15:33 11 Aralık 2018
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    TTB Merkez Komitesi Başkanı Adıyaman: Yeni tasarıda şiddeti caydırıcı bir şey yok

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 0 0

    Türk Tabipleri Birliği Merkez Komitesi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, sağlıkla ilgili yeni tasarıyı Seyr-i Sabah programında değerlendirdi. Adıyaman, kanunda beklendiği gibi şiddeti caydırıcı bir hüküm olmadığını dile getirdi.

    Doktorların yaşadığı şiddete karşı çıkarılması planlanan yasa uzun süredir sürmekte olan sağlık çalışanlara şiddeti ortadan kaldırması için bir umut ışığı olarak tanımlandı. Tüm muhalefet partileri konuyla ilgili kendi kanun taslakları üstünde çalışmalarını yürüttülerse de AK Parti, sağlık çalışanlarının ve sivil toplum örgütlerinin çoğunluğunun beklentisini karşılamaktan uzak bir metinle geldi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Komitesi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, Seyr-i Sabah programında kanunun maddelerini eleştirirken bunun değiştirilebilmesi için ellerinden gelen adımları atmaya çalıştıklarını dile getirdi:

    ‘BU TASARI GERİ ÇEKİLMELİ'

    "Esasında biz şiddetle ilgili yasa tasarısını uzun zamandır çalışıyorduk. Hemen tüm muhalefet partiler buna destek vermişti mecliste. Bir tek AKP'den destek gelmemişti. Bunu beklerken birdenbire AKP 44 maddelik içinde şiddetle ilgili ciddi bir şey olmayan tasarısını verdi. 5. madde çok antidemokratik hukuk ve insan haklarına aykırı. İhraç edilmiş doktorları işsizliğe ve açlığa mahkum ediyor. Bu gelir gelmez TTB olarak davet edildik fikirlerimizi her madde üstünde söyledik. Hem hekimlik yaptırtmayan tıbbi rapor düzenleme yetkisini de elinden alan bir madde bu. Maalesef tasarıyı yapanların 4'ü doktor ikisi eczacı. Bunun ne kadar antidemokratik olduğunu anlattık. Bir kısmı değişti: Güvenlik soruşturması olumsuz çıkan doktorların 600 gün çalışamamasının ardından SGK'lı hastanelerde çalışamıyordu meslektaşlarımız burada çalışılması izni çıktı. Bunu kabul etmek mümkün değil, zaten oldukça da yetersiz bir çözüm. Gerekli incelemeler yapılır ve yargılanır normal mesleklerine dönerler derken konu buraya geldi.

    1219 no'lu kanun hala geçerli. Burada çok net yazıyor: Türkiye'de hekimlik yapmak için Tıp Fakültesi mezunu olmak akıl hastası olmamak veya 5 yıl veya fazlasında hapis cezasına mahkum olmamak. Bu bir kanundan çok öç alma kanunu. Olağanüstü şartlar altında alınmış kararlarda hiçbir ceza almamış kişilere alınmış kararlar bunlar. Bize doktorlar gelip şimdiye kadar karakolun önünden geçmediklerini dile getiriyorlar. Bir yerde bir protestoda bulunmuş. Ama bu nedenle soruşturmaya uğramamış, yargılanmamış, yıllar sonra karşısına bununla geliyor devlet. Kanun ortada, hekimlerin hekimlik yapamama şartları ortada. Biz bu tasarının geri çekilmesini istiyoruz. Güvenlik soruşturması negatif gelen meslektaşların 600 günlük bir yerde çalışamamasının düzeltilmesi lazım. Bunlar zaten mevcut kanunda var. Biz 5. maddenin geri çekilmesini istiyoruz.

    Tasarıda bizim meslek örgütlerinin işlevsiz kılınması maddeleri var: Normalde bir doktor bir ilde mesleğini icra edebilmek için bulunduğu ilin mesleki örgütünden belge almak zorunda. Bunu ortadan kaldırıyorlar. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Bu kaos yaratır. Piyasanın ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bence bu tasarı yazılmış hazırlanmış. Ben bunu hazırlayan milletvekillerinin tasarıyı kendilerinin yazdığına inanmıyorum. Bu yazılmış ve ellerine verilmiş. Bir hekimin bundan kaos çıkacağını tahmin edebilmesi gerekiyor.

    Şiddete karşı yeni bir önlem yok gibi görünüyor. Mevcut ceza mevzuatına göre izlenmesi gereken yol burada da bir daha söylenmiş. Zaten mevzuatta da böyle. Şiddeti caydırmaz bu. Yaralanmaya uğrayan meslektaşımızın sorgusu hastanede yapılıyor deniyor ki zaten savcılar hastanede alıyor bilgiyi. Şiddet önleme tasarısı olarak çıktı bu ki hiç alakası yok. CHP, MHP, HDP ve İYİ Parti tarafından verilmiş bir tasarı var. Bu dört partinin milletvekilleri caydırıcı yönleri olan bizim de onayladığımız tasarıyı verdiler. Onlar komisyonda ama görüşülmedi bile. Ama cezalandırmaya yönelik en ufak caydırıcı bir şey yok.

    Sigara için alınan kararları olumlu buluyoruz ama bunu yaparken kapalı dolaplarda bulunması gereken sigaralar tekrar açığa çıkıyor. Biz olumlu olan şeylerin hakkını veriyoruz ama bir şeyi tam yapmıyoruz. Dünyada birçok ülkede sigara kasiyerlerin yanında değil, sigarayı görüp tekrar sigaraya başlayabilir insanlar. Birtakım şeylere popülist ve oy diye bakmamak lazım. Tütün konusunda daha umut verici gelişmeler vardı, şu anda restoranların çoğunda eskisi gibi fosur fosur sigara içiyorlar."

    Etiketler:
    Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sinan Adıyaman
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın