09:27 28 Şubat 2021
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 2372
    Abone ol

    Partisinin Meclis grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tek vaatleri Tayyip Erdoğan’ı indirmek olan bir muhalefete bu millet iktidarı vermez" dedi. Erdoğan, erken seçim tartışmalarıyla ilgili, "Sabrın varsa Haziran 2023'e kadar kapıda bekleyeceksin" ifadesini kullandı.

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2021'in ilk AK Parti TBMM Grup Toplantısı'na partilileri selamlayarak başladı. 

    Yaklaşık bir aydır görüşmelerine ara veren TBMM Genel Kurulu'nun dün itibarıyla çalışmalarına yeniden başladığını hatırlatan Erdoğan, milletvekilleriyle son olarak 2021 yılı bütçe görüşmelerinin ardından bir araya geldiğini söyledi.

    ​Kovid-19 salgını nedeniyle ara verdikleri il kongrelerine 13 Ocak'ta yeniden başladıklarını anımsatan Erdoğan, bugünkü grup toplantısının ardından canlı bağlantıyla katılacağı Erzincan ve Erzurum kongresiyle iki haftada 27 kongreyi tamamlamış olacaklarını belirtti. Toplamda 47 il kongresine ulaştıklarını bildiren Erdoğan, kongrelerde görev üstlenenlere başarı dileyerek, kendilerine teşekkür etti.

    'Milletimize vefa borcumuzu hizmet ederek ödemeye çalışıyoruz'

    Erdoğan, "AK Parti'nin girdiği 15 genel seçimin, mahalli seçimin, cumhurbaşkanlığı seçiminin, halk oylamasının tamamından birinci olarak çıkmasının sırrı, milletimizle tesis ettiği güçlü gönül bağıdır. Hep söylediğimiz gibi AK Parti'yi kuran da iktidar yapan da nice badireleri aşmasını sağlayarak bugünlere getiren de milletimizdir. Biz de milletimize vefa borcumuzu hizmet ederek, eser ortaya koyarak, yatırım yaparak, ülkemizi sürekli daha ileriye taşıyarak ödemeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

    Türkiye'nin son 18 yılda nereden nereye geldiğini, akıl ve vicdan sahibi herkesin gördüğünü, bildiğini vurgulayan Erdoğan, "Ancak özellikle eski Türkiye'de yaşamamış, o sıkıntıları çekmemiş, o mahrumiyetleri görmemiş, o baskılara maruz kalmamış gençlerimize bu kazanımların önemini anlatmakta zorlanıyoruz. Ülkemizin demokrasi ve ekonomide adeta çağ atladığını yaşayarak şahitlik etmeyenlere, tüm bunları mukayeseli olarak anlatmamız şarttır" dedi.

    'AK Parti'nin önünde durabilecek bir güç tanımıyorum'

    Genel merkezden il teşkilatlarına, milletvekillerinden belediye başkanlarına kadar partide görev üstlenenlerden de aynı hassasiyeti beklediklerini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

    "Bu şekilde görevlerimizi hakkıyla yerine getirdiğimizde ne ülkemizin önünde ne Cumhur İttifakı'nın önünde ne AK Parti'nin önünde durabilecek bir güç tanımıyorum.  Unutmayınız milletimiz her birimizi teker teker takip ediyor ve karnemizi dolduruyor. Seçim günü bu karne önümüze oy oranı olarak konacaktır. Birikimimizi ve gayretimizi bugünden seferber edersek karne günü gelip çattığında sandık başından başımız dik, alnımız açık şekilde ayrılabiliriz."

    Bunun için hep birlikte çok çalışmaları gerektiğine işaret eden Erdoğan, "AK Parti Grubu, Cumhur İttifakı'ndaki ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte Meclisin lokomotifidir, dinamosudur. Biz çok çalışırsak Meclis de çok üretir, biz işleri rölantiye alırsak Meclis çok daha az verimle faaliyet yürütür. Türkiye'nin önünde hepimiz için yapılacak çok iş var. Yürütmede bizim yapmamız gerekenler var, yasamada sizlerin yapması gerekenler var, yargının üzerine düşen görevler var. Bütün bunların toplamı sayesinde ülkemizi güven ve istikrar ikliminde hedeflerine doğru ilerletebiliriz" ifadelerini kullandı.

    'Milletimize AK Parti'nin, Türkiye'nin sadece son 18 yılının değil 2053 vizyonumuza uzanan orta vadeli geleceğinin de mimarı olduğunu göstermeliyiz'

    Meclis gündeminde önceden kalan yasama çalışmaları bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, "Yakında hazırlıklarını tamamlamak üzere olduğumuz yeni reform paketlerini Meclisimizin takdirine sunmaya başlayacağız. Milletimizle paylaştığımızda bu reform tekliflerinin ülkemizi 2023'e ve daha sonrasına taşıyacak çok köklü ve önemli düzenlemeler içerdiği görülecektir. Türkiye'yi, temel hak ve özgürlüklerden ekonomide güven ikliminin güçlendirilmesine kadar geniş bir alanda geleceğe hazırlayacak bu reform sürecine hep birlikte sahip çıkacağız" bilgisini paylaştı. 

    "Sizlerden şimdiden sıkı bir çalışma dönemine hazır olmanızı istiyorum" diyen Erdoğan, "Milletimize AK Parti'nin, Türkiye'nin sadece son 18 yılının değil 2053 vizyonumuza uzanan orta vadeli geleceğinin de mimarı olduğunu göstermeliyiz. Dikkat ederseniz bizden başka hizmet müktesebatı ortaya koyabilen de gelecek vizyonu tasarlayan da yok. Tek vaatleri Tayyip Erdoğan'ı indirmek olan bir muhalefete bu millet iktidarı vermez. Küresel siyasi ve ekonomik değişim sürecinde Türkiye'yi nereye getireceğini söyleyemeyen, istikameti belirsiz, programı baştan savma, projesi olmayan, kadroları kifayetsiz, yoldaşları şaibeli hiçbir yapı milletimizden iktidar vizesi alamaz" değerlendirmesinde bulundu. 

    'Sandıktan zaferle çıkarak büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa sürecinde yeni bir safhaya geçeceğiz'

    Tüm şeffaflıklarıyla milletin huzurunda olduklarını dile getiren Erdoğan, "İnşallah 2023 yılında bir kez daha sandıktan zaferle çıkarak büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa sürecinde yeni bir safhaya geçeceğiz" dedi. 

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Son grup toplantımızda CHP'nin yalanları, iftiraları ve millete yönelik hakaretlerini anlatırken Mevlana Hazretlerinin 'testinin içinde ne varsa dışına da o sızar' sözüne atıfta bulunmuştum. Gerçekten de aradan geçen bir aylık sürede yaşanan her gelişme CHP testisinin içindeki cürufun ne derece berbat olduğunu tekrar tekrar bizlere ve tüm ülkemize göstermiştir. CHP yöneticileri, kendi içlerinde yaşanan taciz, tecavüz, hırsızlık, arsızlık skandallarının üzerini örtmek için hem bize hem milletimize olan hakaretlerinin dozunu sürekli arttırmaya başladı. Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış misali milletimizin önüne çıkıp özeleştiri yapacak, özür dileyecek, içlerindeki tecavüzcülerden, tacizcilerden, hırsızlardan hesap soracak yerde işi pişkinliğe vuruyorlar. Yalan olduğu defalarca ortaya konmuş, mahkemelerde tescil edilmiş konuları utanmadan, arlanmadan tekrarlayanlara 'pişkin' denmez de ne denir?

    Cumhuriyetin ilk partisini bölücü örgütün maşalığını üstlenen yapının payandalığına düşürenlerin kendilerince oynadıkları yüksek siyaset oyunlarını millet günü geldiğinde başlarına geçirecektir. Önlerine geleni tek adamlıkla suçlayanların kendi partilerinde oynadıkları tek adamcağız rolünü tebessümle seyrediyoruz. Bir de 'halkçılık' diyerek kendilerini halkın içinde bizi de güya saraylarda sefa süren olarak göstermeye çalışmıyorlar mı işte orası artık sözün bittiği yere dönüşüyor. Bu zatları şimdiye kadar milletimizin içinde pek görmedik."

    'Hastanelerde rehin alınan ölülerimiz vardı'

    Hayatlarının her döneminde olduğu gibi bugün de milletle birlikte olduklarını söyleyen Erdoğan, önceki gün Elazığ'da salgın tedbirlerine riayet ederek milletle bir araya geldiklerini ifade etti. Erdoğan, şunları söyledi: 

    "Salgın tedbirlerinin yol açtığı sıkıntıları azaltmak için tüm imkanları seferber ederek doğrudan ve dolaylı yöntemlerle yüz milyarlarca lirayı milletimizin emrine sunduk. Bu kaynağı milletimize her kesime yönelik hibe yardımlarıyla sunduk, istihdam destekleriyle sunduk, kredi imkanlarıyla sunduk, vergi ertelemeleriyle sunduk, kira yardımlarıyla sunduk. Hepsinden önemlisi sağlığını korumak için hastanesinden ilacına, aşısına kadar tüm imkanları, ekonomik olarak bizden ileri ülkelerden bile önce milletimizin hizmetine sunduk. Bir yanda bu gerçekler var diğer yanda ise ömründe devletle ilişkisi bir dönem devlet memurluğu yapmaktan ibaret olan bir zatın eline tutuşturulan kağıtlardaki yalan yanlış bilgilerle sergilediği hezeyanlar var. SSK'nın başında bu adam bulunmadı mı? Bulundu. SSK'nın başında bulunduğu zaman hastanelerde hastalarımızın ne hale düştüğünü tabii şimdi Z kuşağı bilmiyor. Düşünebiliyor musunuz, hastanelerde rehin alınan ölülerimiz vardı. Kimin dönemi? Bay Kemal'in dönemi. Bunları yaşadık mı biz? Bu ülkede yaşadık. Ama Z kuşağı bunları bilmiyor. Arkadaşlar bunları hatırlatmamız lazım. Ekranları başında bizi izleyen milletime özellikle sesleniyorum; bunları gençlerimize hatırlatmamız gerekiyor. Bu Bay Kemal işte SSK gibi önemli bir kurumun başında bulunduğu o dönemlerde maalesef ölülerimiz bile rehin alınıyordu."

    'Bunlarda ders alacak kabiliyet yok'

    Okmeydanı Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi'nin daha önce Okmeydanı SSK Hastanesi olarak hizmet verdiğini ve kendisinin o dönemdeki evinin de hastaneye yakın olduğunu dile getiren Erdoğan, bu hastanede yakınlarının ciddi maceralarının bulunduğunu ve ölülerini alamadıklarını anlattı.

    Erdoğan, "Bay Kemal o zaman işte o SSK'nin başındaydı ama şimdi bizler işte bir Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Hastanesi ile aslında bunlara ders veriyoruz ama bunlarda ders alacak kabiliyet yok. Karşımızdaki bu zat sanayiyi bilmez, teknolojiyi bilmez, tarımı bilmez, ticareti bilmez, ihracatı bilmez, finansı bilmez, devletin kurumlarının nasıl işlediğini bilmez, özel sektörün nasıl işlediğini bilmez. Çünkü bunların işi bilgiyle değil sadece ellerine tutuşturulan kağıtlar ve kulaklarına üflenen suflelerdedir. Bunlar yatırımı, büyümeyi, istihdamı, uluslararası krizleri yönetmeyi, makroekonomik dengeleri kurmayı kendi partilerindeki al takke ver külah ilişkileri gibi sanıyorlar galiba. Ama bu işler öyle değil" diye konuştu. 

    "Bir 'militan' lafıdır tutturdular, sermaye bu" ifadesini kullanan Erdoğan, "Bunlara göre cumhurbaşkanı militan, bakanlar militan, Cumhur İttifakı ve AK Parti tepeden tırnağa militan, hakimler savcılar militan, valiler kaymakamlar militan, generalinden uzman çavuşuna kadar tüm askerler militan, diplomatlar militan, polisler ve öğretmenler başta olmak üzere memurların hepsi, işçiler, esnaf, iş adamları zaten bir militanın önde gideni. Aslında bunlara göre milletin kendilerine oy vermeyen yüzde 75'inin tamamı militan. Bu hastalıklı zihniyete göre CHP'ye oy vermeyen hiç kimse onur, şeref, namus sahibi olma hakkına da sahip değildir. Nitekim militan dedikleri kesimlere ağızlarını köpürt köpürte bu ithamları yöneltmekte tereddüt etmiyorlar" değerlendirmesinde bulundu.  

    'Milletimiz elbette ilk seçimde bunlara da bir güzellik yapacaktır'

    "Peki kendileri ne?" diye soran Erdoğan, şunları kaydetti:

    "Terör örgütü mensuplarına 'arkadaşlar' demek bunların meşrebinde militanlık değil, kibarlık. Terör örgütünün güdümündeki partiyi belediyelerine ortak etmek bunların meşrebinde militanlık değil, iş birliği. Dışarıda ülkemize düşmanlık eden herkesin değirmenine su taşımak bunların meşrebinde militanlık değil, nezaket. Kendi partilerindeki her türlü ahlaksızlığın üzerini örtmek bunların meşrebinde militanlık değil, haysiyet gösterisi. Kendilerinden olmayan herkese iftira atmak bunların meşrebinde militanlık değil, şeref emaresi. Eğer bu iş kürsüleri laf ebeliği ve hakaret yarışı yerine çevirmekle olsaydı Türkiye'de bunu çok daha iyi yapan nice aktörler gelip geçti, onlardan geriye bir iz kalırdı. Ama bugün geriye dönüp baktığımızda sadece Cumhuriyetimizin  kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal'i hatırlıyoruz. Çok partili siyasi hayata geçişle birlikte milletimizi özgürlükle ve kalkınmayla tanıştıran Menderes'i hatırlıyoruz. Türkiye'yi yeni bir lige çıkartan Özal'ı hatırlıyoruz. Bunlara bir de ülkelerine, milletlerine ve davalarına sadakatleriyle, sınırlı imkanlarla da olsa hayata geçirmeye çalıştıkları vizyonlarıyla milletimizin gönlünde yer alan merhum Erbakan Hoca'mız ve rahmetli Türkeş gibi birkaç ismi daha ekleyebiliriz. Gerisi nerede? Gerisi tarihin tozlu raflarında. Şu anda neredeyse her gün kameraların karşısına geçip bize ve milletimize ağızlarına geleni söyleyerek edepsizlik edenlerin gidecekleri yer de orasıdır. Bizim üzüntümüz milletimizin sürekli bu hezeyanlara maruz kalıyor olmasıdır. Bu zihniyeti ve sergilediği pespayeliği Türkiye'nin son dönemdeki imtihanı olarak görüyoruz. Nice imtihanları başarıyla atlatan, nice engelleri ezip geçen, nice mücadelelerden alnının akıyla çıkan milletimiz elbette ilk seçimde bunlara da bir güzellik yapacaktır."

    'Sabrın varsa Haziran 2023'e kadar kapıda bekleyeceksin'

    Erdoğan, sabırla kendi yollarında yürümeye devam edeceklerini ve acelelerinin olmadığını belirterek, "Hani bunlar yatıp kalkıp 'erken seçim' diyorlar ya, zannediyorlar ki 'oradan bir şey toparlarız'. Size buradan ekmek yok. Sabrın varsa Haziran 2023'e kadar kapıda bekleyeceksin" diyerek şöyle konuştu:

    "Bizim daha yapacak çok işimiz var. Açılışlar devam ediyor, bunları yapacağız ve bunlarla beraber yola devam edeceğiz. Biz, 'yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan' diyerek yola devam ediyoruz. Hep söylediğim gibi CHP'nin başındaki zata ve şürekasına cevap vermek için harcadığımız her nefesi israf olarak görüyoruz. Hele bizim Naci Bey bu işe üst düzeyde israf olarak bakıyor. Sadece ve sadece milletimize olan saygımız gereği, ailemizden ve hocalarımızdan aldığımız terbiye sınırlarının dışına çıkmadan sınırlı cevaplarla yetiniyoruz. Bu işe ayırdığımız mesaiye de siyasetin cilvesi olarak bakıyoruz. Diğer yandan bu devletin hiçbir memuru, bu ülkenin hiçbir evladı CHP'nin hastalıklı zihniyetinin şamar oğlanı değildir. Bizler kendi platformlarımızda, yargı kendi yetki alanında, medya kendi zemininde bu çukur zihniyetin azgınlığını dizginleyecektir." 

    Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun da ifade ettiği gibi Türkiye'de yargının olduğunu vurgulayarak, "Kendilerine 'militan' diye hakaret eden bu zata bütün bu hakarete muhatap olanların dava açma zamanı gelmiştir, geçiyor bile. Herkes davasını açmalı. Bu memleket öyle sahipsiz değil, gereği yapılmalıdır" dedi.

    '2019 cirosu 3 milyon lira ve altı olan ticari işletmelere destek ödemesi yapacağız'

    Erdoğan, koronavirüs salgınından etkilenen esnafa doğrudan esnaf desteği ve kira desteği ödemeleri kapsamında, 3 ay süreyle aylık 1000 lira esnaf desteği; büyükşehirlerde 750, diğer illerde 500 lira kira desteği ödemesi yapmaya devam ettiklerini dile getirdi.

    "Yeni bir müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum" diyen Erdoğan, şu bilgileri paylaştı:

    "Lokanta, restoran ve kafe gibi sektörlerde alınan tedbirler nedeniyle faaliyetleri kısıtlanan, 2019 cirosu 3 milyon lira ve altı olan, gerçek usulde vergilendirilen ticari işletmelere destek ödemesi yapacağız. Cirosu 2020 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 50 ve daha fazla azalan işletmelerimize 2 bin liradan az ve 40 bin liradan fazla olmamak üzere ciro kaybının yüzde 3'ü oranında destek ödemesi yapacağız. Bu yeni destek kalemimizin tüm işletmelerimize hayırlı olmasını diliyorum. Sosyal koruma kalkanı çerçevesinde bugüne kadar 46 milyar liralık bir kaynağı karşılıksız olarak her kesimden insanımıza aktardık. Salgının seyrinin endişe verici seviyelere çıkması, geçtiğimiz aylarda bizi daha sıkı tedbirler almaya ve uygulamaya yöneltti. Vaka ve hasta sayısının, salgının tehdit olmaktan çıkacağı seviyeye kadar gerilemesiyle yeniden normalleşme adımlarını atmaya başlayacağımız açıktır."

    'Reform hazırlıklarımız büyük ölçüde şekillendi'

    Erdoğan, yerli aşı çalışmalarının kullanılabilir seviyeye gelmesinin, Türkiye'nin önünü daha kolay görmesini sağlayacağını dile getirerek, şöyle devam etti:

    "Yurt dışından temin ettiğimiz aşıları hızla hizmete sunarken, yerli aşı ile ilgili çalışmalarımızı da yakından takip ediyoruz. Kurulduğu günden beri reform gündemine sahip çıkan AK Parti olarak bu çerçevede yeni bir adım atıyoruz. Değişimin ve gelişimin ayrılmaz bir parçası gördüğümüz hukuki ve ekonomik reformlarımızla ilgili hazırlıklarımız büyük ölçüde şekillendi. Daha önce Cumhurbaşkanlığımızda ilk taslağı ele almıştık. Dün de Merkez Yürütme Kurulumuzda bu konuyu tartışmaya açtık. İnşallah yakında kapsamlı reform teklifimizi bir bütün olarak kamuoyunun bilgisine ve takdirine sunacağız. Milletimize hizmetimizin en önemli vasıtası olan yatırımları yakından takip ediyoruz. Önceliği bitme aşamasına gelen işlere ve stratejik projelere vererek, kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanmanın gayreti içindeyiz."

    Etiketler:
    Cumhur İttifakı, Z Kuşağı, SSK, Dava, Esnaf, Ekonomi, Türkiye, Erken seçim, Kemal Kılıçdaroğlu, İçişleri Bakanlığı, Koronavirüs, Recep Tayyip Erdoğan, TBMM
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın