazlar da süresi içinde ilçe seçim kuruluna yapılacak." dedi.

    'Belediyelerimiz başarılı icraatlarına sonuna kadar devam edecekler'

    Öztrak, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

    "CHP'nin Kürt sorununa dair raporu Kurultay'da açıklanır mı" sorusu üzerine Öztrak, bu ay sonundaki kurultayda genel başkanlık ve parti meclis üyeliklerinin belirleneceğini, rapora ilişkin çalışmanın ise sürdüğünü belirtti.

    "Adana Büyükşehir Belediyesinde eski dönemden borçlar nedeniyle bir haciz durumu yaşandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin de yurt dışından aldığı kredi yine haczedildi. Değerlendirmeniz nedir?" sorusuna Öztrak, "Salgın döneminde belediyelerimiz aracılığıyla büyük bir dayanışma projesini gerçekleştirme imkanı bulduk. Gerçekten belediyelerimiz halkımızın takdirini topladı. Şimdi yapılmak istenen bu çerçevede belediyelerimizin hacizlerle kaynaklarına el konulmak suretiyle işlerini yapabilmelerini mümkün olduğu kadar engelleyebilmek ve itibarsızlaştırmak ama ne yaparlarsa yapsınlar bunda başarılı olmayacaklar." yanıtını verdi.

    Öztrak, her iki borcun da mevcut belediye başkanlarının iş başına gelmeden önceki borçlar olduğunu söyledi. İstanbul Belediyesindeki haciz işleminin tamamen hukuk dışı olduğunu ifade eden Öztrak, yurt dışından alınan bir borcun taksitine el konulduğunu, hukukta böyle bir şey olmadığını kaydetti.

    Öztrak, "Saray iktidarı, belediyelerimizin önünü kesmek için elinden geleni ardına koymuyor. Ne yaparlarsa yapsınlar belediyelerimiz başarılı icraatlarına sonuna kadar devam edecekler." dedi.

    Ekonomideki verilere ilişkin bir soru üzerine Öztrak, ekonomide düşüşlerin yaşandığını söyledi. Bu düşüşlerin önemli bir kısmının devletten verilecek yardımlarla telafi edilmemesi halinde gelecek dönemde Türkiye'nin küresel gelişmeler nedeniyle ortaya çıkabilecek fırsatların çoğunu kaçıracağını kaydeden Öztrak, "Borçlarını ödemekle meşgul olan KOBİ'ler, esnaflar yatırım yapma, yeniden büyüme sürecine dönme konusunda gerekli adımları atamazlar." diye konuştu.

    Ekonominin bu sıkıntıdan çıkarılması için neler yapılması gerektiğinin bir an önce değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Öztrak, Ekonomik ve Sosyal Konseyin toplanması, yeni dayanışma programı yapılması, Meclis'ten bir dayanışma bütçesi geçirilmesi gerektiğini belirtti.

    Etiketler:
    AK Parti, Ayasofya Camii, Ayasofya, 15 Temmuz, Faik Öztrak, CHP
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın