20:02 24 Ağustos 2019
Canlı Yayın
    Seyr-i sabah

    Prof. Dr. Erkut: Matematik dersi seçmeli değil farklı seviyelerde zorunlu olmalı

    Seyr-i Sabah
    URL'yi kısaltın
    Zafer Arapkirli
    0 30

    MEF (Modern Eğitim Fen) Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Erkut, Seyr-i Sabah programında Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) uygulayacağını duyurduğu yeni sistemi yorumladı. Erkut, din dersinin zorunlu olmasını eleştirirken matematik dersinin seçmeli hale getirilmesini eleştirdi.

    MEB geçtiğimiz günlerde Uluslararası Bakalorya sistemini de temel alarak yeni bir eğitim sistemi getirdi. Gençlerin daha çok hayatın içinde olduğu yeni sistem ilk olarak 2020-21 öğretim yılında 9. sınıflardan itibaren başlayacak. Öğrencilere daha çok hayatın içinden dersler sunulacak ve ders sayısında da azalmaya gidilecek.

    MEF Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Erkut, Seyr-i Sabah programında bu sistemle ilgili çekincelerini ortaya koyarken, 17 yılda 15 kez değişen eğitim sisteminin uzun soluklu bu yeni projede değişmeden kalmasını umduğunu dile getirdi. Erkut, aynı şekilde öğretmenlerin de bu sisteme adaptasyonlarının gerçekleşmesini umduğunu, bunun için önümüzde 4 senelik bir yol olduğunu vurguladı:

    ‘ÖĞRETMENLERİN ADAPTASYONU ÇOK KRİTİK…’

    “Genelde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılanları olumlu buldum. Benim en büyük kaygım çok uzun soluklu plan olması. Bizim ülkede Milli Eğitim Bakanı çok hızlı değişiyor. 5 yıllık bir plan bu ve son 17 yılda 15 plan çıktı. 5 yıl içinde yavaş yavaş fazlandırılarak devreye sokulacak. Ben bunu uluslararası bakalorya programına, IB programına benzettim. Özetle bu bir dernek. Dünyanın birçok ülkesinde ortak uygulanan müfredatları var. Türkiye’de 44 lisede uygulanıyor. Amacı öğrenciyi bütün olarak geliştirmek. Orada 6 ana dal var. Türkiye’de bakanın önerdiği sistem anadil, yabancı dil, sosyal, matematik, fen var sanat yerine din gelmiş. Ben zorunlu din dersine karşıyım. Biz böyle olunca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararını çiğniyoruz. Ben bakanın bunu değiştirme gücü olmadığını düşünüyorum. Bunları saymazsak kalanların hepsi IB ile birebir aynı. Tez yerine proje konmuş. Benim en önemli kaygım da bunu uygulayacak kadrolara sahip olmamamız. Burada eğitim felsefesi değişecek. Yaparak öğrenme getirilecek. Öğrenciye tercih hakkı getirilecek. Sadece öğretmelerin değil sistemin de buna hazır olmadığını düşünüyorum. 5 yılda sistemin bir kısmını bazı hocalarda hayata geçirebiliriz.

    Matematik dersinin kaldırılmasını da doğru bulmuyorum. 3 farklı seviyeden birini seçmeliydi öğrenci. Genel anlamda olumlu buluyorum. Toplam 1 milyona yakın öğretmenimiz var, bunların yüzde 5’inin buna uygun olduğunu düşünüyorum. Adaptasyon becerileri çok önemli ama öğretmenlerde kendi aldıkları eğitimin bir sonucu olarak onlarda adaptasyon yeteneklerinin gelişmemiş olduğunu düşünüyorum. Öğretmenlerin adaptasyon süreci 3 ayda bile olabilir. Mesela matematik öğretmeni kodlama bilirken büyük veriyi anlatma yeteneğine 3 alda gelebilir. Bazıları o noktaya daha zor gelirken bazıları hiç gelemeyecek. Burada bir çan eğrisi göreceğiz diye düşünüyorum. Öğretmenlerin yüzde 5’inin öncülük yapmasıyla yüzde 2530 kitlenin katılımıyla sistem çalışabilir. Kesinlikle zaman alacak ama bir seferberlik ilanıyla bir senede 9. sınıflar hazırlanabilir. Seksi 12. sınıf dersleri 4 sene sonra verilecek. Öğretmenleri 4 senede hazırlayabiliriz. Üniversitelerden ciddi destek alabilmemiz lazım. Din zaten zorunluydu, matematik de zorunlu olmaktan çıkarılmadı zaten 11 ve 12. sınıflarda öğrenciler matematik almadan mezun olabiliyorlar. Ben mühendisim matematiğin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Ama sadece mühendislikte değil mimarlıkta da çok önemli sosyal bilimlerde de. Öğrencilerin matematik seviyesi zaten yerlerde. Her öğrenciye her matematiği öğretmeye çalışarak yanlış yapıyoruz.

    ‘MATEMATİK SEÇMELİ OLMAMALI’

    Dünyada PISA’da ikinci gelen bir şehirde öğretmenlik yaptım. Orada 3 farklı matematik seviyesi var. Ancak en iyi matematik seviyesinden mezun olursanız sizi ilgili üniversitelere alıyorlar. Ama her öğrenci 4 senede her halükarda matematik alıyor. Ben hiç matematik almayacağım demek yerine biraz daha aşağı seviyeden matematik alacağım demesi gerekiyor öğrencinin. Bunu kaldırmakla bence yanlış yaptılar. Zorunlu derslerden çıkarılmamalı değişik seviyeler olmalıydı. Çocuk sosyal bilimler okuyacaksa onun türev ve integral öğrenmesine ne fayda var? Ama tamamen de matematikten elini ayağını çektirtmek doğru değil. Dünada her şeyin içinde matematik var.

    Avrupa Birliği zorunlu din derslerinin insan haklarına aykırı olduğunu düşünüyor ben de buna katılıyorum. Bu ülkede farklı dinden olanlar var, ateist olanlar deist olanlar var. Din dersi Türkiye’de din ve ahlak bilgisi olarak geçiyor ama ben kendi zamanımı hatırlıyorum sure ezberlerdik biz. Sadece Müslümanlığın öğretildiği değil sadece diğerlerinin yanlış olduğunu söyleyen son derece sübjektif şeyler anlatılıyor. Zaten dini eğitim verildiği okul var, imam hatip. Diğer okullara din dersini zorunlu yapmanın mantığı çok zayıf. Kanada’da da aynısı var: Aile çocuğunu isterse seküler isterse Katolik okuluna gönderiyor. Ama din dersi sadece Katolik okulunda var.

    Yaz tatilinin uzun olmasının çok yanlış olduğunu düşünüyorum Çocuk tatilde tekrar yapmazsa öğrendiklerini unutur. Tam bir hafıza temizlemesinden geçiyor. Okula tekrar döndüğünde o dersleri hiç almamış gibi oluyor. Yeni sisteme aileler itiraz ediyorlar ama kısa aralar verip kısa sürelerle çalışmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum. Ben bu sistemde radikal bir şey görmüyorum. Tamamen yanlış diyebilecek birinin çıkabileceğini düşünmüyorum. Sistem o kadar geniş ve esnek ki ufak değişiklikleriyle sürmesi mümkün olur. İktidar değişirse din dersinin ve matematiğin zorunluluklarını kaldırınca sorun kalkar ortadan. Bundan sonra gelecek bakanlar umarım bunlarda büyük değişikliklere gitmez.

    En büyük problem üniversite sınavı nasıl olacağı. Eğer bu düzgün yapılmazsa düşünülen her şey yalan olur. Buna uygun sınav değil portfolyo oluyor. Öğrencilerin kendi üniversitelerini seçmesine doğru gidiyor bu. 9–10–11’deki derslerin konularından sınavlar yapılabilir ama bunların etkisi yüzde 50-60 civarında olur. Gerisi portfolyoya dayanır. Üniversiteler kendileri birer sınav yapacaklar belki de. Bu çok daha çağdaş bir sistem. Bu sistemin üstüne sıradan bir çoktan seçmeli sınav yapamazsınız. Vereceğiniz sınavın örtüşen kümelerden ortak derslerden alınması lazım. Farklılıkları takdir edecek bir üniversite tercih sistem olması lazım. Tasarıma geçecekse görsel tasarım dersi almış olmasını şart koşabilirsiniz. Çocuğu genç yaşta yönlendirmeye yönelik bir sistem olmalı. Üniversite uyumlu olmazsa, o süslü derslerin hepsinde test çözülür. Bunu engelleyemezsiniz.”

    Etiketler:
    Eğitim Sistemi, müfredat, ders, Din dersi, Matematik, Milli Eğitim Bakanlığı, Erhan Erkut, MEF Üniversitesi
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın