01:35 21 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Yeni şeyler rehberi

    ‘Güneydoğu’da savaşan askerimizin envanterini yabancılara sunuyoruz’

    Yeni Şeyler Rehberi
    URL'yi kısaltın
    Serhat Ayan
    0 0 0

    Yerli yazılım şirketi CPM'nin Yönetim Kurulu Başkanı Recep Palamut, Yeni Şeyler Rehberi’ne yaptığı açıklamalarda kamunun Türk yazılımlarını kullanmayarak ülke verilerini yabancıların eline sunduğunu belirtti. Palamut, Kızılay, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Maliye gibi kritik öneme sahip kamu kurumlarının yabancı yazılımlar kullanmasını eleştirdi.

    Yerli ve millilik son zamanların en önemli teknoloji kavramlarının başında geliyor. Döviz kurlarında yaşanan artışlar Türkiye'yi bu konuda ciddi adımlar atmaya mecbur bıraktı. Bu yüzden özellikle yazılım konusunda millileşme çalışmaları hızlandı. Yerli yazılım şirketi CPM'nin Yönetim Kurulu Başkanı Recep Palamut, özellikle kamunun kaynak planlama ve yönetim yazılımlarını yabancı ürünlerden seçmesini eleştirirken verilerimizin yurt dışına gönderilmemesi gerektiğini söyledi:

    ‘KIZILAY NEDEN YERLİ YAZILIM KULLANMIYOR?'

    "Biz iletmelerimizi ve kamu alanındaki kurumların verimliliğini artırmak için CPM yazılım adında bir ERP şirketi kurduk. Çalışanlar stresten uzak kalsın, yaşam standardı artsın hem de ülkemize verimlilikte katkı sağlamak için tüm işletmelerin yönetimini üstlenmiş durumdayız. ERP'nin açılımı kurumsal kaynak planlaması demek. Bunu söylediğimizde konu anlaşılmıyor. Bu işletme ister üretim yapsın ister alım satım yapsın ya da kamuda askeriyemiz hastanemiz olabilir. Bunları yönetebilmek için bizim çeşitli programlar kullanmamız gerekiyor. Finans muhasebe programları. İnsan kaynakları yönetimi programları, iletme için bütçe çalışmaları programları, depo yönetmek için program, satış yaparken müşteri ilişkileri programı. Biraz eskiye gidince hepimiz küçük ölçekli firmalardık. Zamanla büyüdük. Firmalarımızın yüzde 80'i bunları parça parça programlarla yönetmeye çalışıyor.

    İngilizce konuşan bir dil, Fransızca konuşan bir insan, Arapça konuşan programları kendi arasında konuşturamıyor. Üretimini takip edemiyor, maliyet muhasebesini yapamıyor, bütçesini bilemiyor. Biz diyoruz ki ERP programları bu farklı programları kullanmadan tek bir elden şirketinizi yönetsin diyoruz. Bir tekstil imalathanesini düşünün. Deponuza kumaş geldi. İmalat sürecini başlatıyorsunuz. Fasona mal gönderiyorsunuz. Perakendecilerinize bitmiş ürün gönderiyorsunuz aynı zamanda bunların satışlarını e-ticaret üstünden yaptığınızı düşünün. Bunların hepsini anlık olarak takip edebilmeniz gerekiyor. Ama depodaki arkadaşınız bunu kağıt kalem veya Excel ile takip ettiğini düşünseniz. Bugün bantta 500 adet mi üretildi yarın bu bantta neden 450 adet üretildi diye soramazsanız. Veya perakendenizde bu ürün iadeleri neden kaynaklanıyor gibi soruların cevaplarını alamazsanız o zaman işletmelerinizi yönetemiyorsunuz anlamına gelir. Hem burada çalıştırdığınız arkadaşlarınıza veri kaybına vesile oluyor ya da onların normal mesaisinde veri kaybı oluyor veya kendisine ayırması gereken vakitten feragat ederek akşam sekize kadar ite kalmak cumartesi güzel havada gezmesi gerekirken bu raporları çıkarmakla uğraşıyor.

    İletmelerimizi bu süreçte yönetebilirsek, İK programımızla müşteri ilişkileri programı konuşuyor, depo yönetimi programı maliyet reçetesini kendi oluşturabiliyorsa ve biz ekranlarımızda bu rakamları görebiliyorsak, gelecek ödemelerimizi ekranlarımızda görebiliyorsak inanın saat altıya kadar bile arkadaşları çalıştırmamız gerekmiyor. Bizim ülke olarak çok verimli çalışan bir ülke grafiğimiz yok. Böylece ülkemizin hızlı kalkınmasına da vesile olabiliriz. Bugün bir işveren bir muhasebe raporu istediği zaman bu kabusa dönüşür. Ama ERP kullanan, bu yazılımları tek bir yerden kullanan şirketler için bu sadece bir 'enter' mesafesindedir. Son bir haftadır yaşadığımız Amerika'daki bir danışmanlık firmasını konuşuyoruz. Bu yeni bir gerçek değil. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Türkiye İhracatçılar Birliği, Hazine, Maliye Bakanlığı, Eti Madencilik, Kızılay gibi kurumlarımızın neden milli olmayan bir yazılımı kullandıklarını anlamakta zorlanıyorum. ABD'deki danışmanlık firmasının seçimi nedeni neyse bu da o nedenden. Bizim yabancı hayranlığını bir kenara bırakmamız lazım. Bu bir milli değerin dövizin dışarı çıkması da değil. Burada ülke menfaatleri için gizli kalması gereken bilgiler o kadar değerli ki bunların neden milli olmayan bir yazılımda tutulmasını açıklamasını henüz yetkililerden öğrenebilmiş değilim.

    Sizin Mardin'de Jandarma komutanlığında göre yapan birliklerin kimler olduğunu ya da Türkiye İhracatçılar Birliği'nin ne kadar ihracat ithalat yapıyor gibi bilgilerin, Maliyenin bütün verilerinin bizde gizli kalması gerektiği aşikar. Ama bunlar şu anda dışarıya teslim edilmiş durumda. Bunu yapacak yerli yazılım şirketlerimiz yok mu? Fazlasıyla var. Bizim dinamiklerimizi bilmeyen yabancı yazılımlar Türk mevzuatına uygunluk sağlayamıyorlar. Bunun için Türk firmalarını satın alarak gidiyorlar. Ülkede istihdam sıkıntımız da yok. Şu anda Türkiye'de birçok bizim gibi ERP kuruluşları özel sektörde Türkiye'nin büyük kurumlarını biz şirketimiz olarak bile yönetiyoruz. Milli olmayan kuruluşların hiç giremedikleri ve yapamadığı alanlar da var. Çünkü ülkemizin farklı dinamikleri var. Burada bir imaj konusu devrede. Biz şirketimizi yabancılara satmak istiyoruz diyorlar. Hadi özel şirketler bunu yaptı. Peki devlet kurumlarına ne oluyor? Onları kime satacağız? Bir hafta içinde nasıl ABD danışmanlık firmasına bütün Türk verilerini vereceğimizi, bütün envanterlerimizi göstereceğimizi konuşuyor isek şu anda acı gerçek bütün datalarımız zaten dışarda ve yabancıların ellerinde. İnşallah Türkiye savunma sanayisinde başlattığı ve iyi sonuçlar aldığı hamleyi yazılım konusunda da alır. Devlet seferberlik ilan etmezse elimizde kalan az miktarda yerli yazılım şirketlerini de yabancılar satın alır ve Türkiye ilerde çözülmesi mümkün olmayan bir sonuca doğru gider."

    Etiketler:
    Recep Palamut
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın