03:20 20 Haziran 2018
Canlı Yayın
    Sergey Markov

    Rus-Türk ortaklığında neler eksik?

    © Sputnik /
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Tatiana Şuvalova
    0 20

    Rus-Türk ilişkileri, Moskova’da düzenlenen “Rusya ve Türkiye: Avrupa ile Asya arasında” konulu yuvarlak masa toplantısında da ele alındı.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Aralık 2014’teki Ankara ziyareti, son yıllardaki Rus-Türk ilişkilerinin istikrarlı gelişiminin kanıtı oldu. Bu yılın ilk çeyreğinde de, Türk Akımı doğalgaz boru hattının inşaatına ilişkin hükümetler arası anlaşmanın imzalanması planlanıyor. Umut vadeden projeler arasında, Türkiye’den tarım ürünlerinin ithalatı, turist sayısının artırılması ve insani alandaki işbirliği yer alıyor. Sosyal ve siyasi alanlardaki ilişkilerin güçlendiğinin son kanıtlarından biri de, Ocak ayı başlarında Antalya’da yapılan ve iki ülkenin akademisyenlerini, siyasetçilerini ve basın mensuplarını bir araya getiren 3. Türk-Rus Entelektüeller Buluşması oldu.

    İki ülke arasındaki ilişkiler, Moskova’da düzenlenen “Rusya ve Türkiye: Avrupa ile Asya arasında” konulu yuvarlak masa toplantısında da ele alındı. Rusya Federasyonu Toplumsal İlişkiler Odası üyesi ve Siyasi Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Sergey Markov, toplantının ardından Radyo Sputnik'e yaptığı açıklamada, ikili sosyal ve kültürel ilişkilerdeki durumu şöyle yorumladı:

    "TÜRK-RUS İŞBİRLİĞİ GENİŞLEMELİ"

    Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkiler, birkaç düzeyde çok iyi, birkaç düzeyde de oldukça zayıf. Liderler düzeyinde: Erdoğan-Putin ilişkileri muhteşem. Enerji, turizm, ticaret, hafif sanayi, inşaat ve tarım alanlarında da ilişkiler çok iyi.

    Diğer alanlardaki ilişkiler ise kötü değil, ancak yeterince gelişmiş de değil. Çünkü etkileşim mekanizmaları yok, bu mekanizmaların inşa edilmesi gerekiyor.

    Bu, öncelikle kitle iletişim araçları ile ilgili. Bilgiyi, üçüncü elden, Avrupa üzerinden değil, doğrudan almamız için bu alandaki ilişkinin geliştirilmesi gerekiyor. Gazeteciler ve editörler arasında ilişkilerin kurulması için muhabirlerin temasları artırılmalı ve medya forumları düzenlenmeli.

    İkincisi, din ve toplum adamları arasındaki ilişki düzeyidir. Ülkelerimiz, devlet ve geleneksel değerler ile mezhepler arasında benzer ilişki modeline sahip.

    Üçüncü düzey, üniversiteler, öğrenciler ve öğretim görevlileri, dördüncüsü ise akademik personel, uzman ve kamuoyu liderleri arasındaki ilişkidir.

    Beşincisi, sivil toplum örgütleri. Bu düzeyin de geliştirilmesi gerekiyor. Buna, küçük ve orta işletmeler düzeyini de ekleyebilirim, zira büyük işletmeler, bir şekilde kendi kanallarını buluyor, küçük ve orta işletmeler ise bu konuda zayıf. Bu nedenle, daha ziyade toplumsal kuruluş olarak faaliyet gösteren küçük ve orta işletmeler ile dernekler arasındaki ilişkilere ihtiyaç var.

    RUS-TÜRK GENÇLİK FORUMU İHTİYACI

    En önemli düzey, üniversite öğrencileri ve gençler arasındaki ilişki düzeyi. Her iki taraftan öğrenci sayısı, kendiliğinden artırılacaktır. Ancak Rusya’da, Türkiye’deki yüksek eğitim sisteminin aslında çok kaliteli olduğunu bilen çok az kişi var. Zamanında Amerikalılar ve Avrupalıların katılımıyla oluşturulsa da, şu anda onların kontrolü zayıflamış durumda. Diğer taraftan Türk vatandaşları da, Rusya’daki eğitimin, krize rağmen, Sovyetler Birliği döneminden kalan niteliğini koruduğunu öğrenmeli. Rus eğitim sistemi, pek Avrupalı değil ancak çok iyi bir düzeyde. Eğitim sistemimiz, Amerikalılaştırılmış Avrupa eğitimine değil, son derecede etkili olan 20. yüzyıl başlarındaki eğitim sistemine benziyor.

    Ayrıca, aktivistlerin, genç uzmanların ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla, gençlik forumları düzenlenmesi gerekiyor. İki ülke gençleri birbirleriyle tanışmalı, işbirliğini arttırmalı. Bunun için olanakların yaratılması gerekiyor. Tüm bunlar, tutku ister. Biz, tam da böyle tutkunlardanız…

    DEVLET DAHA FAZLA DESTEK VERMELİ

    Rus ve Alman sivil toplumlar forumu Sankt-Petersburg Diyalogu’na benzer, büyük bir foruma ihtiyaç olduğu açık. Bu model iyi çalışıyor ve Türkiye ile de benzerini organize etmeliyiz. Putin ve Erdoğan’ın buna başkanlık etmesi de etkiyi katlayabilir. Birkaç yıl önce böyle bir forumumuz vardı ama faaliyeti bazı sübjektif nedenlerden dolayı, sekteye uğramış ve Sankt-Petersburg Diyalogu gibi, toplumsal hayatın önemli bir unsuru haline gelememişti. Türk tarafı şu anda aktif olarak katılıyor, o dönem de,  katılımları bizden daha yoğundu. İtiraf etmeliyiz; forumumuz büyük ölçüde Rus tarafı nedeniyle gelişemedi. Şimdi yürüyen müzakerelerde, bu yeni modele göre adımlar atılmalı. Tüm taraflar, böyle bir foruma ihtiyaç olduğunu anlıyor, aynı zamanda güçlü bir siyasi desteğe ihtiyaç olduğunu da görüyor. Yani, "büyük patron" ile finansmanı sağlayacak "büyük şirkete" – her iki taraftan siyasi ve finansal liderlere – ihtiyaç var.

    Türkiye’de birkaç farklı Rus kültür merkezi var. Aralarında rekabet de ederek gelişiyorlar. Büyük bir Rus-Türk toplumsal ilişkiler projesi eksikliğinin farkına varanlar, çeşitli projeler başlatıyor ancak güçleri yetmiyor. Bence, Rusya ve Türkiye için iki ülke arasındaki ilişkiler önceliklidir. Bu nedenle devlet, bu tür merkezlerin kurulmasına daha fazla konsantre olmalı.

    İlgili konular:

    Rusya-Türkiye-AB: Enerji Geometrisi
    Rusya, Türkiye’ye et ürünleri satmaya başlayabilir
    Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi ile söyleşi: Rusya-Türkiye İlişkileri için 2014 nasıl bir yıl oldu?
    Kafkassam Başkanı: Kafkasya, Rusya -Türkiye işbirliğinin alanı
    Etiketler:
    Rusya-Türkiye ilişkileri, Sergey Markov
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın