09:11 30 Ekim 2020
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 2622
    Abone ol

    Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Ateşkes çağrısına ilaveten Ermenistan'a da 'Azerbaycan topraklarından çekil' diye bir çağrı olursa o zaman uluslararası toplumun gerçekten bu sorunu çözme arzusunu görebiliriz" dedi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde ile Bakanlıkta yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

    Türkiye'nin Yukarı Karabağ meselesiyle ilgili düşüncelerini her platformda dile getirdiğini belirten Çavuşoğlu, uluslararası toplumun yaptığı ateşkes çağrılarını da makul karşıladıklarını ifade etti.

    Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının (AGİT) Karabağ konusunda aldığı kararlara işaret eden Çavuşoğlu, "Ateşkes çağrısına ilaveten Ermenistan'a da 'Azerbaycan topraklarından çekil' diye bir çağrı olursa, BMGK ve İsveç'in de dönem başkanlığını üstleneceği AGİT karalarını hatırlatarak bu çağrı yapılırsa o zaman uluslararası toplumun gerçekten bu sorunu çözme arzusunu görebiliriz" diye konuştu.

    Bu çağrının yapılmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, Ukrayna ve Gürcistan karşısında uluslararası toplumun takındığı tutumu örnek göstererek şu ifadeleri kullandı:

    • "Ukrayna'da AGİT'in misyonunun başında da bir büyükelçimiz var, Halit Çevik. Ukrayna'daki durumu da değerlendirme fırsatı bulduk, aynı şekilde Gürcistan'da da AGİT'İn misyonları var. Şimdi Kırım ve Ukrayna toprakları ya da Gürcistan toprakları söz konusu olduğu zaman AGİT dahil hepimiz ne diyoruz, 'Rusya ya da oradaki başka unsurlar çekilsin. Buralar Gürcistan'ın ve Ukrayna'nın topraklardır.' Ama aynı çağrıyı Karabağ söz konusu olunca yapmıyoruz."

    Çavuşoğlu, Linde'nin "Türkiye'yi Suriye'den çekilmesi için uyarıyoruz" sözüne yanıt vererek "Diplomaside böyle bir kelime kullanılmaz, tepeden bakmacı bir yaklaşımdır ve doğru bir yaklaşım değildir. Çağırıyoruz diyebilirsiniz. Ben şimdi sormak istiyorum siz kimden aldığınız yetkiyle Türkiye'nin Suriye'den çekilmesini istiyor ya da Türkiye'yi uyarıyorsunuz? Suriye'deki rejim İsveç'e ya da AB'ye öyle bir yetki mi verdi?" dedi. 

    Türkiye'nin Suriye ve İdlib'le ilgili tüm toplantılarda Suriye'nin toprak ve sınır bütünlüğünü savunduğunu söyleyen Çavuşoğlu, "Biz Suriye'yi bölmek istemiyoruz ama siz Suriye'yi bölmek isteyen PKK'lılara destek olmak için Türkiye'ye çekil diyorsunuz. Uluslararası hukukta bu var mı? Peki İdlib'den de çekil diyor musunuz Türkiye'ye veya DEAŞ'tan temizlediğimiz bölgelerden çekil diyor musunuz? Hayır. Neden? Çünkü İdlib'den çekilirsek 3 milyon mülteci daha Türkiye'ye gelecek, oradan da Avrupa ülkelerine gidecek. Peki nereden çekilmemiz lazım? PKK'dan temizlediğimiz alanlardan" ifadelerini kullandı. 

    Çavuşoğlu, Türkiye'nin İsveç'i insani konularda duyarlılığı nedeniyle takdir ettiğini belirtti. Çavuşoğlu, Linde'nin Kıbrıs konusundaki açıklamalarına da yanıt vererek "Kıbrıs'ın egemen hakkı diyorsunuz peki Kıbrıs Türklerinin haklarından niye bahsetmiyorsunuz? İsveç olarak İskandinav ülkeleri olarak hep uluslararası hukuktan, insan haklarından bahsediyorsunuz peki Kıbrıs Türklerinin hakları ne olacak? Hidrokarbon kaynakları üzerinde onları hakkı yok mu? Neden hakça paylaşıma vurgu yapmıyorsunuz?" diye sordu.

    'Demokraside, insan haklarında, özgürlüklerde ve uluslararası hukukta üye veya üye olmayan diye bir ayrım yok"

    İsveç'in bunu yapmamasına sebep olarak AB içindeki dayanışma anlayışını gösteren Çavuşoğlu, "Dayanışma doğru olan bir yerde güzel, faydalı ama haksız olan yerde dayanışma insanı kör eder, AB'yi de kör eder ve adaletten uzaklaştırır. Haksız yerde dayanışma içinde olmayalım. Ne olursa olsun Rum kesimi ve Yunanistan'ın her yaptığı veya her talebi haklıdır anlayışı doğru değil" diye konuştu. 

    Göçmenler konusunda hassas olan İsveç'in Yunanistan'ın Ege'de ve sınırlarında Suriyeli göçmenlere karşı yaptığı bot batırma ve geri ittirme girişimlerini eleştirmediğini söyleyen Çavuşoğlu, "Onlar insan değil mi? Yunanistan Avrupa'ya göçmen gelmesini engelliyor, Yunanistan AB üyesi, dayanışma ruhu var o yüzden eleştirilemez. Bizim de itirazımız bu çifte standarda. Lütfen bunlardan kurtulun. Yani demokraside, insan haklarında, özgürlüklerde ve uluslararası hukukta üye veya üye olmayan diye bir ayrım yok" ifadelerini kullandı.

    'SDG, PYD, YPG, PKK ayrımı yok, siz öyle görmek istiyorsunuz'

    Linde'nin PKK dışındaki SDG çatısı altındaki diğer örgütlerinin bu şekilde tanımlanmadığı ifadelerine de yanıt veren Çavuşoğlu, "İçeride de dosyalarda verdim, yine bilgiler vereceğiz SDG, PYD, YPG, PKK hiçbir ayrım yok, siz öyle görmek istiyorsunuz. Hiçbir farkı yok. Siz ofis açtırdınız, ofisin başına gelen adamla ilgili kara para aklama soruşturması başlatıldı. Bunlar terörist. Bunların hiçbir farkı yok" dedi, 

    İsveç'in Suriyeli Arami, Azuriler gibi Hıristiyan azınlıkları dinlemesi ve PKK, YPG ve SDG'nin onlara neler yaptığını öğrenmesi gerektiğini belirten Çavuşoğlu, "Suriyeli diğer Kürtleri dinleyin, Türkiye'deki geri dönemeyen Suriyeli Kürtler dinleyin, onlara ulaşamazsanız aynı şekilde Avrupa'daki Suriyeli Kürtleri dinleyin. Suriye Ulusal Kürt Konseyini dinleyin, PKK dışında birçok Kürt kuruluşları, dernekler var, kapatılan siyasi partiler var, öldürülenler var, hapse atılan Kürtler var. Şimdi PKK'lılar Kürt oluyor da onlar ne oluyor?" diye sordu.

    Kürt ailelerin Diyarbakır'daki eylemini de hatırlatan Çavuşoğlu, "Siz de bir annesiniz, sizden rica ediyorum Diyarbakır'da 1 yıldır çocuklarını bekleyen annelere bir gidin, konuşun. Onlar da Kürt kadını. Neden hep Kürt deyince PKK'lıları, YPG'lileri, SDG'lileri destekliyorsunuz. Diğer Kürtlerin ne günahı var? Onlar haksızlığa uğruyor, onlara da destek verelim. Onları da dinleyelim anlatsın size PKK nasıl bir terör örgütü" ifadelerini kullandı.

    Çavuşoğlu Türkiye'ye tepeden bakıldığını ifade ederek "Türkiye böyle uluslararası hukuk, insan hakları ders vermeye çalışıyorsunuz biraz da tepeden bakmayla 'uyarmak' kelimesini kullanarak ama bizim de verecek cevaplarımız var" dedi.

    Bakan Çavuşoğlu "Herkes düşüncesini söyleyebilir ama özgürlük konusunda çifte standardımız yok. Yani İsveç gibi Avrupa ülkelerinde DEAŞ mensubu ifadesini özgürce söyleyemez bir kere teröristtir ama PKK'lı olduğu zaman FETÖ'cü olduğu zaman söyler. Bunun özgürlük ifadesiyle ilgisi yok sadece Batı içindeki çifte standart için güzel bir örnektir" değerlendirmesinde bulundu.

    'Bu faaliyetlerin hiçbirisi ifade özgürlüğüyle bağdaşmaz'

    Türkiye'nin İsveç ile köklü ilişkileri olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, bu ziyaret vesilesiyle İsveç'in yurt dışındaki en eski devlet mülkünün İstanbul Başkonsolosluğu olduğunu öğrendiğini söyledi.

    Çavuşoğlu, İsveç'te yaşayan 115 bini aşkın Türk vatandaşının olduğunu ve bunun iki ülke arasında önemli bir köprü ve bağ oluşturduğunu belirterek "Buradaki vatandaşlarımızın çoğu Konya Kulu'dan. Kulu'da Olof Palme Parkı ve Bulvarı var. Geçmişte bazı İsveçli siyasetçiler kampanya çalışmalarının bir kısmını yürütmek için buraya da gelmişlerdir" ifadesini kullandı.

    Linde ile görüşmelerinde iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra Yukarı Karabağ ve Suriye gibi bölgesel konuları da görüştüklerini aktaran Çavuşoğlu, "Elbette görüş birliği içinde olduğumuz konular var, hemfikir olmadığımız konular da var. Örneğin terörle mücadele konusunda İsveç'ten daha somut destek, iş birliği bekliyoruz" diye konuştu.

    Etiketler:
    Suriye, PKK, Ermenistan, Azerbaycan, İsveç, Mevlüt Çavuşoğlu
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın