22:23 24 Haziran 2021
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 2569
    Abone ol

    ABD Dışişleri Bakanlığı'nın mesajı sonrası konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Filistin'de yaşanan zulme karşı çıkmayı sürdüreceğiz. Zulme direnmek ve mazluma sahip çıkmak için bir bedel ödenmesi gerekiyorsa, bunu da ödemekten asla çekinmeyeceğiz" dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla gençlerle bir araya geldi.

    Sözlerine "Gazi Mustafa Kemal'in 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışıyla yakılan İstiklal meşalesi Anadolu'yu sarmış ve cumhuriyetin kuruluşu ile nihai hedefine ulaşmıştır" diye başlayan Erdoğan, kutlu yürüyüşte verilen her mesajın 'ya istiklal ya ölüm' kararlılığının ifadesi olduğunu söyledi.

    "Ülkemize yönelik tehditler kimi zaman milletimizi değerlerinden koparma gayretleri, kimi zaman terör örgütleri eliyle varlığımıza saldırı olarak ortaya çıkmıştır" ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

    • "Türkiye'nin başlattığı her demokrasi hamlesinin önünü kesenler bilerek ya da bilmeyerek sinsi oyuna hizmet etmişlerdir. Son 19 yılda sağladığımız güven iklimi sayesinde ülkemiz her alanda kendi gerçek potansiyelini hayata geçirme imkanına kavuşmuştur. Türkiye halen içinde geçmekte olduğu süreci başarıyla tamamlandığında 21. yüzyılda küresel sistemde hak ettiği yeri alacaktır.
    • Sınırlarımızı terör koridoruyla kuşatma, ekonomimizi sinsi tuzaklarla çökertme, kirli yöntemlerle milli iradenin arkasından dolaşma hesabı yapanlar bulunuyor. Dün nasıl silahını bize doğrultan düşmanlarla içimizdeki gaflet ve delalet eğilimine rağmen mücadelemizi başarıyla ulaştırmışsak, bugün de aynı kararlılığa sahibiz. 19 Mayıs'ı, işte bu güçlü duruşun sembolü olarak görüyoruz.

    'Saat 19:19'da vatandaşlarımızla birlikte İstiklal Marşımızı okuyacağız'

    • Salgın şartları sebebiyle diğer pek çok önemli günümüz gibi 19 Mayıs'ı da arzu ettiğimiz coşkuyla geçirememenin üzüntüsü içindeyiz. Buna rağmen mevcut şartlar çerçevesinde 19 Mayıs heyecanını yaşamak için her türlü gayreti göstermekten geri durmayacağız. Bu akşam saat 19:19'da vatandaşlarımızla birlikte balkonlarımıza, kapı önlerine çıkıp yürekten gelen bir sesle İstiklal Marşımızı okuyacağız."

    Erdoğan, sözlerinin devamında İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarına değindi. "Türk milletinin her kökenden, inançtan, mezhepten, ve meşrepten insanıyla gerçekleştirdiği zaferin manasını eski coğrafyamızda yaşanan hadiseler çok daha iyi gösteriyor" diyen Erdoğan, "Saçtıkları fitne tohumlarıyla bu kötü manzaranın ortaya çıkmasına sebep olanlar kurtarıcı edasıyla çok daha büyük yıkımlara sebep olmaktan geri durmuyor. 30 yıl önce Balkanlarda, Kafkaslarda yaşanan katliamlar hala gözlerimizin önündedir. Suriye'de 10. yılını geride bırakan krizin yol açtığı sonuçları her gün tekrar tekrar yaşıyoruz. 2. Dünya savaşından sonra Filistin topraklarında başlayan sürgünleri haydutluklar son haftalarda yeniden zirve yapmıştır" ifadesini kullandı.

    'Bize 'Erdoğan bu şekilde konuşmamalı' diyorlar, ne yapmalı, alkış mı tutmalı?'

    Yüzlerce masum insanın, teknolojinin son ürünü ağır silahlarla öldürüldüğünü ifade eden Erdoğan, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın kendisine yönelik mesajına atıfta bulunarak "Dünyaya hukuk, özgürlük vaazı veren kurumlar ve devletler ise bu zulmü sessizce seyrediyor. Öbür taraftan bize 'Erdoğan bu şekilde konuşmamalı' diyorlar. Ne yapmalı? Alkış mı tutmalı? Biz zulmü gördüğümüz yerde en yüksek eda ile haykıracağız. Biz kanayan bir yara gördük mü ciğerimiz yanar" dedi.

    Gençlere "19 Mayıs ruhunu tıpkı ilk günkü gibi yaşatmaya var mısınız?", "Gençler, 23 Nisan ruhunu tıpkı o günkü heyecan ve coşkuyla sürdürmeye var mısınız?", "Gençler, uğrunda büyük acılar çektiğimiz demokrasimize gözümüz gibi bakmaya var mısınız? Gençler, Türkiye'ye çelme takmaya kalkanlara derslerini vermeye var mısınız?" sorularını yönelten Erdoğan, şöyle devam etti:

    'Haklının güçlü olduğuna inandığımız bir dünyayı kurmak için Türkiye var'

    • "İşte Filistin'de gördüğünüz gibi 8 yaşında, 10 yaşındaki çocuk babası şehit ediliyor, annesi şehit ediliyor, kardeşleri şehit ediliyor, o çırpınarak onların arkasından gidiyor. Ve şu ifadeye bakın: 'Baba yolun açık olsun.' Ve biz de babası için şahadete kavuştuğu bu yolculukta yolun açık olsun diyecek kadar şuurumuz var. Biz de o yavruyla birlikte şahadet yoluna çıkanlara 'yolunuz ve yolumuz açık olsun' diyoruz. Birileri şöyle demiş böyle demiş, onlar bizi ilgilendirmiyor. Bizi ilgilendiren hak, adalet, demokrasi diyorsak gereğini yapacağız. Güçlüyüm, öyleyse haklıyım. Hayır hayır. Güçlü her zaman haklı diye bir şey yok. Haklının güçlü olduğuna inandığımız bir dünyayı kurmak için Türkiye var.

    'Kapımıza sığınanlara sahip çıkmaya devam edeceğiz'

    • Kudüs'te, Gazze'de ölen çocuklar değil insanlığın bizatihi kendisidir. Yıkılan evler insanlığın başına çökmektedir. Medeniyetimizin ve ecdadımızın bize emri zalime karşı çıkma, mazluma kol kanat germek. Gençlerimizle birlikte dünyanın her yerinde Filistin'de yaşanan zulme karşı çıkmayı sürdüreceğiz. Kapımıza sığınanlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. Zulme direnmek ve mazluma sahip çıkmak için bir bedel ödenmesi gerekiyorsa bunu da ödemekten asla çekinmeyeceğiz."
    Etiketler:
    Mücadele, Saldırı, Filistin, İsrail, ABD, Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın