Kayıt işlemi başarıyla tamamlanmıştır!
Lütfen 'a gönderilen e-postadaki bağlantıya tıklayın
İstanbul - Boğaz - Martı - tekne - köprü - Sputnik Türkiye, 1920
TÜRKİYE
Türkiye'de yaşanan önemli gelişmeler, son dakika haberleri ve güncel tartışmalar.

'Dünyanın en etkili 100 kişisi' listesindeki tek Türk olmuştu: 'Babama büyük bir hayranlığım vardı'

© AAFatih Birol
Fatih Birol - Sputnik Türkiye, 1920, 17.09.2021
Abone ol
Time dergisinin bu yılki ‘Dünyanın en etkili 100 kişisi’ listesine giren Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, çocukluğundan bazı detayları anlattı. Birol, "Babama büyük bir hayranlığım vardı. Aynı anda dört farklı iş yapardı" dedi.
Time dergisinin bu yılki ‘Dünyanın en etkili 100 kişisi’ listesine giren tek Türk, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol oldu.
Hürriyet gazetesinden Zeynep Bilgehan'ın haberine göre Birol, çok mutlu bir ailede büyüdüğünü belirterek "Babama büyük bir hayranlığım vardı. Aynı anda dört farklı iş yapardı; hastanede çalışırdı, muayenehanesi vardı, bir okulun doktorluğunu yapar, hemşire okulunda ders verirdi. Bizi iyi okullarda okutmak için yapardı bunu… Ailenin gündem konusu hep biz çocukların geleceği olurdu. Annem de her soruna çözüm bulan pragmatist bir kadındı. Babam kaçta gelirse gelsin yemeğe beraber oturulurdu" dedi.
Birol, kendisini en mutlu eden şeylerden birinin ilk televizyonun gelmesi olduğunu söyledi: "Tek kanal TRT’deki ilk siyah beyaz yayınları hatırlıyorum."
Birol, ilk öğrenimini Kurtuluş İlkokulu’nda tamamladı. Beşinci sınıftan sonra TED Ankara Koleji’ne geçti. Ortalama bir öğrenci olarak 1976’da mezun oldu. Devamını şöyle anlatıyor:
“Babam doktor olmamı istiyordu ama matematiği çok sevdiğimden benim gönlümde mühendislik vardı. O zamanlarda Türkiye’nin en önemli okullarından biri İTÜ’ydü. Hem de İstanbul’da okumak istediğimden İTÜ Elektrik ve Elektronik Bölümü’ne girdim. Bu arada dönemin siyasi çalkantılarını çok hissediyorduk. Okul sürekli kapandığından okumak zordu."
Mezuniyetten sonra Türkiye Elektrik Kurumu’na (TEK) girdi. Ama ‘elektrik’ konusunu seviyorsa da ‘mühendislik’e tam olarak ısınamadı. Teselliyi, bir yandan başka bir ilgi alanı olan sinemaya sığınarak buldu. Birol anlatmayı sürdürüyor:
“Çok kitap okuyor, Film seyrediyor, şiir seviyor, film senaryoları yazıyordum… Yeşilçam’ın ünlü bir yönetmeniyle tanıştım ve bazı filmlerinde onun asistanlığını yaptım. Ama içine girdikten sonra Yeşilçam’ın ortamını sevmedim. Yeniden arayışa girdim. Mühendislik ve toplumu bir araya getiren konunun ‘enerji’ olduğuna kanaat getirdim. Avrupa kültürünü de öğrenmek için rotamı Viyana’ya çevirdim. Neden Viyana? Çok basit. Çünkü Avusturya o dönem vize istemeyen nadir ülkelerdendi."
Bir buçuk yıl çalışarak devam ettirdiği öğrencilik hayatı daha sonra Avusturya Hükümeti’nden aldığı bursla daha rahat bir hale dönüştü. Lise ve üniversitede ‘ortalama öğrenci’ olan Birol, Viyana Teknik Üniversitesi’nden doktorasını dereceyle aldı. Konu olarak kendine ‘enerji ekonomisi’ni belirlemişti. Sene 1980’lerdi. Petrol krizi yaşanmış, iklim değişikliği gündeme gelmeye başlıyordu. Dünyada iki milyar insanınsa halen elektriğe erişimi yoktu.
Fatih Birol - Sputnik Türkiye, 1920, 16.09.2021
DÜNYA
TIME dergisinin 'dünyanın en etkili 100 kişisi' listesinde tek Türk isim: IEA Başkanı Fatih Birol

'İlk defa kurum içinden ve tüm üye devletlerin oybirliğiyle seçilen bir başkan olma sıfatını taşıyorum'

Birol, okulunu bitirdikten sonra altı yıl Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nde (OPEC) çalıştı. 1995’te Paris merkezli Uluslararası Enerji Ajansı’na geçti. "O zaman kafamı en meşgul eden şey Asya ve Afrika’daki ülkelerde insanların elektriğe erişiminin olmamasıydı" diye anlatıyor: “OPEC’te süresiz kontratım olmasına rağmen 13 aylık bir sözleşme teklifini kabul edip Türkiye’nin de üyesi olduğu bir teşkilata geçtim. 25 yıl önce başlangıç seviyesinde bir pozisyonla girdiğim kurumun bugün başkanlığını yapıyorum…Üstelik de ilk defa kurum içinden ve tüm üye devletlerin oybirliğiyle seçilen bir başkan olma sıfatını taşıyorum.”

'Şimdi yeni bir devrim geliyor'

Fatih Birol’un çocukluğundaki kömürlü Ankaralı gecelerinden bugün dünya enerji kullanımı konusunda nereye geldi? Yanıtlıyor: “Sanayi Devrimi’nden geçen üç, dört yıl öncesine kadar enerji piyasasının kralı kömürdü ama artık bu devir kapanıyor. Yeni kral; güneş! 15 yıl önce pahalı olduğundan ‘güneş enerjisi’ romantik bir hikaye gibiyken yeni teknolojilerle maliyet ucuzladı. İklim değişikliği bir gerçek ama pahalı elektrik faturaları da insanları isyan ettiren bir gerçek. Enerji iyi bir şey, kötü olan emisyonlar… Enerjiyi düşük emisyonlu kaynaklardan üretmeli; güneş, rüzgar, hidroelektrik, nükleer santrallar… Daha önce teknoloji devrimi internetti. Bunda ABD önderdi. Şimdi yeni bir devrim geliyor: Temiz teknoloji devrimi.”
Peki Türkiye’de durum nasıl? Şöyle anlatıyor: “Türkiye son yıllarda yenilenebilir enerjide güzel adımlar attı ama muazzam potansiyelimizden çok daha fazla yararlanılabilir. İklim değişikliği zengin fakir fark etmeden hepimizi etkileyecek. Aşırı hava olayları, yangınlar, seller, kuraklıklar daha sık ve daha şiddetli olacak. Hükümetlerin tedbirler alıp kirli enerji türlerinden temiz enerjiye geçmesi lazım. Gençlik iklim konusuna çok sahip çıkıyor.”

'Kalbinizin sesini dinleyin'

Onunki bir azim ve başarı hikayesi. Peki gençlere tavsiyeleri neler? Birol şunları öneriyor:
“İnsanın hayatını etkileyen üç önemli etken vardır; aile, meslek ve dünyaya bakış çerçevesi. Bunlardan ikisini bile doğru seçebilirseniz şanslısınız. Ben şanslıydım; iş konusunda kalbimin sesini dinledim. Üzüldüğüm sevindiğim zamanlar oldu ama içgüdülerimin sesini dinlemekten hiç pişman olmadım. Gençlere de bunu öneririm. Kısa dönemde gelir derdi olabiliyor ama meslek seçimi son derece önemli. Orada yapılan yanlış, insanı tüm hayatı boyunca mutsuz eder. Sevdiğiniz işi seçin. Benim mütevazı hikayem gösteriyor ki alın teriyle, azimle, yaptığı işi severek ve çalışarak başarmak mümkün...”
Haber akışı
0
Önce yenilerÖnce eskiler
loader
LIVE
Заголовок открываемого материала
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала