16:45 14 Nisan 2021
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 1848
    Abone ol

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı'nın Kabulünün 100. Yılı ve Mehmet Akif Ersoy'u Anma Programı'nda "Akif müstemleke aydınlarına karşı bu toprakların sesi olmuş sembol bir şahsiyettir." ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen İstiklal Marşı'nın Kabulünün 100. Yılı ve Mehmet Akif Ersoy'u Anma Programı'nda konuştu..

    ​Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

    -Terör örgütlerine karşı yurtiçinde ve yurtdışında destan yazan kahraman ordumuzun, güvenlik görevlilerimizin her birine Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Mevlam bizleri şehitlerimizin kutlu yolundan, gazilerin yoldaşlığından ayırmasın.

    -Bu topraklar nice söz üstadını yetiştirerek tüm insanlığa armağan etmiştir. Mısralarında bazen aşkı, bazen hüznü, bazen birliği, kardeşliği, vatan sevgisini dile getiren bu köklü geleneğin temsilcisi hiç şüphesiz Mehmet Akif Ersoy'dur. 

    'Milletimizin kalbinde taht kurmuş bir karakter abidesidir'

    -Merhum Akif inandığı gibi yaşamış, çilesini çekmediği hiçbir fikre eserlerinde yer vermemiştir. O, eserleri, vaazları, makaleleri, mücadeleci kişiliğiyle milletimizin kalbinde taht kurmuş bir karakter abidesidir.

    -Mehmet Akif, Gazi Mustafa Kemal tarafından Milli Mücadele'ye katılmaya çağrılan ilk şairdir. Kendisi Gazi'nin davetine anında icap etmiş, Ankara'ya gelmiştir. İşgal ordularının Anadolu'da cirit attığı bir dönemde Akif, milleti kıyama çağıran bir milli mücadele önderidir.

    -Akif müstemleke aydınlarına karşı bu toprakların sesi olmuş sembol bir şahsiyettir. Akif, gerektiğinde kalemiyle, gerektiğinde kelamıyla, gerektiğinde de mavzeriyle vatanını savunan istiklal aşığı bir insandır.

    -Yoklukla boğuştuğu dönemlerde bile arkadaşlarına 'Memlekete hizmet edin' tavsiyesinde bulunan hakiki bir vatanseverdir. Yıllarca Mısır'da yoksulluk içinde gönüllü sürgün hayatı yaşadığı halde ülkesine ve milletine hiçbir zaman küsmemiştir. Akif'e göre, kendisine ne yapılırsa yapılsın, umudun, kurtuluşun membaı burası, yani Türkiye'dir.

    -Kendisi, insani hasretler bakımından da müstesna bir şahsiyettir; cömerttir, fakir ve yoksullara karşı hassasiyeti üst düzeydedir. İstiklal Marşı dolayısıyla kendisine zorla verilen ödülü giyecek bir paltosu olmamasına rağmen bağışlamıştır. Doğru bildiğini söylemekten hiç çekinmemiştir, dürüsttür. Verdiği sözü adeta ölümüne yerine getirmeye çalışır.

    'Dürüstlük timsalidir'

    -Mehmet Akif, sadece günlük hayatında değil, eserlerinde de özü ile sözü, yazdıklarıyla yaşantısı arasında tezat bulunmayan bir dürüstlük timsalidir. Tam anlamıyla miskinlik, atalet ve karamsarlık düşmanıdır. Nitekim şu şiiri adeta bunun sembolleşmiş halidir: Allah'a dayandım diye...

    -Tevekkülle ataleti kesin hatlarla ayıran Akif, Arapça, Farsça ve Fransızcayı anadili gibi konuşan hakiki bir münevverdir.

    -Mehmet Akif, 63 yıllık çileli ömründe hiçbir zaman makam, mevki, şan şöhret peşinde koşmamıştır. Döneminin en büyük şairi olmasına rağmen övüldüğünde yüzü kızaracak kadar mahcup ve mütevazı bir hayat yaşamıştır.

    -Milli Şairimiz sessiz yaşamıştır. Son nefesini de Mısır Apartmanı'ndaki soğuk ve mütevazı dairesinde sessizce vermiştir. 65 metrekare... Milletimiz milli şairini baş tacı etmiş, vefatından sonra da daima hürmet ve minnetle hatırlamıştır. 

    'FETÖ'ye sokakları hep birlikte dar ettik'

    -40 yıldır kardeşi kardeşe kırdırmaya çalışan PKK belasının hedeflerine ulaşmasına izin vermedik. DEAŞ projesinin kök salmasına rıza göstermedik. 15 Temmuz gecesi FETÖ ihanet çetesiyle ülkemizi işgale kalkışanlara sokakları, meydanları hep birlikte dar ettik.

    -Can verdik, canımızdan aziz bildiğimiz evlatlarımızı kara toprağa verdik ama mabetlerimizin göğsüne namahrem elini asla değdirmedik. Bağımsızlığımızın timsali ay yıldızlı al bayrağımızın gönderden indirilmesine asla müsaade etmedik.

    -Kardeşliğimiz ne kadar sağlam olursa geleceğimize de o derece güvenle bakabiliriz. Bu hususta yaşanacak herhangi bir zaafiyetin bedelini de milletçe hep birlikte öderiz. Farklılıklara değil, müşterek noktalara odaklanmamız gerekiyor. Bilhassa da vatanımız ve bağımsızlığımız söz konusu olduğunda görüş ayrılıklarını bırakıp bir araya gelmemiz büyük önem taşıyor.

    -Gerek siyasette gerekse günlük hayatta çekişme, rekabet, tartışma olması gayet tabiidir. Esasen bu farklılıklarımız millet olarak zenginliğimizdir. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak, 2021 İstiklal Marşı Yılı'nı bu bakımdan tarihi bir fırsata dönüştürmemiz gerektiğine inanıyorum. Bu yıl vesilesiyle düzenlenecek etkinliklerle kardeşliğimiz tazelemeli, 84 milyon olarak İstiklal Marşı etrafında kenetlenmeliyiz.

    -Türkiye bizim ortak çatımız, İstiklal Marşı bizim ortak andımızdır. Her karışında bir şehidin yaptığı bu topraklar hepimizin ortak yurdudur. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet olarak ifade ettiğimiz 'Rabia'mıza sarıldığımız müddetçe üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir badire görmüyoruz.

    -Tarih yazan, çağ açıp çağ kapatan bir millet olarak istikbalimizi beraberce inşa edeceğiz. Türkiye'yi önce 2023 hedeflerine, ardından 2053 ve 2071 vizyonuna hep birlikte taşıyacağız. Bu akşam buradan ayrılırken birer hatıramız olarak sizlere Safahat hediye edilecektir. Bunu bir yastık altı kitabı olarak saklamanız özel ricamdır.

    Etiketler:
    Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı, Recep Tayyip Erdoğan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın