00:42 17 Haziran 2021
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 35195
    Abone ol

    Sedat Peker'in yayınladığı videolarda dile getirdiği iddialara yanıt veren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu , "Biz tecavüzcü değiliz, uyuşturucu kullanmadık. Demirden korkan trene binmez. Açsınlar videoyu izlesinler. Çocuğuna dediği gibi yapılmış mı yapılmamış mı? Karısının iç çamaşırına sığınan edepsiz" dedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu TRT Haber'de Aysun Torun, Yahya Bostan ve Melik Yiğitel'in sorularını yanıtladı.

    Soylu, organize suç örgütü lideri Sedat Peker'in videosunda bahsettiği kendisine koruma verdiğine ilişkin iddiaya dair "Benden 1,5 yıl önce koruma verilmiş, benim zamanımda da alındı" dedi.

    Canlı yayında Peker'in İstanbul'daki evine yapılan polis operasyonunun görüntüsünü paylaşan Soylu, Peker'in eşine ve çocuklarına silah doğrultulduğu iddialarını yalanlayarak, "Karısının iç çamaşırına sığınan edepsiz" ifadesini kullandı.

    Ayrıca Soylu, hakkındaki iddialarla ilgili savcıya bildiklerini anlatacaklarını söyleyerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la henüz konu hakkında görüşmediklerini belirtti.

     

    ​Soylu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:

    • Süreç boyunca sağlık sistemimiz hiçbir zaman alarm vermedi. 63 bin seviyelerinden 10 bin seviyelerine indik. Bu süreci yönetebiliyoruz. Bizim geçişlerimizin de tedbirli olması lazım. Vatandaşlarımız da bu süreçte birçok fedakarlık ortaya koydu. 1 Haziran'dan itibaren daha rahatlayacağımıza inanıyorum. Niyetimiz mümkün olduğunca kısıtlamaları ortadan kaldırabilmek. Aşılamada ivmeyi yakaladığımız zaman rahat bir adım atacağız. Birinci aşılama bitti, ikinci aşılamada önemli bir noktaya geldik. Bazı sektörleri kendim arıyorum, "Ne olursunuz biraz daha sabredin" diyorum.

    'Bekçinin dayak yemesini, kafasının gözünün kırılmasını mı bekleyecekti?'

    • Bekçilik sistemi, Sayın Cumhurbaşkanımızın Türkiye'ye emanet ettiği, polis teşkilatımızın sisteminin başarılı bir şekilde yürütülmesini sağlayan sistemin adıdır. Hayat, sosyal medyanın kadrajından görülmüyor. Uyarmış, havaya ateş açmışlar. Aynı zamanda yakıcı meşaleler kullanmışlar. Uyarmış, demiş ki 'Tamam yapın ama biraz mesafe ortaya koyun' Orada dövmüşler bekçiyi. Dövebilirler mi? Bir bekçi... Yani ne olacak? Orada insanca uyarıyor. Diğerleri de onu kurtarmak için havaya ateş açmış. Ne yapacaktı? Bekçinin dayak yemesini, kafasının gözünün kırılmasını mı bekleyecekti? Aksaray'da Yenikapı'da olan... Adam uyuşturucudan aranıyor, yakalanmış, celalleşiyor. Ters kelepçeyi vurmuş, 'Sen bana bunu nasıl yapıyorsun' diyor. Hapse gitti. Yani her meseleyi o kadar egzajere etmeye, abartmaya, kötülemeye çalışıyorlar ki... Biz hep kötüyüz ama sonuçlar öyle çıkmıyor.
    • Bekçilerimizin toplam 5 aylık bir eğitim süreci var. Buradaki muradımız şu: Uyuşturucudan, hırsızlığa ve terör olaylarına kadar başarı sağlamak. Vatandaşımız bu uygulamadan memnun. Biz memnuniyet anketleri yapıyoruz. Bekçi uygulamasına yönelik ideolojik bir bakış açısı var. Vatandaşımıza yönelik görevini aşan hiçbir muameleye müsamaha göstermeyiz.
    • Toplu taşıma, problem. Biz onun için 65 yaşa 'toplu taşımaya binmeyin, istediğiniz gibi yürürsünüz, gençler toplu taşımaya binmeyin' dedik. 'Zaten toplu taşımaya zorunlu olarak binenler var, orayı sıkış sıkış bir hale getirmeyin' dedik. Özellikle büyük şehirlerde toplu taşımada bu dönemde çok sıkıntı çektiğimizi söyleyebilirim. Yani yönetemediğimiz alanlardan bir tanesidir toplu taşıma konusu. Mesela şehirler arası taşımacılığı yönetiyoruz, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile aldığımız kararları uyguluyoruz ama şehir içi toplu taşımacılıkta yani özellikle büyükşehirlerde belediyelerle iş birliği yapamıyoruz maalesef. Toplu taşıma işini bu dönemde beceremedik. Böyle söyleyeyim. Hakikaten beceremedik, becerilebilirdi.
    • ABD Büyükelçisi randevu istiyor, vermedim, vermeyeceğim. Bugün Cumhurbaşkanımızı anti-Semitizm ile suçlayanlar, 15 Temmuz'u yapanları ABD'de saklıyorlar, ortakları da Birleşik Arap Emirlikleri'nde. Bu söylemler için bir sipariş verilmiş, anlaşılmıyor mu? Yalan ve iftira ile Türkiye iktidarını yıpratmak istiyorlar.
    'CHP'liler haydi sorun partinizin oyunu? 20,5-21. Tam 1 yıldır bu bantta gidiyor'
    • Akşener'in dediği yakışır mı? Çocukları katleden, öldüren, savunmasız masum insanları ortadan kaldıran, dinimize tasallut eden... Ne yapmış o insanlar yıllardan beri? Sayın Cumhurbaşkanımız ne yapmış? Kaç kişi almış getirmiş de Türkiye'de bakmış? Milyonlarca insana ev sahipliği yapıyoruz. Ne yaptın bu ülkeye de ne ortaya koydunuz da siz Tayyip Erdoğan'ı Netanyahu ile aynı kareye koyuyorsunuz? Gündem değiştirmek için mi? Elinize verilen sipariş mi? Sipariş siyasetinin sona ermesi gerek, Türkiye'de bitmesi gerekir. Niye yükselemiyorlar biliyor musun? Bana sorsanıza, niye sormuyorsunuz CHP'nin oyu kaç diye. Bizi uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlayan Kılıçdaroğlu, sen bir CHP'nin oyuna bak bakalım kaç. Haydi sorsun Kılıçdaroğlu, CHP'liler haydi sorun partinizin oyunu? 20,5-21. Tam 1 yıldır bu bantta gidiyor. 19,5'i de gördük ama telaş var, acele ediyorlar.
    • Türkiye, simetrik ve asimetrik birçok saldırıyla karşı karşıya kaldı. 15 Temmuz'u kim yaptı, biz mi yaptık? 15 Temmuz'un faili bugün nerede? Bugün Cumhurbaşkanımıza antisemitist diye saldıranlar, 15 Temmuz'un failini kendi ülkelerinde tutuyorlar. Ortakları da Birleşik Arap Emirlikleri. Biden, Amerika... 15 Temmuz'u biz yapmadık, onların talimatıyla oldu. Bunu hepimiz biliyoruz. Ben bu sözlerimden dolayı iki defa Amerika'dan kısıtlama almış bir insanım. Söylemeye devam ederim. Bir şey daha söyleyeyim, Amerikan büyükelçileriyle görüşmem. O hatayı bir kere yaptım. Randevu vermem. Bu ülkeye saygı duymaya başladıkları andan itibaren ancak veririm. Bu kadar basit, çok net. Sayın Cumhurbaşkanımız var, ne meseleleri varsa görebilirler. Bizim bu konudaki bütün vekaletimiz de her türlü teslimiyetimiz de Sayın Cumhurbaşkanımıza aittir.

    'HDP'ye Bakanlık' iddiası

    CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek'in, "CHP ya da Millet İttifakı iktidarında HDP'ye bakanlık verilebileceği" yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Soylu, bu konuyla ilgili fikri değil, bilgisi olduğunu söyledi.

    Bakan Soylu, şöyle devam etti:

    • Fikrim yok, bilgim var. Mesele sadece bakanlık değil, başka işler de var. İki bakanlık yaklaşık 6-7 aydır pişiyor. Size gösterince tarihini de göreceksiniz zaten. Biri başkan yardımcılığı direkt Kandil ve buradaki iş tutanlarıyla. Öteki de Kültür ve Turizm Bakanlığı. Diyorlar ki 'Bize ilk etapta İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı gibi bakanlıkları vermezler.' Göreceksiniz zaten kim konuşmuş, ne konuşmuş, nasıl konuşmuş, talep nereden gelmiş, teklif nereden gelmiş. Bu dillendirilen talebin altlığını oluşturmuşlar ve bitmiyor. 'Yok' derlerse can yakarım. Sonra yetmedi diyor ki 'valiler ve kaymakamlar' diyor. 'Aman iyi çalışın onlara yönelik de hükümeti şekillendirmeliyiz, bürokraside adamlar oluşturmalıyız' diyor. 'Her bakanlıkta bakan yardımcımız olması lazım' diyor. Bunu Kandil ve Kandil'in buradaki uzantıları söylüyor. Kandil ve uzantıları, Bakanlıklarda da adamları olsun istiyor. Hangi oyunu oynayacaklarını belirlemişler. Bir sistematik yürüyor Türkiye'nin üzerine ve 15 Temmuz'da başaramadıklarını başarmak istiyorlar.

    İçişleri Bakanı Soylu, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınırlarının dışına çıkarak asimetrik ve simetrik bütün hamleleri gerçekleştirdiğini, buradan elde edilen güçle, Karabağ'dan Libya'ya kadar hat kurulduğunu belirterek, "İç güvenlikte ne yaptık? Bugün Türkiye'de kalan terörist sayısı 260. Bugün 4 daha gitti şimdi Şırnak'ta Beytüşşebap'ta" dedi.

    5 yıl önce Türkiye'de her gün bir patlama olduğunu, şimdi ülkenin topyekun bir mücadele içerisinde bütün kapasitesini genişlettiğini vurgulayan Soylu, "Bundan 5 yıl önce Türkiye'de her gün bir patlama vardı. Şimdi bunların önüne geçtik. Bunu çekemiyorlar, tehlikeli buluyorlar. Netanyahu ile Sayın Cumhurbaşkanımızın benzetilmesinin altında tamamen bu vardır. Bütün güçlerini bir araya getirip, acaba biz bunları nasıl ekarte ederiz... Rahmetli Özal'a, Menderes'e, Demirel'e, Türkeş'e her birine söylediklerini teker teker geçmiş tarihimiz içerisinde yaşadık, biliyoruz. Türkiye bambaşka bir ivme yakaladı. Tam da bu ivmeyi ortadan kaldırmaya yönelik saldırılar devam etmektedir" ifadelerini kullandı.

    • Türkiye'ye göz koyanlar sadece dışarıda değil. İçeride de bunların şakşakçıları var. Türkiye tarihinin en büyük uyuşturucu ile mücadelesini biz veriyoruz.

    'Bataklık operasyonunun içinde FETÖ var ve buna ulaştık. 2 uyuşturucu baronunu yakaladık'

    • Bataklık operasyonunda 2 uyuşturucu baronu yakalandı. Bataklık operasyonunun içerisinde FETÖ var ve buna ulaştık. Bataklık operasyonunun içerisinde bu resimdekiler de var.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in Peker'in iddialarına ilişkin kendisine soru sormasını eleştiren Soylu, "Türkiye, ana muhalefet partisi genel başkanının sistemine kadar oturmuş, onu konuşucu hale getirmiş bir operasyonla karşı karşıya. Ana muhalefet partisinin grup başkanvekili de çıkıyor, diyor ki, böyle bir kaset çıkıyor, bilginiz olsun. Her şeyi kurgulamışlar ve her şeyi ortaya koymuşlar" şeklinde konuştu.

    Soylu, şöyle devam etti:

    • Şimdi Kılıçdaroğlu diyor ki, "Kolombiya'dan şu kirli bilgi rotasını getirir misiniz" diyor. Bunun nasıl büyük bir baron olduğunu anlatırsam herkesin aklı şaşar. 'Kolombiya'dan Türkiye'ye gelen' dedi Kılıçdaroğlu? Bunu kim söylemiş FETÖ firarisi söylemiş. FETÖ'cülerin kaynağına binen bir ana muhalefet lideri olur mu? Organize suç şebekelerinin etkisindeki bir ana muhalefet partisi lideri olur mu? 
    'Arzı da keserim, tepeyi de keserim'

    Birlik Operasyonu'nda 4 ton 182 kilogram eroin ele geçirdiklerini, Hollanda'dan Almanya ve Avusturya'ya kadar birçok ülke ile ilgili esrar ve eroin operasyonu yapıldığını anımsatan Soylu, ülkenin her yerinde uyuşturucu operasyonu yürütüldüğünü, böyle bir tablonun dünyanın hiçbir yerinde olmadığını söyledi.

    Soylu, "Biz bir işi yanlış yaptık. Cumhuriyet tarihinin en önemli işlerinden bir tanesidir ama yanlış yaptık, yapmamamız lazımdı. Adı 'Bataklık Operasyonu'. Cumhuriyet tarihinin ilk 'uyuşturucudan suç gelirleri' operasyonu. Esrar yakalamadık, suç geliri yakaladık. İşin başındayız şu anda. Soruşturma sürüyor. 2 milyarlık mal varlığı ve para, 17 şirkete kayyum ama bunu 10 ile çarpın. Turpun büyüğü heybede. Peki Bataklık Operasyonu'nda ne oldu? Bataklık Operasyonu'nda kim var? Bataklık Operasyonu'nda iki baron yakalandı. Kemal Bey der ya, 'Baronlar nerede? 92 bin adamı almışsınız'. Evet tabii, arzı da keserim, tepeyi de keserim" diye konuştu.

    Organize suç örgütü lideri Sedat Peker ile Çetin Gören'in yan yana çekilen fotoğraflarının ekrana yansıtılmasını isteyen Soylu, "Bataklık Operasyonu'nda, Çetin Gören, dünyanın en büyük baronlarından bir tanesi. Hollanda'dan çok adam yakalandı. Koruyucusu kim? Bu bir şey değil. Bataklık Operasyonu içerisinde FETÖ var ve ulaştık. Bataklık Operasyonu içerisinde biraz önce resmi çıkanlar da var. Çetin Gören'in kim olduğunu, nasıl büyük bir baron olduğunu anlatırsam aklı şaşar herkesin. Bunun Türkiye ile olan ilgisi, meselenin çok az bir noktasıdır ama bunu biz yakaladık" dedi.

    Soylu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısında söylediği Kolombiya'dan Türkiye'ye gelen gemiye ilişkin Said Sefa ve yakalanan FETÖ firarisi Cevheri Güven'in sosyal medyadan geçen yıl ve bu yıl yaptığı paylaşımları okudu.

    Bakan Soylu, "Bırakın bu ülkeye ihanet etmeyi, işimi yapamadığımı düşündüğüm an bir dakika koltukta kalan namussuzdur. Bu kadar basit. Bu ülke büyük bir ülke. İşimi yapamadım, bir saniye kalan namussuzdur" ifadelerini kullandı.

    Kolombiya Operasyonu'na ilişkin bilgiler aktaran Soylu, şöyle devam etti:

    • Bu operasyonu gerçekleştiren biz değil, Balkan grubu. Kılıçdaroğlu, 2020 tarihinde Balkanlar'da kimin olduğuna bir bakarsa veya o, arkadaşlarını göndersin biz ona gösterelim. FETÖ'cülerin, Amerika'dan desteklenenlerin, Birleşik Arap Emirlikleri'nin kucaklarına oturanların sözcülüğüne Cumhuriyet Halk Partisi gibi bir partiyi soyundurmasın. Bütün bunların yanı sıra Panama, o da yeni çıktı. O da tweet ile. Geleceği yer neresi, Mersin. Panama'daki malın ilk geleceği yer İtalya, konteynere yüklü. Konteyner inecek, 3 gün İtalya'da kalacak, 3 günden sonra gelecek ama öyle bir operasyon çekiliyor ki çekilen operasyonda, sanki Türkiye bu işleri koordine ediyormuş gibi değerlendiriliyor.

    • Sayın Kılıçdaroğlu ara sıra bana adam gönderir. Sonra gazeteler üzerinden farklı şeyler yaptırır... Keşke bunun için de adam gönderselerdi. Ne dediğimi anladı onlar.
    'FETÖ'cülerin kayığına binen bir ana muhalefet başkanı olur mu?'
    • 25 Şubat'ta 13 ton kokain yakalandı? Nerede? Hamburg'ta. Şansölye Merkel bu kokainin sahipleri midir diyeceğiz? Tam tersine "yakaladınız tebrik ediyoruz" dedik. FETÖ'cülerin kayığına binen bir ana muhalefet başkanı olur mu? Organize suç örgütlerinin emrinde bir ana muhalefet başkanı olur mu? Özgür Özel'in suçlamaları var. Ben sistemi ifade etmek istiyorum. HDP'den seçilen bir milletvekili bu operasyonun içinde. Bizim görevimiz dibine kadar gidip, bu meselenin esas sahibini bulmak. Bulduğumuz zaman ilan ediyoruz zaten. Bizim kadar dünya ile ortak çalışan başka bir ülke söz konusu değil. Özgür Özel bu açıklamayı saat kaçta yapıyor, video saat kaçta çıkıyor? Türkiye ana muhalefet partisi genel başkanının sistemine kadar oturmuş ve onu spekar haline getirmiş bir operasyonla karşı karşıyayız. Grup başkan vekili çıkıyor, orada böyle bir kaset çıkıyor, bilginiz olsun diyor. Her şeyi kurgulamışlar. 
    • Birleşik Arap Emirlikleri 15 Temmuz'un Amerika ile beraber failidir, net. Biz bunu nasıl değerlendiriyoruz? İçişleri Bakanlığı olarak oradaki 15 Temmuz'un faillerinden biri olan Dağhan, kırmızı kategoride, bizim 15 Temmuz'un teröristlerinden biridir ama bu konuda uluslararası anlamda müracaatlarımız da söz konusu. Bizim için 10 milyon ödülle aranan kırmızı kategorideki terörist. Birleşik Arap Emirlikleri etrafımızdaki coğrafyada, biraz önce bahsettiğim ülkelerin en önemli operasyonel partneridir.

    Cumhuriyet gazetesine ilişkin de onlarca haber başlığını gösteren Soylu, "Bu kimin ülkesinde çıkıyor bu gazete? Ne FETÖ, ne PKK, ne de DHKP-C ile arasında bir fark görmeden devam ediyor" dedi.

    Soylu'nun düzenlendiğini öne sürdüğü operasyonun arkasında kimin olduğuna ilişkin soraya da "Biraz önce Osman Kavala'yı da söyledim, çocuklarını FETÖ'cülere emanet edenleri de söyledim, devlet her şeyin kaydını tutuyor" yanıtını veren Soylu, Türkiye'nin suç örgütlerine nefes aldırmadığını söyledi.

    "Türkiye'yi uluslararası ve bölgesel bir mafya organizasyonu haline getirmeye çalışıyorlar" diyen Soylu, Azeri suç örgütü elebaşı Loto Guli lakaplı Nadir Salifov'un deport edildikten sonra Türkiye'ye geldiğini ise doğruladı. Soylu, Guli'ye ilişkin "Başka bir ülkeden pasaport aldı, Kıbrıs'a gitti, oradan Türkiye'ye geldi. Yakındaki bir koruması bunu infaz etti" dedi.

    Soylu, Peker'in 'bana koruma verildi' iddiasına da yanıt verirken, "Benden 1,5 yıl önce koruma verilmiş, benim zamanımda da alındı. Devlet dönem dönem koruma verir, bugün Kobani davasındakilerde de koruma var. Yargılananlarda" ifadesini kullandı. Peker'in DYP kongresine ilişkin iddialarını da reddeden Soylu, "Anlıyorum ki ben uzun süredir organize suç şebekesi liderinin hedefindeyim" şeklinde konuştu:

    • Türkiye ne yapmış? Özellikle organize suç meselesinde. Devlet bununla mücadele etmedi mi, etti. FETÖ bu mücadeleyi kırmak için elinden gelen her şeyi ortaya koydu. Bunu hepimiz biliyoruz. 15 Temmuz oldu, Türkiye'de ne oldu? 15 Temmuz'dan sonra sayın cumhurbaşkanımız İçişleri Bakanlığı görevine getirdi bizi. Ben ömrümde tek bir güvenlik makalesi okumamış bir adamım. Ama hükümetin bir politikası var, ben onu biliyorum.
    • Sayın cumhurbaşkanımız bize abi gibi, baba gibi davranıyor. Ben 5,5-6 yıldır kabinedeyim, bazı arkadaşlarım çok doğal olarak dillendiriyorlar. 2-3 sene önce onun değerlendirildiğini biliyorum. Türkiye'de tecrübeli, bilgili bir cumhurbaşkanımız var. Sayın Cumhurbaşkanımız organize suç örgütlerine fırsat veremeyiz dedi. Bu olağanüstü halden istifade edip kanun hükmünde kararnameyle bunu çıkarıverdik. Bu bizi nereye götürdü? Türkiye'de, Ankara'da otopark mafyasının öldürdüğü insanların olduğunu biliyorsunuz değil mi? Kumrulardakiler söylesinler, arabalarını park edemiyorlardı. Yaklaşık şu an 348 operasyon gerçekleştirdik. 307 operasyon gerçekleştirdik, Ankara'da 30 çete çökerttik. Durmadan hareket ediyoruz, mücadele ediyoruz. Aynı zamanda yine bölgesel, 14 çete çökerttik. 13 bölge. Yetmedi, yine 15 Temmuz'dan bugüne kadar toplam 41 operasyonda 30 ulusal çete çökerttik. Şimdi, bütün bunlarda ne kadar insan? 2016'da 124 operasyonumuz, 2020'de 420 operasyon yapmışız. Ve sadece geçen yıl 2 bin kişiyi tutuklamışız. Nefes aldırmıyoruz organize suç örgütlerine. Nefes alırlarsa, şunu söyleyeyim, Türk töresinin lafıdır, bize gök girer, kızıl çıkar. Bir tehlikeyle daha karşı karşıya kaldık. Bir kişi çıkacak diyecek ki, toplam 4 tane soru önergesi verilmiş bana organize suç örgütleriyle ilgili. Şimdi, bir tehlikeyle daha karşı karşıyayız. Türkiye'yi aynı zamanda uluslararası ve bölgesel bir mafya organizasyonu haline getirmeye çalışıyorlar.
    'AK Parti iktidarının ilk başardığı iş Türkiye'yi mafya sisteminden temizlemektir'
    • Yaklaşık, etrafımızdaki coğrafyanın en önemli mafyalarını Türkiye'ye saldılar. Sayın Kılıçdaroğlu eğer şeyin ağzına bakmaz da, FETÖ'cülerin, organize suç şebekelerinin, devletin bilgilerine müracaat ederlerse bilgileri veririm. Bakın, arkadaşlar Balkanların en büyük mafyasının Türkiye'de olduğunu söyledi, Allaha şükür Antalya'da yakaladık. Arkadaşlarımız paketledi, ilgili ülkeyi aradık, teşekkür ederiz dediler. Bize verir misiniz dediler, hemen. Bizim bi idari hakkımız daha var, kullandık. Biz aynı zamanda göçten sorumluyuz, size deport edeceğiz. İnanamadılar. Sizden bir isteğimiz var dediler, benim bununla yüzleşmemem lazım dedi. Ne yapmamı istiyorsun dedim, bunun kafasına çuval geçirir misiniz dediler. Kafasına çuval geçirdik, kendi polisimizi koyduk, teslim ettik. Dünyanın 12 mafyasından biri Türkiye'ye geldi. Nadir Salifov denilen adam, 20 yıl Rusya'da cezaevinde yatmış. Salifov, Loto Gulli, dünyanın 12 mafyasından bir tanesi. Birçok insan geldi gitti, bunu yakaladık. İçeri koyduk. İki gün içerisinde avukatları Türkiye'de çıkmamak üzere ve geri gönderme merkezinden bırakılmak üzere karar aldı. Geri gönderme merkezinden çıkartıp geri koydum yerine. 2-2,5 ay orada beklettik, konuşturduk, sonra da ülkesine deport ettik. Sonra başka bir ülkeden pasaport aldı, Kıbrıs'a gitti, oradan Türkiye'ye geldi. Yakındaki bir koruması bunu infaz etti. Bulgaristan, Gürcistan, bazı ülkeler bu büyük mafyaları almak istemedi. Adalet Bakanlığı'yla görüştüm, bazen hapishanede tuttum, bazen geri gönderme merkezinde. 14 mafya kendi ülkelerine ve kendi yerlerine deport ettik ve onları temizledik. Bu olayların bizatihi takipçisiyiz. Operasyonun başından sonuna kadar. Yine FETÖ'nün kucağına düşmüş Arjantin'de bulunan ve burada birçok cinayet işleyen, Gürcistan'da elimizden kaçırdığımız ve şunu bilesiniz orada hapishanede. Bizim istihbaratımız yakaladı, emniyet istihbarat teşkilatı. Milletimiz şunu bilsin ki, AK Parti iktidarının ilk başardığı iş Türkiye'yi mafya sisteminden temizlemektir.
    'Uluslararası bir operasyon var, bunlarla mücadele etmek bizim namusumuzdur'
    • ('Sedat Peker'i kim koruyor' sorusuna) AK Parti iktidarının Türkiye'de başardığı ilk iş, Türkiye'de mafya siyasetinden kurtarmaktır. Uluslararası bir operasyon var, operasyonun nasıl yönetildiğini ifade ettim. Bu bir operasyondur, ve bu operasyon devam ediyor. Bunlarla mücadele etmek bizim namusumuzdur. Bunları silmek ve süpürmek de namusumuzdur. Bu devlet suçluyla suçsuzu, haklıyla haksızı en iyi bilen anlayışa sahiptir. Alır, getirir, adalete teslim eder. Bu bir operasyondur, bu operasyon devam ediyor. Hiç kimse merak etmesin, millet bu koltuklarda oturanlara yanlış iş yaptırmaz.
    • Ben uzun zamandır organize suç örgütü liderinin hedefindeyim. Benle temas edebilmiş mi kimse? Yok. Biz herkesin hedefindeyiz. Bu iki gazeteciyi yıllardır tanırım, benim haberimin olması benim idam edilmem anlamına gelir. Keklemişler. Gitsin onlardan hesap sorsun.
    • DYP İstanbul İl Başkanlığı yaptım. Medyayla birebir ilişki yürütüyor değildim. Ama Sayın Çiller döneminde İstanbul medyasıyla önemli bir iletişim yürütüyordum. Neticede birçok ahbabım oldu. Ama Hadi Bey'i fotoğrafçılığından tanırım.

    Hadi Özışık
    © Fotoğraf : Twitter/Hadi Özışık
    Hadi Özışık ve Süleyman Özışık hakkındaki 'aracılık' iddialarına da değinen Soylu, "Yıllardan beri tanıdığım insanlar. Bu iki arkadaş, Hadi Bey'i, Günaydın gazetesindeki fotoğrafçılığından tanırım. Benim haberim olması, benim idam edilmem anlamına gelir. Böyle bir şey akıldan geçirilebilir mi? Keklemişler, ben ne yapayım. Kim keklemiş ise hesabını ondan sorsun, ayda 10 bin dolar hangi siyasetçiye gönderiyorsa ondan sorsun. Yanlışlıkla yazdıkları bir yere düşmüş" açıklamasında bulundu:

    • Benim haberim olması benim idam edilmem anlamına gelir. Böyle bir şey akıldan geçirilebilir mi, ifade edilebilir mi? Keklemişler, ben ne yapayım. Kim keklediyse, ayda hangi siyasetçiye 10 bin dolar gönderiyorsa ondan sorsun. Hangi siyasetçiye 10 bin dolar para gönderiyorsa ona sorsun. Namuslular, namussuzlar kadar cesur olmazsa o ülke ileri gitmez.

    "Burada söylemiyorum, anlatacaklarım var. Bunun hesabı sorulacak. Öyle kalamaz. Biz namusumuzu yolda bulmadık" diyen Soylu, Peker'in evine düzenlenen operasyonun görüntülerini de yayınlayarak, "Gösterin videoyu bakalım ne yapmış. Karısının iç çamaşırına sığınamaz kimse, edepsiz. Bu kurguyla karşı karşıyayız. Bu kurguyu yapanların boğazından ilmek ilmek getirmezsek Allah bunun hesabını bizden sorar" dedi.

    • Burası Türkiye, videoların bu kadar taliplisi var. Adalet, hukuk devleti. Burada söylemiyorum ama bunun hesabı sorulacak. Biz tecavüzcü değiliz, uyuşturucu kullanmadık. Demirden korkan trene binmez. Açsınlar videoyu izlesinler. Çocuğuna dediği gibi yapılmış mı yapılmamış mı? Karısının iç çamaşırına sığınan edepsiz. Terbiyesiz.

    Bakan Soylu, Sedat Peker'in evinin aranmasına ilişkin görüntüleri paylaştı:

    • 1. ve 2. videoyu izledim. Hedef Türk Devleti. Namussuz, alçak. Azdan az, çoktan çok. Sayın Cumhurbaşkanımız ile bu konuda görüşmedik.
    • Ben dava dilekçelerimde de ifade ettim, bir takım muamma işler var. Bunların hepsi, savcı beni çağıracak değil mi? Biz namusumuzu bu işle kazanmadık. İftiraların, yalanların ve bu konuda bir takım operasyonların karşısında kalabilirsiniz. Allah yakışan iftiradan korusun. Şimdi diyorlar ki şöyle oldu, böyle oldu. Ben söyledim, tekrar söylüyorum, hayatımda en nefret ettiğim mafya tipi örgütlenmelerdir. Bunlarla mücadele etmek bizim namusumuzdur. Silmek, süpürmek ve bir daha bu ülkeye bunları musallat etmemek bizim namusumuzdur. Bu operasyonu yapan benim ya. Duran bir operasyonu harekete geçiren benim. Bursa'daki operasyonun bizatihi yöneticisi benim. Orada Köfteci Yusuf'a çökmeye çalışıyorlar. Bana milletvekillerimizle geliyorlar, ben de operasyonu başlatıyorum. 2-3 ay teknik dinlemeye alınıyor, sonra operasyona dönüyor, her şey var, videolar tehditler. İzmir'de de var, İstanbul'da da var. İstanbul'u da aylar sonra operasyona döndüren benim. Başlangıcının bildirilmemesi de hatadır. Babamızın oğlu olsa, kim olursa olsun, bu ülkede mafya tipi örgütlenme yapıları üzerinden yapılanlara hayat hakkı tanımayız. Buralarda nasıl riskler alındığını, hangi adımlar atıldığını devletimizin kayıtları en güzel şekilde tutacaktır. Ben her şeyi takiple yükümlüyüm. Manav meyvesi mi takip edersin, kasap eti mi takip edersin, herkesi takiple yükümlüdür.
    • Benden 1,5 yıl önce koruma verilmiş, benim zamanımda da alındı. Devlet dönem dönem koruma verir, bugün Kobani davasındakilerde de koruma var. Yargılananlarda. Yani neden? Bir maraza çıkmasın, provokasyonla karşı karşıya kalınmasın diye. Gazeteci bir yazı yazar, tehdit edilir. Bu konudaki en büyük müşterilerimiz de gazetecilerle hakimlerdir. Devlet o gün bir karar vermiş, verdiği kararda da onun da bir nedeni vardı. Bunun üzerinden Süleyman Soylu şöyle yaptı, böyle yaptı. Sokakta gezeceksiniz, hepiniz, benim böyle bir özgürlüğüm olmayacak. Bundan şikayetçi miyim, hayır. Karayılan, 3 ay önce, gelince göstereyim, biz devlet adamlarının çocuklarına ve ailelerine saldırmayız diyor. Ama kararımızı değiştirdik bir şey kişi hariç, Süleyman Soylu. Çocuğumuz, ailemiz, her şeyimiz devletimize kurban, biz her sabah vedalaşarak çıkıyoruz. Bunları gözeterek yapıyoruz. Nasıl bir polis, güvenlik görevlisi aynı anlayışla çıkıyorsa, onun bakanı aynı anlayışla çıkmazsa orada bu milletin başına gelecek belalarda birliktelik, yaşanmaz.
    • Sayın Cumhurbaşkanımızla bu konuyu konuşmadım. Sayın Cumhurbaşkanımızı bu konuyla meşgul etmekten hicap ederim. Bana bunları konuşmayın, ağzınıza almayın diyorlar. Bütün siyasete malzeme olmuş mesele. Ben bunu anlatmayıp ne yapacağım?

    "Ben İçişleri Bakanı olarak benim görevim nerede biter? Eskiden parlamenter sistemde ikili kararname ile, bu zamanda Resmi Gazete'de gece saat 2'de, 3'de çıkacak bir haberle benim işim biter" diyen Soylu, davaların başladığını ve ifade vermeye gideceğini yineledi:

    • Ben İçişleri Bakanı olarak benim görevim nerede biter? Eskiden parlamenter sistemde ikili kararname ile, bu zamanda Resmi Gazete'de gece saat 2'de, 3'de çıkacak bir haberle biter. Ana muhalefet partisinin adamları çok endişelenmesin. Dava başladı, kendim de gideceğim, anlatacağım da. Ben çok davaların adamı oldum. Demokrat Parti zamanında 215 dava geldi bana. Biz Demokrat Parti kongrelerine kimlerle gittiğimi iyi bilirim. Demokrat Parti'de bu şekilde adamı içeri sokmazlar. Orayı gazino zannettiler.
    • Buraya gelirken mamalarla beslenerek gelmedik biz, yumruk yiyerek geldik. Sayın Cumhurbaşkanımızla bu konuda görüşmedim. Bu konuyla Cumhurbaşkanımızı meşgul etmeyi hicap ederim. Bana diyorlar ki, 'bu konuyu ağzına alma' niye anlatmayayım. Siyasete malzeme olmuş bir mesele bu. "Biz millete açık insanlarız. Milletin emanetini tasarruf ediyorsunuz. Sizinle alakalı bir şey söylendiği zaman 'aman boşver, ne alakası var' diyemezsiniz. Benim Bakanlığım sabahtan akşama kadar kamuoyunu bilgilendirici açıklamalar yapar.

    • Thodex'in sahibinin nerede olduğunu biliyoruz. Bizim kanaatimiz Arnavutluk'tadır. Tüm temaslarımız yürüyor Arnavutluk'ta. Nerede olduğunu da biliyoruz, alacağız inşallah. 
    Peker'den Soylu açıklaması: Söyledikleri cevapsız kalacak sakın zannetmeyin

    Sedat Peker, sosyal medya hesabı üzerinden, Bakan Soylu'nın açıklamalarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

    "Kıymetli dostlarım, yarın 7:30 da yeni bir video yayınlayacağım. süslü sülü benimle ilgili TRT’de konuşmalar yapmış. Ancak ben videonun çekimini tamamlamıştım. Söyledikleri cevapsız kalacak sakın zannetmeyin. Pazar günü yayınlayacağım videoda ona hak ettiği her şeyi söyleyeceğim."

    İlgili konular:

    Sedat Peker, Bakan Soylu ile arasında aracılık yaptığı iddialarını reddeden Özışık ile görüşme videosunu yayınladı
    Tolga Karel, Sedat Peker'le fotoğraflarını silen ünlüleri eleştirdi: Adamdır
    Sedat Peker, Cüneyt Özdemir'in yayınına yorum yaptı: 'Namusu maaşından fazla olan gazetecilere selam olsun'
    Etiketler:
    Sedat Peker, Süleyman Soylu, İçişleri Bakanlığı, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın