08:49 24 Eylül 2020
Canlı Yayın
    Koronavirüs salgını
    URL'yi kısaltın
    13047
    Abone ol

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle hayatını kaybeden Prof. Dr. Feriha Öz'ün adının verildiği acil durum hastanesinin açılışını yaptı. Erdoğan, "Sancaktepe ve Yeşilköy'deki her iki hastaneyi de Rönesans yüklendi ve birinin bedeli tamamen kendilerine ait" dedi.

    Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle hayatını kaybeden Prof. Dr. Feriha Öz'ün adının verildiği acil durum hastanesi bugün hizmete girdi. İstanbul'da salgın ve afetlere karşı kullanılmak üzere inşa edilen hastanenin açılışına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da katıldı.

    Açılış töreninde ilk konuşmayı, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yaptı. Burada Prof. Dr. Feriha Öz'ün salgın sürecinde yaptığı çalışmalara değinen Koca, "Son güne kadar evinden de katkı vermeye devam etti. Belki de onu virüsle bulaştıran bu gayretiydi. Hayatını patolojiye adayan Feriha Öz, sadece yaşarken değil ölümüyle de patoloji biliminin tanınmasını sağladı. Bu hastanenin onun anılarını yaşatmasını diliyorum" dedi.

    Koca, salgın tehlikesinin henüz geçmediğini belirterek şunları kaydetti:

    "Sağlık turizminde kamunun önemli köşe taşları olacak. Büyüyen sağlık turizmine katkı sağlayacak bu hastaneler depremden etkilenmeyen yatay bir mimariye sahip, 45 günde tamamlandı. Toplam alan 125 bin metrekare, 1008 yataklı. Bütün hasta yatakları gerektiğinde yoğun bakım yatağına dönüştürülebiliyor. 100'e yakın diyaliz ünitesi bulunuyor. Dünyayı etkisine alan koronavirüsle mücadelede ülkemiz örnek bir model sağladı. Bir süre daha tedbirlerimize devam etmek zorundayız. Ön safta yer alan sağlık çalışanları en fazla bu riski taşımaktadır. Sağlık çalışanlarından yitirdiklerimiz oldu, değerli hocalarımız da yitirdiklerimiz arasındaydı. Okmeydanı'ndaki şehir hastanemize Cemil Taşçıoğlu'nun adını verdik, şimdi açılan acil tip hastanelerimize Prof. Dr. Feriha Öz ve Prof. Dr. Murat Dilmener'in adını veriyoruz."

    Koranavirüs salgınının dünyaya çok şey öğrettiğini belirten Koca, devamında "Bu zamana kadar sağlığa yapılan yatırımın ne kadar önemli olduğunu her zamankinden daha fazla gösterdi. Son 18 yılda bu alandaki gelişmelerin neticesini hep birlikte gördük. Bu hastaneler sadece deprem afet salgın durumlarında kapısını açıp sonrasında kapısını kapatan kurumlar olarak tasarlanmadı. Sonrasında da kullanılacak şekilde tasarlandı" bilgisini verdi.

    © AA /
    Erdoğan ve Koca, Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi'nde incelemelerde bulundu.

    'Bir asır önce 'hasta adam' diye tarihe gömülmek isteyen bir millet gıptayla takip ediliyor'

    Koca'nın ardından sözü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aldı. Bugün açılışı yapılan Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi'nin İstanbul'a, Türkiye'ye ve vatandaşlara hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, sözlerinin başında 'koronavirüs salgını nedeniyle hayatını kaybeden tüm akademisyenlerin, vatandaşların huzurunda' Prof. Öz'ün yakınlarına baş sağlığı diledi.

    "Biz kadirşinas bir milletiz. Ülkemiz için mücadele eden kimseyi unutmayız. O nedenle buraya Prof. Dr. Feriha Öz, Yeşilköy'de inşa eden hastaneye Prof. Dr. Murat Dilmener ismini verdik. Milletimiz için çalışırken nefeslerini veren hocalarımızın ismini ebediyete kazıdık" diyen Erdoğan'ın açıklamalarının devamında şunlar öne çıktı:

    • Kapasitesinin tamamı gerektiğinde yoğun bakım altyapısına sahip olan bu hastanemizi iki ay gibi kısa bir sürede tamamladık. Tabii başka bir özelliği de var. Pist hemen burada. Uluslararası herhangi bir hasta buraya gelmek istediğinde bu piste inecek, yürüme mesafesinde hemen hastaneye gelecek. Aynısı Yeşilköy için de geçerli. Orada da yine havalimanına gelecek. Yürüme mesafesinde hastaneye gidecek. İster ulusal, ister uluslararası. Niye? Dedik ya sağlık turizmini hedefliyoruz.
    • Şayet salgın acil bir ihtiyaç göstermiş olsaydı bu süreyi kısaltabilirdik. Sancaktepe ve Yeşilköy'deki her iki hastaneyi de Rönesans yüklendi ve birinin bedeli tamamen kendilerine ait. Kendilerine teşekkür ediyorum.
    • Salgın sürecinde ülkemizdeki imkanların değerinin çok daha iyi anlaşıldığını düşünüyorum. Şu an 90'ı aşkın ülkeden talep geldi. Biz de her türlü ürünü gönderdik. Burada nazlanmadık. Dedik ki, 'Madem burada sıkıntı var. Biz de elimizden geleni yapacağız.' Son 18 yılda inşa ettiğimiz 1526 hastane, toplamda 240 bini bulan yatak kapasitesi, 1 milyon 100 bine yaklaşan sağlık çalışanı seviyesine biz hocalarımızın gayretleri, bizim hazırladığımız fiziki mekanlarla ulaştık.
    • 48 olan MR sayısını 906'ya, 323 olan bilgisayarlı tomografi sayısını 1210'a, 4991 olan diyaliz sayısını 17 bin 640'a, 889 olan yoğun bakım yatağı sayısını 40 bine, 618 olan ambulans sayısını 5382'ye çıkartmamış olsaydık bu başarıyı gösteremezdik. Muhalefetin bizi topa tuttuğu şehir hastanelerinin yüksek kapasiteleri ve güçlü altyapılarıyla ne kadar önemli olduğu bu süreçte daha iyi görüldü.
    • Dünyanın en kapsamlı ve en düşük maliyetli Genel Sağlık Sigortası'nın önemi salgın sürecinde daha iyi anlaşıldı. ABD, Rusya çözemedi işi, hepsi sıkıntıda. Bizden destek istediler, biz de her yere gönderdik. Serbest ve ücretli çalışanlar makul prim ödemeleriyle sistemde yer alıyor. Aylık 88 lira ödeyerek GSS'ye dahil olabiliyor. Teşhisin, tedavinin, ilacın tamamı GSS kapsamına girdiği için vatandaşlarımız sıkıntı yaşamıyor. Diğer ülkelerde böyle bir sistem yok. Salgın döneminden sonra hem sağlık tesislerimiz, hem GSS daha çok ilgi çekecektir.
    • Türkiye son 2 asır boyunca bir uçtan bir uca savrulurken tarihi fırsatları kaçırmıştır. Ülkemizin bu savrulmalarının sürmesini isteyenler darbelerden vesayetlere kadar malzeme bulmakta zorlanmamıştır. Milletimiz istiklali ve istikbalinden ümidini kesmemiştir. Milletimizin 18 yıldır gerektiğinde canı pahasında yanımızda yer alması da bu mücadelenin devamıdır. Türkiye'de yaşanan her hadisenin gerisinde bu büyük fotoğrafı görmek gerekiyor. Ülkemiz her alanda hedeflerine doğru ilerlediği bir çizgiye oturmuştur.

    • Biz burada 1008 odalı hastaneyi yaptık. Belediye başkanımız Şeyma Hanım her gördüğünde 'Burada da bir şehir hastanesi yapacaktık. Ne oldu?' diyordu. Şimdi bu 1008 odalıyı süratle yaptık. Ama biz Yap-İşlet-Devret sistemiyle şehir hastanelerini yapıyoruz. Ama Rönesans gibi bir yüklenici firma bulursak, buradaki şehir hastanesine de başlayabiliriz. Benden duyurması, araması da Sağlık Bakanı'ndan. Ama şimdilik acil bir ihtiyacımız yok. Bir asır önce 'Hasta adam' diye tarihe gömülmek isteyen bir millet gıptayla takip ediliyor. İnşallah ülkemize yapacak daha çok hizmetimiz var. Türkiye'yi mutlaka 2023 hedeflerine ulaştıracağız.
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın