14:02 23 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Eksen

    'Ermenistan'daki harekete sistemle kopukluk yaşayan gençler katıldı'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 10

    Yetvart Danzikyan’a göre, Ermenistan’da fakirliğin artması, ülkenin dışarıya göç vermesi ve Batı ile irtibat halindeki gençler ile rejim arasında kopukluk protestolarının nedenlerini oluşturuyor. Muhalefetin somut bir siyasi programının bulunmadığını belirten Danzikyan, gelecek açısından belirsizlikler bulunduğunu belirtti.

    Ermenistan'da 2015 yılında yapılan anayasa reformu uyarınca 9 Nisan'da parlamenter sisteme geçen ve yürütme yetkisini devlet başkanından başbakana geçmişken, vaadini tutmayıp 'şapka değiştirmek' isteyen Serj Sarkisyan, görevinden istifa etmek zorunda kaldı. Yerine Başbakan Yardımcısı Karen Karapetyan, başbakan vekilliği görevini üstlendi. Oy oranı yüzde 7'de bulunan muhalefet lideri Nikol Paşinyan ise başbakan olmakta ısrar ediyor.

    Ermenistan'da Paşinyan'ın 'Kadife devrim' adlandırması nedeniyle 'renkli devrimleri' akla getiren gelişmeleri Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan ile konuştuk.

    'ERİVAN'DAKİ BATI'YLA İRTİBATTA OLAN KUŞAK ÜLKENİN GERİ KALANI GİBİ DÜŞÜNMÜYOR'

    Yetvart Danzikyan, mevcut sistem içinde kendisini devirebilecek bir güç görmeyen Sarkisyan önderliğindeki Cumhuriyetçi Parti'nin Putin-Medvedev formülünü uygulamaya çalıştığını öne sürerken gençlik kesimin tepkilerinin sokağa çıkalmasını getirdiği değerlendirmesinde bulundu:

    "Sarkisyan'ın ülke içindeki gerilime rağmen Başbakan olmayı istemesi ilk başta çok da bile bile lades değildi aslında. Bu bir Putin-Medvedev formülüydü. Yani Putin ve Medvedev yaptıysa biz de yapalım denmiş olsa gerek. Çünkü artık seçimlerde de —kimilerine göre şaibeli, kimilerine göre biraz kaynak dağıtılarak yapıldığı söylenen- Cumhuriyetçi Parti önde çıkıyordu. Muhalefette böyle bir iktidarı devirecek bir güç —en azından mevcut sistem içinde- gözükmüyordu. Dolayısıyla Cumhuriyetçi Parti kendisine güvendi. Önce anayasa değişikliği yaptılar, anayasa değişikliği sırasında seçim de oldu ve seçimlerde Cumhuriyetçi Parti iyi bir oy aldı. Fakat belki biraz da Türkiye gibi düşünmek lazım. İşin doğrusu Erivan'daki genç kuşak ve Batı'yla irtibatta olan kuşak ülkenin geri kalanı gibi düşünmüyor. Bunu bir tahmin olarak söylüyoruz tabii. Sonuçta başbakanlık devir teslim zamanı gelip çattığında gençler Paşinyan önderliğinde sokağa çıktılar. Paşinyan muhalif Yelq hareketinin —kalkış, kalk demek- önderlerinden bir tanesi, aynı zamanda bir milletvekilidir. Parlamentoda da Sarkisyan'a hayatı dar eden, her oturumda konuşma yapan, sivri eleştirilerde bulunan birisidir. Paşinyan'la beraber geçtiğimiz cuma sokağa çıkma hareketi başladı. Bu eylemlere daha çok, genç kesimin katıldığını gördük. Yani 18 yaş civarında, ya da küçük genç bir kesimin bu gösterilere katıldığı görüldü. Doğrusu ben kişisel olarak bunun bir aşamada sönümlenebilir olduğunu düşünüyordum. Çünkü bundan iki sene önce de elektrik fiyatına zam gelmiş ve geniş bir kampanya yapılmış ve yine sokak protestoları gerçekleşmişti. Yani aslında Ermenistan son beş yıldır bu tür protestolarla çalkalanıyor. 'Voç Talanin' isminde —onlarda talan kelimesini kullanıyorlar- 'talana hayır' hareketi vardı, ama o hareket bir aşamadan sonra sönümlenmişti. Bu hareket ise amacına ulaştı."

    'HAREKETİN SİYASİ BİR PROGRAMI YOK, O YÜZDEN NE OLACAK SORUSUNUN CEVABI BELİRSİZ'

    Protestolarda yer alan genç kuşak ile rejim arasında bir kopukluk olduğunu söyleyen Danzikyan'a göre bu hareket siyasi bir programa sahip değil ve bu durum önümüzdeki süreçte ne olacak sorusunun cevabını belirsizleştiriyor:

    "Bu hareketin siyasi bir programı yok zaten, tek hedef Sarkisyan'ın yeni dönemde başbakanlık yapmasına izin vermemekti. Yani bu blok bir siyasi programla ortaya çıkmış bir hareket değil. Herkesi birleştiren bir Sarkisyan karşıtlığından bahsediyoruz. Yani Nikol Paşinyan aslında hareketin lideri diyoruz ama —bir anlamda liderlerinden birisi, Nikol Paşinyan pazar günü tutuklandığında akşamında 120 bin kişi Cumhuriyet Meydanı'nda toplandı- ama bu hareket biraz da kendi kendine de ilerleyip, güç buldu. Dolayısıyla oraya giden herkesi Paşinyan'ın taraftarı olarak düşünmemek lazım. Ama şunu gözlemleyebiliyoruz; bilhassa Erivan'da teknolojiyle arası iyi olan, Batıyı çok iyi izleyen —internet vasıtasıyla-, okuyan ve biraz hizmet sektöründe çalışmayı isteyen, dünya ile entegre olmak isteyen bir genç kuşak var. Bu kuşakla rejim arasında bir mesafe var. Rejim ise Rusya'ya yakın —ülkede Rus üsleri de var- ve oligarşik bir yapı var. Yani bir grup insanın kaynakların büyük bir kısmını kontrol ettiği bir yapı mevcut. Erivan'a her gittiğinizde şu fabrika şunun akrabasına ait, şu araziyi şunun akrabası işletiyor gibi konuşmalara şahit olunabilir. Yani burada bir kopukluk olduğu belliydi. Şimdi bundan sonra ne olacağına cevap veremeyişimizin nedeni de aslında bu muhalif hareketin belirli bir siyasi programının olmaması, dolayısıyla şu anda elimizde bir soru var, rejimin kendisi değişecek mi? Buna bir ‘Kadife devrim' dememiz için aslında sistemin değişmesi gerekiyor, sistem değişecek mi değişmeyecek mi onu henüz bilmiyoruz. Bu, önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak."

    'ESKİ DENGE İŞLEMİYOR, İŞ ASIL BUNDAN SONRA BAŞLIYOR'

    Paşinyan ile Başbakanlığa atanan Karapetyan arasında gerçekleşecek görüşmenin önemine işaret eten Danzikyan'a göre iş asıl bundan sonra başlıyor:

    "Paşinyan dünkü mitingde bir geçiş programı önerdi; önce yeni başbakan adayları belirlenmesi lazım, daha sonra geçici bir hükümet kurulması lazım ve daha sonra da erken seçim yapılması lazım, dedi. Bunları yarın Başbakan vekili Karen Karapetyan ile görüşecek. Mevcut rejimdeyse durum şu aslında; Serj Sarkisyan fazla Rus yanlısı olmakla beraber bu durumu biraz da dengelemek için olsa gerek Armen Sargsyan'ı Cumhurbaşkanı yapmıştı. Sargsyan tabii Britanya vatandaşı, orada uzun yıllar hem iş yapmış hem de temsilcilik yapmış, hatta Britanya vatandaşı olması nedeniyle çok tartışma nedeni olmuş birisi. Yani —bizim Tansu Çiller gibi düşünürsek- iki ülke vatandaşı birden olması Ermenistan'a uygun değildir, yasalar da buna izin vermiyor aslında, bundan dolayı tartışma konusu olmuş bir isimdi. Karen Karapetyan da Rus enerji şirketlerinde uzun yıllar görev yapmış bir isimdi. Dolayısıyla Sarkisyan kendince böyle bir denge kurmuştu. Yani Armen Sargsyan Cumhurbaşkanı olsun, Karen Karapetyan da Başbakan Yardımcısı olsun ben de Başbakan olayım gibi. Bu denge şu an için işliyor gibi görülmüyor. Bundan sonrası için hakikaten bir öngörü de bulunmam zor, kimse de bir öngörüde bulunamıyor. Önümüzdeki günlerde Karapetyan ile Paşiyan arasında bir buluşma olacağı tahmin ediliyor. Bu buluşmadan sonra işler daha netleşecek gibi. İş asıl bundan sonra başlıyor."

    'FAKİRLİK CİDDİ BOYUTTAYDI, ERMENİSTAN GÖÇ VERİYOR, GENÇ KUŞAK SES ÇIKARTMA İHTİYACI HİSSETTİ'

    Ermenistan'da fakirliğin ciddi bir boyuta vardığını dile getiren Danzikyan, genç kuşağın bu duruma ses çıkartma ihtiyacı hissettiğine dikkati çekti:

    "Sarkisyan son dönemde yaptıklarına biraz da mecbur kaldı tahminimce. Çünkü Ermenistan sürekli dışarıya göç veren bir ülkeydi ve bu hızlanmaya başlamıştı. Yani fakirlik hakikaten ciddi boyutlardaydı, nüfusun üçte biri neredeyse fakirlik sınırında yaşıyor. Ermenistan her yıl bilhassa Rusya'ya göç veren bir ülke. Biz düzenli olarak, bu yıl bu kadar insan ülkeyi terk etti gibi haberler okuyoruz. Türkiye'ye de bu kadar Ermenistan göçmeni olmasının bir nedeni de o. Yani evet, rejim oldum olası Rusya'ya yakın durmuştur ama bir taraftan da bu yakın duruşun Ermeni halkına yönelik ekonomik bir kazanımı olmamıştır. Dolayısıyla Sarkisyan kendini bu tip dengeleme adımları atmak zorunda hissetti. Yani fakirlik Ermeni nüfusunda gerçekten çok sıkıntı yaratıyor ve bu tip oligarşik manzara tepki yaratıyor. Bu elbette seçim sandıklarına yansımıyor ama genç kuşak artık sesini çıkartma ihtiyacını hissediyor. Geçtiğimiz günlerde Erivan'daki festival havasını da herhalde bunun bir göstergesi olarak anlamak lazım."

    'ERMENİSTAN'DAKİ SİSTEM NEREYE EVİRİLECEK BİLMİYORUZ'

    Sokağa çıkanların kendi hayatlarındaki baskı ve sıkıntılardan kurtulmak adına böyle bir hamle yaptıklarını, bu sokak hareketinin bir siyasi programa sahip olmadığına dikkat çeken Danzikyan'a göre protestoların ilk aşaması başarı olsa da sistemin nereye evirileceği belirsiz:

    "Bir siyasi programla eve girmiş bir hareketten bahsetmiyoruz. Sadece Sarkisyan'ın üçüncü dönem için, bir dönem daha görev yapmasının yarattığı tepkiden bahsediyoruz. Protestocular açısından birinci adım sağlamdı. O yüzden sistem nereye evirilecek bilmiyoruz. Bunu tabii halklar denemek isteyebilirler. İlla böyle olacak diye bir şey düşünmüyorum. Bunlar kendilerinin deneyeceği bir yol. Fakat burada şunun da altını çizmek lazım; gençler böyle düşünmüyor olabilir ama Sarkisyan'ın AB ile yakınlaşmasının nedenlerinin birisi de aynı zamanda geçen yıl Nisan ayında gerçekleşen Karabağ savaşı olmuştu. Burada Rusya'nın Azerbaycan'a gönderdiği silahlar kullanılmıştı. Yani Ermenistan'daki siyasi elit: ‘Biz Rusya ile iyiyiz, üsler var ama böyle sıkışık bir durumda Rusya silah satmaktan vazgeçmiyor' şeklinde düşündü. Dolayısıyla Sarkisyan'ın kafasında böyle bir dengeleme vardı. Bunlar jeo-stratejik konular. Sokağa çıkanların böyle düşündüğünü zannetmiyorum. Onlar sadece kendi hayatlarındaki baskılardan ve sıkıntılardan kurtulmak adına böyle bir hamle yaptılar."

    'AZERBAYCAN KONUSUNDA MUHALEFETİN ALTI ÇİZİLEN BİR ÇIKIŞI YOK'

    Ermenistan'daki muhalefet için dağınık olduğunu ve daha çok gençlerden oluştuğunu söyleyen Danzikyan, muhalefetin Azerbaycan ile olan sorunlar hakkında altı çizilen bir çıkışının olmadığını belirtti:

    "Ermenistan siyaseti bu çalkantıda Azerbaycan'ın bu durumdan faydalanmak adına yeni bir hamle başlatıp, başlatmayacağını düşünüyordu. Ermenistan Dışişleri Bakanı Edvard Nalbantyan da bu konuda ‘Azerbaycan'ı sakin durmaya çağırıyoruz' gibisinden bir açıklama yaptı. Yani bu protestolardan rejimin kalan kısmının derdi: Biz altüst olduk bu işte denge kaçmasın ve burada aleyhine bir gelişme olmasın şeklinde. Muhalefetin ise Karabağ konusunda altı çizilen bir çıkışı olmadı. Bu protestolara Yerg hareketinden de bazı milletvekilleri son zamanda kadar destek vermemişti. Yerg hareketi milletvekillerinden birisi ne yapılacaksa parlamentoda yapılması gerekiyor demişti. Yani ortada bir blok yok. Siyasi bir bloktan bahsetmiyoruz. Dağınık ve daha çok gençlerin destek verdiği bir halk hareketi var. Bu halk hareketinin siyasi taleplerle ortaya çıkması için biraz beklemek gerekiyor."

    'DİASPORA TEK BİR KİŞİ DEĞİL, KİMSE ELİNİ AÇIK ETMEK İSTEMİYOR'

    Ermenistan'da yaşananlar hakkında herkesin ne olacağı görmek isteyip, elini önceden açık etmek istemediğini söyleyen Danzikyan'a göre diaspora tek bir kişi değil, farklı farklı siyasi gruplar mevcut:

    "Diaspora diye tek bir kişi yok. Farklı farklı gruplar farklı farklı siyasi düşüncesi olan gruplar var. Uzunca bir süredir ABD'de yaşanan önde gelen isimler Sarkisyan'ı protesto mektupları yazıyorlardı. Hatta geçen seçimde kalkıp gelip usulsüzlükler var mı diye baktılar. Bunların arkalarında ABD'den ve Kanada'dan diasporalar var ve bu şekilde buralara geldiler. Yani diaspora diye tek bir kişiden bahsedemiyoruz. Buna mukabil Ermenistan'da ise bu kişilere: ‘Uzaktan konuşuyorsunuz ama burada fakirlik var, burada yatırım yapın' şeklinde serzenişler var. Sarkisyan tarafından da bu daha diplomatik bir dille ortaya konmuştu. Dolayısıyla burada zaten görüş farklılıkları oluyor. ABD'de diasporayı oluşturan farklı farklı kanatlar, ne olacağı görmek isteyeceklerdir. Kimse şu an ön almıyor, elini açık etmiyor. Ne Rusya ne ABD. Herkes bu Ermenistan'ın iç işleridir diyor. Zaharova da ‘Bu bizim karışacağımız iş değil' şeklinde oldukça ölçülü bir açıklama yaptı. Şu an için kimse elini açık etmiyor. Herkes yeni rejimin nasıl şekilleneceği görüp ona göre hareket etmek istiyor. Diaspora dediğimiz örgütlerin bir kısmının da şu an itibariyle çok kesin bir çıkış yapacağını düşünmüyorum. Ama sanatçıların oluşturduğu bir kesimin bazı uyarılar yapmakla birlikte bu hareketi desteklediğini görüyoruz."

    'TÜRKİYE'DEKİ ERMENİLER KARIŞIK DUYGULAR İÇERİSİNDE'

    Yetvarzt Danzikyan son olarak Türkiye'deki Ermenilerin öncelikli sorununun Patrik seçimleri olduğunu fakat bir yandan Ermenistan'daki gelişmeler diğer yandan 24 Nisan'a dair anmalarda yaşanan gözaltılar ile birlikte Türkiye'deki Ermenilerin karışık duygular içerisine girdiğini sözlerine ekledi:

    Ermenistan bayrağı
    © AP Photo / Misha Japaridze
    "Bu yıl her şey birbirine girdi. Dün Ermenistan'da rejim değişti bir sonraki gün 24 Nisan'da ise anma var. İstanbul'daki anma için Tünel'de buluşulacak fakat Sultanahmet'te gerçekleşen anmada, pankartta soykırım ifadesi geçtiği için üç kişi gözaltına alındı. Bir taraftan Erdoğan taziye mesajı yayınlıyor diğer yandan ise Sultanahmet'te üç kişi gözaltına alınıyor. Dün de Ermenistan'da rejim değişti. Türkiye'deki Ermeniler karışık duygular içerisinde. Sarkisyan isminden ziyade, Ermenistan'da demokratik hareketin gerçekleşmesi tabii ki Türkiye'deki Ermenileri de heyecanlandırdı. Çünkü biraz burası katılaşmış duruma geldi. Patrik seçim meselemizi bile çözememiş haldeyiz. Öncelikli konulardan birisi o. Patrik seçimleri yapılmasını Valilik engelledi. Burada demokratik hak gaspı söz konusu. Aslında Türk Ermenilerinin birinci gündemi bu iken bugün 24 Nisan, dün rejim değişti. Türkiye'deki Ermeni toplumu olarak karmaşık bir haldeyiz ama umut var."

    Etiketler:
    Yetvart Danzikyan, Serj Sarkisyan, Ermenistan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın