10:51 24 Kasım 2020
Canlı Yayın
    Yaşam
    URL'yi kısaltın
    0 3614
    Abone ol

    Oyuncu Beren Saat, sosyal medya düzenlemesine ilişkin "Yaptırımlar ve denetlemeler olabilir ama bence çözüm artık nefret söylemlerini, ötekileştirmeyi hayatımızdan çıkarmak" dedi.

    Yeniden tv’nin Youtube kanalında 'Ayşegül Doğan Soruyor' programının ilk konuğu olan oyuncu Beren Saat,pandemiden sosyal medya düzenlemesine, Netflix tartışmalarından dizi setlerinde alınan/alınmayan önlemlere ve attığı bir tweet nedeniyle hedef gösterildiğinde yaşadıklarına kadar pek çok konuda değerlendirmelerde bulundu:

    • Bütün kanalların yönetimin özgürlükten uzaklaşmasıyla dünyanın lider platformlarından birinin, Netflix’in Türkiye’ye gelişi eş zamanlı oldu. Tam böyle nefes alacak yerimiz kalmadı dediğimiz anda yepyeni ve daha dünyalı bir sistem girdi ülkeye. Netflix ile lokal hikayelerimizi daha geniş bir coğrafyada anlatabiliriz. Bir sosyal medya platformu olmayan Netflix’in torba yasa gibi o konuşmaya dahil edilmesini anlamadım. 
    • Siber zorbalık vakalarıyla mücadele için tabii ki hukuki çözümler, birtakım yaptırımlar ve denetlemeler olabilir ama bence çözüm artık nefret söylemlerini, ötekileştirmeyi hayatımızdan çıkarıp, insanların birbirine karşı öfkesini ve hırsını azaltmak. İnsanlara siber zorbalık yapmayacak bir sakinliği, dinginliği, pozitif eleştirmeyi öğretmek lazım. Bu örnek teşkil eden her figür için gereklidir. Bunu sadece liderler bazında söylemiyorum ama önce onlar, önce mecliste yumruklar atılmasın, düşünerek konuşalım. Attığım bir tweet nedeniyle vatan haini, terörist ilan edildiğim zaman çok incindim. 5-6 sene önce vatan haini ve terörist ilan edildim. O dönem çok incindiğim, zorlandığım bir zaman dilimiydi. Bu nefreti eğitmek, kitlesel düzeydeki öfkeyi yavaş yavaş iyileştirmek gerekir.
    • Bizim sektörde örgütlenmek, sendikalaşmak mümkün olmuyor. İlk durması beklenecek çalışma ortamlarından biri olmasına rağmen ilk başlarda durumun ciddiyeti anlaşılamadı, hazır herkes evde otururken daha çok rayting için fırsatçı hesaplar yapıldı. Ben artık bu sistemin bir parçası olmak istemiyorum. Çünkü değişmeyen/değiştirilemeyen, birtakım insanların da ne yapalım diye teşne olduğu bir şekilde örgütlenemeyen, bir yandan hiç işi bilmeyen birtakım insanların alanı ele geçirmeye çalıştığı, birtakım farklı oyunlar ve hesapların olduğu dizi ve sinema sektöründe bir şekilde örgütlenilemiyor. Böyle bir dönemde de örgütlenilemedi, önce 'insan sağlığı' denildi ama 'önce kanal patronları' diye bir cevap geldi.
    • Pandemik bir hastalığın hiçbirimizde bir karşılığı yoktu. Bazı dünya liderlerinin bile çok fazla ciddiye almadığı, sonra o hastalığın onlara da gereken dersi verdiği bir şekilde başladı. Hep beraber maddeden uzaklaştığımız, önceliklerimizin, sahip olmak istediklerimizin bambaşka şeyler olduğu, sahip olduğumuz tüm lüksten daha önemlisinin bahçemizdeki iki domatesin, iki biberin olduğu gerçeğini hep beraber algıladığımızda gündelik hayatın problemleri çok daha küçülmeye başladı. Kafamıza taktığımız duygusal dertler çok daha küçülmeye başladı. Çünkü gerçek bir psikolojik savaşın ne demek olduğunu anladık. Gerçek bir ekonomik savaşın ne demek olduğunu anladık. 3-4 ay daha böyle giderse dünyada 30 milyon insanın açlıktan ölebileceği gibi haberlerle ve bu esas gerçekle yüzleşmiş olduk.
    • Bu pandemik hastalık dünyanın bir savunma mekanizması. Doğa ananın çok bilinçli ürettiği bir yanı da var bu virüsün. Çocukları hasta etmeyen bir hastalık olması da enteresan. Belli ki böyle savunma mekanizmalarıyla o da kendini savunuyor bizden. Çünkü dünyayla aramızdaki ilişki biraz fazla tek yönlü bir sömürüye döndü.

    Etiketler:
    Terörist, Netflix, YouTube, Koronavirüsle mücadele, Koronavirüs, Sendika, Beren Saat
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın