Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın
Eksen - Sputnik Türkiye
EKSEN
Ceyda Karan’ın hazırladığı Eksen’de her gün dünyanın farklı bölgelerine dair gelişmeler masaya yatırılıyor.

‘Körfez anlaşmasında, Katar'a ambargonun İran'ı güçlendirdiği kaygıları etkili oldu, Türkiye de bu işten kazançlı çıktı'

14012021-Eksen.mp3
Abone ol
Tremblay'e göre Körfez barışında, Katar'a ambargonun İran'ı güçlendirdiği kaygısı etkili oldu, elinde 'Kaşıkçı kozu' olan Türkiye de kazançlı çıktı. Doha'nın Libya'da İhvan'a desteği kestiğini aktaran Tremblay, Ankara'nın kimi isimleri Mısır'a iadesini öngördü. Tremblay, Biden'ın İran’la nükleer anlaşmaya dönüp bölgede denge kuracağı görüşünde.

ABD Başkanı Donald Trump, başkanlığını Ortadoğu'da İsrail'in Körfez'deki Arap monarşileriyle ilişkilerinin normalleştirmenin hemen ardından Körfez içindeki krizi de çözerek tamamlıyor. Başkanlığın Demokrat Joe Biden'a devrinin hemen öncesinde Körfez'de Suudi Arabistan ve Katar cephesi arasında 3.5 yıldır süren kriz de anlaşmayla sonuçlandı. Biden öncesinde Körfez'de yeni 'dizayn' olarak yorumlanan bu gelişmenin bölgesel duruma etkisi tartışılıyor. Özellikle Körfez krizinde Katar'a destek vermiş, 'Kaşıkçı vakası' yüzünden Suudi Arabistan'la ve İhvan nedeniyle Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır ile ilişkileri kopmuş olan Türkiye'nin bu yeni dizayndaki konumu merak konusu.

Körfez'de yeni döneme ışık tutan son gelişmeleri Al Monitor yazarı Pınar Tremblay ile konuştuk.

‘Katar’a Körfez ambargosu, Türkiye ve İran’ın desteği sayesinde başarısız oldu’

Pınar Tremblay, Körfez ülkelerinin Katar’a uyguladıkları ambargonun Türkiye ve İran’ın Doha'ya desteğiyle başarısız olduğunu anımsatırken, özellikle son dönemde Suudi Arabistan’ın bu krizde İran'ın güçleneceğinden korkmasının Körfez krizinin çözümünü getirdiği görüşünde. Tremblay, ambargodan Türkiye'nin de kazançlı çıktığını belirtirken, yeni dönemde Körfez anlaşmasıyla Ankara'nın Riyad'la ilişkilerinin düzeleceği ancak BAE ile durumu düzeltmenin daha zor olacağı görüşünü dile getirdi:

Katar bayrağı - Sputnik Türkiye
Katar'dan, Suudi Arabistan'ın Türkiye ve İran ile ilişkileri için arabuluculuk mesajı

“Haziran 2017’den beri başlamıştı bu ambargo. İlk üç aydan itibaren ambargonun başarısız olduğunun işaretleri vardı. Bu işaretler zaman içinde daha da güçlenerek ilerledi. Öyle bir hale geldi ki ambargo, ambargoyu koyanlara zarar vermeye başladı. O nedenle bunu bitirecekleri bir noktada tahmin ediliyordu. Ama en başından itibaren Katar etkili yardımları İran ve Türkiye’den aldığın için ambargo başarısız oldu ve ambargoyu koyanlara zarar vermeye başladı. Özellikle Suud, İran’ın daha güçleneceğinden korktuğu için bence bunu uzun zamandır bir an önce bitirmek istiyordu. Bir yıldır zaten bunu konuşuyoruz. Türkiye’nin buna hazırlıklı olma zamanı oldu. Çünkü çok uzun zamandır konuşuluyordu bu. Elbette boykotta Türkiye kazançlı çıktı. Ama aynı zamanda Suud’u kaybetmekte son 1.5 yılda Türkiye’nin Ortadoğu’da başka yerlerde klasik Arap Emirlikleri’yle de daha çok zıtlaşmasına neden oldu. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri’yle olan ilişki dinamiği şu anda ambargo bitse de kolay kolay değişeceğini zannetmiyorum. BAE ile Türkiye’nin kavgası biraz daha sürecek. Ama Suud ile ilişkileri tamamen düzelteceğine inanıyorum. Onun dışında muallak durumlar var. Libya’daki durumun nasıl gideceği çok önemli."

'Kaşıkçı olayı Ankara'nın elinde koz ama Suudiler ilişkileri normalleştirirse tekrar köpürtmezler'

Tremblay, gelişmelere üç kademeli bakmak gerektiği görüşünde. Tremblay, Körfez'de Suudi cephesinin Katar'a ambargoyu kaldırmak için Türk üssünün kapatılmasını istedikleri ancak kısa sürede bu şarttan vazgeçtiklerini söyledi. Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülmesi vakasının Ankara'nin elinde hala özellikle de Biden döneminde kullanabileceği bir koz olduğunu belirten Tremblay, Suudiler ilişkileri normalleştirirse Ankara'nın bu olayı tekrar köpürtmeyeceği görüşünde:

''Üç kademeli anlatmak lazım. Birincisi üs olayı esasında en başta vazgeçtikleri kategori oldu. Pek Türkiye basınında da çıkmadı. Bunu AKP kullanabilirdi ama kullanmadılar. Üsten vazgeçti Suud önderliğindeki boykot uygulayan 4 ülke. Bu çok fazla bir istek dediler. Üssün oradan kolay kolay çıkacağını zannetmiyorum. Erdoğan zaten Suud’a da teklif etmişti. ‘Biz burada da bir üs kuralım’ diye. Olur mu olmaz mı bilmiyorum. Bunlarla ilgili bir şey kayıtlarda yok. Kaşıkçı olayını tabii ki Türkiye köpürtebilir. Bu da Suud için çok kötü olur. Ama mesela Suud da genel olarak İran ve başka ülkelere uyguladığı hac yasağını koyabilir. Bu da Erdoğan ve çevresindekiler için çok kötü olur. O yüzden benim tahminim Kaşıkçı olayı eğer Suud, Türkiye ile bir şekilde ilişkileri normalleştirme yoluna giderse Kaşıkçı olayını Türkiye tekrar köpürtmez. Tabii ki Biden zamanında köpürtürse Kaşıkçı olayını, buradan bir şeyler çıkartabilir. Ama aynı zamanda Amerika’yı da sınayabilir bu yöntemle. Çünkü Kaşıkçı olayında Trump bu tip değerlere kıymet vermediği için hiç önemli değildi, unutalım gitsin dedi. Türkiye de bir şekilde bunu kapatmak zorunda kaldı. Ama Türkiye’nin elinde çok sağlam deliller var. O nedenle Kaşıkçı olayını büyütebilir.”

‘Doha Libya’daki İhvan’dan desteğini çekti. Türkiye'deki İhvan'dan bazı isimler Mısır'a iade edilebilir'

Tremblay, bu boykotun en önemli gerekçelerinden birinin Katar'ın İhvan'a verdiği destek olduğunu anımsatırken, bu süreçte İstanbul’un İhvan’ın merkezi haline geldiğini anımsattı. Tremblay'e göre, son dönemde ise Katar’ın özellikle Libya’daki İhvan’la bağlantısını kesti. Türkiye’de İhvan mensubu olanların çok olduğunu belirten Tremblay, ama özellikle teröre adı karışmış insanların bir kısmının başka yerlere gitmeye davet edileceğine, bazı alt seviyenin de Mısır’a iade edilebileceğini söyledi:

Müslüman Kardeşler - Sputnik Türkiye
GÖRÜŞ
Müslüman Kardeşler örgütünün sonu mu geldi?

“İhvan bence bu boykotun en önemli nedenlerinden birisiydi. Hem Emirlikler hem Suud hem en önemlisi Mısır, İhvan konusunda çok dertliler. Hepsi İhvan’ı terör örgütü ilan ettiler. Türkiye özellikle İstanbul İhvan’ın merkezi haline geldi. Aynı şekilde Doha’da da İhvan çok etkili. Katar’ın Libya’daki İhvancılara desteğini kestiğini açıkladığını biliyoruz. Türkiye de yavaş yavaş Hamas’a görünür desteğini kesmek zorunda. Hamas zaten Şam’a geri dönmeye çalışıyor. 2012’de Şam’dan çıktıkları için Ankara çok mutluydu. Bunu açık açık söylüyordu, Hamas, Şam’dan çıktı diye neredeyse parti yapıyorlardı. Ama şu anda Hamas geri dönüyor Şam’a. Ankara son derece sessiz. Ankara’nın da Doha’nın da İhvan ile olan bağı organik. Böyle hemen kesip atılacak, hadi siz buradan gidin denecek bir durum değil. Özellikle Türkiye’deki İhvanı sayısı çok fazla. Öyle hadi siz gidin denebilecek bir sayı değil. Fakat görünür özellikle teröre adı karışmış insanların bir kısmının başka yerlere gitmeye davet edileceği, bazı alt seviyenin de Mısır’a iade edilebileceğini duydum Ankara’dan. Daha önce bunlar zaten hep yapıldı. Yine yapabilirler diye düşünüyorum”

‘Biden ile ekibi İran ile nükleer anlaşmaya geri dönülmesi gerektiğine inanıyor, Avrupa da bunu uygun buluyor'

Biden’ın dış politika konusunda çok net düşünceleri olduğunu ve ekibini bu şekilde oluşturduğunu söyleyen Tremblay, Biden’ın Trump’a kıyasla çok daha planlı ilerleyeceği görüşünde. Tremblay’e göre, Biden ve ekibi İran’la nükleer anlaşmaya geri dönülmesi gerektiğine inanıyor ve Avrupa kanadının da İran’la görüşmeyi uygun bulması Biden üzerinde etkili olacak. Tremblay, ABD’nin eğer çok radikal bir gelişme olmazsa Ortadoğu’ya etkisinin 10-20 sene içerisinde azalacağı değerlendirmesinde bulundu:

“Dış politika çok yavaş ilerliyor. Ama Biden senatörlüğü boyunca dış politika komitesinin başında çok uzun yıllar hizmet vermiş biri. 8 yıl boyunca Obama’nın dış politikasını Biden yürüttü demek oldukça adaletli olur. Biden’ın dış politika konusunda kemikleşmiş düşünceleri var. Ekibi de son derece bilgili, sahada iyi tanınan ve sahayı iyi tanıyan insanlar. Brett Mcgurk bunlardan birisi. Türkiye’de persona non grata ilan edilen birisi. Bu seçimler rastgele değil bunlar çok planlı seçimler. Trump her şeyi anında kafasına göre hadi bundan da olsun diyen birisiydi, Biden tam tersi son derece planlı. Ortadoğu liderleri bunu biliyorlar. Herkesin de evinin önünü toparlama nedeni biraz da ondan. Çünkü bekliyorlar nasıl ilerleyecek diye. İlk zamanlarda bir şey olacağını zannetmiyorum. Ama İran ile olan nükleer anlaşmaya yavaş yavaş bir şekilde geri dönülmesi gerektiğine inanıyor Biden ekibi. Bu şekilde yavaş yavaş geri döneceklerine inanıyorum. Sırbistan olayında ciddi değişiklikler olacağına inanıyorum. Bunlar ama çok yavaş olacak şeyler. Bir anda olacak şeyler değil. Herkes bir şekilde evinin önünü toplayıp hazırlıklı olmaya çalışıyor. Ama Amerika’nın Ortadoğu’ya etkisi bundan sonraki 10-20 yıl içinde eğer çok radikal bir şey olmazsa ciddi şekilde azalır. İran kaynıyor. İran ve İsrail’in bir şekilde dengelenmesi gerek. İsrail ve İsrail lobisi ciddi bir şekilde İran’ın normalleşmesine karşı duruyorlar. Ama buna çok uzun süre karşı durabilmeleri mümkün değil bence. O yüzden eninde sonunda İran ile ilgili bir şeyler değişecek. Kissenger’ın açıklamalarını gördüm. Ama ben Kissenger’ın artık çok etkili olabileceğini düşünmüyorum. Washington’dan çok İsrail konusunda radikal olan insanlar arasında sözleri echo chamber’da biraz etki yarattı. İhvan’ı destekleyeceklerini zannetmiyorum. Çünkü Avrupa’da da İhvanı gruplarla çok büyük sorunlar yaşanıyor. O yüzden İhvan’a destek vereceğini göremiyorum. Ama 4 yıl önce Trump konusunda bunları da tahmin edemezdik. Sonuç olarak Ortadoğu’da neyin nasıl gelişeceği önemli. Ama Biden ekibi İran’a fazlasıyla ceza verildiğine artık daha fazla itilmemesi gerektiğini düşünüyor. Yine de göreceğiz nasıl ilerlediklerini. Çünkü Avrupa da İran’la görüşmeyi bir şekilde uygun görüyor.”

'Biden döneminde Türkiye-ABD ilişkileri daha kurumsal yürütülür'

Biden başkanlık koltuğuna oturduğunda Türkiye-ABD ilişkisinde kişiliklerden çok kurumların öne çıkacağı görüşündeki Tremblay, Erdoğan'ın ABD'nin yeni başkanıyla Trump'la kurduğu türden bir ilişki geliştiremeyeceği değerlendirmesi yaptı. Tremblay, kısa vadede Biden'ın Türkiye politikasının da öncelikli olmayacağı görüşünü dile getirdi:

BAE Dış İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Gargaş - Sputnik Türkiye
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı: Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesini istiyoruz

“İlk üç ay içinde nisanda, mayısta şu olur denebilecek kadar Türkiye politikası öncelikli değil. Ama şunu kabul etmek lazım. Trump ile Erdoğan arasında çok kişisel bir ilişki vardı. Birbirlerini telefonla arıyorlardı, tweetleşiyorlardı. Bu tarz bir ilişki Biden ve Kamala Harris ile olmaz. Biden son derece prosedüre bağlı biri. O yüzden Erdoğan ile telefonlaşacak kendi aralarında anlaşmalar yapacaklarını zannetmiyorum. Amerikan Dışişlerinin önemi artacak. Amerikan Dışişleri Trump zamanında çok büyük darbe yedi. Çok önemli insanlar ayrıldılar, çok ciddi bir kan kaybı yaşadı. Daha etkili hale geleceğini ve birçok şeyin bürokratlar tarafından prosedüre uygun yürütüleceğini görüyoruz. Bu süreçleri yavaşlatabilir. Ama 4 yıl içinde Türkiye ile olan ilişkilerin daha prosedüre uygun hale geleceğine inanıyorum. İki liderin el sıkışmasından öte kurumların konuşmasıyla ilerleyecek. Aynı şekilde Biden’ın hem NATO hem Avrupa Birliği ile olan ilişkileri daha normal hale dönüştürecek. Biden kurumlara değer veriyor. Trump geldiğinde zaten bunlardan nefret ederek gelmişti."

'Biden başa geçtiğinde yargılama sürdürülüp Trump üzerinden emsal oluşturulabilir'

ABD'nin kendi sorunlarıyla meşgul olduğunu belirten Tremblay, yeni yönetimin Amerikan kurumlarının Trump zamanında yaşadığı kan kaybını gidermekle uğraşacaklarını söyledi. Tremblay, ABD Kongresi baskını nedeniyle ABD'de emsal teşkil etmesi ve bir daha siyasette rol oynayamaması için Trump'ın görevi sona erdikten sonra da azledilmesinin yüksek bir olasılık olduğu değerlendirmesinde bulundu:

"Amerika kendi sorunuyla, Trump sorunuyla meşgul. Temsilciler birliğinde 10 Cumhuriyetçinin de oyuyla azil sürecinin ilk adımı azil. Zaten Trump daha önceden Temsilciler Meclisi'nde azledilmişti. Ama yargılama olması lazım bu da uzun bir süreç gitmesine de 6 gün kaldı. 6 gün içinde yargılamanın bitmesi mümkün değil. Ama bunun bir örnek, temsil oluşturması için Biden geldiğinde bu yargılamanın olması bekleniyor. O zaman Senato Demokratların eline geçmiş olacak. Bu da yargılama olursa, Trump’ın bugüne kadar Amerikan tarihinde ilk kez ofisten alınan ve böylece bir daha başkan adayı engellenen bir kişi olacağını gösteriyor. Şu anda Amerika kendi içindeki bu sorunla son derece meşgul. Burada suçluların sorumlu tutulması ve yargılanması çok önemli. Yargı sürecinin kim olursa olsun buna başkan da dahil herkesin yaptıklarının söylediklerinin hesabını vermesi, etkilerini sonuçlarını açıklaması gerekiyor.”

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала