Seyir Hali - Sputnik Türkiye, 1920
SEYİR HALİ
Ali Çağatay, her sabah Türkiye ve dünya gündemiyle, radyo mikrofonunun başına geçiyor. Son dakika haberleri, gazete manşetleri, köşe yazıları, canlı bağlantılar ve çok daha fazlası bu programda.

Prof. Dr. Yılmaz: Kredi genişlemesi kamu bankalarına zarar yazdıracak ama beklenen büyüme gelmeyecek

Prof. Dr. Yılmaz: Kredi genişlemesi kamu bankalarına zarar yazdıracak ama beklenen büyüme gelmeyecek
Abone olTelegram
Prof. Dr. Kamil Yılmaz “2020’de Merkez Bankası ciddi bir rezerv kaybı yaşadı. Şimdi rezervi de yok satacak. Dolayısıyla kredi genişlemesi kamu bankalarına zarar yazdıracak ama beklenen büyüme gelmeyecek. Çünkü orta ve uzun vadeli faizlerde düşme yok aksine yüzde 20-21 bandına doğru çıkmış durumda, tahvil faizleri de öyle” dedi.
Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Kamil Yılmaz, kurdaki hareketleri, alım gücündeki düşüşü, Merkez Bankası’nın faiz indirme kararını ve bu kararın getireceği etkileri Radyo Sputnik’te Ali Çağatay’la Seyir Hali programında yorumladı.
Prof. Dr. Yılmaz, faiz kararının arkasındaki sebebin seçimlerin yaklaşması olduğu görüşünü “Birincil neden seçime doğru giderken ekonomiyi daha da canlandırmaktır. Bir baz etkisi ile gelecek yılda büyüme yüzde 5’lere düşebilir, 6-7’lere çekilirse seçime giden bir hükümet açısından çok faydalı olacağı düşünülüyor. Yüzde 14’lere çıkmış bir işsizlik vardı. Biraz daha aşağılara düştü ama daha genişletilmiş tanımlara baktığımız zaman işsizlik sorunu bütün ülkeyi sarmış durumda. Asıl neden sizin de söylediğiniz gibi seçime yönelik bir hazırlık hatta çok hızlı 100 baz puanın arkasından gelen 200 baz puan ve kamu bankalarının bu kadar hızlı indirmesi de aslında seçimin çok da hızlı olabilme ihtimalini artırıyor. ‘2022 içinde yapılabilir mi’ soru işaretini yanında getiriyor” diye belirtti.

‘Enflasyon cini şişeden çıktı, geri getiremeyiz’

Prof. Dr. Yılmaz, faiz indiriminin kamu bankalarında göstereceği etkiyi anlattı:
“Enflasyon cini şişeden çıktı. Onu geri getiremeyiz. 70’lerin sonunda olduğu gibi yüzde 20’lerin üzerine çıkacağız. Enflasyon aslında parasal bir olgudur ama arkasında doğrudan kamu bütçesiyle bağlantılıdır. Arkasında siyasi kararlar vardır. 2020’de çok güçlü bir kredi genişlemesi ve bunun tamamen dolarize olmasıyla Merkez Bankası ciddi bir rezerv kaybı yaşadı. Şimdi rezervi de yok satacak. Dolayısıyla kredi genişlemesi kamu bankalarına zarar yazdıracak ama beklenen büyüme gelmeyecek. Çünkü gecelik ve haftalık faizleri indirebilirsiniz, kamu bankaları da kredi faizlerini indirebilir ama orta ve uzun vadeli faizlerde düşme yok. Tam tersi yüzde 20-21 bandına doğru çıkmış durumda, tahvil faizleri de öyle.”

‘Herkesin karşı karşıya kaldığı ciddi ve yaygın bir fiyat artışı var, bunun adı da enflasyon’

Prof. Dr. Yılmaz, enflasyon verileri arasındaki farkları “Merkez Bankası’nın yapmış olduğu indirimin ardı da gelirse TL tamamen serbest düşüşe geçmiş durumda ve bunun sonucunda herkes fakirleşiyor. Bütün tasarruflarınız dolarda bile olsa yine fakirleşiyorsunuz çünkü geliriniz artık TL, gelirinizin dolar olması lazım ki kurdaki artış sizi olumlu etkilesin. Zor şartlarda seçimi kazanacağız deneyi, bu deneyin başarılı olma şansı çok düşük. Herkesin karşı karşıya kaldığı ciddi ve yaygın bir fiyat artışı var, bunun adı da enflasyon. ÜFE 45’lerde gezerken TÜFE hala yüzde 19’larda. Durgunluktaysak ÜFE-TÜFE farkının bu kadar büyük olması beklenebilir. Şimdi ekonomi yüzde 9 büyüyor, ÜFE-TÜFE farkı yüzde 25. Düşündüğünüz zaman burada bir sorun var. Verilerin ne kadar gerçek olduğunu halk soruyor. Tüketici sepeti fiyatların yüzde 30-40 arttığını söylüyor. ENAGrup’un yaptığı çalışmalarda enflasyon yüzde 44.7 diyor. ÜFE ile olan farka baktığınızda resmi rakamlar sorgulanmaya başlıyor” diye yorumladı.

‘Her yıl yüzde 15 fakirleşen bir halk iktidara oy verir mi?’

Prof. Dr. Yılmaz “Yüzde 30 maaş artışı olup yüzde 45 tüketici sepeti geliyorsa yüzde 15 alım gücünüzün kaybı demektir. Her yıl yüzde 15 fakirleşen bir halk iktidara oy verir mi? Asgari ücret artışları geliyor. 20 mi vereceksiniz? Gıda enflasyonu yüzde 30, onun üzerinde verseniz seneye ne olacak enflasyon? Maliyet tarafından zaten artıyordu bir de işçi maliyetlerinden artacak. Vermeyin demiyorum. Buradaki olay yıllardır uyarılan yanlış politikalar sonucunda cin şişeden çıktı. Onu geri koymak ciddi bir talep daraltmayla olacak. Bu hükümet tarafından baktığınızda gelecek yıl enflasyon daha da yükselmeye devam edecek. Enflasyon yükselirken, alım gücü düşerken, kur hala yukarılarda, faizi 200-300 baz puan indirdiniz. Ev alayım diyecek kaç kişi var? Bu sefer modelin çalışmama ihtimali çok yüksek, yanlıştan bir an önce dönülmeli ve doğru kitabına göre enflasyonla mücadele ne gerektiriyorsa yapılmalıdır” diye ekledi.
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала