00:44 20 Mayıs 2019
Canlı Yayın
    Türkiye'ye sığınan Suriyeliler

    Türkiye’nin ‘kayıp kuşak’ gerçeği: Suriyeli çocuklar

    © Sputnik /
    Yaşam
    URL'yi kısaltın
    0 07

    Türkiye’de sayıları 3.5 milyona ulaşan Suriyelilerin yarısını çocuklar oluşturuyor. Çocukların ancak yarısı temel hakları olan eğitimine devam edebiliyor. Her gün sokakta gördüğümüz, aynı mahallede oturduğumuz çocuklar ‘kayıp kuşak’ olarak aramızda yaşıyor. Suriyeli bir rehberlik öğretmeni ise bu soruna çözüm bulunmamasından şikâyetçi.

    Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'nün resmi verilerine göre, Türkiye'de yaşayan 18 yaşın altındaki Sureli sayısı 1 milyon 646 bin. Yani, Türkiye'de 3 buçuk milyondan fazla olan kayıtlı Suriyeli sayısının neredeyse yarısı çocuklardan oluşuyor. Bu sayı her geçen gün artıyor. Suriye'deki iç savaşın başladığı 2011 Mayıs ayından beri Türkiye'de doğan kayıtlı Suriyeli bebek sayısı 410 bin. Onların çoğunu her gün yollarda veya toplu taşıma araçlarında görüyorsunuz. Ama çok azını okullarda görebiliyorsunuz. Çünkü 2018-2019 döneminde temel hakları olan eğitim ve öğretime devam edebilen Türkiye'deki Suriyeli çocuk sayısı sadece 650 bin. Bu sayı geçen yıla oranla artmış olsa da 2011'den bu yana sayıları 1 milyonu bulan Suriyeli çocuk hala eğitim alamayarak ‘kayıp kuşak' olarak adlandırılıyor.

    Gözde Naz Uysal, İstanbul'un Bağcılar semtinde yaşayan ‘kayıp kuşak' çocukları ve onların eğitimine devam etmesi için uğraşan ismini vermek istemeyen Suriyeli rehberlik öğretmeni ile Sputnik için konuştu.

    BU SENE LİSEYE BAŞLAYACAKTI

    16 yaşındaki Çüheyna Sido, Suriye'de savaş nedeniyle durumları kötüleşince dört yıl önce ailesiyle birlikte Afrin'den Türkiye'ye geldi. Sınırı iki saat yürüyerek kaçak geçmelerine rağmen rahat bir yolculuk olduğunu söyleyen Sido, Türkiye'ye geldiğinde 12 yaşındaydı. Suriye ve Türkiye arasındaki eğitim farklılığından dolayı orada dördüncü sınıfa giden Sido, Türkiye'ye geldiğinde bir yıl eğitimine devam edemedi. Sido, bir sonraki yıl onun gibi savaş nedeniyle Türkiye'ye zorunlu göç eden çocuklar için kurulan Geçici Eğitim Merkezleri'nde sekizinci sınıfa kadar okudu. Şimdi çok iyi konuştuğu Türkçe'yi de burada öğrendi. Bu sene liseye başlaması gerekiyordu ama olmadı. Çünkü Bağcılar'daki Geçici Eğitim Merkezleri birer birer kapandı. Türk okulları ise kayıt için kimliği şart koşuyor. Ancak Sido ve ailesi iki yıldır uğraşmalarına rağmen hala kimlik alamadılar. Sido, "İki yıldır kimlikleri çok zor çıkarıyorlar. Göç İdaresi yılbaşından sonra kimlik almak için randevu açacaklarını söylediler. Yılbaşından sonra gittik, şimdi bir şey yok dediler. Biz de bekliyoruz. Olmazsa ne olacak bilmiyorum. Belki vatanıma döndüğüm zaman orada okula devam ederim. Şimdilik dönme planımız yok ama inşallah döneriz" dedi.

    ‘DOKTOR OLMAK İSTİYORDUM'

    Babası Türkiye'ye geldikten sonra kalp krizi sonucu vefat eden Sido, annesi ve iki kardeşi ile beraber yaşıyor. Türkiye'ye geldiklerinde 14 yaşında olan abisi burada hiç okula gidemedi ve işe girerek annesi gibi tekstil sektöründe çalışmaya başladı. Sido'nun 12 yaşındaki kız kardeşi ise Geçici Eğitim Merkezleri'nde beşinci sınıfta okumaya devam ediyor. Ama kimliği olmadığı için o da karnesini alamadı. Suriye'de okurken kendisi ve kardeşlerinin notlarının çok yüksek olduğunu ve hiç zayıfları olmadığını söyleyen Sido, "Şimdi okula gidemiyorum ama gitmeyi çok istiyorum. Çünkü eğitim güzel bir şey. Doktor olmak istiyordum. Eğer burada kalır ve kimlik alabilirsek İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne gitmeyi çok isterim. Hayalim cerrah olmak çünkü ameliyatları seviyorum" dedi. Okula gitmesi gereken yerde ev işleri yaptığını söyleyen Sido, "Arkadaşlarımın hepsi okula gidiyor. Onların geçici kimlik belgeleri var. Bu da şans işi. Onlar gitti hemen aldı, biz gidince yok şimdi yapmıyoruz diyorlar" diye konuştu.

    ‘POLİS OLMAK İSTİYORUM'

    8 yaşındaki Yossuf İsa ise iki yıl önce durumları çok iyi olmasına rağmen Halep'teki evleri yıkılınca Suriye'de kalacak başka bir yer bulamadıkları için resmi yollardan annesi ve altı kardeşi ile birlikte Türkiye'ye geldi. Suriye'de okuduğu birinci sınıfın sonunda aldığı ilk ve tek karnesini gösteren İsa'nın tek zayıfı matematik dersiydi. İsa, "Okulu seviyordum. Burada da gitmek istiyorum. Ama Geçici Eğitim Merkezleri'nde ikinci sınıf yok. O yüzden eğer gidebilseydim üçüncü sınıf olacaktım. Bütün arkadaşlarım okula gidiyor. Ben okuma yazmayı bile çok bilmiyorum" dedi. Eğitimine devam etmesi gerekirken vatandaşlığı olmadığı için okula gidemeyen ve evde oturan İsa, polis olmak istediğini söyledi.

    ‘ÇOCUKLAR DA ÇALIŞMAK ZORUNDA, ÇÜNKÜ TÜRKİYE ÇOK PAHALI'

    Yossuf İsa'nın ve altı kardeşinin annesi 35 yaşındaki Samiya İsa, çocuklarının okumasını çok istediğini ve çok üzülmeye başladığını ifade etti. Yedi kardeşten altısı okul çağında olan çocukların hiçbiri eğitimine devam edemezken en büyük üç kardeş çalışmak zorunda. Çocukların Suriye'de çok başarılı olduğunu söyleyen İsa, hep takdir ve teşekkür alan çocuklarının Türkiye'de okullara kabul edilmediğini ifade etti. İsa, "İki yıldır buradayız. Kimlik çıkaramıyoruz. Çünkü her gittiğimizde kimlik yok deyip bahaneler uyduruyorlar. Çocuklar okula gidemiyor. Çünkü kimlikleri olmadığı için Türkiye'deki okullar onları kabul etmedi. Bir yıl Geçici Eğitim Merkezleri'nde okudular. Ama bu yıl hiç Geçici Eğitim Merkezi de kalmadığı için Türk okuluna gitmek zorundalar. Birkaç tane okula gittik; okullar kimliği getirin yazdırırız diyorlar. İlla TC kimlik numarası istiyorlar; biz de istiyoruz ama alamıyoruz" dedi. Eğer okuyabilseydi en büyük kızının 12'inci sınıfa gideceğini ve eczacı olmak istediğini söyleyen İsa, eğer kimlik çıkartıp çocuklar okula gidemezse Suriye'ye geri döneceklerini söyledi. İsa, "Geçici Eğitim Merkezleri olsaydı oralarda okurlardı ama olmadığı için evde oturuyorlar. Aslında orada çok mutlulardı. Sadece çocuklarım için eğitim istiyorum" dedi. Çocukların okula gidemediği gibi bir de çalışmak zorunda kaldıklarını sorduğumuz İsa, Türkiye ve Suriye arasındaki pahalılığa dikkat çekti ve ekledi: "Suriye'de çocukların hepsi okuyordu, sadece eşim çalışıyordu. Şimdi çocuklar da çalışmak zorundalar çünkü Türkiye çok pahalı. Suriye'de bir kişi çalışıyordu bütün aile bireyleri oturuyordu. Çocuklar okula giderlerse bir tek eşim çalışıyor olacak. O zaman Kızılay gibi kurumlardan yardım almamız gerekecek. Çünkü sadece eşimin kazancı ile yaşam çok zor olacak."

    SABAH TÜRK ÖĞRENCİLER, ÖĞLEDEN SONRA SURİYELİ ÖĞRENCİLER EĞİTİM GÖRÜYOR

    31 yaşındaki ismini vermek istemeyen rehberlik öğretmeni ise Suriye'de, lise ve üniversitede felsefe dersleri veriyordu. Ailesiyle yaşadığı Suriye'den Türkiye'ye gelme nedenini anlatan rehberlik öğretmeni "IŞID bizim yaşadığımız yere geldi. Felsefe okuyanlar onlara göre kâfirmiş. Ben de oradan çıkmak zorunda kaldım. Dört sene önce kaçak olarak tek başıma Türkiye'ye geldim. Küçük kız kardeşim, annem ve babam orada kaldı. Diğer kardeşlerimin ise hepsi öğretmen olduğu için onlar da yavaş yavaş burada öğretmenlik yapmak için geldi" dedi. Türkiye'ye geldiğinden beri dört farklı kurumda çalışan öğretmen, şu an ise Bağcılar'daki bir ilkokulda rehber öğretmen olarak çalışıyor. Türk okullarında sabah Türk öğrencilerin öğleden sonra ise Suriyeli öğrencilerin okutulduğunu söyleyen öğretmen, çalıştığı okulda sadece Suriyeli öğrencilerle ilgileniyor. Bu öğretmenin çalıştığı Bağcılar'daki okulda 1350 Türk öğrenci eğitim görürken, 140 kimlikli Suriyeli öğrenci okula gidebiliyor. Suriyeli öğrenciler ise haftada 15 saat Arapça, 15 saat ise Türkçe ders görüyor. 

    'DÜNYANIN HER UCUNDAKİ ÇOCUK OKUMALI'

    Bağcılar'da sayıları beşi bulan Geçici Eğitim Merkezleri'nin dördünün kapatıldığını söyleyen öğretmen "Birçok öğrenci Geçici Eğitim Merkezleri kapandığı ve kimliği de olmadığı için Türk okuluna devam edemiyor. Bazıları da kimliği olmasına rağmen öğrenciler ve öğretmenler okulda onlara kötü davrandıkları için okula devam etmiyorlar. Öğrenciler ve öğretmenler siz bizim yerimizi aldınız diyorlar" dedi. Bu durumu çözmek için Kızılay, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve öğretmenlerle yakın temaslar kuran öğretmen, kalıcı çözüm bulunmamasına isyan etti. İsa, "Benim tanıdığım çocukları okula gidemeyen 500 tane aile var. Bağcılar İlçe Milli Eğitim konu ile ilgili bir karar çıkardı. Kimlikli veya kimliksiz bütün çocuklar okula gidecek dedi. Ama bütün okullar o kararı kabul etmedi" dedi. Müdürlüğün kararına rağmen her okulun kendi kararını uyguladığını söyleyen öğretmen, "Madem Suriyeli çocukları Türk okullarında kabul etmeyeceksiniz, neden Geçici Eğitim Merkezleri'ni kapattınız? Biz oralarda çok mutlu ve iyiydik. Ama Müdürlük bu kararı verdi. Biz de karşı çıkamadık. Merkezleri kapattınız bari kimlikli veya kimliksiz bütün çocuklar okula gidebilsin. Çünkü dünyanın her ucundaki çocuk okumalı" diye konuştu.

    İlgili konular:

    Türkiye’de üniversite okuyan Suriyeli sayısı 20 bin 701'e ulaştı
    Erdoğan: 4 milyon Suriyeli sığınmacının döneceği güvenli bölgeler oluşturacağız
    'Türkiye'deki Suriyeli çocuklar okula dönme şansı yakaladı'
    Batman'da Suriyeli sığınmacılardan Avrupa kuyruğu
    Malezyalı milyarderlerden Türkiye'deki Suriyeliler için yatırım hamlesi
    Yıldırım: Suriyeliler kalıcı değil, suça karışırlarsa tutarız kulaklarından geldikleri yere göndeririz
    İyi Partili Özdağ: Neden Batı dünyası Suriyeliler'in Türkiye'de kalmasını istiyor?
    Etiketler:
    Suriyeliler, Suriyeli çocuklar, göçmen, eğitim, Bağcılar, İstanbul, Suriye, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın