02:38 14 Nisan 2021
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 169
    Abone ol

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendilerine yöneltilen eleştirilere tepki gösterdi. Seçmenlere seslenen Kılıçdaroğlu, "AK Parti ne yapmak istedi de Cumhuriyet Halk Partisi engel oldu? Bir kanun çıkaracaktı da biz mi engel olduk? Bir kararname çıkaracaktı da biz mi engel olduk?" diye sordu.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

    Burada AK Parti'ye bazı eleştiriler yönelten Kılıçdaroğlu, hiçbir zaman vatandaşa dönüp "Neden AK Parti'ye oy verdin?" diye sormadığını belirtti.

    Özel bir yargılama yapmadığını, insanların tercihlerinin başlarının üstünde yeri olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Ama şu soruyu sorma zamanı geldi. AK Parti ne yapmak istedi de Cumhuriyet Halk Partisi engel oldu? Ne yapmak isteyip de biz engel olduk? Bir kanun çıkaracaktı da biz mi engel olduk? Bir kararname çıkaracaktı da biz mi engel olduk? Bir genelge çıkaracaktı da biz mi engel olduk? Bir vali tayin edilecekti de biz mi engel olduk? Biz neye engel olduk? Ve neden en insafsız şekilde, hakaret boyutuna varan ölçülerde biz eleştiriliyoruz? Neden? Niye eleştiriliyoruz?" diye sordu. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

    • "Ha 'Şu kanunu çıkaracaktık, esnafın faiz borçlarını sıfırlayacaktık, CHP engel oldu diyorsanız' ve engel olduysak, bizi eleştirin. Eyvallah. Bizi niye eleştiriyorsunuz? Bir haklı gerekçe ortaya koyun. 'Efendim tarihte bilmem ne oldu?' Tarihte olmuşsa olmuş kardeşim. Sen geleceğe bak ya, geleceğe bak. Geleceği inşa edeceksin. Vatandaş sana görevi niye verdi? Geleceği inşa et, huzurlu bir ülke inşa et diye. Ama 'Geçmişten ders al' diyor.
    • 19 yıldır yönetiyorsun.  19 yıl çarpı 365; tek hedef var: Cumhuriyet Halk Partisi. Ne yaptı arkadaş yahu? Bir şey yaptık yalnız, onu söyleyeyim. Hatalarını açıkladık tek tek, yolsuzluklarını açıkladık tek tek. Saraylarda oturdular, vatandaş çöpten yiyecek toplarken, bunu eleştirdik. Bu bizim hakkımız yahu. O vatandaşın hakkını kim savunacak arkadaşlar? Ağızını açsa, hapse atıyorsunuz zaten. Müsaade edin de hapsi biz göze alalım, biz eleştirelim sizi ve eleştiriyoruz. Bir daha soruyorum.

    'İstedikleri kanunu çıkarıyorlar mı, çıkarıyorlar'

    • AK Parti'ye oy veren bütün kardeşlerime soruyorum. CHP, 19 yıldır oy verip iktidar yaptığınız partinin yapmak istediği bir şeyi, önemli bir şeyi biz ne zaman, nerede engelledik? Yok böyle bir şey. Yok böyle bir şey. Peki, 19 yıldır tek başına iktidardalar mı? Evet. İstedikleri kanunu çıkarıyorlar mı? Çıkarıyorlar. Hatta sabah getirdikleri kanun, bakıyorlar yanlış; öğleden sonra değiştiriyorlar. Bu da var. Bizi uyarıyoruz, her yerde uyarıyoruz.
    • Kim adına? Millet adına uyarıyoruz. 'Yanlış yapıyorsunuz' diyoruz. Bizi eleştiriyorlar. Eleştirebilirler ama biz haklıyız, sonuna kadar haklıyız. Biz bunu yapıyoruz. İstedikleri kararnameyi çıkarıyorlar mı? Çıkarıyorlar. Bakın Resmi Gazete'ye, her gün Cumhurbaşkanlığı kararnameleri çıkar. Biz mi engel oluyoruz 'Aman şu kararnameyi çıkarma' diye? Hayır, çıkarıyorlar istediği gibi.

    '5'li çeteye verilen garantileri ve ihaleleri eleştiriyoruz'

    • İstediği valiyi atıyor mu? Evet. İstediği kaymakamı? Evet, İstediği milli eğitim müdürünü? Evet. Her alanda istediğini atıyor mu bürokraside? Atıyor, yetkisi var. Bakın Resmi Gazete'ye veya bakanların aldığı kararlara; bir sürü adam sağa atılır, sola atılır, vesaire hepsi yapılıyor.
    • Biz mi engeliz buna? Hayır. Varsa bir yanlış söylüyoruz. İstedikleri kişiye, istediği ihaleyi veriyorlar mı? Veriyorlar. Biz insafsızca milletin iliğini sömürerek 5'li çeteye verilen garantileri ve ihaleleri eleştiriyor muyuz? Eleştiriyoruz. Kim adına? Tüyü bitmemiş yetim adına eleştiriyoruz. Tüyü bitmemiş yetim adına, onunu adına eleştiriyoruz.

    'Doların önünde secde eden adamlar yerli ve milli olur mu ya?'

    • Paraları azdı, dolar milyarderi oldular. Yandaşlarını beslemeleri gerekiyordu, çeteler oluşturdular. Dolar bazında ihaleler verdiler ve vatandaşa dönüp: 'Biz yerliyiz, milliyiz' efsanesini yaratmaya çalıştılar. Ne yerlisi, ne millisi? Doların önünde secde eden adamlar, dolarla devleti yöneten adamlar yerli ve milli olur mu ya? Akıl tutulması burada, akıl tutulması var. Her şeyi ithal edeceksin, 'Biz yerliyiz ve milliyiz' diyeceksin. Hadi canım sen de. Dolayısıyla hiçbir sorunu, vatandaşın hiçbir sorununu çözmüş değiller. 19 yıl iktidar, bir tek sorun bir tek; Allah rızası için 'Bir tek şu sorunu çözdüm' diyemezler. Yok öyle bir şey."

    Kılıçdaroğlu, işsizliğin bütün kötülüklerin anası olduğunu belirterek "Üniversiteyi bitirmiş, bir babanın, bir annenin çocuğunu üniversitede hangi şartlarda okuttuğunu bu saraydakiler biliyor mu acaba? Boğazlarından kesiyorlar. Milyonu aşkın işsizimiz var üniversite mezunu. Bunların derdi mi? Bunlarda böyle bir dert yok. Bakıyorum bütün evlat, akraba, taallukat, besleme; herkesin zaten bir eli yağda, bir eli balda. İşsizlik yok, işsizlik yok sarayda. İşsizlikle mücadele ediyorlar mı? Hayır" diye konuştu.

    Hükümette yer alan isimlerin devamlı aynı şeyleri söylediğini belirten Kılıçdaroğlu, ekonomi politikalarına da eleştiriler yöneltti. Döviz ve faizin milli olmadığının altını çizen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    • "Döviz ne demek? Dışarıdan para gelsin, yalvarıyorlar, yakarıyorlar. Faiz ne demek? 'Dışarıdan borç alalım, öderiz, faizini öderiz' diye. Hiç yatırımdan söz ediyorlar mı? Hiç kalkınmadan söz ediyorlar mı? Hiç işsizlikten söz ediyorlar mı? İstihdamdan söz ediyorlar mı? Dikkat buyurun, döviz ve faizi sürekli ekonominin ana ekseni olarak gördüğünüz andan itibaren, kendinizi yurtdışındaki sermayeye teslim etmiş sayılırsınız. 'Para gelecek, döviz gelecek. O zaman biz kurtulacağız.' Hani siz yerliydiniz? Hani milliydiniz siz? 

    'Saraydan bakınca, sarayda bütün odalar açık'

    • Değerli arkadaşlarım; Erdoğan açıklama yapıyor; 'Bazı dostlar diyorlar ki, 'Dükkanlar kapanıyor, şirketler kapanıyor. Kapanan falan yok, her şey ortada.' Saraydan bakınca, sarayda bütün odalar açık. Herkesin keyfi yerinde. Ellerinde telefon, altın klozetli tuvaletler, her şey var sarayda; her türlü imkan var. Bütün lüksü var, bütün şatafat var. Dükkanlar kapandı. Bakın ben hayret ediyorum yahu, bunlar devleti nasıl yönetiyorlar? Hiç değilse Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Gazetesi var. Bu gazeteye bakın ya.
    • Günde ortalama 273 esnaf ve sanatkar dükkanını kapatmış. Hâlâ diyor ki: 'Nereden çıkardınız bunu? Nereden çıkardınız bunu' diyor. Kendi toplumundan, kendi yarattığı ekonomiden bu kadar habersiz olan kişi yoktur herhalde Türkiye'de, dünyada da yoktur herhalde. En çok kapanan İstanbul, 9 bin 587. İzmir, 6 bin 537. Ankara, 5 bin 586. Antalya, 4 bin 537. Bursa, 3 bin 993 esnaf dükkanını kapatmış. Beyefendi diyor ki: 'Nereden çıkardınız? Her şey tıkır tıkır yürüyor' diyor. Saray'da tıkır tıkır yürüyor zaten, bir sorun yok. Kapalı olanlara, pandemi dolayısıyla kapalı olanlara bir de elektrik faturası geliyor.

    'Devlet yönetiminden haberi var mı Erdoğan'ın?'

    • Esnaf; 24 bin 963 liralık elektrik faturası gelmiş. 'Biz her ay böyle kesiyoruz, sen bunu ödeyeceksin' diyor. Ödemezsen elektriğini keseceğiz. Sonra, açmak için de dünyanın parasını ayrıca vereceksin. Erdoğan'ın bunlardan haberi var mı acaba? Devlet yönetiminden haberi var mı Erdoğan'ın? Asla haberi yok. Firavunlar, halkının içinde bulunduğu durumu asla göz önünde bulundurmazlar. Onlar kendi saraylarına, kendi güçlerine, yarattıkları güçlere inanırlar. Kibirleri vardır onların, vatandaşı hakir görürler. Sıradan insanlar görürler. Ezilmesi gereken insanlar olarak görürler. Kendilerini eleştirenlerin en ağır cezayı almasını isterler. Bu firavun düzeninden bu ülkeyi kurtaracağız. Beraber kurtaracağız. Milletimizle beraber kurtaracağız. Bu bizim temel görevimizdir.

    'Uludağ'da eğlenme tamamen serbest, fakirin fukaranın dükkanı kapalı'

    • Dükkanları kapatıyorsun, pandemi dolayısıyla. Miting yapıyorsun, açık. Niye mitingde açık? Kahveciye gelince kapat, pastacıya gelince kapat, lokantacıya gelince kapat. Efendim miting serbest, Uludağ'da eğlenme tamamen serbest. Fakirin, fukaranın, esnafın 5-10 kuruş gelir elde edeceğiz, dükkan; kapalı kardeşim, kapalı kalacaksın. Niçin? Adalet mi bu? Bunu söylediğimiz için 'CHP çok kötü bir parti.' Niçin? Kahvecinin hakkını savunuyor, taksicinin hakkını savunuyor, apartman görevlisinin hakkını savunuyor, işsizin hakkını savunuyor. Ne yaparsanız yapın, sonuna kadar savunacağız."
    Etiketler:
    Yoksulluk, Recep Tayyip Erdoğan, Eleştiri, Ekonomi, ithalat, Dolar, milli, Yerli, AK Parti, Kemal Kılıçdaroğlu, CHP
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın