01:50 18 Haziran 2021
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 1141
    Abone ol

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'in saldırılarına tepki gösterdi. Bahçeli, "İsrail yaptıklarının bedelini ödemelidir. Uluslararası Ceza Mahkemesi zulmün hesabını İsrail devletinden sormak mecburiyetindedir" dedi.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gündemde yer alan konulara ilişkin olarak yazılı bir açıklamada bulundu. Beşeriyetin çok tehlikeli bir yol ağzında, vahim bir darboğazda olduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Bahçeli, "Dünya genelinde yaygınlaşan sert kutuplaşmalar sıcak çatışmalarla, serpilen çarpıklıklarla günbegün derinleşmektedir. İnsan ve inanç haklarına yönelik seri suikastlar maalesef kahredici düzeylerdedir" dedi.

    Bu noktada İsrail'in saldırılarına değinen Bahçeli, "İsrail, mübarek Ramazan ayı boyunca kanlı yüzünü, karanlık yönünü bir kez daha, üstelik pervasızca ve pişkince gösterime çıkarmıştır. İslam toplumlarının iç çelişkilerinden ve katılaşan ihtilaflarından istifade eden İsrail hükümeti özellikle Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da terör estirmiştir" diye yazdı.

    'Filistin Siyonist kuşatma altındadır'

    Uluslararası toplumun gözü önünde insanlık suçu işlendiğini belirten Bahçeli, "Filistinli sivillere hiçbir inancın kabullenmeyeceği baskı, dayatma ve şiddet uygulanmaktadır. Harem-i Şerif’in statüsünü hedef alan, Müslümanların haremi ismetine kast eden İsrail’in uluslararası hukuka aykırı eylem ve politikaları sabırları, sınırları ve sinirleri aşacak boyuttadır" ifadesini kullandı. Bahçeli, şöyle devam etti:

    • "İşgal altındaki Doğu Kudüs’ün Şeyh Cerrah ve Silvan Mahallelerinde yaşayan Filistinli masumların zorla göç ettirilmesi, Yahudi yerleşimci terörünün bitmek tükenmek bilmeyen tahrikleri Ramazan boyunca azalmak şöyle dursun, iyice kontrolden çıkmış, kanlı olayların önünü açmıştır.
    • Filistin Siyonist kuşatma altındadır. İsrail güvenlik güçleri en iyi bildikleri terör yöntemlerini kullanarak Filistinli sivillere ateş yağdırmaktadır. Nitekim Gazze Şeridi’nde bulunan Beyt Hanun Bölgesi’ne dün gerçekleştirilen hava saldırısında 9’u çocuk olmak üzere 24 Filistinli kardeşimiz hayatını kaybetmiş; 103’ü de yaralanmıştır. İsrail’i kınıyor, katlettiği masumlara Allah’tan rahmet, yaralılara geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum."

    'İsrail yaptıklarının bedelini ödemelidir'

    Bahçeli, Arap Ligi başta olmak üzere Avrupa Birliği'nden (AB) ABD'ye kadar birçok ülke ve çevreden cılız kınama mesajlarından başka müessir ve müdahaleci hiçbir tepkinin görülmediğini söyledi.

    "Bu kapsamda uluslararası kamuoyunun trajik gelişmeler karşısındaki tutumu ve suskunluğu kaygı verici niteliktedir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin acil toplanma kararı yeni bir oyalama sürecini başlatmamalıdır" diyen Bahçeli, "İslam İşbirliği Teşkilatı’yla Arap Ligi’nin somut ve caydırıcı adımlar atması, Filistin’in kanayan yarasını pansuman tedavilerle geçiştirmekten uzak durması yegane öncelik olmalıdır" çağrısında bulundu.

    Bahçeli, "İsrail yaptıklarının bedelini ödemelidir. Uluslararası Ceza Mahkemesi zulmün hesabını İsrail devletinden sormak mecburiyetindedir. Müslüman Türk milleti Kudüs’ün çiğnenmesine, mescitlerimizin silahların gölgesinde tutulmasına tahammül etmeyecektir. Bütün İslam toplumları tarih önünde ve Allah indinde sorumluluk altındadır. İsrail hükümeti mukaddesatımıza ve Müslümanların ibadet haklarına saldıracak kadar barbardır, vandaldır, vahşidir" ifadesini kullandı.

    'Kudüs, siyasi ve Siyonist hesaplara kurban edilemeyecektir'

    Mescid-i Aksa'ya yapılan saygısızlığın kesif ve kategorik bir düşmanlık olduğunu dile getiren Bahçeli, "İsrail’in bu şeytani politikaları dinler ve medeniyetler arasındaki uyum ve denge arayışlarına hem darbe hem de yeni cepheleşmelerin davetçisidir. Kudüs demek İslam’ın onuru demektir. Kudüs demek üç semavi dinin barış ve kardeşlik içinde yaşadığı kutsal belde demektir" dedi. Bahçeli, şunları kaydetti:

    • "Müslümanların Kudüs’ten tasfiye, tahliye ve tecrit edilmesi Ortadoğu’nun, hatta tüm dünyanın koronadan daha şiddetli bir yıkıma sürüklemesine yol açacaktır. Kudüs, siyasi ve Siyonist hesaplara kurban edilemeyecektir. Olayların önü alınmazsa dünya, sonu ve sonucu dehşetle pekişmiş yeni bir girdabın içine savrulacaktır.
    • 1967 işgalinden önceki sınırların geçerli olması kaydıyla, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve uluslararası alanda tanınmış, egemenlik hakları teyit edilmiş Filistin devletinin varlığı bölgesel istikrar, huzur ve kalıcı barış için önşarttır. Milletimiz mazlum kardeşlerinin yanındadır. İsrail yayılmacı ve nefret saçan politikalarından daha fazla kan dökülmeden vazgeçmelidir. Mescid-i Aksa inancımızın iffeti, kıblemizin ilkidir. Türk milleti hafızasında yıllardır hasretle ve hüzünle taşıdığı Kudüs’ün teslimine göz yummayacak, bu rezalete seyirci kalmayacaktır. Zulüm son bulmazsa intifada başta olmak üzere, her seçenek Müslüman vicdanların gayesi olmalıdır."

    'Seçim 2023 yılının haziran ayında yapılacaktır'

    Açıklamasının devamında Türkiye'nin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelesinin kararlılıkla devam ettiğini belirten Bahçeli, 'fırsatçı muhalefet partilerinin sorumsuz açıklamalarının, sakat tekliflerinin, sağduyudan yoksun değerlendirmelerinin haddi ve hududu aştığını' söyledi.

    Bahçeli, 'bazı gazetelerin ve köşe yazarlarının planlı zillet propagandasına kurşun askerlik yapmasının husumet cephesindeki hareketliliği gözler önüne serdiğini' savunarak "Türkiye’nin erken seçim gündemi olmamasına rağmen; ısrarla, inatla, iddiayla seçim olacak diyenler sadece hayallerinin oyuncağı değil, aynı zamanda kirli maksatlarının da esiridir. Cumhur İttifakı’nın ortak ve sarsılmaz kararı açıktır. Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleri 2023 yılının haziran ayında yapılacaktır" dedi.

    CHP'den İYİ Parti'ye, HDP'den diğer partilere kadar bütün siyasi aktörlerin hesabını buna göre yapmak durumunda olduğunu belirten Bahçeli, "Tezvirat müelliflerinin erken seçim dayatması beyhude çabadır. Millete hizmeti değil hezimeti reva gören zillet ittifakının içine düştüğü yozlaşma ve çaresizlik acınacak seviyelerdedir" diye yazdı. Bahçeli, şöyle devam etti:

    • "CHP’nin Dersim isyanından özür dileme sırasına girmesi, yüzleştik helalleştik hezeyanları bir bakıma aziz Atatürk’ün eserlerine ve emanetlerine tam bir ihanet olarak karşımızdadır. Kılıçdaroğlu’nun terörist Demirtaş’ın haksızlığa uğradığını ifadeyle birlikte HDP’yi siyasal hayatımızın vazgeçilmez unsuru olarak tanımlaması terör örgütüyle suç ortaklığını teşhir etmiştir.

    'Parlamenter sistemle ilgili çağrıları akıl tutulması, siyasi tükenmişliktir'

    • Bölücülüğün siyasi ayakları alenileşmiştir. CHP yönetiminin Cumhuriyet’in kuruluş rotasından sapması hem kendi tarihine hem de milletimizin hükmü şahsiyetine dış bağlantılı operasyondur. Milliyetçi Hareket Partisi’nin 100 maddelik anayasa önerisinden hemen sonra paçaları tutuşan CHP, İP ve gizemli ortakları HDP’nin eşzamanlı olarak güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’le ilgili çağrıları akıl tutulması, siyasi tükenmişliktir.
    • Türkiye, Parlamenter Sistemi denemiş, ancak kargaşadan ve krizden başka bir netice alamamıştır. Parlamenter Sistem, siyasi anlaşmazlıkları tırmandırmış, kısa ömürlü koalisyon hükümetleriyle ülkemize enerji ve zaman kaybettirmiştir. Devlet yönetimindeki kilitlenmeler, erkler arasındaki gerilimler, siyasetteki cepheleşmeler, bir yanda demokrasi dışı arayışları kamçılamış, diğer yanda sosyal ve ekonomik bunalımları tetiklemiştir."

    Bahçeli, milli birlik ve dayanışma ruhunun parlamenter sistemin açmazlarından dolayı ağır hasar gördüğünü ifade etti. "Türk milletinin istikbale yönelik irade ve mesajı Parlamenter Sistem’in muazzam bir yönetim reformuyla aşılması demek olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yani Türk Tipi Başkanlık Modeli’dir" diyen Bahçeli, şöyle konuştu:

    • "Eskiye dönüş uçurumdur. Parlamenter Sistem ezberlerinin ardındaki niyet Türkiye’nin yükseliş ve büyüme isteğini engellemektir. 'HDP’ye hakaret edilerek toptan Kürtlere hakaret ediliyor' diyebilecek kadar gözünü ve gönlünü karartan, bir ara da HDP’yi Kürt siyasal hareketi olarak görerek terörün değirmenine su taşıyan İP’in başkanı, bölücülüğün yeni reklam yüzü olarak sivrilmiştir.

    'HDP’nin takdir ve taltif edilmesi, bir bakıma Asala’ya onaydır, Ermeni diasporasına selamdır'

    • Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HDP’nin geciken kapatma davasını tekrar açması gereken şu günlerde, CHP ile İP’ten PKK aparatına övgüler yükselmesi esasen şühedaya hakarettir. Aynı zamanda sözde Ermeni soykırımı tanıyan terör uzantısı HDP’nin takdir ve taltif edilmesi, bir bakıma Asala’ya onaydır, Ermeni diasporasına selamdır.
    • Unutulmasın ki, dağda elde edilmiş stratejik üstünlüğün Meclis’te kaybına göz yummamız mümkün değildir. CHP ile İP, HDP tarafından tutsak alınmıştır. Bu tablo Türk siyaseti ve demokrasi adına utanç verici bir durumdur. CHP ile İP’in mafyalaşmış siyasetten bahsetmesi hezeyandır. CHP’nin uyuşturucu baronlarıyla nasıl içli dışlı olduğunu biraz hafıza tazelemesi yapanlar hemen göreceklerdir."
    • Asıl mafya, asıl kanun kaçağı, asıl millet düşmanı terör örgütleriyle elele verenlerin bu kapsamda ne konuşmaya yüzleri ne de insan çıkacak halleri vardır. Cumhur İttifakı’nı mafya ile ananlar bozuk maya ve mizaçlarına boyun eğmişlerdir.

    'Türkiye’de mafya düzeni değil, milletin egemenliği hakimdir'

    Bahçeli, Türkiye'de çetelerin hükmünün bittiğini belirtti. "Hukukun üstünlüğü varken mafyanın varlığı düşünülemeyecektir. Türkiye’de mafya düzeni değil, milletin egemenliği hakimdir" diyen Bahçeli, devamında "Bilhassa terörle mücadelenin kahramanca ve üstün başarıyla yürütüldüğü, şehit ve gazilerimizin eşsiz fedakârlıklarıyla milli güvenliğimizin emniyete alındığı bir süreçte, teröristlerin korkulu rüyası değerli komutanlarımızın manşetlerle lekelenmeye çalışılması düşmanca bir tertiptir" diye konuştu. Bahçeli, şunları söyledi:

    • "Askeri operasyonların azimle icrasından korkan işbirlikçilerin Türk Silahlı Kuvvetlerimizin şerefli komutanlarına ve emniyet güçlerimize iftira atması aşağılık bir komplodur. PKK’ya diyet ödeyen kimliksizlerin, cezaevindeki FETÖ’cüleri garip ve masum gören köksüzlerin neye ve hangi şirret hesaplara hizmet ettikleri bellidir. Bu hesap Türk milletinin engin iradesine çarpıp dağılacaktır. Kötü emel sahipleri de mutlaka hesap verecektir. Bundan kaçış ve kurtuluş yoktur.

    'Krizsever CHP ile uydusu İP’in yanlıştan dönerek Türkiye’nin güçlenmesine destek vermesi samimi tavsiyemdir'

    • Türkiye, Cumhuriyet’in 100. yıldönümünü çatısının Başkanlık Sistemi’nin ana ilkelerince örüldüğü, milli ve manevi değerlerden ilhamını alan, yalnızca bize özgü yeni bir anayasa marifetince kutlayıp karşılayacaktır. Bu hedef Cumhur İttifakı’nın milletine sözü, gelecek nesillere karşı görevidir. Krizsever CHP ile uydusu İP’in yanlıştan dönerek Türkiye’nin güçlenmesine, Türk milletinin varlık ve birliğine destek vermesi samimi tavsiyemdir. Demokratik ve sivil nitelikli bir anayasa hazırlayıp Türkiye’yi ayak bağlarından kurtarmak, bu suretle önümüzdeki yüzyıla Türk milletinin mührünü vurmak en temel gündem konusudur."

    '100 maddelik anayasa önerimiz bugüne kadar yalnızca Sayın Cumhurbaşkanımızın bilgi ve takdirine sunulmuştur'

    Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı sonrası başlayan yeni anayasa çalışmalarına ilişkin de konuştu. Partisinin bu kapsamda 'Cumhuriyet'in 100. Yılında 100 Maddelik Yeni Anayasa' başlıklı bir metni hazırladığını anlatan Bahçeli, "Üstlendiğimiz tarihi sorumluluk ahlakının gereği bihakkın yerine getirilmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi’nin milletimizin artan beklentilerine duyarsız ve ilgisiz kalması düşünülemeyecektir" dedi.

    "Aylardır üzerinde çalışılan anayasa önerimizin muhtevasını bilmeden, bazılarının anayasa allamesi kesilmesi, sonra da kerameti kendinden menkul bir anlayışla kusur aramaya koyulmaları kara mizahtır" değerlendirmesinde bulunan Bahçeli, "100 maddelik anayasa önerimiz bugüne kadar yalnızca Sayın Cumhurbaşkanımızın bilgi ve takdirine sunulmuştur. Bunun dışında metni ne eline alan, ne gören, ne de okuyan olmuştur. Kaldı ki değerli ve saygın anayasa çalışmamızın bütününe nüfuz etmeden karalamak, kötü göstermek art niyetliliktir" ifadesini kullandı.

    Bahçeli, siyasetin bir 'er meydanı' olduğunu belirterek "Varsa bir çalışması bulunan, varsa bir hazırlığı olan çıkıp milletimize açıklamalıdır. Daha bir sayfasını okumadıkları anayasa öneri metnimizi önyargılarla tenkit etmek, toptancı mantıkla reddetmek, hayal mahsulü isnatlarda bulunmak Türkiye’nin dağılan, çözülen, marjinalleşen, perişanlık yaşayan çapsız muhalefet anlayışının belgeli vesikasıdır" diye yazdı.

    'Bazı köşe yazarları kalemlerini zillet mürekkebine batırıp yalana teşrifatçılık yapmışlardır'

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in bu konudaki açıklamalarına şaşırmadığını vurgulayan Bahçeli, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun "Millet karnını doyurma derdinde, ne anayasası" cümlesi için de 'gaflet' yorumunda bulundu. Bahçeli, bu konudaki sözlerini şöyle noktaladı:

    • "CHP, İP, SP heves ve heyecanla HDP/PKK’yla kurdukları masada kaleme aldıkları anayasa taslağı mutfakta mı hazırlanmıştır. Anayasa’nın ilk dört maddesine neşter vururlarken pilava kaşık mı sallamışlardır? Bazı köşe yazarları kalemlerini zillet mürekkebine batırıp yalana teşrifatçılık yapmışlardır. Siyasi ve ideolojik taassupların enkazı altında kalmak bu tiplerin ortak özelliğidir.
    • Ciddiyetsizlerde cibilliyet yoktur. Bilmemek ayıp değildir. Fakat bilmeden biliyormuş gibi davranmak tarihi yanlıştır. Kim ne söylerse söylesin, Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü yeni bir anayasayla geleceğin yüz yıllarına cumhurun muazzam varlığıyla taşınacaktır. Süreç herkesin maskesini düşürecek, akla kara belli olacak, kim dürüst kim değil ortaya çıkacaktır. Bir yanda PKK’yla anayasa yapanlarla diğer yanda milletle anayasa yapanlar inşallah netleşecektir."

     

    Etiketler:
    Kemal Kılıçdaroğlu, CHP, İYİ Parti, Meral Akşener, AK Parti, Cumhur İttifakı, yeni anayasa, Filistin, MHP, İsrail, Devlet Bahçeli
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın