11:35 23 Haziran 2018
Canlı Yayın
    Eksen

    ‘Şam’ın temizlenmesiyle psikolojik üstünlük kazanıldı ve siyasi süreç başlatılabilir mesajı verildi’

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 21

    Musa Özuğurlu’ya göre Şam kırsalının cihatçı gruplardan tamamen temizlenmesiyle birlikte uluslararası topluma ‘Artık siyasi süreç başlatılabilir’ mesajı verildi. Özuğurlu, Türkiye’nin cihatçılardan desteğini çekmesi halinde Şam'ın ilişkilerde kanal açmaya hazır olduğunu söyledi.

    Suriye'nin başkenti Şam, Suriye ordusunun çabaları sonunda yedi yılın ardından militanlardan tamamen temizlendi. Şimdi sırada ülkenin birçok yerinden militanların tahliye edilip götürüldüğü İdlib şehriyle, güneydeki Dera'nın yer aldığı söyleniyor.

    Şam'ın cihatçı militanların tehdidinden kurtulması ve Rusya'nın ‘Suriye'den yabancı güçler çekilmeli' açıklamasıyla birlikte Suriye'de siyasi ve askeri açıdan tablonun nereye evirileceğini Gazete Duvar internet sitesi yazarı ve TELE1 Tv yorumcusu, gazeteci Musa Özuğurlu ile konuştuk.

    ‘ŞAM KIRSALININ TEMİZLENMESİYLE GERİYE İDLİB VE DERA KALDI'

    Musa Özuğurlu, Şam ve çevresinin tamamen Suriye ordusu kontrolüne geçmesiyle birlikte askeri açıdan geriye İdlib ve Dera'nın kaldığını söyledi:

    "Suriye'de son günlerde başkent Şam ve çevresinin tamamen ordu kontrolüne geçmesine birkaç başlık altında askeri, siyasi, toplumsal ve ekonomik açıdan bakabiliriz. Askeri açıdan bundan sonra Suriye ordusu için Kürt bölgelerinin dışında İdlib ve Dera gibi iki önemli merkez kalıyor. Bunlardan hangisine yönelecekleri konusunda bir kesinlik yok ama iki taraf için de bir hazırlık var. Dün itibariyle Suriye ordusu Dera tarafına bir yığınak yaptı ama aynı zamanda İdlib'e yönelik yığınak da devam ediyor. Tabii İdlib bölge ülkeleri arasındaki pazarlıkla da bağlantılı olarak görülebilir. Ama Dera için böyle bir şey söz konusu değil. Dolayısıyla Dera'ya daha önce yönelebilirler."

    ‘ULUSLARARASI TOPLUMA ARTIK SİYASİ SÜREÇ BAŞLATILABİLİR MESAJI VERİLDİ'

    Özuğurlu, Dera ve İdlib'in alınmamış iki kent olarak durmalarına karşın, stratejik açıdan siyasi sürecin işletilmesine engel olacak pozisyonda olmadıklarını ve Putin-Esad görüşmesi ile uluslararası topluma artık siyasi süreç başlatılabilir mesajı verildiğini belirtti:

    "Siyasi açıdan baktığımızda Soçi'de yapılan son Putin-Esad zirvesinde de açıklandığı gibi artık rahatlıkla bir siyasi süreç başlatılabilir. Dera ve İdlib alınmamış iki kent olarak duruyor ortada ama bunlar stratejik açıdan baktığımız zaman Suriye yönetiminin bundan sonraki siyasi süreci işletmesine engel olacak pozisyonda değiller. Birisi ülkenin kuzeyinde diğeri de güneyinde. Siyasi çözümün de daha net bir biçimde işletilebileceğini söyleyebiliriz. Bunu Suriye Devket Başkanı Beşar Esad da açıkladı ve BM'ye anayasa komisyonu oluşturması için temsilci gönderileceği söylendi. Dolayısıyla uluslararası topluma da biz artık siyasi sürece geçebiliriz mesajı verilmiş oldu."

    ‘ŞAM MERKEZE SALDIRILARIN SONA ERECEK OLMASIYLA PSİKOLOJİK RAHATLAMA GERÇEKLEŞECEK'

    Şam merkeze kırsaldan gelen göçlerle birlikte çok büyük yük bindiği söyleyen Özuğurlu'ya göre merkeze saldırıların sona erecek olmasıyla birlikte psikolojik açıdan da rahatlama gerçekleşecek:

    "Toplumsal açıdan baktığımızda Şam kırsalı ile merkezi ayırmak lazım. Merkezde üç milyona yakın insan yaşayordu. Ama Şam kırsalı daha büyüktü ve burası dört milyon insanı barındırıyordu. Savaş sürecinden sonra ise burada 400-500 bin kadar insan kalmıştı ve bunların dışındakiler merkeze göçmüştü. Yani Şam merkeze çok büyük yük binmişti. Bu insanların sağlık, gıda gibi problemleri vardı. Artık bunların da rahatlayabileceklerini söyleyebiliriz. Toplum içinde de Şam'a yönelik saldırıların sona ermiş olması itibariyle psikolojik olarak bir rahatlama olacağını söyleyebiliriz. Bugüne kadar yapılan saldırılarda binlerce insan hayatını kaybetti."

    ‘ORDUNUN HAMLESİYLE ŞAM MERKEZE GİRMEYE ÇALIŞAN ÖRGÜTLERİN TEHLİKESİ BERTARAF EDİLDİ'

    Şam'ın kırsalında hayvancılığın yeniden canlanmasıyla ekonomik açıdan da rahatlama yaşanacağını söyleyen Özuğurlu'ya göre ordunun Şam kırsalını temizlemesiyle merkeze girmeye çalışan örgütlerin tehlikesi bertaraf edildi:

    "Ekonomik açıdan baktığımızda Suriye'nin kuzeyi tahıl ambarı diyebiliriz ama Şam kırsalında çok büyük oranda ülkenin bütün ihtiyacını karşılayan hayvancılık üretimi vardı. Kriz sırasında da devam etti bu üretim ama artık daha rahat bir şekilde olacağını söyleyebiliriz. Şam'ı kırsalının Suriye ordusu tarafından alınmış olması çok büyük psikolojik üstünlük de getirdi. Şam bir vücudun başıysa, vücut tamamen sulara gömülmüş olsa bile yönetim o başı suyun üstünde tutmaya çalıştı ve bunu bu zamana kadar başardı. Şam'ın savunması için üç aşamalı bir sistem kurulmuştu. Çatışmalar Şam kırsalındaydı ama aslında oradaki örgütlerin niyeti Şam'a girmekti. 2012 yılında generallere yapılan suikastler sonrası bir giriş denemesi oldu. Daha sonra aynı yılın eylül ayında genelkurmaya yönelik bir saldırı vardı. Daha sonra Meydan semtinden bir giriş denemesi oldu. Mart 2013'te Cobar'dan vardı. Bunlar Şam'ın kenar mahallleleri ve merkeze çok yakın yerdeler. Şam kırsalındaki çatışmalarda en çok anılan yerler Deraya, Harasta, Duma, Berzi ve Cobar'dı. Dikkat edecek olursak en son buralar ordu tarafından geri alındı. Böylelikle bu büyük tehlike de yönetim tarafından bertaraf edilmiş oldu. Şimdi artık güneyde Dera'ya kadar uzanan doğu tarafında da Ürdün sınrıına kadar —Tanf'ı ayrı tutuyorum- açılan alanlar şu anda Suriye ordusunun kontrolüne girmiş durumda."

    ‘RUSYA'NIN ‘YABANCI GÜÇLER ÇEKİLMELİ' AÇIKLAMASI ŞAŞIRTICI'

    Özuğurlu, Rusya'nın gelen ‘Suriye'den yabancı güçler çekilmeli' açıklamalarının şaşırtıcı olduğunu ancak Rusya'nın her ne kadar çıkarlar farklı olsa bile İran ile birlikte Suriye'de bir strateji yürüttüğünü bu yüzden bu açıklamayı Hizbullah'a yönelik yapmış olabileceği yorumunu yaptı:

    "Ben Rusya'dan gelen ‘Yabancı güçler Suriye'den çekilmeli' açıklamasının İran'ı kapsadığını düşünmüyorum. Rusya'nın böyle bir açıklama yapmış olmasına kendi adıma şaşırdım. Eğer İran bunu üstüne alındıysa ve bunu herhangi bir bilgiye dayalı olarak yapıyorsa bu şaşırtıcı bir durum aslında. İran ile Rusya, Suriye'de birlikte bir strateji geliştirdiler. Bu iki ülkenin de Suriye'de kendi hesaplarının olmadığı dolayısıyla kendi başlarına davranmayacakları anlamında söylemiyorum. Ama birlikte bir hedef olarak Suriye'de iki ülke tarafından böyle bir süreç yürütüldü. Şu anda İran hakkındaki bu açıklama, özellikle Hizbullah ve diğer Şii unsurlarla ilgili. Çünkü bu unsurların bir kısmı özellikle Şii dünyası için kutsal birtakım yerleri korumakla görevli ama aynı zamanda birtakım yerlerde Şii insanları korumakla da görevliler. Fakat Hizbullah'ın orada bulunması sadece İran'a bağlanacak bir durum değil."

    ‘BÖLGEDEKİ GRUPLAR İÇ İÇE GEÇMİŞ DURUMDA, KİM HİZBULLAH MİLİTANI KİM İRAN ORDUSUNDA GÖREVLİ BELİRLEMEK ZOR'

    Özuğurlu, Rusya'nın İran'a yönelik olarak ‘yabancı güçler çekilsin' şeklinde açıklama yapmasının temelinin olmadığını ve bu açıklamayla İran devletinden çok İran destekli grupların kastedildiğini söyledi:

    "Hizbullah'ın Suriye'de hala stratejik noktalarda varlığı bulunuyor. İkincisi Hizbullah, Suriye ordusu ile birlikte operasyonlarına devam ediyor. Bu o kadar iç içe geçmiş bir durumda ki kimin Hizbullah militanı olduğu kimin Şii gruplara dahil olduğu kimin İran ordusunda görevli olduğu ya da sadece danışman düzeyinde orada bulunduğu gibi konular tam olarak net bir biçimde bilenemiyor. Genel olarak İran devletinden çok İran'ın desteklediği birtakım gruplar kastediliyor. Rusya'nın İran'a doğrudan ‘siz de yabancısınız orada siz de silahlı unsur olarak bulunuyorsunuz' demesinin bir temeli yok aslında. Dolayısıyla Rusya'nın ben öyle bir çağrıda bulunmuş olacağını zannetmiyorum."

    ‘İRAN AÇIKLAMALARI BİR DANIŞIKLI DÖVÜŞ ÇERÇEVESİNDE DIŞARI KARŞI GEREKÇE BIRAKMAMAK İÇİN OLABİLİR'

    İran'ın ABD ile yaşadığı gerginlikten dolayı Rusya'nın dışarıya karşı bir gerekçe bırakmamak için İran ve Suriye hakkında açıklamalar yapmış olabileceğini söyleyen Özuğurlu'ya göre Rusya'nın bu açıklamaları belli bir strateji dahilinde:

    ''Şu ana kadar Rusya şöyle bir strateji izledi: Hem bir yandan Batı'ya gerekçe bırakmak istemedi hem de bunu yaparken ‘Esad'ın da demokratik birtakım adımlar atması gerekir, Suriye'de yeni anayasa olması gerekir, Kürtlerin de bunun içine katılması gerekir' gibi birtakım açıklamalarda bulundu. Bunlar Rusya ile Suriye arasında görüş ayrılığı olduğu izlenimi gösterse de ben bunun bir strateji dahilinde olduğunu düşünüyorum. Bu açıklama da İran şu anda ABD ile gerginlik yaşadığı için Rusya, İran ile acaba danışıklı bir dövüş mü içerisinde, İran'ı da kastederek dışarıya bir gerekçe bırakmak istemiyor mu sorusunu soruyorum. Buna da dikkat etmek lazım."

    ‘İRAN, SURİYE'DEN ÇIKMAZ, BU SAVAŞ SADECE SURİYE TOPRAKLARIYLA SINIRLI DEĞİL'

    Özuğurlu'ya göre bölgedeki bu savaş sadece Suriye ile sınırlı bir savaş olmadığından İran, Suriye'den çıkmaz ve Suriye'de böyle bir şeye ‘evet' demez:

    "İran, Suriye'den çıkar mı? Çıkacağını zannetmiyorum. Suriyelilerin böyle bir isteği yok ve bu savaş sadece Suriye topraklarıyla da sınırlı değil. Doğrudan Lübnan'ın güneyine kadar içine uzanan aynı zamanda Suriye'nin hedef haline geldiği bir savaş. Dolayısıyla Suriye'nin Rusya'nın bu teklifine evet diyeceğini ve bu açıklamayı İranlıların Suriye'den çıkması gerektiği şeklinde anladığını zannetmiyorum."

    ‘İDLİB'E OPERASYONLA BİRLİKTE, TÜRKİYE'NİN HAKİM OLDUĞU BÖLGE PAZARLIK UNSURU OLARAK DURUYOR'

    Suriye ordusunun yaptığı hazırlıkların Dera'ya yönelik operasyonun önce gerçekleşeceğinin işaretini verdiğini söyleyen Özuğurlu'ya göre İdlib ve yanıbaşında Türkiye'nin hakim olduğu bölge pazarlık unsuru olarak masada duruyor:

    "Askeri açıdan iki yer kaldı. Bir Dera bir de İdlib. Bunlar içinde Dera muhtemelen öncelikli olacak. İdlib pazarlık unsuru olarak duruyor. Ayrıca İdlib, hemen yanıbaşında şu anda Türkiye'nin hakim olduğu bölümle ilgili bir pazarlık unsuru olarak da duruyor. Oradaki militanlar herhangi bir operasyon durumunda nereye gidecek sorusu cevap bulmuş değil. Türkiye bunları kendi bölgesine kabul edecek mi, ya da geldikleri ülkelere geri mi gönderecek, bunu yapması halinde İdlib'teki gücünü kaybedeceği için böyle bir şeyi kabul edecek mi sorusu gündemde. Çavuşoğlu'nun Suriye İdlib'e operasyon yaparsa çok büyük felaket olur açıklaması oldu. Demek ki Türkiye bu olasılığı göz ardı etmiyor. Eninde sonunda Suriye, İdlib'e operasyon düzenleyecek. Bu kısa süre içerisinde mi yoksa belli birtakım aşamalardan sonra mı yapacak şu anda bunu cevaplandırmak mümkün değil. Ama askeri açıdan baktığımızda İdlib'e yönecelekleri kesin. Kaplan Kuvvetlerinin şu anda Dera tarafına hazırlık yaptıkları yönünde haberler var. Bu kuvvetler hep önemli operasyonlarda kullanıldığı için ordunun İdlib'e, daha sonra yöneleceği tahmininde bulunabiliriz."

    ‘TÜRKİYE'NİN DESTEKLEDİĞİ GRUPLARDAN DESTEĞİNİ ÇEKMESİ DURUMUNDA SURİYE, İLETİŞİME AÇIK'

    Musa Özuğurlu son olarak Türkiye'nin desteklediği gruplardan desteğin içekmesi durumunda Suriye'nin ilişkilerde bir kanal açmaya hazır olduğunu ve bu durumu siyasi ve askeri açıdan rahatlamaları açısından fırsat olarak gördükleri yorumunu yaptı:

    "Faysal Mikdad'ın Türkiye ile ilgili yaptığı açıklama Ankara ile bir kanal açmayı kabul edecekleri anlamında anlaşılabilir. Aslında Suriye, buna daha önce herhangi bir şekilde hazır olduğunu ifade etti. Tek şartları Türkiye'nin bugüne kadar desteklemiş olduğu örgütlerden desteğini çekmesiydi. Şu anda Türkiye'nin nerede desteği var? Bunlar İdlib ve aynı zamanda Türkiye'nin iki operasyonuyla hakim olduğu noktalar. Suriye buraları kendi toprağı olarak kabul ediyor. Türkiye'nin desteğini çekmesi durumunda Suriye böyle bir şeye hazır ve bunu tabii aynı zamanda artık sonuna gelinmiş olan savaşta kar-zarar hesabı yapmadan bundan sonrasında daha olumlu adımlar atılabilmesi, siyasi sürecin işletilebilmesi ve kendilerinin de ordu olarak rahatlamaları açısından bir fırsat olarak görüyorlar. En azından bunu değerlendirmek istiyorlar. Sonuç itibariyle yaşanan yaşandı ve önlerine bakmak istiyorlar. En önemli kriterlerden birisi siyasi sürecin işletilebilmesi için artık örgütlerin tamamen temizlenmesi ve bu örgütlere fiili olarak destek olduğu düşünülen —lojistik ya da maddi anlamda değil- Türkiye, desteğini çektiği anda Suriye, İdlib tarafında çok önemli oranda rahatlayacak. Bu yüzden Faysal Mikdad'ın böyle bir ifadeye başvurduğunu düşünüyorum."

    Etiketler:
    Musa Özuğurlu, Suriye, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın