11:39 26 Şubat 2021
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 133
    Abone ol

    Adli Tıp tarafından 'Çocuk babadan değil' raporu verilen, ancak ilik nakli nedeniyle babanın DNA'sının değiştiği ve birden fazla DNA'ya sahip olduğu belirlenen olayda anne A.V, yaşadığı mağduriyeti "Çok sıkıntı çektim. Hiçbir kadın böyle bir şeyle anılmak istenmez. Gerçek ortaya çıkana kadar çocuklarım gayri meşru çocuklar olarak görüldü" dedi.

    'Çift DNA (kimerizm)' mağduru anne A.V., hukuk mücadelesini ve yaşadığı mağduriyeti ilk kez anlattı. Adli tıp önce A.V.'nin çocukları için 'babadan değil' diye rapor vermiş, ancak ilik nakli nedeniyle babanın DNA'sının değiştiği ve birden fazla DNA'ya sahip olduğu belirlenmişti. Genç kadın, "Çok sıkıntı çektim. Hiçbir kadın böyle bir şeyle anılmak istenmez. Ama en çok da çocuklarımın düştüğü durum beni sarstı. Gerçek ortaya çıkana kadar çocuklarım gayri meşru çocuklar olarak görüldü. Öyle çaresiz bir durumdaydım ki, bir an intihar etmeyi bile düşündüm ama çocuklarım için güçlü kalmalıydım" dedi.

    Sabah'tan Fatih Ulaş'ın haberine göre Manisa'nın Sarıgöl ilçesinde 'dedikodular nedeniyle' A.V. isimli kadının boşandığı eşi M.A., çocukların kendisinden olduğunu ispatlamak için soybağı tespit (babalık) davası açmış, adli tıp kurumu önce çocukların babadan olmadığı yönünde DNA raporu vermiş, ancak daha sonra babanın ilik nakli nedeniyle birden fazla DNA taşıdığı tespit edilmişti. 32 yaşında 3 çocuk annesi olan A.V. daha önce benzeri görülmemiş davada yaşadıklarını anlattı. Genç kadını, süreçle ilgili olarak şunları söyledi:

    "2005 yılında evlendikten sonra bir süre çocuğumuz olmadı. Tüp bebek tedavisine başvurduk. O zamanlar buralarda tüp bebek merkezleri yoktu. Manisa'dan kalkıp İstanbul'a gidiyorduk. Büyük bir hastanede tedaviye başladık. Bizim için zor bir süreçti. İki yıl sonra çocuğumuz dünyaya geldi. 5 yıl sonra bu kez birer yıl arayla, normal yoldan iki çocuğumuz daha oldu.

    '13 yıl sonunda anlaşmalı boşandık'

    13 yıl evli kaldıktan sonra anlaşmalı boşandık. Bu arada eşime ilk çocuk tüp bebek tedavisiyle olurken, sonraki iki çocuğumuzun nasıl normal yoldan olduğunu sormuşlar, 'çocuklar senden değil mi yoksa' diye imada bulunmuşlar. Eşime bu konuda çok baskı yapmışlar. O buna rağmen aylarca bana hiç bir şey söylemedi.

    'Testi ben istedim'

    Ben bu dedikoduları duyduğumda çok öfkelendim ve çok üzüldüm. DNA testi yaptırmayı ben önerdim. Çocuklarımın babası gerek olmadığını söyledi. Ben de "Sen yaptırmazsan ben yaptırırım" dedim. Gurur meselesi yaptım. Bu testin nasıl yapıldığını araştırdık. DNA testi yapan özel laboratuvarlar olduğunu öğrendik. Ancak resmi olsun istedik. Bunun için de mahkemeye başvurulması gerektiğini, Adli Tıp Kurumunun mahkeme kararıyla DNA testi yaptığını öğrendik.

    'Benim ısrarım üzerine soybağı davası açıldı'

    Anlaşmalı olarak boşandığım eşim benim ısrarım üzerine Sarıgöl Asliye Hukuk Mahkemesinde soybağı tespit davası açtı. Çocuklardan ve babadan kan örnekleri alındı ve İzmir Adli Tıp Kurumunda DNA incelemesi yapıldı. Gelen ilk raporla dünyam yıkıldı. Raporda çocuklarımın babalarından olmadıkları yazıyordu.

    'İntiharı bile düşündüm'

    Ne yapacağımı bilemedim. Her şeyden eminsiniz ama test yanlış çıkıyor. "Test yanlış" dediğimde ise "Adli tıptan yanlış test gelmez" diyorlar. Nasıl ispat edebilirim diye o kadar yol aradım ki... Mahkeme kararıyla alınmış rapor elinizde. Nasıl ispat edebilirsiniz? O saatten sonra gerçeği bir siz bir de Allah bilir. Siz ne derseniz deyin, mahkeme kararıyla çocuklar babalarından değil diye sonuç çıkıyor. Gerçek ortaya çıkana kadar çocuklarım gayri meşru çocuklar olarak görüldüler. Öyle çaresiz bir durumdaydım ki, bir an intihar etmeyi bile düşündüm ama çocuklarım için güçlü kalmalıydım.

    Raporu aldığım gün hüngür hüngür ağlamıştım. Daha sonra Manisa barosundan avukat Zeynep Avcı'ya ulaştım. Masumiyetime inandı ve avukatlığımı üstlendi. Rapora itiraz etti. Eşimin daha önce ilik nakli yapıldığını da belirtip, yeniden rapor hazırlanmasını istedi. Hakim de, Allah razı olsun, avukatımın itirazını kabul etti ve bizi yeniden DNA testine gönderdi.

    'Birçok yerde cinayet sebebidir'

    Çocuklarımın babasına "Ben bunu kanıtlayacağım ve herkes mahcup olacak" dedim. O da benim kadar mağdur oldu. Kendinizi babanın yerine koyun, "Çocuklar senden değil" diyorlar ama doğru değil. Birçok erkek böyle bir şey için eşini bile öldürür. Cinayet sebebidir yani birçok yerde.

    Daha sonra davamı üstlenen avukatlar Zeynep Avcı ve Ece Yavaş'ın itirazı üzerine ikinci kez test yapıldı. Adli tıp bu kez kıl kökü ve ağız içi sürüntü örneği aldı. İlk testteki kan örneğiyle de karşılaştırmışlar. Sonuç olarak eşimin, daha önceki ilik nakli nedeniyle birden fazla DNA'sı olduğu tespit edildi.

    Sarıgöl küçük bir ilçe. Çok sıkıntı çektim. O kadar çok mücadele verdim ki... İnsan kendinden emin olunca her türlü mücadeleyi veriyor. Hiçbir kadın böyle bir şeyle anılmak istenmez. Sonuçta hata anlaşıldı ve gerçek ortaya çıktı.

    'Başkaları mağdur olmasın'

    Siz benim masumiyetimi ve mücadelemi duyurmuş olsanız da ilk başta konuşmak istemedim. Kendimi kötü hissediyorum bu meseleleri konuşunca. Ama daha sonra 'başkaları da mağdur olmasın' diye size konuşmaya karar verdim. Benim imkanlarım olduğu için mücadele ettim. İmkanı olmayanlar ne yapacak? Sonuçta bizim yaşadığımız, görülmüş, duyulmuş şey değil.

    'Bu durum kolay değil'

    Bu konuda devlete çok büyük görev düşüyor. Bizim avukatlarımızla birlikte devlet büyüklerimizden talebimiz şudur: Bu konuda bir yasa düzenlemesi yapılsın. DNA testi yapılırken, adli tıpta sadece bir örnek üzerinden rapor hazırlanmasın.

    Her ihtimale karşı alınması gereken tüm örnekler baştan alınıp, toplu bir karşılaştırma yapılsın. Devlet bu durumdaki insanlardan masraf da almasın. Şu anki durumda böyle bir dava, maddi olarak da insanı yıpratıyor. İnşallah bizim davamız vesile olur da başka insanlar mağdur olmaz."

    Etiketler:
    Boşanma davası, Boşanma, Hukuk, Babalık testi, Adli Tıp Kurumu
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın