22:55 27 Temmuz 2021
Canlı Yayın
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 04
    Abone ol

    Eski Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, Soçi’deki zirvede Suriye’nin geleceği konusunda somut bir karar çıkmasını beklediğini ifade ederek “Siyasi çözümün nasıl olması gerektiği ve Cenevre’ye ortak bir projeyle gidileceği konusunda bir şeyler çıkacağını düşünüyorum” diye konuştu.

    Türkiye, Rusya ve İran'ın katılımıyla 22 Kasım Çarşamba günü düzenlenecek Rusya'nın Soçi kentine 'Suriye' konulu toplantı gerçekleştirilecek. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ev sahipliğinde yapılacak olan toplantıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 10 gün içinde ikinci kez Soçi'yi ziyaret etmiş olacak. Toplantıya İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin de katılması bekleniyor. Zirve öncesi bu hafta sonu üç ülkenin dışişleri bakanları Antalya'da bir araya gelecek ve zirveye hazırlık yapacaklar. Dün bu konuda konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Suriye'de barışı ve istikrarı nasıl geri getirebiliriz, Astana ile Cenevre'yi nasıl entegre edebiliriz, tüm bu konuları değerlendirme fırsatımız olacak" demişti.

    'RUSYA, İRAN VE TÜRKİYE TEHLİKEYİ GÖRDÜ'

    Soçi'de düzenlenecek Suriye konulu liderler zirvesi konusunda Sputnik'e konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, "Soçi'de son derece pozitif bir toplantı olacak. Çünkü dünyadaki kirli oyunu bozabilme kabiliyetine sahip olan üç devletten bahsediyoruz. Dünyadaki kirli oyun ne; 20. yüzyılın başından itibaren ‘ulus-devletleştirme' başlığı altında böl, parçala ve teslim al. Dolayısıyla milli devletler 20. yüzyılın başından bu yana en ciddi tehlikeyle karşı karşıyalar. Bu, insanlığın vicdanını da yaralayan, eşitsizliğin, adaletsizliğin, kanın, gözyaşının adresi olan emperyalizmin bu kirli oyununu bozabilme kabiliyetine sahip üç stratejik devletten bahsediyoruz. Dolayısıyla şu çok önemli; bu oyunun fark edilmesi son derece değerli. Oyunun fark edildiği yerde oyunu bozmada da müttefik iseniz gerisi kolay hale gelecektir. Görünen o ki Rusya, İran ve Türkiye bu tehlikeyi görerek kendi milli devletlerini güçlü kılmak ve devlet bekalarını sürdürmek noktasında bir kararlılık ortaya koyuyorlar" dedi.

    'SURİYE'DEKİ ACININ MÜSEBBİBİNİN ESAD OLDUĞUNU UNUTMAK MÜMKÜN DEĞİL'

    Meselenin sadece Suriye'yle sınırlı olmadığını ifade eden Külünk, şöyle konuştu:
    "Burada konuşulacak olan arka plan aslında Ortadoğu'nun, yani bizim coğrafyamızın paramparça edilmesinin önüne geçmeyi konuşuyoruz. Yani bir anlamda Suudi Arabistan'ın Körfez'in, Akdeniz'in yaşayabileceği tehlikelerden uzak durabilmesi için bu üç güçlü devletin bir arada durmasının gelecek açısından önemini konuşuyoruz. Tabii ki burada şuna dikkat etmeliyiz; Suriye'de altı yıldır süren bir acı var ve bu acının müsebbibi olan Esad var. Esad'ın varlığı sürdüğü müddetçe Suriye'de 10 milyona yakın Suriyeli'nin göçe zorlandığı, yerinden yurdundan edildiği, yüz binlerce insanın Esad'ın bombaları altında canını verdiği bir altı yılı da unutmak mümkün değil. İnanıyorum ki Suriye çok hızlı bir şekilde kendi bütünlüğü içerisinde demokratik bir devlet olma noktasında adım atacaktır."

    'TERÖR İNSANLIĞIN DÜŞMANIDIR' TEMELİNDE İTTİFAK EDİLİRSE SURİYE ABD'NİN İKİNCİ VİETNAM'I OLACAKTIR'

    Külünk, yaşanılanın kolay bir süreç olmadığını vurgularken "Kolay olmamasının sebeplerinden biri de terörün, emperyalizmin aparatı olmasıdır. Yani terör örgütleri ülkeler arasında bölüştürülmüş, ve de iyi teröristler-kötü teröristler olarak ayrılmıştır. Oysa terör adı üzerinde insanlığın düşmanıdır, dolayısıyla huzur ve barış düşmanıdır, o halde teröristin iyisi kötüsü olmaz. Terörist komple insanlık düşmanıdır. Bu temelde eğer ittifak edilirse göreceksiniz ki Suriye, ABD'nin ikinci Vietnam'ı olacaktır. Çünkü ABD, bölge halkları nezdinde bütün kredisini kaybetmiştir" dedi.

    'İNANIYORUM Kİ RUSYA VE İRAN TÜRKİYE'NİN STRATEJİK ROLÜNÜN FARKINDA OLACAKLARDIR'

    Külünk, "Ancak burada en stratejik ülke Türkiye'dir. Dolayısıyla Rusya ve İran şunu iyi bilmelidir; tarihsel olarak birbirleriyle kavga ettiklerinde insanlığın ciddi tehlike altına girdiğini unutmamalılar, ve İran ve Rusya bütün bu süreç yönetiminde inanıyorum ki Türkiye'nin stratejik rolünün farkında olarak hareket edecek ve ABD'nin ve onunla işbirliği yapan güçlerin Ortadoğu'daki oyununu bozacaklardır. Bu oyun bozulduğu zaman ortaya tekrar güven ve huzur çıkacaktır" diye konuştu.

    'HEM ABD, HEM ESAD SAVAŞ SUÇLARI MAHKEMESİNDE YARGILANMALI'

    Külünk, BBC'nin bu hafta yayımladığı haberde yer alan IŞİD militanlarının ABD'nin bilgisiyle PYD'lilerin gözetiminde Rakka'dan tahliye edilmesi görüntüleri konusunda da "ABD suçüstü yakalanmıştır. Rakka'daki DAEŞ terör örgütü mensuplarının ABD'nin gözetiminde güvenlikli bir şekilde Rakka'dan PYD'nin kontrolü altında yani el ele, kol kola çıkmasının sonucu şu olmalıdır; ABD, bağımsız, uluslararası savaş suçları mahkemesinde teröre destek vermekten yargılanmak zorundadır. Ancak şunu da unutmayalım; Esad'ın da altı yıl boyunca Suriye halkına yönelik kimyasal silah, varil bombaları, yani Suriye halkını yok etmeye yönelik tüm işlediği suçlar da savaş suçları mahkemesinde bağımsızca yargılanmak zorundadır. Altı yılı görmezden gelmemiz mümkün değil. Binlerce Suriyeli çocuk yetim kaldı, binlerce Suriyeli çocuk da uluslararası çocuk kaçakçılarının eline düştü. Bu Suriyeli çocuklar gelecekte nerede bizim annemiz, babamız diyecekler. Bunu da unutmamak zorundayız. Yani Suriye'de terör çift başlı bir terördür; bir yandan Suriye'nin başındaki Esad'ın terörü, diğer yandan da DAEŞ'in ve PKK'nın terörü" diye konuştu.

    'SİYASİ ÇÖZÜMÜN NASIL OLMASI GEREKTİĞİ TARTIŞILACAK'

    Soçi'deki Suriye zirvesi konusunda Sputnik'e değerlendirmelerde bulunan emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin de "Türkiye, Rusya ve İran üçlü Suriye toplantısının çok önemlidir, burada siyasi çözümün nasıl olması gerektiği tartışılacak. Kim nereyi kontrol edecek, Suriye'nin kuzeyindeki durum ne olacak, Afrin nasıl kontrol altına alınacak, Türkiye'nin, Suriye'nin kuzeyindeki Kürt oluşumuyla ilgili sorunu var. Tüm bunların çözülmesi gerekiyor" dedi.

    'ÖNEMLİ KARARLAR ALINACAK'

    Suriye'de çözümün kolay olmayacağını ifade eden Pekin, "Baktığımızda önemli konuların, hem Suriye'nin kuzeyindeki Kürt oluşumunun, hem Türkiye'nin İdlip harekatının, hem Şam'ın güneyinde ABD, Rusya ve Ürdün'ün birlikte oluşturduğu Suriye ile Golan tepeleri arasında oluşturulan çatışmasızlık bölgesi var. Bu da dahil olmak üzere önemli kararların alınacağını düşünüyorum" dedi.

    'ÜÇ ÜLKENİN GÖRÜŞ AYRILIKLARI UZLAŞTIRILAMAZSA CENEVRE'YE GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE GİDİLEMEZ'

    Üç ülkenin de Suriye konusunda halen görüş ayrılıklarının bulunduğunu ifade eden Pekin, "PYD konusunda görüş ayrılıkları var, İran'ın bölgedeki etkisi konusunda görüş ayrılıkları var; bütün bunların uzlaştırılması gerekiyor. Eğer uzlaştırılamazlarsa Cenevre'deki toplantıda zayıf durumda kalırız. Bütün bunları uzlaştırıp Cenevre'deki toplantıya güçlü bir şekilde siyasi çözüm taraftarı bir şekilde gidilirse önemli" dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin
    © AA / Cumhurbaşkanlığı / Yasin Bülbül
    'TÜRKİYE ‘ESAD GİTMELİ' POLİTİKASINDAN VAZGEÇMELİ, BÖYLECE ELİ DAHA GÜÇLÜ OLUR'

    Türkiye'nin 'Esad gitmeli' politikasından da vazgeçmesi gerektiğini ifade eden Pekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
    "Ben, o toplantıdan evvel artık Sayın Cumhurbaşkanı'nın ve Türkiye'nin Esad'la ilgili düşmanlığı bırakıp Esad'ın da bu iş içine dâhil etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun mutlaka yapılması lazım. Bu yapılırsa; Türkiye, Rusya, İran ve Suriye çok daha güçlü bir şekilde Cenevre toplantılarına gider ve orada PYD oluşumu konusunu ve Suriye'nin bütünlüğünü sağlayacak konularda elleri çok daha güçlü olur diye düşünüyorum. Bunu yapmamız lazım, bunu yapmazsak zaman aleyhimize işliyor. Vietnam'daki toplantıya ve görüşmelere baktığımız zaman Esadsız bir çözüm üzerinde durulmuyor. En azından geçiş dönemi için, belli bir dönem için Esad'la birlikte bir çözümü düşünmek gerekiyor. Türkiye bunu bir şekilde bırakmalı. Sadece ‘Esad gitmeli' görüşüyle giderse bu işin üstesinden gelemez diye düşünüyorum."

    Pekin, Soçi'deki zirveden Suriye'de çözüm için somut bir şey çıkmasını beklediğini ifade ederek "Çünkü olaylar artık çok farklı bir aşamaya geldi. ABD, bir taraftan İran'ı çevrelemeye çalışıyor, diğer yandan PKK'yı, PYD'yi kullanıyor. Mutlaka bir şey çıkması lazım. Siyasi çözümün nasıl olması gerektiği ve Cenevre'ye ortak bir projeyle gidileceği konusunda bir şeyler çıkacağını düşünüyorum" dedi.

    'TÜRKİYE, AFRİN KONUSUNDA SİLAHLI MÜDAHALE OLMAKSIZIN ANLAŞMA YAPABİLİR'

    Pekin, bir süredir gündemde olan Türkiye'nin Afrin'e düzenleyebileceği operasyonla ilgili de "Türkiye, Tel Rıfat bölgesini ele geçirip Afrin ile İdlip arasında bir irtibat kurmaya çalışıyor. Fakat araya Suriye güçleri girmiş vaziyette, bu ancak anlaşmayla yapılabilir. Türkiye o bölgeyi ele geçirebilir. Yoksa Türkiye Afrin'i gidip tamamen ele geçirmek istemiyor, Tel Rıfat bölgesini ele geçirme konusu var. Bu işin illa silahlı olması da şart değil, silah atılmadan siyasi anlaşma da yapılabilir. Çünkü Afrin ile İdlip arasına Halep'ten gelen Suriye güçleri girdi. Onlar çekilip o bölgeyi Türkiye'ye bırakırlar, bu mesele kendiliğinden hallolur. Tabii şöyle bir şey var, Türkiye burada kontrolü sağladıktan sonra PYD artık Afrin'de at oynatamaz, işin gerçeği bu" dedi.

    'RUSYA'NIN PYD POLİTİKASI TÜRKİYE'NİN ÇIKARLARINA AYKIRI DEĞİL'

    Pekin, Rusya'da düzenleneceği açıklanan Suriye Ulusal Mutabakat Toplantısı'na PYD'nin davet edilmesiyle ilgili de "Rusya, Kürt kartını ABD'ye bırakmak istemiyor. Çünkü Rusya'nın hesabı, Suriye'nin bir bütün olarak kalması. Tabii bu bütünlük nasıl olacak, onu bilmiyorum, ama Rusya, Suriye'nin parçalanmamasını istiyor ve Irak'ta olduğu gibi Kürtlerin güçlü bir özerklikle ABD'nin güdümüne girmesini istemiyor. Onun için bölgedeki hem Bedevi aşiretleriyle, hem Kürt aşiretleriyle toplantılar yapıyor Ruslar. O toplantıda mümkün olduğu kadar bunları PYD'den ayırmak istiyorlar. Rusya'nın PYD'yi Rusya'daki toplantıya çağırmasının sebebi de budur. Onlarla irtibatı kesmek istemiyor, çünkü irtibatı keserseniz onları tamamen ABD'nin eline bırakırsınız. Bu bakımdan Rusya'nın politikası bizim açımızdan çok daha uygun. O da bizim kara kaşımız, kara gözümüz için yapmıyor, çünkü Türkiye'de bir iç çatışma yaşanması Rusya'nın da işine gelmiyor. Çünkü o bölgedeki insanlar Kafkaslar'a gitmek suretiyle Rusya içindeki Müslüman cumhuriyetlerde terör estirebilirler. Rusya bunu da önlemeye çalışıyor. Türkiye'nin de bunu iyi kullanması lazım. Türkiye, Rusya için çok önemli, Türkiye'de iç çatışma yaşanmaması lazım, böyle bir çatışma yaşanırsa bunun Rusya'ya geleceğini, sorunlar çıkartacağını düşünüyorlar" diye konuştu.

    Yazıda ifade edilen görüş ve düşünceler, Sputnik'in görüşlerini yansıtmayabilir.

    Etiketler:
    İsmail Hakkı Pekin, Metin Külünk, Recep Tayyip Erdoğan, Vladimir Putin, Suriye, İran, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın