23:35 17 Mayıs 2021
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 12
    Abone ol

    CHP'li Sezgin Tanrıkulu, 1 Ocak-31 Ağustos tarihlerini kapsayan insan hakları ihlal raporu hazırladı. Rapora göre 2017 yılının ilk 8 ayında, ilk sırada 1.119 kişinin öldüğü iş cinayetleri yer almak üzere en az 1.924 kişinin hayatını kaybetti. Tanrıkulu, "OHAL Türkiye’sinin cezaevlerinden çığlıklar yükselmektedir" dedi.

    CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İnsan Hakları İhlal Raporu'nda 2015 yılı Ağustos ayından itibaren tekrar başlayan çatışmaların Türkiye tarihinde eşi az görülmüş bir yıkıma, sayısız can kaybına, toplu zorunlu göçlere ve her alandaki hak ihlaline sebep olduğunu belirtti. İzleyen dönemde 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sırasında darbecilerin sivilleri hedef alan korkunç saldırıları sonucu yüzlerce sivil yurttaş ve kamu görevlisinin hayatını kaybettiğini, sayısız yurttaşın yaralandığını ifade eden Tanrıkulu, "Darbeciler, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa halkın iradesi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni dahi bombalamış ve demokrasiye, temel insan haklarına yönelik hunharca saldırılar gerçekleştirmiştir" dedi.

    15 Temmuz darbe girişiminden beş gün sonra Türkiye genelinde ilan edilen OHAL’le birlikte tüm temel hakların askıya alındığını ifade eden CHP'li Tanrıkulu, raporunda şu görüşlere yer verdi:

    "Başta yaşam hakkı, kişi güvenliği, ifade ve örgütlenme özgürlüğü olmak üzere temel haklara yönelik sistematik ihlaller bugün de aynı hızla devam etmektedir. Türkiye’de gelinen noktada temel insan haklarının sistematik ihlalini aşan, saldırı boyutuna varan uygulamalar söz konusudur. Başta cezaevleri olmak üzere yaşamın her alanında ağır saldırı altında olan insan hakları, insanlık onurunun temel kazanımlarıdır. Siyasi iktidar bugün insanlık onuruna kastetmektedir. Özellikle OHAL’le birlikte yüzbinlerce kamu emekçisinin ihraç edilmesi, eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın başlattığı açlık greviyle tüm dünyada duyulmuş ve yoğun bir kamuoyu tepkisi yaratmıştır. Ancak buna rağmen TBMM bünyesinde oluşturulan OHAL komisyonunun etkin bir mekanizma olarak çalıştırılması söz konusu olmamıştır. Haksız bir biçimde kamudan ihraç edilen yüzbinlerce kişi 'sivil ölüme' mahkum edilirken, uğradığı haksızlığa tahammül edemeyen 50’ye yakın kişi de intihar ederek yaşamına son vermiştir. Türkiye’de son iki yılda gerek çatışmalar gerekse yargısız infazlar ve iş cinayetleri, kadına yönelik şiddet sonucu binlerce yurttaşımız hayatını kaybetmiştir. Bu kayıplar maalesef 2017 yılında da aynı hızla, dramatik bir artış göstermektedir."

    CHP'li Tanrıkulu, 2017 yılının ilk 8 ayında en az 1.924 kişinin hayatını kaybettiğini, bu ölümler içinde iş cinayetlerinin 1.119 kişiyle en yüksek oranı teşkil ettiğini bildirdi. Tanrıkulu, "İş güvenliği konusunda caydırcı tedbirler alınmaması ve denetimsizlik, iş cinayetlerinin başat sebebi olduğu halde ne yazık ki iktidar ve ilgili kurumlar duyarsızlığını sürdürmektedir" dedi.

    Silahlı çatışmaların  sivillerin de yaşam hakkını tehdit ettiğini vurgulayan Tanrıkulu, 2017’nin ilk sekiz ayında en az 404 kişi (118 asker, 5 polis, 269 yasadışı örgüt üyesi, 11 korucu ve 1 sivil) yaşamını yitirdiğini belirtti. Tanrıkulu, yasadışı örgütlerin saldırıları sonucu da 1’i çocuk olmak üzere 74 kişinin hayatını kaybettiğini kaydetti.

    "OHAL Türkiye’sinin cezaevlerinden çığlıklar yükselmektedir" diyen Tanrıkulu, cezaevlerinde 'sistematik, ağır işkenceler' yapıldığını, 'insanlık onurunun ayaklar altına alındığını' savundu. Hasta tutuklu ve hükümlülerin tedavilerinin aksatıldığını, mahkumların yasalardan kaynaklı haklarından dahi yararlandırılmadığını öne süren CHP'li Tanrıkulu, raporunda şu bilgilere yer verdi:

    "-Son 8 aylık süreçte cezaevlerinde 8 mahkum hayatını kaybetmiş, en az 367 mahkum işkence ve kötü muameleye maruz kalmış, 605 mahkum bulundukları cezaevlerinden bir başka cezaevine zorla sevk edilmiş, 35 mahkumun da sağlık hakkı ihlal edilmiştir.

    — İşkence ve kötü muamele gözaltı yerlerinden sokağa taşmıştır. Son 8 ayda en az 480 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kalırken gözaltında bir yurttaş yaşamını yitirmiştir.

    — Türkiye’nin hafızasında 1990’larla kazınmış olan zorla kaybetmeler tekrar gündeme gelmiştir. Son 8 aylık zaman aralığında 14 kişi zorla kaybedilmiş veya kaybedilmek istenmiştir.

    — İfade özgürlüğü ise uzun bir süredir Türkiye’nin en fazla ihlal edilen temel haklarından biridir. Dünyada en fazla tutuklu gazeteci bulunan ülke sıralamasında Türkiye yine başı çekmiştir. Halihazırda 152 gazeteci tutuklu olduğu halde iktidar bu sayıyı 2 olarak vermektedir! Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü tarafından hazırlanan 2017 Basın Özgürlüğü İndeksi’nde Türkiye 4 sıra geriledi ve 180 ülke arasında 155. sırada, 'gazetecilik yapmanın zor olduğu ülkeler' kategorisinde yer aldı.

    Araştırma görevlisi Nuriye Gülmen ve Öğretmen Semih Özakça
    © REUTERS / Alp Eren Kaya
    -Toplu gösteri ve yürüyüş hakkının OHAL dolayısıyla askıya alındığı Türkiye’de insanlar sorunlarını ve tepkilerini sosyal medya aracılığıyla iletirken de yargı kıskacıyla karşı karşıya gelmektedir. Sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları dolayısıyla haklarında dava açılan, gözaltına alınan, tutuklanan yurttaşların çetelesini tutmak bile imkansız hale gelmiştir.

    — Sivil toplum kuruluşlarının KHK’larla kapatıldığı, insan hakları savunucularının uydurma gerekçelerle tutuklandığı, basının tek sesli hale getirildiği bir ortamda insan hakları savunuculuğu yapmak ciddi bedelleri göze almayı gerektirir hale gelmiştir."

    — 2017 Türkiyesi ne yazık ki karanlık bir Türkiye’dir ve bu karanlıktan çıkmanın tek yolu insan haklarına, hukuka, anayasaya, bağlı olunan uluslararası sözleşmelere saygıdır" diyen CHP'li Tanrıkulu, Türkiye'nin bu karanlık günlerde barışın kıymeti kadar anlamını da çok iyi kavradığını belirtti. Tanrıkulu, "Çatışmaların yaşanmadığı, terörün esmediği, cezaevlerinden işkence çığlıklarının yükselmediği, sokaklarda yargısız infazların yapılmadığı bir Türkiye için 1 Eylül Dünya Barış Günü yeni bir başlangıç olabilir. Barış, eşitlik ve adalet için herkesin yapabileceği bir şey vardır" dedi.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Etiketler:
    OHAL, Semih Özakça, Nuriye Gülmen, Sezgin Tanrıkulu, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın