13:16 19 Ocak 2021
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 1169
    Abone ol

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, grup toplantısındaki ifadeleri nedeniyle CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na 500 bin liralık manevi tazminat davası açtı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu hakkında, partisinin salı günkü grup toplantısında yaptığı konuşmada kendisine yönelik sarf ettiği sözler nedeniyle 500 bin liralık manevi tazminat davası açtı.

    Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde yaşanan Ergenekon ve Balyoz davalarını hatırlatarak, "Balyoz, Ergenekon oldu, bunu FETÖ ile birlikte yaptı. Sen FETÖ ile işbirliği yapıp orduya kumpas kuran başbakan değil misin?" ifadelerini kullanmıştı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın tarafından Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği'ne verilen dava dilekçesinde, şu ifadelere yer verildi:

    "Öncelikle şu hususu vurgulamak gerekir ki kişinin üslubu kişiliğinin bir yansıması, sahip olduğu değerlerin dışa vurma biçimidir. Davalının sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik haksız ve mesnetsiz ithamları ve üslubu, bir insana yakışmayacak ölçüde düzeysiz, seviyesiz ve ahlak dışıdır. Bu nitelikte sözlerin, pozisyonu itibarıyla sorumlu davranması gereken davalıdan sadır olması, ülkemiz için büyük bir talihsizliktir. Davalının konuşmasında ileri sürdüğü hususların tamamı gerçek dışıdır. Bu iddialarla ilgili olarak daha önce çeşitli vesilelerle açıklama yapılmış, iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğu vasat zekaya sahip bir kişinin anlayabileceği şekilde izah edilmiştir. Ancak aynı iddiaların tekrarlanmasından anlaşılacağı gibi davalı, gerçeklerle yüzleşmek yerine inandığı yalanların konforunda yaşamayı sürdürmeyi tercih etmektedir. Bu nedenle davalının konuşmasında geçen haksız ve mesnetsiz iddialarıyla ilgili olarak tek tek cevap vermeye gerek görülmemiştir. Ancak bu vesileyle şunu ifade etmek gerekir ki gerçeklerin bu ölçüde çarpıtılması, yalanın bu kadar rahat ifade edilebilmesi, hakaret ve iftiranın bu denli olağanlaştırılması geçmişte örneklerini pek çok kez müşahede ettiğimiz bir FETÖ ahlakıdır. Bu ahlakın ana muhalefet partisi liderinde şahsında tecessüm etmesi ülkemiz için büyük talihsizliktir."

    'Cumhurbaşkanımız FETÖ başta olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadelenin öncüsüdür'

    FETÖ ile mücadele edenleri haksız ithamlarla itibarsızlaştırmanın, FETÖ ile ilişkilendirmenin bir FETÖ yöntemi olduğu kaydedilen dilekçede, bunun ancak FETÖ'nün örgütsel amaçlarına hizmet ettiği vurgulanarak, şöyle devam edildi:

    "Davalı, bugün FETÖ'nün egemen olmadığı özgür bir ülkede yaşıyorsa bunu öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ona destek veren milletimize borçlu olduğunu unutmamalıdır. Öncelikle şu hususu ifade etmek gerekir ki, kozmik oda dahil olmak üzere sayın Cumhurbaşkanımızı FETÖ ile ilişkilendirmek hususunda davalı tarafından ileri sürülen tüm hususlar gerçek dışıdır ve iftira mahiyetindedir. Türkiye’de hangi görüşten olursa olsun akıl ve vicdan sahibi herkesin takdir ettiği ve edebileceği gibi sayın Cumhurbaşkanımız FETÖ başta olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadelenin öncüsüdür. Tarihin hiçbir döneminde terör örgütleriyle bu şekilde topyekun, netice alıcı, kararlı bir mücadele yapılmamıştır. Başta FETÖ olmak üzere tüm terör örgütleri, bu kararlı mücadele nedeniyle içeride ve dışarıda sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik husumetlerini açık bir şekilde ortaya koymakta tıpkı davalı gibi sayın Cumhurbaşkanımıza ve onun şahsında Türkiye Cumhuriyeti devletine asılsız ithamlarla saldırmaya devam etmektedirler."

    'CHP-FETÖ iş birliğini örtmeye ve dikkatleri dağıtmaya yönelik bir çaba'

    Dilekçenin devamında şu ifadelere yer verildi:

    "Davalının Türk milletinin birliğini temsil ve TBMM adına başkomutanlık sıfatını deruhte eden sayın Cumhurbaşkanımızın, Fethullahçı Terör Örgütü ile bağlantılı olduğuna ilişkin beyanları eleştiri sınırının çok ilerisinde hakaret içeren ve gerçeklikten çok uzak, iftira niteliği taşıyan beyanlardır. Davalının sayın Cumhurbaşkanımızı FETÖ ile ilişkilendirmeye yönelik bu açıklamalarını, suçluluk telaşıyla yapılmış artık gizlenmesi mümkün olmayan CHP-FETÖ iş birliğini örtmeye ve dikkatleri dağıtmaya yönelik bir çaba olarak değerlendirmek gerekmektedir. Davalının sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik uzun süredir ısrarla devam edegelen bu yakışıksız üslubu kendi beyanlarından da anlaşılacağı üzere daha da sertleşerek ve çirkinleşerek devam edecektir. İşte bu noktada davalının konuşmalarına hakim olan ve bir siyasetçiye yakışmayacak düzeydeki bu çirkin üslubuna karşı caydırıcı bir tazminata hükmedilmesi gerekmektedir. Arz olunan ve re’sen göz önünde bulundurulacak hususlar çerçevesinde 500 bin lira manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 01.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekil olarak saygıyla arz ve talep ederiz."
    Etiketler:
    Hüseyin Aydın, Kumpas, TSK, FETÖ, Ergenekon davası, Balyoz, Kemal Kılıçdaroğlu, CHP, Dava, Manevi tazminat, Recep Tayyip Erdoğan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın