05:11 13 Kasım 2019
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    CHP’li Tekin: AKP’nin 2005'te çıkardığı yasalar sayesinde İstanbul topal ördek olmaz

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 63
    Abone ol

    CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Seyr-i Sabah programında İBB meclis toplantısında yaşanan komisyon kurulma engellemelerini değerlendirdi. Tekin, 2005 yılında hayata geçirilen yasalar sayesinde İBB’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözünü ettiği topal ördeğe dönüşmesinin mümkün olmadığını söyledi.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) ilk meclis toplantılarında AK Parti ve MHP ortaklığının oy çokluğuyla alınan kararlarıyla CHP grubunun 'Uyuşturucu ile mücadele komisyonu' ve 'Toplumsal cinsiyet eşitliği komisyonu' kurulması önerileri reddedildi. Bu kararlarla birlikte seçimin hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İBB meclis aritmetiğiyle birlikte dile getirdiği “Meclis çoğunluğu bizde. Şu anda hala her şey devam ediyor. Bunlar neye dönmüş biliyor musun, bunlar topal ördek” söylemi gündeme geldi.

    CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Seyr-i Sabah programında 2005 yılında AK Parti tarafından çıkarılan yasalar sayesinde belediye yönetiminin asla topal ördek olmayacağını dile getirdi. Tekin, İBB meclisinin, belediye başkanının yapacaklarını neden engelleyemeyeceğini örnekleriyle anlattı:

    ‘YASAYI YAPANLAR YAPTIKLARININ FARKINDA DEĞİL’

    “Cumhurbaşkanı 2005 yılında çıkarmış olduğu yerel yönetim kanunundan haberdar değil. 2005 yılındaki yerel yönetimler yasasını Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek ile Adana Belediye Başkanı Aytaç Durak hazırladı. O dönemde tek itiraz eden bendim. O dönemde CHP Genel Merkezi’ne gidip bunun yanlış olduğunu söyledim. Başkanlık sistemiyle yönetilen ABD’de bile bu yok dedim. Belediye başkanları çok etkilidir. Belediye meclisinin başkanın çalışmalarını engelleyebilecek imkanı yok. İhtiyaç olan bir komisyonun kurulması konusunda bir engel koyarlar. Alternatifi yok mu? Belediyenin zaten o konularda çalışmaları varsa, onun üstünden götürür. Keşke bütün partilerin içinde olduğu bir komisyonla yapılabilseydi.

    İmar meseleleri önemli. İBB’nin çoğunluğuyla geçiyor. İstanbul zaten imar çetelerine teslim edilmiş vaziyette. İmarın geçip geçmemesi konusu AKP’nin kendi derdi diye düşünüyorum. Üçüncü sırada bütçe geliyor. Eğer bütçeyi geçirmezseniz belediye başkanı değil belediye meclisi düşüyor. Dördüncü sırada borçlanma yetkisi geliyor. İstanbul belediyesi zaten borç batağında. İhale gibi konularda bir engelleme söz konusu değildir. 2005 yılında bu yasayı yapanlar yaptıklarının farkında değiller muhtemelen.

    ‘BETONLAŞMAYA KARŞI 106 DAVA AÇTIM’

    Ben İstanbul il başkanı olduğum günden itibaren betonlaşma konusunda iktidarın tavrını eleştirdim. 106 dava açtım. O zamanlar iyi kötü yargı işliyordu, bilirkişiler üniversitelerden hocalardı. Sonra her şeyi değiştirdiler ve davalardan sonuç alamadık. Sonradan Erdoğan’a bir mektup yazdım ve iki harita gönderdim. Birisi onun dönemindeki harita birisi Kadir Topbaş dönemindeki harita. İstanbul katlediliyor dedim. Ne yazık ki bir ses çıkmadı. Ben bir basın toplantısı yaptım. İstanbul’da yaratılan bir rant var: İktidar çevresindeki belli azınlık işadamlarına belediye başkanının yakınlarına yaklaşık 100 milyar dolarlık bir rant yaratılmış. Ne zaman ses çıktı Erdoğan’dan? Tarihi yarımadanın siluetini bozan binayı gördüklerinde İstanbul’a ihanet ettik dedi. Bu ihanet sonrasında kesildi mi? Hayır, devam etti.

    Burası İstanbul. 58 ülkeden büyük bir şehirden bahsediyoruz. Buranın en büyük sorunu kentsel dönüşüm. Yapı stoklarımız çok eski. Bugünden yarına bizim belediye başkanımızın çözebileceği bir mesele değil. Kesinlikle bir yerden başlanacak ama şöyle bir sıkıntı var: Kentsel dönüşümde kullanılması gereken arsaların yandaşlara peşkeş çekilmesi sıkıntı yarattı. Şimdi iki yeşil alan var: Mezarlıklar ve askeri alanlar. Askeri alanlar bakanlığa devredildi. Bunların acilen belediyeye devredilmesi lazım. İki gün önce Kağıthane’de binalar çöktü. Bunu halletmenin tek yolu farklı kurumların plan yapma yetkisini kesmek. Özelleştirme idaresinin çevre şehircilik bakanlığının İstanbul’da plan yapma yetkisi var.

    ‘SEÇİLMİŞİN YETKİSİNİ BÜROKRATA VEREMEZSİNİZ’

    Kentten 5 milyona yakın oy almış belediye başkanının yetkisini alıp atanmış bir bürokrata verirseniz bunun adı darbe olur. Buna yapacak bir şey yok. Ama hukuken yapılması mümkün değil. Devletin çeşitli kurumlarının yetkilerini artırabilir. Her şeye rağmen şerefiyle haysiyetiyle hani siyasal görüşüyle olursa olsun kamuda çalışan insanlar var. 76 projeyle ilgili bir çalışma yapmışlar. Bunların sahibi Çevre Şehircilik Bakanlığı. Bunların tamamının altında Erdoğan, Yıldırım ve Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın imzası var.

    Bunu hazırlayan devletin uzmanları. Bunların her birine teşekkür ediyorum. Bu Sayıştay başkan vekili belediyelerdeki hırsızlıkları tespit ettiği için görevinden el çektirildi. Böylesi bir adama ödül verilmesi gerekirken atıldı. 28 Sayıştay görevlisine el çektirilince onların sorumluluğu yok, talimatı ben verdim görevimden çekiliyorum dedi ve başkan vekilliğinden ayrıldı. Televizyonlarda gazetelerde kimse bunu dert edinmedi kendine. Bu Sayıştay vekili niye görevden el çektirildi diye soran ve yazan olmadı. Sadece 76 projeden elde edilen rant 40 milyar dolar. Bir ülkede yolsuzluk varsa yoksulluktan kurtulma şansınız olmaz.”

    Etiketler:
    Ekrem İmamoğlu, AK Parti, İstanbul, Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Gürsel Tekin
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın