‘Almanya’da sağ popülist partinin meclise girmesi uluslararası sermayenin tercihi’

25092017 - Seyru Sabah
Abone olTelegram
Almanya'da yapılan genel seçimde Başbakan Angela Merkel'in liderliğindeki Hristiyan Demokrat Parti (CDU) birinci gelirken, Sosyal Demokrat Partisi (SPD) ise muhalefette kalacağını açıkladı. Almanya Sosyal Demokrat Dernekleri Koordinatörü Erdal Tekin’e göre Almanya’da sağ popülist partinin meclise girmesi uluslararası sermayenin tercihi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel - Sputnik Türkiye
Alman basını: Başbakan'ın kabus gibi zaferi
Almanya'da seçimlerden Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) oy kaybına rağmen birinci parti olarak çıktı. Koalisyon ortağı SPD ise muhalefet sıralarına döneceğini açıkladı. Zafer Arapkirli ile Seyr-i Sabah'a değerlendirmelerde bulunan Almanya Sosyal Demokrat Dernekleri Koordinatörü Erdal Tekin'e göre son yıllarda tüm Avrupa'ya hakim olan sağ popülist bir söylem var:

‘SERMAYE MUHALEFETİ BELİRLEYEN BİR YÖN ÇİZMİŞTİR'

"Bu sağ popülist söylem siyaseten de sosyolojik olarak da karşılık gördü. Almanya'da 73 yıl sonra tekrar ayrılıkçı sağ popülist bir parti maalesef meclise girdi. Bir sosyal demokrat olarak bunu Almanya'nın sahip olduğu kurumsallaşmış demokrasi çerçevesinde açıklamakta zorluk çekebilirim. Fakat yüzde 13 oranında oy almış olan Almanya için Alternatif (AfD) Partisi'nin yani ayrılıkçı sağ popülist partinin halkın bir tercihi olmadığını, 1933 yılında Almanya'nın tekrar yaşamış olduğu yine böyle bir sağcı popülist partinin meclise girip on yıl Almanya'yı yönettiği ve bunun bir sermayenin tercihi olduğunun altını çizmek isterim. Bu uluslararası sermayenin ve Almanya bağlantılı sermayenin bir tercihi olmuştur. Bunun sonucunda Hristiyan Demokrat Parti'nin kaybetmesi kadar sermaye iktidar olmasa bile muhalefeti de belirleyen bir yön çizmiştir."

AfD Genel Başkanı Frauke Petry - Sputnik Türkiye
AfD sözcüsü Bronson: Sorun Erdoğan ve onun sert rejimi
‘ALMANYA'DA MÜLTECİLER ÜZERİNDEN SİYASET YAPILIYOR'

Almanya'da neredeyse tüm partilerin mülteciler üzerinden siyaset yaparak tabanı etkilemeye çalıştığını vurgulayan Tekin, "Almanya'da son seçimlerde muhalefet statüsünü kazanan sağcı ayrılıkçı partinin bilinçli bir seçmen olmasına rağmen bu kadar oy alarak meclise girmesini şöyle açıklayabiliriz: Bu seçim sürecinde meclise girmiş olan partilerden biri hariç hepsi mülteciler üzerinden siyaset yapmışlardır. Bu siyasetlerini toplumun geneline yaydıklarında korku ve endişeler üzerinde siyasetlerini götürmüşlerdir. Ama bugün itibarıyla resmi olmasa dahi meclise girmiş olan 6 siyasi parti aynı zamanda Türkiye karşıtı bir siyaset uygulamıştır. Almanya'da şu anda yüzde 13 ile meclise girmiş olan AfD'nin ülkede yaşayan mülteciler ve onların ülkeye iktisadi anlamda, demokratik yapının bozulması anlamında, sosyal barışın tehdit altına girmesi üzerinden endişe ve kaygılar çerçevesinde siyaset yapmışlardır. Bu seçmen tabanında karşılık görmüştür" dedi.

"Türkiye'nin bu yılın ikinci çeyreğinden itibaren siyasi otoritenin Almanya'ya karşı söylemiş olduğu ‘Nazi' benzetmesi yanlış bir ifadedir" diyen Tekin, "Bu ifadeyi çok iyi bir şekilde kullanan AfD'nin tabanında çok büyük bir karşılık bulmuştur. Bugün bu kadar oy almasında Ankara'nın bu söylemlerinin büyük bir etkisi olduğunu söyleyebiliriz" şeklinde konuştu.

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала