Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın

'İslamofobi yanlış bir kavram, şiddeti normalleştirir'

16032019 - Fotografin Tamami.mp3
Abone ol
Yeni Zelanda’da Camilere yapılan saldırı artan Müslüman düşmanlığının işareti mi? Yoksa daha büyük bir hareketin başlangıcı mı? Avustralyalı terörist neyi hedefledi? Bu neyin başlangıcı?

Yeni Zelanda’da cami saldırılarını gerçekleştiren Avustralya doğumlu Brenton Tarrant’ın olduğu sanılan ve TRT World tarafından yayınlanan görünterlde, Tarrant’ın  13 Eylül 2016’da İstanbul Havalimanı’na gelişi görülüyor. - Sputnik Türkiye
Yeni Zelanda saldırganının Türkiye'de nerelere gittiği belli oldu
RS FM'de Fotoğrafın Tamamı programında Ahu Özyurt'un sorularını yanıtlayan Üsküdar Üniversitesi Politik Psikoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, Türkiye'nin bu tip saldırılarda hemen kendisini öne atmasının sakıncalı olduğuna dikkat çekerken "Müslüman ve Türk algısının birleşmesinde dikkatli gitmeliyiz" dedi.

‘İSLAM HERKESİN ‘ÖTEKİSİ' OLDU'

"İslam'ın şu anda politik masada bir menüye dönüştürüldüğünü düşünüyorum. Önce İslam'ı şeytanlaştırma sonra da bu gibi akımlar ortaya çıktı" diye Arıboğan, "Burada asıl olan eylemin kendisi değil, yaratacağı tepki önemlidir. Çoğunlukla da bir grup olsun ya da yalnız kurt olsun bunlar İstihbarat Teşkilatları ile irtibatlıdır ve başka bir şeyi hedef almaktadır. Bambaşka bir sonuç çıkar. Buradan ne çıkar, artık ırkçılık dediğimiz şey ‘anti-Müslüman' olarak gelişiyor" dedi.

Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, Christchurch'teki cami saldırılarının ardından ilk kez parlamentoda konuştu - Sputnik Türkiye
Yeni Zelanda Başbakanı saldırganın adını bile anmayacak: Ona hiçbir şey vermeyeceğiz
Arıboğan, şöyle devam etti:

"Buradaki adam Walhalla'ya gitmekten bahsediyor. Pagan bile olabilir. Hristiyan bile olmayabilir. Asıl mesele herkesin ‘ötekisi' Müslüman oldu. Yeni ırkçılık artık anti-İslam olarak teşekkül ediyor. Burada kritik kavramları dikkatli kullanmamız gerek. Bir şeye İslamofobi diyorsanız, o bir zihin durumunun inşası için zemin yaratıyor. Fobi, yani korku, doğal bir durum gibi algılanıyor. Korkan insan mağdurdur, meşru savunma yapar buna tepki verir. Bu kavramı kullandığınız anda Müslümanlara, İslam'a karşı yapılan eylemi ‘savunma' kalkanı altına alırsınız. Onun için kullanmamak lazım. Asıl terim artık anti-İslam, İslam karşıtlığıdır. Bu aslında ırkçılıktır."

‘TÜRKLERİN HAYATI ZORLAŞACAK'

Avrupa'ya yerleşen Türklerin hayatının zorlaşacağına dikkat çeken Deniz Ülke Arıboğan, özellikle merkez Avrupa'da Müslüman ve Türk kimliğinin tek kimlikte birleştiğini vurguladı: "Anayurt çok önemli. Dönmek zorunda kalabilirler. Tıpkı Ortaçağ gibi Avrupa seçmen davranışlarının kökeni anti-Türk anti-Müslüman olmakla tanımlanıyor. Yeni Zelanda'daki eylemin etkisi Malezya, Endonezya gibi Müslüman nüfusun çok olduğu yerlerde hissedilebilir."

‘BELKİ BİRAZ GERİDE DURMAK LAZIM'

Winston Peters - Sputnik Türkiye
Yeni Zelanda'dan Erdoğan'a tepki
Saldırının bir aşamanın parçası olduğunu belirten Arıboğan, "Biz savunma çizgimizi nerede kurmamız gerektiğine karar verelim. Hemen atlamayalım. Hangi kavramları kullanmak istediğimize karar verelim. Onlar ne istiyorsa biz o kavramları kullanıyoruz. Konuyu siyasette kullanacaksanız dikkatli olmanız lazım. Yıllar önce bir yazı yazmıştım. Şeker hastasıysanız, baklava yememeniz lazım. Dünyada bir şeker krizi var. Bu kriz İslam'ın üzerinden şekilleniyor. Hepsini sizin göğüslemeniz gerekiyor. Bu durumda stratejik küçülmelere gitmek, çekinik durmak daha faydalı olabilir" dedi.

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала