16:58 19 Temmuz 2018
Canlı Yayın
    Eksen

    ‘Her tarafla kavgalı, sürekli itişip kakışan dış politikanın Türkiye’de ekonomiye hiçbir faydası yok, toplum bunu gördü’

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 0 0

    TKP lideri Kemal Okuyan’a göre dış politika kartı bu kez Erdoğan’a yaramıyor. “Erdoğan’ın gölgesi Türkiye’nin üzerinden kalkmalı. Ancak bunu tartışmıyoruz” diyen Okuyan, borç üzerine kurulu, üretmeyen, sanayisi dışa bağımlı ekonomi ile ‘yolun sonuna gelindiğini’ belirtti.

    Türkiye'de 24 Haziran'daki kritik cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri öncesinde gündeme damgasını ekonomi vuruyor. Hükümetin Kandil operasyonu ve ABD ile Menbiç uzlaşması üzerinden dış politika ve güvenlik sunumu ise fazla ilgi uyandırmazken, yorumcular geçmiş seçimlerdeki gibi dış politika kartının işe yaramamış olduğunda birleşiyor.

    Seçim virajındaki gelişmeler ve nedenleriyle sonuçlarını Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri ve İzmir bağımsız milletvekili adayı Kemal Okuyan ile konuştuk.

    ‘SEÇMEN MENBİÇ PLANI YA DA KANDİL OPERASYONU İLE İLGİLENMİYOR'

    Hükümetin ilgiyi dağıtmak için Kandil operasyonunu yaptığını belirten Kemal Okuyan, seçmenin Menbiç planı ya da Kandil operasyonu ile ilgilenmediğine dikkat çekti. Okuyan, AK Parti'nin ne zaman sıkışsa cebinden bir dış politika kartı çıkarttığını belitti:

    "Türkiye'de ekonominin ilk sıraya yerleşmesinin çok maddi bir temeli var. Seçim çalışmalarında belli bir düzeyin altında gelire sahip olan mahallelere gittiğinizde muazzam bir öfke ve çaresizlik durumuyla karşılaşıyorsunuz. Biraz daha düzenli bir geliri olan insanlar biraz zorlanarak devam ediyorlar yaşantılarına. Zaten borç harç içinde olan insanlar muazzam bir yükün içine girdiler. Dolayısıyla gündemin ilk sırasında güvenlik, hükümetin terör diye kodladığı ya da dış politika başlıklarından ziyade ekonominin konuşulması son derece doğal. Hükümetin de ilgiyi dağıtmak için, ekonomiden, açlıktan, yoksulluktan, kaynamayan tencereden uzaklaştırmak için Türkiye'nin güvenlik meseleleri ve dış politikaya yönelmeye çalışıyor. Ve kimsenin ilgilenmediğini görüyor. Artık seçime iki gün kaldı. Kimsenin ABD ile uzlaşılan Menbiç planı ya da Kandil operasyonu ile ilgilenmediği görüldü. Artık insanlar ciddi bir gelecek kaygısı ile karşı karşıya. AKP'nin dış politika meselelerini 16 yıldır nasıl kullandığını bu toplum gördü. AKP ne zaman sıkışsa cebinden bir dış politika kartı çıkartıyor. Her tarafla kavgalı olan, bir savaş gerilimi içerisinde olan, sürekli itişip kakışan bir dış politikanın Türkiye'de ekonomiye hiçbir faydası yok, toplum bunu da görmüş oldu."

    ‘DIŞ BORÇLAR ÖDENMESİ İMKANSIZ NOKTADA, BU DÜZEN DEĞİŞMELİ'

    Kemal Okuyan'a göre, Türkiye sahte cennetin bedelini ödeyeceği bir döneme giriyor. Okuyan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçimi kaybetmesiyle hiçbir şeyin değişmeyeceğine işaret etti:

    "Türkiye'nin borç üzerine kurulu ekonomisi, üretmeyen, sanayisi dışa bağımlı ekonomisi yolun sonuna geldi. Dolayısıyla Türkiye şimdi o sahte cennetin bedelini ödeyeceği bir döneme giriyor. Türkiye'nin dış borçları çok yüksek bir oranda. Ödenmesi imkansız bir noktaya gelmiş durumda. Bu borçların tahsilatında problem olduğunda IMF devreye girer. Birtakım anlaşmalarla ‘Sen halkın cebine girecek parayı şu kadar keseceksin ve bana borcunu ödeyeceksin' der ve buna da ‘istikrar' derler. Biz TKP olarak bu nedenle ‘Bu düzen değişmeli' diyoruz. Bu borçların tamamı özel sektörlere, patronlara gitti. Ödeyecek olan ise halk. Sadece bu bile bu düzenin yıkılması gerektiğini gösterir. Türkiye zor ve acıklı bir döneme giriyor. Ayağa kalkacaklar ve ‘Biz bunu reddediyoruz' diyecekler. Mücadele etmeyi öğrenecekler. Ve bu krizin faturasını halkın üzerine yıkma niyetlerini boşa çıkaracaklar. Bunun ilk adımı olarak zaten oy istiyoruz. Hiç kimse IMF'nin Türkiye'nin kapısına dayanmak olduğundan bahsetmiyor. Herkes bol keseden vaatlerde bulunuyor. Keşke Erdoğan'ın gitmesiyle her şey güllük gülistanlık olsa. Ama öyle olmayacak ne yazık ki. Bu sorunların çözüme kavuşabilmesi için anti-emperyalizm olmalı, patronların düzenine karşı olmak olmalı, bir de şu yobaz düzenden kurtulmamız gerekir."

    ‘ERDOĞAN'IN GÖLGESİ TÜRKİYE'DEN KALKMALI'

    Okuyan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gölgesinin Türkiye'den kalkması gerektiğini ifade etti. Okuyan, Erdoğan'ın gitmesinin çözüm olmadığını, çözümün örgütlenmek olduğunu vurguladı:

    "Erdoğan'ın gitmesi bir an önce Türkiye'de siyasetin önünü açacağı gibi halkın da kendine gelmesini sağlayacak. Artık Erdoğan'ın gitmesi gerekiyor. Çünkü Erdoğan durduğu sürece Türkiye toplumunun bütün ayarı bozuldu. Biraz taşların yerli yerine oturabilmesi için Erdoğan'ın önümüzdeki günlerde Türkiye siyasetini terk etmesi gerekiyor. Fakat ‘Erdoğan mı yoksa Muharrem İnce mi?' tartışması saçma bir tartışma. Erdoğan'ın gölgesi Türkiye'den kalkmalı. Ama bizim tartıştığımız bu değil. Türkiye toplumu eğer 24 Haziran'a laiklikten uzaklaşmış NATO ve Avrupa Birliği'ne (AB) teslim olmuş, bugünkü sömürü düzenine hiç sorgulamayan bir ruh haliyle girerse 25'inde Türkiye toplumunu büyük bir hayal kırıklığı ve çok zor bir dönem bekliyor. Bizim görevimiz bu. ‘Bizim yıllardır halka yalan söylemek suçtur' diye bir ilkemiz var. İnsanlar umut arar. Buna bir itirazımız yok. Ama bunun altı çok boş. Erdoğan karşıtlığı bizi bu noktaya getirdi. Erdoğan bize Demirel'i, Evren'i, Özal'ı, Çiller'i unutturdu. Akşener ve Karamollaoğlu gibi siyasilerin geçmişini bile unutmaya niyetli insanlar. Böyle bir baskı kuruyor insanlar. Bu yüzden bundan kurtulmamız lazım. Türkiye toplumu yaklaşmakta olan krize hazır değil. Çok ağır bir bedel öderiz. Dolayısıyla insanlara biz ‘Kafanızı dik tutun. Evet, kurtulacağız Erdoğan'dan, o kadar güçlü değil. Ama diğerleri de o kadar güçlü değil. Örgütlenilsin, bu düzen sorgulansın' diyoruz."

    ‘SURİYE'DE DAVETSİZ MİSAFİRİZ, ASKERİ VARLIĞIMIZ SONA ERMELİ. NATO TÜRKİYE'NİN GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDİYOR'

    Okuyan, Türkiye'nin Suriye'de varlığını davetsiz bir misafir gibi devam ettirdiğini belirtti. Okuyan'a göre, NATO, Türkiye'ni güvenliğini sağlamıyor ve NATO'dan çıkılmalı:

    "Suriye halkına olan borcumuzu ödeyeceğiz. Çünkü siyasi iktidar Suriye'nin başına gelen felaketin birinci dereceden sorumlularındandır. Dolayısıyla bizim derhal Suriye'nin iç işlerine müdahaleden çıkmamız ve askeri varlığımızın derhâl sona ermesi gerekir. Çünkü orada davetsiz misafiriz. Dış politikadaki ikinci başlığımız NATO'dan kurtulmak. NATO, Türkiye'ni güvenliğini sağlamıyor. Aksine güvenliğini tehdit ediyor. Avrupa Birliği, Türkiye ekonomisini, hem sanayisini hem tarımını bu hale getiren temel kurumdur. AKP'nin 16 yıldır iktidarda olmasının baş sorumlularındandır. Bizim AB ile aday üyelik sürecimiz bir tutsaklık sürecidir, ortadan kaldırmamız gerekiyor. Bizim halkımızın komşu Yunan halkı ile hiçbir sorunu yoktur. Ama siyasi iktidarlar, hem Yunan gericileri hem bizim gericilerimiz çıkarları doğrultusunda sürekli bir düşmanlığı ayakta tutuyorlar ki ne zaman iç politikada bir sıkışma olsun devreye sokuyorlar."

    ‘ERDOĞAN'IN ELİNDE HALA OYNAMADIĞI BAZI KARTLAR VAR'

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kolay kolay iktidarı teslim edecek bir siyasetçi olmadığını söyleyen Okuyan'a göre, Erdoğan'ın elinde hala oynamadığı bazı kartlar var:

    "Erdoğan kolay kolay teslim olacak ya da iktidarı teslim edecek bir siyasetçi değil. Elinde ‘zayıflamış' ama hala oynamadığı bazı kartlar var. Bunlardan bir tanesi dış politikada bir bölgesel gerilimi körüklemek olabilir. Ama bunun risklerini de biliyor, tersine de dönebilir. Çünkü Türkiye toplumu ekonomiye odaklanmış durumda. Dolayısıyla Türkiye'de 2015'te işe yarayan gerilim, bugün tersinden Erdoğan'ı vurabilir. Her gerilim çok kırılgan hale gelen ekonomiyi sarsacaktır. Türkiye ekonomisi Erdoğan'ın daha az bağırıp çağırması ya da Erdoğan'ın aradan çekilmesiyle düzelecek durumda değil. Ekonomideki gerçek şu: ‘Deniz bitti'. Bizim yapacağımız hazırlık örgütlenmektir."

    İlgili konular:

    AK Parti ve CHP, dış politika hedeflerini beyannamelerinde nasıl anlattı?
    Davutoğlu'ndan 'iç ve dış politika' yorumu: Kategorik ayrışmanın ortadan kalktığı bir dönemden geçiyoruz
    'ABD’nin yaptırımları kendi yürütme organlarına dış politika sürdürme şansı tanımıyor'
    'Türkiye şahsiyetli bir dış politika izlemeli'
    Etiketler:
    24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçimleri, TKP, AK Parti, Kemal Okuyan, Kandil, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın