02:23 13 Haziran 2021
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 4720
    Abone ol

    CHP lideri Kılıçdaroğlu, "'128 milyar dolar nereye gitti?’ sorusundan rahatsız oluyorlar, böyle bir devlet yönetimi cumhuriyet tarihinde hiç olmadı" dedi. Kılıçdaroğlu, yer altı dünyasının Cumhur İttifakı'nın üçüncü ortağı olduğunu öne sürdü.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasına, Süper Lig'de 2020-2021 sezonu şampiyonu olan Beşiktaş'ı tebrik ederek başladı.

    Süper Lig'de yaşanan rekabetin herkesin bir şekilde dikkatini çektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Beşiktaş, bu yıl şampiyon oldu, yürekten kutluyoruz. Bu yıl kitleler kim şampiyon olacak diye bir beklenti içindeydi. Beşiktaş ipi göğüsledi. Dolayısıyla Beşiktaş'ın kulüp başkanı Ahmet Nur Çebi'ye, Teknik Direktör Sergen Yalçın'a, futbolcusundan malzemecisine, teknik heyetinden taraftarlarına kadar herkesi yürekten kutluyoruz" diye konuştu.

    Kılıçdaroğlu, "İsteriz ki güzel bir dünyada yaşayalım. İsteriz ki dünyada savaşlar olmasın, çocuklar ölmesin, kadınlar ölmesin, insanlar ölmesin. Tanrının yarattığı, Allah'ın yarattığı doğaya herkes saygılı olsun" ifadeleriyle sürdürdüğü konuşmasında, Mescid-i Aksa'da sabah namazından sonra Filistinlilere yapılan saldırının asla kabul edilemeyeceğini belirtti.

    Bu saldırının sonraki süreçte de devam ettiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "300'e yakın insan hayatını kaybetti, çocuklar var bunların içinde. İsrail'in yaptığı bir katliamdır. 21. yüzyılda yapılıyor bu. Bütün insanlığa çağrıda bulunmak hepimizin görevidir. Kan gövdeyi götürürken dünyanın demokratları ne yapıyor acaba? Neden bu çatışmayı engellemiyorlar? Neden katliamı engellemiyorlar? Orada ölen her çocuğun sorumluluğu bütün dünyada yaşayan insanları ilgilendirir. Her birimizin tek tek sorumluluğu var" ifadesini kullandı.

    Filistinlilerin, işgal edilmiş topraklarını geri almak, bağımsız bir devlet olmak istediklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, bu isteklerin de Filistinlilerin en tabii hakları olduğunu vurguladı.

    'İhvan endeksli bir dış politika, Türkiye'nin bölgedeki saygınlığına çok büyük darbe vurdu'

    Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Beni üzen, İslam dünyasındaki parçalanma... Kendi ülkesinde barıştan söz edip Filistin'de yapılan katliama sessiz kalan dünya, Birleşmiş Milletler'in bu konuda gerekli çabayı göstermemesi. Bunların tamamı önümüzde duruyor. Filistin halkıyla dayanışmamızı sürdürüyoruz. Filistin, bağımsızlık mücadelesini verirken bizim gençlerimiz de oradaydı. Gençlerimizden bazılarının mezarları hala Filistin'de. Filistin ile tarihi bağlarımız var. Filistin'in bağımsız bir devlet olarak ortaya çıkması en büyük arzumuzdur.

    Üzülerek bir şeyi daha ifade etmek isterim: İhvan endeksli bir dış politika, Türkiye'nin bölgedeki saygınlığına çok büyük darbe vurdu. Türkiye'nin bölgede bir ağırlığı vardı. Sorunlar ortaya çıktığında bölge halkları Türkiye'nin gelip sorunu çözmesi için bölgeye davet ederler, Türkiye'nin gelip bu sorunu çözmesine katkı vermesini isterlerdi. Bu ağırlığı da Türkiye, büyük ölçüde kaybetti."

    'AVM'ler açık çay bahçeleri kapalı'

    Milyonlarca vatandaşın geçinemediğini, esnafın kan ağladığını, gençlerin işsiz olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, "Namaz kılmaya bile onlarca arabayla giderken, israfın haram olduğunu bilerek bunu yaparsanız vatandaş bunu görüyor, 'Nedir bu Allah aşkına?' diyor. Elektrik, doğal gaz, su parasını ödemekte zorlandığınızı biliyorum. Türkiye'nin bütün coğrafyasında yaşanıyor bu sorunlar. 19 yıldır ülkeyi yönetenlerin pandemi sürecini yönetemediklerini, 5 maskeyi bile dağıtmaktan aciz olduklarını biliyorum. Siz de biliyorsunuz, görüyorsunuz, yaşıyorsunuz" diye konuştu.

    "Biliyorum kapanma sonrasında bile aldıkları kararların ne kadar dengesiz oldukları ortaya çıktı. AVM'ler açık çay bahçeleri kapalı" eleştirisi yönelten Kılıçdaroğlu, "Allah bunlara akıl fikir versin. Nasıl aldılar bu kararları, emin olun anlamakta zorlanıyorum" ifadesini kullandı.

    CHP lideri Kılıçdaroğlu, 2020 yılının 9 ayında 107 bin hanenin elektriğinin kesildiğini belirterek, vatandaşların her sorununu dinlediğini ve bunları dile getirdiğini anlattı.

    İktidarın "128 milyar dolar nerede?" sorusundan rahatsız olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, Merkez Bankası'nın bu rezervinin kime, kaç liradan satıldığını kimsenin bilmediğini öne sürdü:

    "Dünyanın en makul dünyanın en gerçekçi sorusunu soruyoruz. Merkez Bankası'nın kasasındaki 128 milyar dolar nereye gitti? Bilmiyoruz. Ben bilmiyorum. 600 milletvekili de bilmiyor. 83 milyon da bilmiyor. Böyle bir devlet yönetimi cumhuriyet tarihinde hiç olmadı."

    'Bari bu milletin onuruyla oynamayın'

    Türkiye'nin turizm reklamlarında "Ben maske takıyorum, sen keyfine bak" yazılı maskelerin kullanıldığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Bir sürü rezalet çıkardınız, bari bu milletin onuruyla oynamayın. Onu da yaptılar. Ben biliyorum, siz de bilin. Ben unutmuyorum, siz de unutmayın" değerlendirmesinde bulundu.

    'Bu adam sana helallik verecek mi?'

    Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın, yandaşlarını ve eski milletvekillerini birden fazla maaşla üst düzey pozisyonlara atadığını; ekonomik ve siyasal bir buhranla vatandaş karşı karşıyayken iktidarın keyif içinde yaşadığını iddia etti.

    Bir lokanta işletmecisinin kendisine gönderdiği elektronik postayı paylaşan Kılıçdaroğlu, bu esnafın, 438 günde sadece 187 gün lokantasını açık tutabildiğini, krediyle borçlarını ödemeye çalıştığını ve devlet desteğinin yeterli olmadığını yazdığını aktardı.

    Kılıçdaroğlu, esnafın sorunlarını dile getirmeye devam edeceğini vurgulayarak, "Bütün bunlar olurken yaptıkları rezaleti, haksızlıkları biliyorlar, milleti nasıl perişan ettiklerini biliyorlar, şimdi helallik istiyor. Nasıl bir helallik? Sormak istiyorum; kör kuruşa mahkum ettiğin esnaf, işsiz bıraktığın milyonlarca genç, yatağa aç giren çocuklar, onların anneleri ve babaları, pazar artıklarından beslenen yüzbinler sana helallik verecek mi? Dükkanı kapalı, ayladır çalışmıyor, icra memuru kapıda, bu adam sana helallik verecek mi? Onlar da 'Biz hakkımızı helal etmiyoruz. Sorumlusu kim? Bizi yöneten sensin, sana oy verdik, bizi aç bıraktın, perişan ettin, çocuğumuzu işsiz bıraktın, sana hakkımı nasıl helal edeceğim?' diyor" sözlerini sarf etti.

    Kamu-özel işbirliği yatırımlarını yapanlara devlet tarafından yapılan ödemelere de değinen Kılıçdaroğlu, iktidarın esnafa para vermezken, söz konusu projelerin müteahhitlerine milyarlarca dolar ödediğini ifade etti.

    Kılıçdaroğlu, dolar kurunun yükselmesinden kimin nemalandığını da sorarak, "Beşli çete. Dolar arttıkça bunların keyfi yerinde. Öyle bir sözleşme yapmışlar ki sadece dolar artışından değil, ABD'de enflasyon yükselirse onun da payını veriyorlar. Şu memleket yönetimine, şu acı tabloya bakın" dedi.

    Orta Çağ mantığıyla 21. yüzyılda devlet yönetilemeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, "Devleti öyle yöneteceksin ki sen milletten değil, millet senden helallik isteyecek. Özrün kabahatinden büyük, hatalarını, milleti nasıl perişan ettiğini görüyorsun; 'Bana helallik verin'. Niye versin kardeşim?" diye konuştu.

    CHP olarak esnafa verilmesi gereken destek tutarları konusunda öneride bulunduklarını anlatan Kılıçdaroğlu, esnafın, SGK primlerinin ve vergilerin faizsiz ertelenmesini istediğini söyledi.

    Kemal Kılıçdaroğlu, vatandaşın ülkenin bu girdaptan kurtulması için çıkış aradığını dile getirerek, "Bu işin erbabı, milletini seven, saygı duyan, hayatı boyunca varlığını, canını, malını, düşüncesini millete feda eden bir liderimiz vardı; Bülent Ecevit. 'Ne ezen ne ezilen; insanca, hakça bir düzen' derdi. Size onu vadediyorum, ne ezen ne ezilen; insanca, hakça bir düzen olacak" ifadesini kullandı.

    İktidara gelmeleri halinde ilk 6 ay içerisinde Türkiye'ye huzur ve barış geleceğini, kamplaşmanın biteceğini, kimsenin kimliği, inancı ve yaşam tarzından dolayı sorgulanmayacağını öne süren Kılıçdaroğlu, "Bu memlekette kim yaşıyorsa başımın üstünde yeri var. Herkesi kucaklayacağım. Benim bu millete bir sözüm var, Allah'ın izniyle iktidar olduğumuzda, FETÖ'nün siyasi ayağını çıkaracağım, mafyanın da siyasi ayağını çıkaracağım" görüşünü paylaştı.

    'Türkiye'yi uyuşturucunun ve insan kaçakçılığının merkezi haline getirdiler'

    Kılıçdaroğlu, Türkiye'de yeraltı dünyası çetelerinin ortaya çıkmaya başladığını dile getirerek, "Kurtuluş Savaşı'nı veren ve bütün mazlum milletlerin örnek aldığı Türkiye Cumhuriyeti'nin nasıl olup da yeraltı dünyasının çeteleriyle kol kola gezdiğini" sordu. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Cumhur İttifakı'nın üçüncü ortağı çıktı. AK Parti, MHP ve yeraltı dünyasının çeteleri. Üç ortaklı. Şimdi diyecekler ki 'Nereden çıktı mafya, nasıl üçüncü ortak oldu?' Anlatacağım. Meşru bir siyasi partinin genel başkanı, eğer bir yeraltı dünyası liderini hapishanede ve hastanede ziyaret eder, onun için özel af çıkarılmasına yönelik çalışır, onun taleplerine iktidar partisi boyun eğip 'Senin için af çıkarıyoruz' derse ve hapisten çıkarırsa bu kişi üçüncü ortak olur mu olmaz mı? Yeraltı dünyasının çeteleri gücü siyasi iktidardan alıyor, sırtlarını oraya dayamışlar. 19 yıldır devleti yönetiyorlar, 19. yılın sonunda Türkiye'yi uyuşturucunun ve insan kaçakçılığının merkezi haline getirdiler. Eğer bir ülke uyuşturucu ve insan kaçakçılığının merkezi haline gelmişse arkasında güçlü bir siyasi destek vardır."

    '5 ton kokaini getiren kimdi' diye soran oldu mu?

    Kolombiya'dan Türkiye'ye gelen gemide 5 ton kokain ele geçirildiğine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, "'5 ton kokaini getiren kimdi, hangi adrese teslim edilecekti' diye soran oldu mu? Bilmiyoruz. Sormadılarsa, bu uyuşturucu kaçakçılığına ortaktırlar. Sormayan ortaktır, siyasi desteği vermiştir. Biz kimi görüyoruz? AK Parti Genel Merkezi'ndeki 'Pudra şekeri çektim' diye kokaini çeken genci görüyoruz. Sordular mı o gence acaba, 'Kokaini kimden aldın, kim sana verdi?' Soramazlar" sözlerini sarf etti.

    Kemal Kılıçdaroğlu, Şubat 2019'da Mersin Limanı'nda bir gemide 615 kilogram kokain yakalandığını anımsatarak, bunun sahibinin kim olduğu konusunda da iktidardan bir açıklama yapılmadığını ileri sürdü.

    Geçen yıl Ağustos'ta Kocaeli'de bir yakalama gerçekleştiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Niye üstü örtülüyor, neden bunlar yargının önüne çıkarılmıyor? Siyasi destek aldıkları, arkasında siyasiler olduğu için. Yeraltı dünyası çetelerinin arkasında siyasi destek olursa kimse bunlara dokunamaz. Emniyet güçleri de bunlara dokunamıyor" görüşünü ileri sürdü.

    Uyuşturucu çetelerinin gelirlerini meşru bankalara yatıramadıklarını, vergi cennetlerinde tuttuklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Bir ülkenin cumhurbaşkanı, onun ailesi Man Adası'nda uyduruk bir şirket kurar, milyonlarca doları Türkiye'ye getirirse vergi vermemek için, mafya ne yapmaz? 'O cumhurbaşkanı, ben de yeraltı dünyasının lideriyim. Zaten el ele, kol kolayız' diyecektir. Bunu söyledim diye tazminat davası açtılar, hakim tayin ettiler, hakim tazminata mahkum etti. Bu kardeşiniz 'Pes' dedi mi? Demeyeceğim. Bu milletin hakkını, hukukunu sonuna kadar koruyacağım" diye konuştu.

    Kılıçdaroğlu, OECD ülkelerinde kara parayla mücadele için kurulmuş örgütlerin bulunduğunu, Türkiye'nin de OECD üyesi olduğunu dile getirdi.

    Kurumlar Vergisi'ne, 1 Ocak 2006 tarihinde, "Vergi cennetlerinden gelen para yüzde 30 vergilendirilir" hükmünün eklendiğini, bunun Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile yürürlüğe gireceğinin belirtildiğini aktaran Kılıçdaroğlu, bu kararnamenin 15 yıldır çıkmadığını ileri sürdü. Kılıçdaroğlu, bunun yeraltı dünyasının talebi nedeniyle çıkmadığını iddia etti.

    Kılıçdaroğlu, eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın eşinin, Bakanlığa dezenfektan satışı yapmasını nüfuz ticareti olarak adlandırdıklarını, bunun kanunda suç olduğunu ifade ederek, "Balık baştan kokar" dedi.

    Pekcan ile ilgili Meclis Araştırma Önergesi vereceklerini bildiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

    "Adım gibi eminim; AK Parti ve MHP milletvekilleri el kaldırıp, ‘Bunu soruşturmayın’ diyecekler. Neden? 'Biz mafyanın ortağıyız, buradan başlarsanız sıra mafyaya gelir.’ diyeceklerdir. İnşallah yanılırım. Siyaseti mafya teslim aldığında, ülke düzelmez. Çikolata kutularında rüşvet alanlar oldu. Rüşvet alan birisini büyükelçi atıyorsun. Büyükelçi tayin etmenin ne anlama geldiğini biliyor musun? Bu kişi arabasında Türk Bayrağı taşıyacak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni temsil edecek. Mafya ile kol kola girerseniz bu tablolar çıkar. Bütün dünya şöyle bakacak; Bu Türkiye, burada her türlü yeraltı işlemi olur, rüşvet gırla, uyuşturucu gırla, insan kaçakçılığı gırla. Hukuk, adalet, burada yok… Beni üzen, kahreden de bu. Nasıl olur da Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu pozisyona düşer.”

    Mafyanın bir başka özelliğinin de devleti ele geçirmeye çalışması olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Zindaşti denen birisi vardı, yeraltı dünyasının en önemli aktörlerinden birisiydi. Uyuşturucu ticareti yapıyordu. Kimlere ne kadar para verdi, iktidar partisini ve onun küçük ortağını ne kadar finanse etti, bilmiyoruz. Sözüm söz, bunları ortaya çıkaracağım" ifadelerini kullandı.

    Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın istifa ederken, “At izi it izine karıştı” dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, bu sözün anlamının, 'kanunsuzluk o boyutlara ulaştı ki artık bu işin içinden ben çıkamıyorum' olduğunu iddia etti.

    Kemal Kılıçdaroğlu, "Devleti yönetenlerin adil olması, vatandaştan alınan verginin hesabını millete vermesi gerekir. Eğer devleti yöneten kişi, mal varlığı dolayısıyla bir başka ülke tarafından tehdit ediliyor ve tehdide karşı sesini çıkaramıyorsa aynı zamanda yer altı dünyasına teslim olan kişidir" dedi.

    'Sizin şahınız gelse benim sözümü kesemez'

    SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz hakkında açılan bir davanın olduğunu ancak bu kişinin daha önce yurt dışına çıkışına izin verildiğini öne süren Kılıçdaroğlu, bu kişinin dün yapılan yargılanmasında tutuklanmasına karar verildiğini anımsattı.

    Korkmaz’ın yurt dışında olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

    "Siz milletle dalga mı geçiyorsunuz? Mafya bunların üçüncü ortağı, hatta en güçlü ortağı. Mal varlığı üzerindeki tedbirlerin ivedilikle kaldırılması talimatını veren savcı da şu an Adalet Bakanlığında, Bakan Yardımcısı. Vallahi de billahi de bunların yatacak yeri yok. Böyle bir rezalet Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görüldü mü? Ben isyan etmeyeyim de kim isyan etsin. İçlerinde aklı başında insanlar da var. Cemil Çiçek, ‘Bu iddiaların yüzde 1’i dahi doğru olsa felakettir’ diyor. Ne iddiası; hepsinin dokümanı, hepsinin belgesi var. Şu devletin, şu adliyenin, şu Adalet Bakanlığının düştüğü hale bakın.

    Her alanı kirlettiler. Devletin içinde ciddi bir çürüme var. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde mafya liderleri bildiri yayınlıyor. Hangi demokratik ülkede mafya liderleri bildiri yayınlar? Bildiride, ‘Biz Cumhur İttifakı'nı destekliyoruz.’ diyor. Daha ne desin. ‘Biz ortağıyız.’ diyor. Sadece 'destekliyoruz' değil, ‘muhalefeti de eleştiriyoruz’ diyor. ‘Hele Kılıçdaroğlu var ya onun da burnundan getireceğiz’ diye laflar ediyorlar. Sizin şahınız gelse benim sözümü kesemez. Biz ülkemizi, insanımızı seviyoruz ve hizmet etmek istiyoruz. Namusumuzla, aklımızla, bilgimizle, birikimimizle, adaletle hizmet etmek istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'ni, bir avuç mafya artığına ve onun yöneticilerine asla bırakmayacağız. Gücümüzü halktan alacağız. Bu ülkeye gerçek anlamda demokrasiyi, adaleti getireceğiz."

    Etiketler:
    Kokain, Uyuşturucu, Kolombiya, 128 milyar dolar, Dolar, Kemal Kılıçdaroğlu, CHP
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın