06:33 17 Eylül 2019
Canlı Yayın
    Yeni şeyler rehberi

    Hem tarım hem elektrik hem de ısınmak için jeotermal enerji

    Yeni Şeyler Rehberi
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 0 0
    Abone ol

    Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği (JESDER) Başkanı Ali Kındap, Yeni Şeyler Rehberi programında yeraltının neredeyse tükenmez enerji kaynağı jeotermal enerjiyi anlattı. Kındap, bu enerjinin hayatın her alanına katkıda bulunduğunu dile getirdi.

    Türkiye’nin en önemli sorunlarının başında enerji geliyor. Milli gelirin çok büyük bir kısmı enerji üretimi için gerekli olan kaynaklar için yurt dışına aktarılıyor. JESDER Başkanı Ali Kındap, Yeni Şeyler Rehberi programında ülkenin en önemli kaynaklarından biri olan jeotermal enerjiyi ve bunun kullanım alanlarını anlattı:

    ‘CANLI FAYLARLA GELEN JEOTERMAL ENERJİ’

    “Jeotermal, yerin derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu sıcak su ve buhardan elde edilen yerli, yenilenebilir ve kesintisiz enerjidir. 2018 yılında Türkiye’de jeotermal kaynaklardan üretilen elektrik miktarı, bir önceki yıla göre yüzde 30 artışla 6 milyar 894 milyon 164 bin kilovatsaat seviyesine ulaştı. Böylece jeotermal elektrik santrallerinin (JES) toplam elektrik üretimi içindeki payı yüzde 1.82’den yüzde 2.35 seviyesine yükseldi.

    Türkiye’nin fay yapısı nedeniyle jeotermal kaynaklar açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri. Jeotermal sular tektonik bakımdan faal olan bölgelerde bulunur. Canlı faylar hem ısıyı hem de sıcak akışkanları (su, buhar, gaz, vb.) arzın derinliklerinden daha sığ derinliklere taşıdıkları için jeotermal elektrik santralleri buralarda kurulur. Canlı olmayan fayların bulunduğu alanlarda, fay yoğunluğu ne olursa olsun fazla bir jeotermal potansiyel olmaz. Türkiye'nin jeotermal potansiyelinin 4.000 MW'nin üzerinde olduğu hesaplanıyor. Şu anda jeotermal enerjide 1347 MW kurulu gücümüz var. Dünyada üçüncü sıradayız. Türkiye'de elektrik üretimine uygun jeotermal kaynakların büyük bir bölümü Ege Bölgesinde, Büyük Menderes, Gediz ve Bakırçay Grabenlerinde yer alıyor. İç Anadolu ve Doğu Anadolu gibi diğer bölgelerimizin de büyük potansiyel var; buralarda araştırmalar devam ediyor.

    Başlıca üç tip jeotermal elektrik santrali vardır; kuru buhar çevrimi (dry-steam cycle), anlık buhar çevrimi (flash steam cycle) ve çift çevrim (binary cycle) santraller. JES’lerin inşaat ve işletme maliyetleri MW(megavat) başına yaklaşık 4.5 milyon dolardır. Ortalama 25 MW kurulu gücünde bir jeotermal enerji santralinin yatırım maliyetinin 93.75 milyon dolar (inşaat sırasında faiz gideri hariç) olduğu hesaplanmaktadır. Jeotermal yenilenebilir enerji türüdür ve çevreye hiçbir zararı yoktur. Karbondioksit emisyon oranları düşük olduğundan hava kirliliği yaratmazlar. Jeotermal santrallerden çıkan ve bazı vatandaşları yanlış düşüncelere iten beyaz duman su buharıdır ve insan sağlığına ve çevreye en ufak bir zararı yoktur. Jeotermal santrallerin gaz atıkları arasında yer alan karbondioksit, insanlar, hayvanlar ve bitkiler tarafından da üretilip atmosfere atılan bir gazdır ve sera etkisi dışında sağlığa bir zararı bulunmamaktadır. Jeotermal santrallerden çıkan bir başka önemli gaz türü olan hidrojen sülfür ise yerkürede doğal olarak oluşan ve 8 ppb (milyarda 8 parça) gibi çok düşük oranlarda bile çürük yumurta kokusu ile varlığını hissettiren, renksiz ve yanıcı bir gazdır. Hidrojen sülfür, kükürtlü bir bileşen olarak petrol, doğal gaz, volkanik gazlar ve kaplıcalarda doğal halde bulunmaktadır.

    ‘ÇOK TEMİZ BİR ENERJİ KAYNAĞI’

    Jeotermal enerji yenilenebilir, sürdürülebilir, yerli, en temiz enerji kaynağımızdır. Kapalı bir sistem içerisinde çalışan santrallerimiz, yeraltından aldığı doğal akışkanı üretime soktuktan sonra tekrar yerin derinliklerine geri basmaktadır. Çevreye olumsuz etkisi yoktur. Jeotermal kaynakların hem elektrik üretiminde hem ısıtmada kullanılabilir. Nitekim Manisa Salihli, Aydın Buharkent, İzmir Balçova gibi ilçeler jeotermalle ısınıyor. Halihazırda 100 bin konut jeotermalle ısıtılıyor. Türkiye ısıtmasının büyük kısmı da jeotermal kaynaklar aracılığıyla karşılanabilir. Jeotermal kaynaklar özellikle Aydın, Manisa, Denizli ve Çanakkale’de seraların ısıtılmasında da kullanılmaktadır. JESDER olarak devletle birlikte jeotermal kaynaklar tarafından ısıtılacak 3 Jeotermal İhtisas Sera Bölgesi kuruyoruz. Jeotermalin seralarda ısıtma maliyetini düşürerek tarımsal ürün fiyatlarını aşağıya çekmesi bekleniyor. Öte yandan jeotermal kaynaklı seralar Aydın’da istihdama da büyük katkı sağlıyor. Aydın Efeler, Denizli Sarayköy ve Manisa Alaşehir’de kurulan seraların 3 bin kişiye iş sağlaması bekleniyor. Jeotermalin meyve kurutma alanında da tarımsal üretime büyük katkı sağlama potansiyeli bulunuyor.

    ‘BİZİ 822 BİN LİTRE PETROLDEN KURTARIYOR’

    Sıcaklığı 170°C olan bir jeotermal üretim kuyusu saatte 5, günde 120, bir yılda ise 43.800 MWe elektrik üretiyor. Bu rakama eşdeğer bir enerji üretmek için yılda yaklaşık 822.000 litre petrole ihtiyaç bulunuyor. Jeotermal santraller 2017’de 865 milyon litre petrol tasarrufu sağladı. Bu da jeotermal santraller sayesinde Türkiye'nin yılda yaklaşık 275 milyon dolar tasarruf ettiğini gösteriyor. Üstelik jeotermal santral yatırımlarının yüzde 70’i yerli üreticileri tarafından Türkiye’de üretilmekte ve kaynaklar ülke içinde kalmaktadır.

    JES’lerin Türkiye ekonomisine yıllık katkısının yaklaşık 600 milyon dolara ulaştığını hesaplıyoruz. Yeni düzenlemelerle bu katkı katlanarak artacak ve Türkiye’yi yeşil enerjide dünya çapında marka haline getirecektir. JES’lerin inşası ve işletilmesinde yüzde 70 oranında yerli aksam ve ekipman kullanılıyor. Gururla söylemek isterim ki Türkiye’nin jeotermal enerjide dünyada özel bir noktaya gelmiş ve markalaşma yolunda ilerlemeye başlamıştır. Devletimizin desteği ile kısa sürede bir dünya markası haline geleceğimize inanıyoruz.”

    Etiketler:
    Ali Kındap, jeotermal enerji
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın