05:42 25 Haziran 2021
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 3424
    Abone ol

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, HDP'ye yönelik kapatma davasını eleştirdi. Kılıçdaroğlu, "Demokrasinin var olduğu, savunulması gerektiği bir ortamda siz bir partiyi kapatamazsınız" dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında konuştu.

    Kılıçdaroğlu, sözlerinin başında "Eğer insanın ruhunda olan temizliği kirletirseniz, ruhu temiz olmaktan çıkarırsanız, sizin topluma hiçbir yararınız olmaz. Üzülerek ifade ediyorum. Türkiye'yi bu bataktan biz çıkaracağız. Herkes bundan emin olsun. Hangi partiden olursa olsun, her partinin seçmeni gözünü bize dikmiş durumda. 'Türkiye'yi bu bataktan nasıl çıkaracaklar?' diye. Çıkaracağız. Şeffaf siyaseti getireceğiz. Herkes bundan emin olsun" ifadesini kullandı.

    Devamında Prof. Dr. Melih Bulu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanması sonrası yaşananları değerlendiren Kılıçdaroğlu, "Boğaziçi'ne malum bir kayyum rektör atadılar. Sen, o üniversiteye bırak rektör olmayı, orada hoca bile olamazsın. Kardeşim sende onur varsa istifa et. İstifa et ya. Neden istifa etmiyorsun? Hocaların görevine son veriyor, hangi mantıkla? Üniversitenin rektörü bilime düşman olur mu? Rektör bilime düşman, bilim insanına düşman" diye konuştu.

    'Parti kapatmaya yönelik hiçbir hareketi doğru bulmuyorum'

    Kılıçdaroğlu, HDP'ye yönelik yeniden açılan kapatma davasını da değerlendirdi. Demokrasinin önemine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, "Demokrasinin var olduğu, savunulması gerektiği bir ortamda siz bir partiyi kapatamazsınız. Şiddet, baskı uyguluyorsa eyvallah. Partinin yöneticileri ellerine silah alıp ortada geziyorsa eyvallah. Savcı, siyasi otoritenin talimatıyla harekete geçiyorsa demokrasiyi yok ediyorsunuz demektir" dedi. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

    • "Vatandaş gider sandıkta istediği partiye oy verir. Düşünceyi ifadeden korkmayacaksınız. Bunu yaptığınız zaman demokrasiyi bu ülkeye gerçek anlamda getirmiş olursunuz. Siz siyasi partileri düşman olarak görüp 'Kapatın kardeşim' diye Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'na talimat verip harekete geçiyorsanız orada demokrasi yoktur. Dolayısıyla parti kapatmaya yönelik hiçbir hareketi doğru bulmuyorum. 

    'Yargı bağımsızlığına kim inanacak?'

    • Benim gibi düşünmedi diye adamı öldürecek miyim ya? Gazeteciler bizi özgürce eleştirebilmeli. Siyasi partiler birbirini eleştirebilmeli, saygıyla karşılamalıyız. Hem demokrasiden bahsedeceksiniz, sonra beğenmediğiniz bir parti için 'Kapatın' diye talimat vereceksiniz. Yargı bağımsızlığına kim inanacak?"

    Kılıçdaroğlu, organize suç örgütü kurduğu iddiasıyla hakkında tutuklama kararı bulunan Sedat Peker'in videolarına da değindi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun "Mafyadan 10 bin dolar rüşvet alan siyasetçi var" şeklindeki açıklamasını da bu kapsamda değerlendiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    • "İktidar kendisini kurtarmak istiyor. Gırtlağına kadar lağım çukurunda olan bir siyasi iktidarın Türkiye'ye yararı olamaz. Ben lağım borusu patladı dedim, meğer çukurun içindeler. Koku bütün Türkiye'yi sardı, saray hissetmiyor. Çünkü lağım orada. Türkiye'yi temelden sarsan bir sürü açıklama var, saraydan tek cümle bile yok. AK Partili kardeşlerime sesleniyorum, MHP'li kardeşlerime sesleniyorum; bu lağım çukuru bu kadar kokuyu dünyaya yaymışken neden kimse konuşmuyor?

    'Ben konuşunca 24 saat bile sürmeden harekete geçiyorlar'

    • Ben konuşunca 24 saat bile sürmeden harekete geçiyorlar. Yolsuzluklar diz boyu, bir Allah'ın kulu kalem bile oynatamıyor. 'Demokrasi var' diyorlar, sen onu benim külahıma anlat. Nerede bu savcılar? Türkiye Cumhuriyeti devleti, bir hukuk devleti olmaktan çıkmıştır. Yargı asla ve asla tarafsız ve bağımsız değildir.
    • Mafyayla el ele olacaksın, tezgahı kuracaksın. 21. yüzyılın Türkiyesinin geldiği nokta bu. İktidar sahipleriyle mafya ortak devleti yönetiyorlar. Cumhur İttifakı'nın üçüncü ortağı mafyadır. Mafya bozuntuları için özel kanun çıkarmadılar mı? Gidip mafya bozuntusunun önünde el pençe divan durmadılar. Siz mafyadan talimat alıyorsunuz ya. İçişleri Bakanı açıkça sarayı tehdit ediyor. 17-25'ten söz ediyor. Para kasalarından söz ediyor. Bir siyasi her ay 10 bin dolar para alıyor diyor. Kim bu ya? Hepimizin bildiği, ama kimsenin görmediği... Nasıl bir anlayış bu? Ve Türkiye bu noktaya nasıl geldi?"

    Şentop'a teşekkür

    Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop'un rüşvet alan siyasetçi iddiasıyla ilgili İçişleri Bakanı Soylu'ya yazılı soru gönderdiğini hatırlatarak teşekkür etti. "Şentop, atanmış bir bakanın seçilmiş bir TBMM Başkanı'nı aşağılamasını nasıl karşılayacak?" diye soran Kılıçdaroğlu, "Sayın Başkana teşekkür ederim, mektup yazdığı için. Takipçisi olması lazım. O açıklamıyorsa Erdoğan'a gitmesi lazım" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, tepkisini şöyle sürdürdü: 

    'Yüzünüz hangi astardan, hangi deriden ya?'

    • "Bir hükümeti düşürecek kadar onlarca olay ortaya konduğu halde, adamlardan tık yok. Yüzünüz hangi astardan, hangi deriden ya? Hiçbir savcı korkudan soruşturma açamıyor. Kara para aklayanları bizzat talimatla önce serbest bırakıyorlar, yurt dışına çıkabilirsin diyorlar. Bunu yapan kim? Siyasetçiler. Gayet basit bir soru, bu memlekette huzur kaldı mı? En baştaki bir konuşuyor, herkes birbirine giriyor.
    • İçişleri Bakanı 'Bir siyasetçi 10 bin dolar rüşvet alıyor' dediğinde bir tek savcı kalem bile oynatamıyorsa orada adalet mi olur ya? Bu saray ve şürekası rüşvetçileri koruyor anlamına gelir. Mafya liderleri siyasiler aracılığıyla yargıyı kontrol ediyorlar. İstedikleri kararı çıkartılıyor."

    Kılıçdaroğlu, isim vermeden Demirören ailesinin Ziraat Bankası’ndan aldığı krediyle ilgili de eleştirilerde bulundu. Adaletsiz uygulamalar olduğunu vurgulayan CHP lideri, "Çiftçiye, esnafa haciz uyguluyorsunuz. Ziraat Bankasını soyan, hem faizini hem ana parasını ödemeyen ve iktidar tarafın el üstünde tutulan bir zat varken bu ülkede adalet var diyebilir misiniz? Milyonlar işsizken, asgari ücretliler geçinemezken, saray beslemeleri beş yerden, altı yerden dünyanın aylığını alıyorlar bu mudur adalet?" dedi.

    Kılıçdaroğlu ayrıca, "Mafya bozuntuları için özel kanun çıkartırsın, Harp okulu öğrencileri içeride, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, avukatlar içeride. Bu çifte standart neden? Bu mudur adalet?” ifadelerini kullandı.

    AK Partili Turan'a tepki: Aklını kiraya vermişsin, neyi temizleyeceksin sen?

    AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan'ın "Biz bu oyunlara gelmeyeceğiz. Hatalarımız varsa temizleriz" şeklindeki açıklamasını da eleştiren Kılıçdaroğlu, "En baştakini temizleyeceksin. Aklını kiraya vermişsin, neyi temizleyeceksin sen?" tepkisini gösterdi. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle noktaladı:

    • "Erdoğan sözde gençlerle beraber olacak, dondurmacıya gidiyor. Bir genç kız, ayak ayak üstüne atmış. Herkes vay efendim nasıl ayak ayak üstüne atar diyorlar. Hemen müdahale ediyorlar. Makama saygısızlık olmasın diye. Ya o makam, hırsızlara bir şey demedi. Mafyaya bir şey demedi. Ya sen kala kala kızcağız ayak ayak üstüne attı diye mi rahatsız oluyorsun? Kişiler zorla saygı sahibi olamazlar."

     

    Etiketler:
    HDP, Parti kapatma, Süleyman Soylu, İçişleri Bakanlığı, Sedat Peker, Mafya, müsilaj, Kemal Kılıçdaroğlu, CHP
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın