22:56 29 Temmuz 2021
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 20142
    Abone ol

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kanal İstanbul projesiyle ilgili tartışmaları değerlendirdi. Erdoğan, CHP'yi 'siyasi müsilaj' olarak nitelendirerek "Türkiye, Kanal İstanbul'a CHP'ye rağmen kavuşacak" dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) grup toplantısında açıklamalarda bulundu. 

    Sözlerinin başında AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına değinen Erdoğan, "Türkiye 2023 yılına yaklaştıkça partimize, hükümetimize ve ülkemize yönelik saldırıların giderek artacağı anlaşılıyor. Muhalefet sıfatıyla ortada dolaşan bir parti ve onunla aynı yolda yürüyenler Türkiye'nin önünü kesmeye yönelik bu kampanyaya büyük bir hevesle ortak olmaktadır" dedi. Erdoğan, devamında CHP başta olmak üzere muhalefet partilerini şöyle eleştirdi:

    • "Kıyılarımız nasıl müsilaj tehdidi altında oksijensiz kalma riskiyle boğuşuyorsa, siyasette de bir müsilajla karşı karşıyayız. CHP'nin başını çektiği siyasi müsilaj, milletin üzerine yağmur gibi yağıyor. Her ne sebeple olursa olsun Türkiye CHP zihniyetinin yalan ve iftira zulmüne maruz kalmaktadır. Bunun adı bir yalan terörüdür.

    'Bunlara göre herkes yolsuzluk yapmaktadır, herkes hırsızdır, herkes uyuşturucu kaçakçısıdır'

    • "Ortada klinik bir vaka söz konusudur. Başındaki zat başta olmak üzere CHP şürekasına zaten kimsenin inandığı yok. Ama onlar da kimseye inanmadıkları bir ruh haline sürüklenmiştir. Bunlara göre bu ülkedeki cumhurbaşkanından başlayarak bakanlarından, milletvekillerinden, iş adamlarına kadar herkes, esnafından, işçisinden, çiftçisinden, gençlerine kadar her kesim taammüden vatanına ihanet etmektedir. Herkes yolsuzluk yapmaktadır. Herkes hırsızdır. Herkes uyuşturucu kaçakçısıdır, herkes banka soyguncusudur, herkes satılmıştır, herkes kötüdür.

    'CHP Genel Başkanı artık siyasetin değil tıp ilminin, psikiyatrinin konusudur'

    • Ülkesini aklına gelen her türlü aşağılık sıfatla itham edecek, her tarafı suç kaynayan bir yer olarak gösterecek kadar kendini kaybetmiş bir ruh haliyle karşı karşıyayız. Siyasetçi sıfatlı bu ruh hastasına ayıracak tek bir saniyemiz yoktur. Hukuk önünde hesap sorulacak hususların avukatlarımız vasıtasıyla elbette takipçisiyiz. Diğer hususlarda ise diyoruz ki CHP Genel Başkanı artık siyasetin değil tıp ilminin, psikiyatrinin konusudur."

    Erdoğan, kamuoyunda hala tartışılmaya devam eden Kanal İstanbul projesiyle ilgili siyasiler arasında yaşanan gerilime de değindi. "Kanal İstanbul konusundaki beyanlarıyla bile ne anayasa ne yasa ne devlet adabı tanıdıklarını, millete zerre kadar saygılarının olmadığını açıkça ortaya koymaktadırlar. 'Eğer kredi verecek olursanız bunu ödemeyiz.' diyorlar" ifadesini kullanan Erdoğan, "Değerli kardeşlerim, bunlar daha şimdiden 'Ya devlet nedir, devlet yönetmek nedir?' Bunlardan haberleri bile yoktur. Uluslararası bir tahkim mekanizması vardır, bundan da haberleri yok. Biz iktidar olduk, bizden önceki borçlanmaları ödemedik mi? Ödedik. Ama bunlar devlet değil, zillet. Bunlar böyle bir şeye talip. Hayal bile değil, bunların iktidar olma süreci. Türkiye, Kanal İstanbul'a CHP'ye rağmen kavuşacak" diye konuştu. Erdoğan, CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni (İBB) de eleştirdiği konuşmasında şunları kaydetti:

    • "İstanbul'a karşı sorumlulukları yerine getirmeyenlerin Kanal İstanbul projesiyle ilgili ileri geri konuşmaları kendilerini komik duruma düşürmekten başka bir işe yaramaz. Şehrin depreme hazırlık çalışmalarından kıyılarını işgal eden müsilaja kadar hiçbir ciddi meselesinde dişe dokunur herhangi bir çabasını görmediklerimizin Kanal İstanbul'a karşı kampanya yürütmesi zavallılık işaretidir. 'Bu proje yeteri kadar tartışılmamış.' Biz tam 11 yıl önce kamuoyuna açıkladık ve günden itibaren tartıştık. Ne zaman ki milletvekilliğine aday olduk, o zaman dedik ki 'Bizim çılgın projemiz Kanal İstanbul.' Bunların siyasette zamanı takip diye bir anlayışı yok

    'Milletimiz her şeyi görüyor, vakti saati geldiğinde herkese hak ettiği muameleyi yapacaktır'

    • Projenin hemen yanıbaşında Avcılar var. 'Baktık, yerler hazırladık. Buralara yerleşebilirsiniz' diyeceğiz. Gerekirse taşıyacağız. Niye? İstiyoruz ki vatandaşımız çok daha güvenli yerlerde yaşamaya devam etsin. Depreme dayanıklı yeni konutlar inşa etmek suretiyle de İstanbulumuzda bu operasyonları yapıyoruz. Dünyanın neresine giderseniz gidin, böyle dev bir proje ülkelerin milli gurur kaynağıdır. Milletimiz her şeyi görüyor. Vakti saati geldiğinde herkese hak ettiği muameleyi yapacaktır."

    Erdoğan, devamında 'Katarlı öğrenciler sınavsız olarak imtihana girecek' başlıklı haberleri eleştirdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu konudaki paylaşımına değinen Erdoğan, "CHP'nin başındaki zatın ülkenin 2.6 milyon evladının üniversite sınavına gireceği günün arefesinde sergilediği ihanet bile bir örnek olarak yeterlidir. Katarlı öğrencilerin sınavsız tıp fakültesine gireceğini utanmadan sıkılmadan 2.6 milyon öğrenciye saygı duymayacak kadar alçalabilen bir kafa bulunuyor. Bu ne terbiyesizliktir" diye konuştu. Erdoğan, şöyle devam etti:

    • "Bu ülkenin bizimle olan bu ilişkilerini bir kenara bırakıp, 'Katarlı öğrenciler sınavsız imtihana girecek.' Bunlar yalan dersini özellikle alıyorlar. Kendi yanındakilere de aynı dersi aldırıyor. Yalan ve iftira batağına öylesine dökülmüş durumdalar ki önlerine düşen haberin doğruluğunu yanlışlığını araştırmıyorlar. Katarlı öğrenciler sınavsız tıp fakültesine girecek denilen mesele, 12 kardeş ülkeyle 1994 yılından beri var olan askeri sağlık işbirliği protokolünün imzalanmasından ibarettir. Bu askeri öğrencilerle yapılan askeri personelle anlaşma. Her protokol gibi her anlaşma karşılıklıdır. Geçtiğimiz haftalarda 4 Azerbaycanlı, 5 Afganistanlı sağlık subayı Gülhane'den mezun olarak ülkelerine dönmüşlerdir.
    • Tüm bu hakikatler gün gibi ortadayken, bu yalanla sınava giren evlatlarımızın ve ailelerinin moralini bozmanın kime ne faydası olmuştur? CHP nasıl bir siyasi çıkar sağlamıştır. Kılıçdaroğlu iftira listesine yenisini ekleyerek nasıl bir siyasi neticeye ulaşmak istemiştir. Aynı yalanı paylaşan medya ve sosyal medya mecraları utanma duymuş mudur? Bizim böyle bir kepazeliği kabullenebilmemiz mümkün değildir. Gerçekler ortaya çıktıktan sonra bile aynı yalanı söyleyen bir siyasetçiye ülkenin hangi meselesi emanet edilebilir? Ülkemizin tüm gençlerinin gördükleri her yerde Kılıçdaroğlu'nun ve CHP yöneticilerinin yakalarına yapışıp bu rezilliğin hesabını soracaklarına inanıyorum. Katar meselesi tek örnek değildir. Ataşehir'de silah maketi görüntülerini 'kız yurdu silah deposu mu' diyecek kadar sefilleşen var.

    'Bıkmadan, usanmadan milletimize hakikatleri anlatacak ve seçimlerde hak ettikleri hüsrana uğramalarını temin edeceğiz'

    • Kılıçdaroğlu'na inanan kendi tabanı nereye kadar devam edecek? CHP'nin tarihi bu kadar karanlık olmadı. Ülkeye bir katkıları olurdu artık o da yok. Çeşmenin musluğunu açmaya gidiyor, açılış töreni diyor. Silahtarağa Arıtma Tesisi'ni temel atmama töreni. Bunlarla uğraşıyorlar. Bunlar da yeni yeni giriyor. Bundan sonra daha çok şey öğreneceğiz. Şu müsilaj olayında ortaya koydukları tezlerle birçok şeyi öğreniyoruz. Bu tür haberlerde meselenin asla hakikati aramak olmadığını birçok tecrübeyle biliyoruz. İzmir'in durumu ortada. Meydanı yalan ve iftira tüccarlarına bırakmayacağız. Bıkmadan, usanmadan milletimize hakikatleri anlatacak ve seçimlerde hak ettikleri hüsrana uğramalarını temin edeceğiz.

    'Teröre karşı olduklarını Bay Kemal'den duydunuz mu?'

    • CHP ve şürekası hakikatleri çarpıtmakla uğraşırken, kendi kepazeliklere dönüp bakmıyor. Tecavüz, taciz, hırsızlık, yolsuzluk iddiası dile getiriliyor. CHP'nin hangi kayda değer bir işlem yaptığını gördünüz? Teröre karşı olduklarını Bay Kemal'den duydunuz mu? Terörle mücadele yaklaşımını duydunuz mu? CHP Genel Merkezi'nin pek çok yöneticisi ile aynı partinin belediye başkanları Assos'ta kaçak bir işletmenin açılış törenine katılıyor. Kazdağlarıyla ilgili ortalığı birbirine katan medya mensuplarından, STK'lardan en küçük bir ses çıktı mı? Bunların derdi çevre değil, tabiat değil, ağaç değil, ülkenin ve milletin kazançları, kayıpları ve istikbali değil. AK Parti'ye ve hükümete zarar vermektir.

    'Vakit taarruza kalkma vakti'

    • Vakit siyasette taarruza kalkma vaktidir. Asıl zamanımızı, enerjimizi sahaya doğrudan insanımızla temasa vereceğiz. Hayat sosyal medyadan ibaret olsaydı, tüm dünyanın yörüngesi değişirdi. Bize düşen kendimizi medya mecralarının sahte gündemlerine kaptırmadan ülkemizin ve milletimizin gerçek gündemlerine yönelmektir.
    • Biz de salgın şartlarının el vermesiyle yeniden illerimizi ziyaret etmeye başladık. Geçtiğimiz haftalarda Zonguldak ve Hatay'daydık. Bu hafta da cuma günü Sakarya'da olacağız, önce Arifiye'deki tank-palet fabrikasını ziyaret edecek sonra diğer programlarımızı icra edeceğiz. Bütün mesele birçok yalanı, iftirayı Arifiye'deki palet fabrikasının Katar'a satılıp satılmadığını oradan anlatma imkanını bulacağız. Bu ziyaretleri yoğun bir şekilde sürdüreceğiz.

    'Biz milletin bağrından doğmuş olan AK Parti'yiz'

    • CHP ve şurekası ne yaparsa yapsın sandığa gömülmeye mahkumdur. Geçenlerde emekli bir general çıktı güya milleti galyana getirmeye çalıştı. Heveslerini kursaklarında bırakmaya devam edeceğiz. Biz milletin bağrından doğmuş olan AK Parti'yiz. Biz bu milletin evlatlarıyla dostuz, onlarla birlikteyiz, onlarla aynen yola devam edeceğiz. İnşallah ülkemizi 2023 hedeflerine de biz ulaştıracak, büyük ve güçlü Türkiye'yi biz kuracak, gençlerimize de 2053 vizyonlarını da biz hediye edeceğiz."
    Etiketler:
    Eleştiri, Kemal Kılıçdaroğlu, CHP, Kanal İstanbul, AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın