15:42 11 Aralık 2018
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    Doç. Elbek: Wikipedia’yı kapatmış bir ülkeyiz, tütünü mü engelleyemeyeceğiz?

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 11

    Tütün Kontrolü Çalışma Grubu Danışma Kurulu Üyesi Doç. Osman Elbek, Seyr-i Sabah programında sigarayla yapılan savaşta ülke olarak hangi durumda olduğumuzu anlattı. Elbek, sigarayı engellemek için ilgili kurumlarda kararlılık olmamasından yakındı.

    Tütün ürünlerinin yasaklanması için birbiri ardına kanunlar çıkıyor ancak bir türlü ürün kullanımı azalmıyor hatta yıllar geçtikçe daha da artıyor. Çıkarılan kanunlar ya uygulanmıyor ya da sonrasında değiştirilerek esas amacından sapıp farklı bir hale geliyor. Tütün Kontrolü Çalışma Grubu Danışma Kurulu Üyesi Doç. Osman Elbek, Seyr-i Sabah programında bu işin son kullanıcı tarafından değil, üretici endüstri tarafından engellenmesi halinde başarıya ulaşabileceğini söyledi. Elbek devlette bu sorunu ortadan kaldıracak isteğin bulunmasının şart olduğunu dile getirdi:

    ‘SİYASET TÜTÜN ENDÜSTRİSİYLE KAPALI KAPILAR ARDINDAN KONUŞMAMALI'

    "TBMM'den son geçen yasa maddelerine neden ihtiyacımız oldu? 2012 yılı itibarıyla Dünya Sağlık Örgütü, Türkiye benim kurallarıma tüm bileşenleriyle uydu demişti. Bunun cevabı Türkiye'deki tütün kullanımıyla ilişkili 2008 — 2011 yıllarında tütün kullanımı yüzde 23 azaltıldı Saptanan hedeflere ulaşılamasa da iyi bir şeydi bu. O yıllarda herkes yasal düzenlemelerin uygulanması tarafındaydı. Sonrasında Türkiye'de tütün üretimi artırıldı. 2008 yılında kişi başına 1.5 kilo tütün düşüyordu. 2011'de 1.1 kiloya düştü. 2016 yılında tekrar 1.5 kiloya çıktı. Ne kazandıysak kaybettik. Türkiye'de 2011'de 90 milyar sigara satılırken 2016'da tekrar 100 milyarın üstüne çıktı. Başarısızlığa uğrayınca acaba ne yapabiliriz dedik. Üretenler başarılı olmuş değil aslında. Bu bir ölüm makinası. Devlet her ay kendi kurumları vasıtasıyla bir yeni ölüm makinesini piyasaya surdu. Fabrika açmak işletmelere vergi muafiyeti sağlamak üzerine faydalar sağladı. Dünya Sağlık Örgütü der ki tütün endüstrisinin kolları çok uzundur karar mekanizmalarının her noktasına ulaşır. Endüstri kapalı kapılar ardında hesaplar yapar.

    26 Kasım 2018'de Cumhurbaşkanı tütün endüstrisi için ‘Bize çok geldiler hala geliyorlar 500 milyon dolar yatırım yapacağız diye. Biz de kendilerine alternatif teklifler götürüyoruz bu tütünü yurt dışında satmaları için' diyor. Siyaset mekanizmasının kapalı kapılar ardında tütün firmalarıyla görüşmesi yasaktır. Şeffaf bir şekilde görüşmesi lazım. Sıtmayla mücadele etmek için bataklığı kurutmanız lazım. Sivrisineklerle pazarlık yapılmaz. Onları öldürmeniz gerekiyor. Göğüs hastalıkları uzmanları derneği olarak şunu söylüyoruz: Tüketim bazlı müdahaleler kısıtlıdır işe yaramaz. Üretim bazlı müdahale lazım. Endüstrinin kar etmesini engellemeniz lazım. Daha fazla silah üretirseniz bunu birine tutacaklardır. Önce satış kısıtlamaları getirmemiz lazım. Yeni yasada yerleşkeleri de eklediler. 2011'de gençlerin yüzde 59'u okul bahçesinde tütün içen birini gördüm diyor. Demek ki yasa fiilen uygulanamıyor. Siz liselerde tütün içmeyi engelleyemiyorsanız sizin üniversitelerde engellemeye çalışmanızın sadece kağıt üstünde bir anlamı vardır. Gerçekte bir anlamı yok bence. Mevzuatı iyileştiren, günlük hayata etkisi olmayan bir düzenleme bu.

    İkinci düzenleme TV'lerde yayınlanan programlarda tütün üretimi gösterilemiyordu. İyi bir adım atılarak İnternet ve sosyal medyada da gösterilemiyor. Ama ticari gaye varsa gösterilmesin dendi. Bir kapı açıldı aslında ticari reklam için: Şimdi sektör ticari olmayan duyurular şeklinde kendi tanıtımlarını yapacaklar. Bu pencereyi açmamız o kanun teklifini kadük bıraktı. Bu maddenin önemli bir hükmü var: Sinema ve tiyatrolarda tütün ve ürünleri gösterilemeyecek. Bilim sanat gibi alanlarda dünyada hemfikir olma hali yok. Çünkü totaliter devlet düzenlerine de kapı açacak. Okulda sigara içmesini engelleyemiyorsak bunu sinemada tiyatroda yapmaya çalışmak çok zor. Dünyanın bu konuda yürüdüğü yok, sinema filmine sponsor edilmemesi yönünde. Hayatı tarif ediyorsanız oradan bunu almak çok kolay değil.

    Sigaraların tek tip paketle satılması çok etkili olan bir yöntem. Bizdeki sigara üstündeki uyarıların altı ayda bir değişmesi lazımdı, insanlar bunlara aşina oluyorlar. Uyarılar yüzde 85'e çıkarıldı. Sadece tek tip olarak marka ismi yazılacak dendi. Tütün ürününün kendisi bir reklam aracı haline getirilmiş durumda. Bundan azade kılmak istiyoruz. Bu ülkemiz açısından olumlu bir adım ama Avusturalya, Birleşik Krallık, Fransa, Norveç Macaristan gibi ülkeler bunu zaten yapıyor. Uygulamanın nasıl olacağı çok kritik. Kanun teklifinde 7 ay sonra hayata geçirileceği söyleniyordu. Bir gol yedik, Tarım Orman Bakanlığı isterse 6 ay daha uzatabilir maddesi eklendi. Ben şimdiden iddia ediyorum, kesinlikle 6 ay daha uzatılacaktır.

    Paketlerin üstüne konan her renk reklam unsuru. Kritik olan, yalın paket kadar kapalı dolaplar içinde satışa sunulması. Bugün itibarıyla işletmelerin hepsinde sakız ve şekerin hemen yanında. Hiçbir zaman tesadüf değil. Dışardan görülmeyecek şeklinde bir hüküm var. Bunun bir anlamı yok. Ama bu anlamsız uygulama dahi uygulanmıyor. Yeni teklifte kapalı dolabın içinde görülmeyecek dendi. Fakat hiçbir konuda anlayamayan iktidar ve muhalefet halk sağlığına aykırı maddede uzlaştılar ve kapalı dolap maddesini reddettiler. Tütün endüstrisi esnaf kuruluşlarına gitti ve bunun karşılığını aldı. Periyodik araştırmalarımızda İstanbul ölçeğinde ihlal oranları yüzde 50. Nasıl önlenecek? Wikipedia'yı kapatabilmiş bir ülkeyiz. İstek var mı, karar var mı? Kararlılık yok. Her mekanda nargile içiliyor. Tütün endüstrisinin kar hırsını ortadan kaldıracak, endüstriyle siyaset arasındaki mekanizmayı ortadan kaldıracak önlemler lazım. Bakkal ve marketlere tütün endüstrisi ürünlerini kendi götürmeyecek, devlet götürecek. Yoksa gençlere sürekli reklam yapılmış olacak. Sürekli daha mı çok sigara üretilecek? Üretilen her şey satılıyor. Bu kadar üretemezsiniz diyeceğiz. Üretim ve pazarlama sürecine müdahale lazım Ama nargile mekanlarının ruhsatlı yerlerinin kapalı olduğunu gördük. Devlet kendi yasasına uymayan yerlere ruhsat vermiş. Biz hakikaten bunu uygulamak istiyor muyuz? Samimi miyiz? Temel soru bu."

    Etiketler:
    Tütün, Osman Elbek
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın