Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın
Eksen - Sputnik Türkiye, 1920
EKSEN
Ceyda Karan’ın hazırladığı Eksen’de her gün dünyanın farklı bölgelerine dair gelişmeler masaya yatırılıyor.

'Maraş'ın açılımı, doğru bir diplomasiyle, mağduriyeti giderebilmek amacıyla ele alınabilir'

27072021-Eksen.mp3
Abone ol
Prof. Hasgüler’e göre Ankara'nın Kıbrıs'ta iki devlet ısrarı ve Maraş açılımı Doğu Akdeniz'le ilintili. 1979 Doruk Anlaşmasında çözüm olmadan da Maraş'ın açılabileceğinin yer aldığını söyleyen Hasgüler, kurucu ortaklığı unutup pasaport iptali resti çeken Anastasiadis'i eleştirdi. Hasgüler doğru diplomasiyle Maraş'ın mağduriyet gidereceği görüşünde.
Türkiye'deki Recep Tayyip Erdoğan yönetimi Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıldönümü olan 20 Temmuz vesilesiyle adada iki devletli çözüm tezlerini daha güçlü olarak ortaya koyarken, bu gelişme Kapalı Maraş'ın açılmasına dair yeni hamleler uluslararası toplumun tepkisini çekti. BM Güvenlik Konseyi, Erdoğan'ın açıklamalarını kınarken, Maraş'taki hamleye de önde gelen ülkelerden tepkiler yağdı.
Ankara ile Kuzey Kıbrıs'taki Ersin Tatar yönetiminin Kıbrıs siyaseti ve adadaki yankılarını Kıbrıs gazetesi yazarı Prof. Mehmet Hasgüler ile konuştuk.

'İki devletli çözüm ısrarı ve Maraş açılımı Doğu Akdeniz'deki ittifaklarla alakalı'

Prof. Mehmet Hasgüler’e göre, Türkiye iki devletli çözüm konusunda ısrarlı bir duruş sergiliyor ve bu tutumun Maraş açılımıyla birlikte okunduğunda Doğu Akdeniz'deki gelişmelerle ilgisi var:
“Crans-Montana sonrası ortaya çıkan bir söylem. Kıbrıs’ın ertelenmiş cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de bu söylem dile getirildi. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ta seçilmiş irade iki devletli çözüm konusunda ısrarlı bir duruş sergiliyor. Bunu BM Genel Sekterei Antonio Guterres ile konuşmalarında ortaya koyduklarını biliyoruz. Bunun Maraş açılımıyla birlikte okuduğumuzda Doğu Akdeniz’deki Güney Kıbrıs’ın Türkiye ve Kıbrıslı Türklerin haklarıyla ilgili tutumu ve kurduğu ittifaklar ve tabii ki Rum lideri Anastasiadis ve Kıbrıs’taki siyasi elitlerin bir biçimde federasyondan uzaklaştıklarını, samimi olmadıklarını ve bu konuda Kıbrıslı Türklerle aynı terminolojiyi konuşmadıklarını eski Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da çözüm taraftarı bir isim olarak ortaya koydu."
Kapalı Maraş'ın bir kısmının halka açılması - Sputnik Türkiye, 1920, 28.07.2021
DÜNYA
Kuzey Kıbrıs'tan Kapalı Maraş açıklaması: Devredilmesi söz konusu olamaz
'1979 Doruk Anlaşmasında Maraş'ın çözüm olmadan açılabileceği var'
Hasgüler, özellikle Maraş'ın açılması konusunda uluslararası toplumun tepki göstekdiğini ancak 1979 Denktaş-Kipriyanu Doruk Anlaşması'nda kapalı bölgenin çözümü beklemeden açılabileceği hususunun yer aldığını anımsattı. AİHM'nin KKTC'nin Mal Tazmin Komisya'nun statüsünü tanıdığını belirten Hasgüler, Anastasiadis'in Maraş'a karşılık Kıbrıs'lı Türklerin pasaportlarını iptal etme ültimatomunun Rumların mülkleri için başvuru yapmış olmalarından kaynaklanabileceğini söyledi. Hasgüler'e göre, doğru bir kamu diplomasisiyle yaklaşılırsa bir mağduriyeti gidermek amacıyla ele alınabilir:
"Benim anlayabildiğim Maraş ile ilgili açılımı. Avrupa Konseyi, BM Güvenlik Konseyi, açıklamalar yaptı, kararlar aldı. Ama 1979 Denktaş- Kipriyanu Doruk Anlaşması’nda Maraş’ın çözümü beklemeden açılabileceğine dair hususlar var. Burada temelde Maraş açılımı Maraş’ta yaşayan Kıbrıslı ve Kıbrıslı olmayan tüm unsurlara açılacağı söyleniyor. Kıbrıslı Türklerin Mal Tazmin Komisyonu, yani AİHM’in tanıdığı bir statü ve Türkiye’nin alt mahkemesi olarak görülüyor. Oraya da başvurular yapılmış. Güney Kıbrıs’ın Maraş açılımıyla ilgili bence Anastasiadis'in ateşinin yükselmiş olması ilk kez Maraşlı Kıbrıslı Rumların bu kadar yoğun bir şekilde bu işe yönelmek istemeleri. Bu konuda Türk diplomasisi ne kadar çalıştı onu bilmiyorum. Maraşlılar hatıralarını, mal ve mülklerini talep edebilir ve yerleşebilirler. Burada görebildiğim, doğru bir kamu diplomasisiyle konuya yaklaşıldığı takdirde Maraş açılımı AİHM kararlarını da düşündüğümüzde bir mağduriyeti gidermek amacıyla ele alınabilir. Bu Kuzey Kıbrıs karar vericilerinin doğru, etkili, güvenilir bir şekilde başta Kıbrıslı Maraşlılar ama bunların dışında Kıbrıslı olmayan Maraşlılara da açmalı. Maronitler var, askerlerin o bölgeyi boşalttığı konusunda iki köyle ilgili hazırlıklar yapıldığını biliyoruz. Bunlar insan hakları bakımından Kuzey Kıbrıs’ın ve Kıbrıslı Türklerin görünürlüğü bakımından son derece önemli.”
Mustafa Şentop - Sputnik Türkiye, 1920, 21.07.2021
DÜNYA
TBMM Başkanı Şentop: AB, Kapalı Maraş ile ilgili söz söyleme hakkına sahip değil
‘Kuzeyde de biz gerçek Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ilan edelim’
Hasgüler’e göre, Maraş tartışılırken Rum lideri Anastasiadis pasaport tartışmasını alevlendirmiş olması 'ırkçı' bir yaklaşım. Anastasiadis'in de kurucu ortağın Türkler olduğunu unutup Kıbrıs Cumhuriyeti'ni 'Rumlaştırma' siyaseti izlediğini belirten Hasgüler, kuzeyin de 'gerçek Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ilan etmesini önerdi. Hasgüler, adada çözümü reddeden taraf Rumlar olmuşken, tek taraflı AB üyesi yapılmalarına uzanan ve Kıbrıslı Türklere ayrımcılık içeren gelişmelere dikkat çekti:
“Bu tartışmalar yapılırken Anastasiadis'in açıklamasıyla çok oksimoron bir şekilde bir pasaport tartışması patlayıverdi. Bunu Maraş’ın ateşinin Anastasiadis’deki yansıması olarak okuyorum. Bu son derece ırkçı bir yaklaşım ve AB üyesi bir devletin başkanına yakışmayan bir tutum. Sana mı kalmış Kıbrıslı Türklerin aldığı pasaportu tartışmak? Sen devlet başkanı olabilirsin, nereye varmak istiyorsun? Benzer bir şekilde bazı muhalifleri, Türkiye içeri almadı. O da yanlış. Türkiye’ye Kuzey Kıbrıs’tan bir taş gitmedi bugüne kadar. Anastasiadis’in bir taraftan ayyuka çıkmış pasaport yolsuzluğu var, vatandaşlık satılıyor. Bir taraftan hak edilmiş bir pasaportu tartışmaya açıyor. Aslında üstü kapalı olarak Anastasiadis bu tarafta söylem olarak geliştirilen iki devletliliği güney olarak kabul ediyor. Ben alırım dediğinde sen kurucu ortağın Kıbrıslı Türklere söylüyorsun. Sen de aslında Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Rumlaştırıyorsun. Ben de buna karşılık olarak diyorum ki kuzeyde biz gerçek Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ilan edelim. Böyle 25 bin Rum’u parlamentoya alıp gerçek Kıbrıs Cumhuriyeti neresidir, kimdir, bunu uluslararası karar versin. Çünkü yıllardır güvenlik konseyi dediğimiz yapının 186 sayılı barış gücü kararı, hala daha 96 kere 1964’ten itibaren o uzatma kararlarının ne kadar adil olduğunu da sizlerin adalet duygularına bırakıyorum. 1964’te barış gücünü getiriyorsunuz. O barış gücünün üzerinden bir yığın gelişmeler yaşanıyor, ülke ikiye bölünüyor. Bir yığın anlaşma yapılıyor, AB’ye giriliyor, diğer taraf dışarıda bırakılıyor. Bunların hiçbiri yokmuş gibi Kıbrıs Rum otoritesini meşru hükümet olarak tanıyan 186 sayılı kararı orada sürdürüyor ve bununla AB üyesi olunuyor."
Kuzey Kıbrıs - Kapalı Maraş - Sputnik Türkiye, 1920, 07.10.2020
DÜNYA
AB’den Türkiye’ye ‘Kapalı Maraş’ çağrısı: Karar gözden geçirilsin
'Birleşik Krallık, Kıbrıs’taki bu ayrılığın mimarıdır, gizli gündemi var'
Hasgüler'e göre Kıbrıs'la ilgili uluslararası gelişmelerde Birlleşik Krallık'ın parmağı var. Hasgüler, geçmişte de adadaki gelişmeler müdahil olan Birleşik Krallık'ın gizli bir gündemi olduğu görüşünü dile getirdi:
"Bunu Birleşik Krallık’ın o dönemdeki ulusal çıkarlarıyla ilgili olduğunu çok iyi biliyoruz. 64’te eğer burada bir otorite olmasa buradaki askeri üslerine askeri teçhizat götüremeyeceği, dolayısıyla gümrük işlemlerinin yapılamayacağından ötürü buna İngiliz Büyükelçisi’nin güvenlik konseyinde hazırlayıp sunduğunu biliyoruz. Kara kutu olarak Birleşik Krallık güvenlik konseyinde kınama kararlarını alırken ki biliyoruz İngiliz diplomasi sanatının eğilimlerini gizleme üzerine üstattır. Yani bugün Birleşik Krallık, Maraş açılımına ve iki devletliliğe ne diyor? Bunlarla ilgili de Birleşik Krallık’ın gizli bir gündemi olduğunu, bunlarla ilgili arkadan çalıştığını iyi biliyorum. Çünkü Birleşik Krallık, Kıbrıs’taki bu ayrılığın mimarıdır. Bunları konuşmayan bir muhalefet ve iktidar anlayışımız var. Bir Kıbrıs okuma anlayışımız var.”

‘Türkiye’nin iç politikasına Kıbrıs ile Maraş konusunun bu kadar malzeme yapılması yanlış’

Kıbrıs'taki Taşınmaz Mal Komisyonu'na dair formülün eski Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile AKP yönetiminin bulduğunu ancak zaman içerisende sahiplenen ve eleştirenlerin yer değiştirdiğini söyleyen Hasgüler, meselenin özellikle Türkiye iç siyasetinde malzeme yapılmasını eleştirdi:
“Taşınmaz mal komisyonunu, eski Cumhurbaşkanı Talat’ın o dönemki AK Parti ile beraber buldukları bir yöntemdi. Kapılar da bundan dolayı açıldı. Bu mesela bugün dışişleri bakanı olan Tahsin Ertuğruloğlu, taşınmaz mal komisyonunun burada kurulmasını mahkemeye götürdü. Şimdi taşınmaz mal komisyonuna aynı felsefeden gelen Ulusal Birlik Partisi sahip çıkıyor, milliyetçi parti muhalefet ediyor. Özellikle muhalefet olsun bugün hükümette olanların içeride uluslararası uyuşmazlığını ulusal boyutlarıyla ilgili askeri müşterekte tespit etme konusunda büyük zafiyetleri vardır. Belki onların son dönemde çok fazla yukarıya çıkmış olması son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde açıktan Ankara’nın müdahil olmasıyla da bir alakası vardır. İlk kez 20 Temmuz kutlamalarına muhalefet liderleri katılmadı. Bu bence önemli bir kayıptır bizim açımızdan. Türkiye’de mesela Kıbrıs’ın iç gerçekleriyle ilgili muhalefet olarak değerlendirebileceğimiz bazı gazetelerde son derece yanlış ve uluslararası alanda Kıbrıs uyuşmazlığı veya Maraş açılımının gerçekleriyle uyuşmayan duygusal, içi boş tartışmaların da yapıldığını görüyoruz. Bunlar da üzücü. Kıbrıs gibi önemli bir konunun iç politikaya karıştırılması yanlış yerden istismarıdır. İtiraz şu, Türkiye’nin iç politikasına Kıbrıs ile Maraş konusunun bu kadar malzeme yapılması yanlıştır diyorum. Ama keşke Türkiye’nin Kıbrıs politikasına doğru bir yerden muhalefet edilebilse.”
KKTC - Sputnik Türkiye, 1920, 29.07.2021
DÜNYA
Kuzey Kıbrıs Dışişleri'nden adada konuşlu BM Barış Gücü'nün görev süresinin uzatılmasına tepki
‘İki devletlilik konusu veya Maraş açılımı Güney Kıbrıs liderliği üzerinde negatif bir etkisi mevcut’
Türkiye’nin Kıbrıs uyuşmazlığıyla ilgili izlediği politikaların masaya yeniden Anastasiadis’i daha ciddi getirmenin bir arayışı olup olmadığını sorgulayan Hasgüler, iki devletlilik konusunun veya Maraş açılımının Güney Kıbrıs liderliği üzerinde negatif etkisi olduğuna dikkat çekti. Büyük devletlerin Kıbrıs konusunda ulusal çıkarlarına göre tavır aldığı söyleyen Hasgüler, iki devletliliğin Doğu Akdeniz’deki güç yarışıyla irtibatlı olduğunu ve bunların Birleşik Krallık’tan ayrı okunmaması gerektiği görüşünde:
“Benim anladığım kadarıyla Rusya ve Çin ile Türkiye bu konuları konuşmamış, ciddi olarak hazırlanmamış. Belki Birleşik Krallık ile arka kapı diplomasisinde bu konular konuşulmuş ve şu şekilde düşünüyorum. Geçmişten günümüze Türk dış politikasına baktığımızda belki bu bir iyi niyettir, umuttur diye ifade etmek istiyorum, Kıbrıs uyuşmazlığıyla ilgili izlenen politikaların bugünden sonra belki masaya yeniden 'Anastasiadis’i daha ciddi getirmenin bir arayışı mıdır' diye bir tarafa soruyorum. Bu iki devletlilik konusu veya Maraş açılımı bence Kıbrıs Rum liderliği üzerinde negatif bir etki yaptı. Rusya önemli bir güçtür, Ortodoks dayanışması vardır. Kıbrıs üzerinde birtakım finansal yatırımları vardır. Doğu Akdeniz üzerinde birtakım emelleri olmuştur. Ama Türkiye ile Rusya Kıbrıs konusunda ne kadar asgari müştereğe sahiptir, tahmin edemem. Çin geleneksel olarak kendi iç politikalarından ötürü Kıbrıs’ın hep bütünsel olmasını istiyor. Bu büyük devletler biraz kendi pozisyonlarıyla, ulusal çıkarlarıyla mevzuya bakıyorlar. Türkiye anlatamıyor. NATO ile ilgili gelinen son süreç Yunanistan’ın NATO’da daha öne çıkıyor olması gibi birtakım faktörler, Türkiye’nin Batı'yla ilişkilerindeki mesafe ne kadar onu görmek lazım. Bu kadar hızlı 12 Eylül dönemlerinde Kıbrıs’la ilgili zor kararlar alındı. Mesela 1983’teki genel kurul kararı, KKTC’nin ilanına yol açtı. O dönemde Türkiye’de askeri darbe vardı. Şimdi demokratik seçilmiş bir idare var. Bunlar dünyanın pek çok yerinde Azerbaycan, Karabağ, Suriye ve Libya’da son derece aktif yaklaşımlar sergiliyorlar. Doğu Akdeniz ile ilgili yaklaşımlar var. Bu Kıbrıs’ta iki devletliliği Doğu Akdeniz’deki gerginlik ve konumlanışla irtibatlı görüyorum. Bunun Birleşik Krallık’ın yaklaşımlarından kopuk olmadığını düşünüyorum. İki devletlilik üzerine eğilimleri saklama becerisi konusunda Birleşik Krallık hep şampiyondur. Birleşik Krallık’ın eğilimlerini saklama sanatını en iyi beceren ülkedir. Kıbrıs’ta da Birleşik Krallık kara kutudur. Birleşik Krallık’ın burada üsleri vardır. AB’den çıkışıyla birlikte birtakım farklı yaklaşımları vardır. Doğu Akdeniz henüz ortaya çıkmamış olabilir. Ama bunlarla ilgili de iki devletliliğin Doğu Akdeniz’deki güç yarışıyla irtibatlı olduğunu düşünüyorum ve bunları Birleşik Krallık’tan ayrı okumuyorum. Bence Birleşik Krallık, Kıbrıs’taki ayrılığın anasıdır. Annan planından önce AB’ye güneyin girişi, Birleşik Krallık’ın AB’ye büyük bir kazığıdır, bu açıktır.”
Haber akışı
0
Önce yenilerÖnce eskiler
loader
LIVE
Заголовок открываемого материала
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала