20:57 22 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Eksen

    ‘Trump’ın BM konuşması etkisiz ve gülünç kaldı’

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 0 0

    Faruk Loğoğlu’na göre, Trump’ın BM Genel Kurulu konuşmasındaki mesajları ‘etkisiz ve gülünç kaldı’. Loğoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın genel kurulda iç sorunları dile getirmesinin çok etkili olmadığını belirtti. Loğoğlu’na göre, Erdoğan’ın Trump ile bekleme odası kabul edilen yerde ayaküstü görüşüp selamlaşması ise çok abartıldı.

    Birleşmiş Milletler (BM) 73. Genel Kurulu'nun üst düzey toplantıları New York'ta başladı. ABD Başkanı Donald Trump, tüm dünya ülkelerini İran'ı tecrit etmeye çağırırken, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD yönetiminin ‘anlaşma yapılabilir güvenirlilikte olmadığı' mesajı verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, BM Genel Kurul kürsüsünde ayaküstü rastlaştığı Trump ile samimiyetiyle dikkat çekerken, kürsüde Washington'a isim vermeden eleştiriler yöneltti.

    Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki gelişmeleri ve öne çıkan liderlerin verdikleri mesajları emekli Büyükelçi Faruk Loğoğlu ile konuştuk.

    ‘TRUMP'IN KONUŞMASI ETKİSİZ BİR KONUŞMAYDI'

    Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun evrensel konuların konuşulduğu bir yer olduğunu vurgulayan Faruk Loğoğlu'na göre ABD Başkanı Trump'ın genel kuruldaki konuşması etkisiz ve gülünç bir konuşmaydı. Loğoğlu, Trump'ın kendi ülkesinde konuşuyormuş gibi bir havada konuştuğunu belirtti:

    "Konuşmanın önemli noktalarından bir tanesi Trump'ın küreselleşmeye karşı çıkan seçimden önce Amerika dediği, seçimden sonra önce Amerika'ydı, şimdi onu biraz daha belki geliştirdi. Şimdi sadece ve yalnız Amerika noktasına getirdi. Çok taraflı anlaşmalardan, çok taraflı dayanışmadan bahsetmiyor. Herkes kendi işine bakacaktır. Uluslararası ilişkilerde egemen devletleri ön plana çıkartıyor. Konuşması bana göre etkisiz bir konuşmaydı. Gülünç duruma da düştü. Birleşmiş Milletler kürsüsü evrensel, küresel tek kürsüdür. Ama Eylül ayının üçüncü salısında başlar. Birleşmiş milletler Genel Kurul toplantısının açılışları ilk bir hafta dünyanın bütün liderleri aşağı yukarı oradadır. Dolayısıyla hangi sırayla konuştuğunuz da önemli. Türkiye'nin ilk başlarda konuşma yeri almış olması dikkatimi çekti. Bu prestij meselesi. Trump sanki dünya liderleriyle değil de sanki Ohio eyaletinde cumhuriyetçi bir topluluğa hitap edercesine konuştu. İran'a çattı, Venezüella'ya çattı, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'na çattı. Sadece Amerika diyor. ‘Ben Amerika'nın çıkarlarına bakarım, ona da mükemmel şekilde bakıyorum' diyerek böyle çok iddialı biraz da gülünç bir konuşma yaptı."

    ‘BM KÜRSÜSÜNDE TÜRKİYE'NİN İÇ SORUNLARINI DİLE GETİRMEK ÇOK ETKİLİ DEĞİL'

    BM Genel Kurulu'na hitaplarda Türkiye'nin ilk sıralarda yer almasının ise önemine dikkat çeken Loğoğlu, buna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha önce söylediği şeyleri de dile getirdiğini belirtirken, özellikle Türkiye'nin özellikle iç sorunlarının bu kürsüde gündeme taşınmasının çok etkili olmadığını söyledi:

    "Oturma sırası alfabeye göre. Kura çekiliyor, o ülke başa oturuyor, diğer ülkeler alfabetik olarak takip ediyorlar. Konuşma sırası genel sekreter ve genel kurul başkanıyla yapılan temaslar neticesinde eğer yanılmıyorsam hep ilk Brezilya konuşur. Ondan sonra genel kurul başkanlığı hangi ülkedeyse o konuşur. Ondan sonra Amerikan başkanları konuşur. Ondan sonrası biraz kim ne kadar neyle kime bastırıyorsa sırayı ona göre alıyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşma sırası önemliydi. Şu anlamda önemliydi. Genel kurul toplantılarının açılışına katılan dünya liderleri ilk 2-3 gün orada oluyorlar. Konuşmasını yapan gidiyor. Geri kalanlar zaten o kadar önemli olmuyor. O bakımdan ilk birkaç gün kalabalık bir devlet, hükümet başkanlarına hitap edebilme bakımından sıralama önemli. Daha çok bir Türkiye Kayseri konuşmasıydı. Türkiye'nin meseleleri elbette bizim için önemli. Ama dünya bakımından o kadar önemli değil. Israrla Türkiye'nin iç ve dış sorunlarını özellikle iç sorunlarını da bu kadar geniş bir şekilde paylaşmanın pek etkili olduğunu sanmıyorum. Elbette Müslüman dünya ile ilgili olarak sığınmacılar, terörle mücadele bağlamında, Birleşmiş Milletler'in özellikle güvenlik konseyinin yapısı bağlamında söylediklerini daha önce de söyledi. Trump konuşmasında sığınmacılar konusunda temas ederken iki nokta var. Birincisi bu sefer çok önemli bir sözleşme imzalandı sığınmacılar konusunda. Trump onu da imzalamadı. İkincisi konuşmasında Ürdün'ü özellikle Suriyeli sığınmacılar konusunda teşvik ederken 3.5-4 milyon Suriyeli sığınmacıyı barındıran Türkiye'nin adını bile söylemedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasında söylenmesi gereken, ondan beklenen şeyleri söyledi. Ama Birleşmiş Milletler'de onu biraz aşmak lazım. Biraz heyecan yaratacak, daha önce söylenmemiş olan şeyleri söylemek lazım. Cumhurbaşkanının konuşmasında bir şey dikkatimi çekti. İstanbul'da gençler odaklı bir Birleşmiş Milletler Merkezi kurulmasına talip oldu. Bu gençlere vurgu yapılması bakımından yararlı gördüm, yerinde buldum. Arkasını inşallah getirirler."

    ‘TRUMP İLE ERDOĞAN'INKİ ‘AYAKÜSTÜ GÖRÜŞME' DEĞİL, AYAKÜSTÜ SELAMLAŞMA'

    Loğoğlu, ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump ayaküstü görüştüler' başlıklarının abartı olduğunu, bekleme odası kabul edilen bir alanda sadece selamlaştıklarını belirtti:

    "Cumhurbaşkanının konuşmasında en fazla eleştiriye hedef olan ülke bence Amerika oldu. ‘Ayaküstü görüşme' deniyor, ayaküstü selamlaşma. Çünkü karşılaştıkları yer Birleşmiş Milletler Genel Kurul salonunun bekleme odası diyelim. Konuşacak olan devlet başkanları oraya alınıyor. Konuşmasını bitiren de aynı odadan dışarı çıkıyor. Orada karşılaşmaları, el sıkışmaları, selamlaşmaları gayet normal. İyi de oldu bence ama bir görüşme değil bu. Buna bir görüşme diyebilmek için çok abartılı bir bakış açısına sahip olmak lazım. Selamlaşmaları iyi. Ben yanlış hatırlamıyorsam sıralama zaten öyleydi. Trump'tan sonra konuşacaktı cumhurbaşkanı. Ondan sonra orada konuşacak cumhurbaşkanı ile karşılaşmamak için tersini yapabilirdi Amerikalılar. Mahsus geç kaldı gibi bir şey değil. Zaten önce Trump, sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'daydı konuşma sırası."

    ‘AVRUPA'NIN TÜRKİYE'YE BAKIŞ AÇISINI ETKİLEYECEK OLMASI NEDENİYLE ALMANYA ZİYARETİ ÖNEMLİ'

    Erdoğan'ın BM'deki temaslarının ardından 27-29 Eylül'de yapacağı Almanya ile ilişkileri normalleştirme amaçlı ziyaretini de değerlendiren Loğoğlu, Almanya'nın nasıl bir tavır takınacağının önemli olduğuna dikkat çekti. Loğoğlu, bu ziyaretle Türkiye'nin Avrupa'daki sorunlu geçmişini tamir edebileceğini belirtti:

    "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve beraberindeki heyetin New York'taki teması, medya ile iş dünyası ile ve benzer kuruluşlarla yaptıkları temaslar rutin temaslardır. Bunların faydalı olup olmadığı ne gibi sonuçlar doğuracağını bilmek için beklememiz lazım. Beklememiz gereken bu temasların sonuçlarından çok hükümet tarafından siyasi ve ekonomik planda atılacak adımlar. Bunun çok ciddi bir ölçüsünü Almanya'da göreceğiz. Almanya'da yapılacak görüşmelerde Almanya nasıl bir tavır takınacak? Avrupa Birliği yetkilisi Hans'ın söyledikleri çok önemli: ‘Türkiye'nin ekonomik durumu Türkiye'deki siyasetçilerin yarattığı bir durumdur. Sorumluluk da onlarındır. Avrupa'nın onlara yardım etmesi için yeterli bir sebep görmüyorum' dedi. Almanya ziyareti bu bakımdan hem içeri planda hem Avrupa'nın geri kalan kısmının Türkiye'ye bakış açısını etkileyecek olması nedeniyle önemli bir ziyaret. Ama çok ciddi sorunlar çıkabilir, protestolar olabilir. Fakat sonuca bakacağız. Merkel hükümeti, Türkiye için Türkiye ile ilişkiler bağlamında ne gibi bir çizgi çizecek bu ziyaret sırasında ve sonrasında, ona bakacağız. En önemlisi Türkiye'nin neler yapacağına bakmamız lazım."

    Etiketler:
    Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Recep Tayyip Erdoğan, Faruk Loğoğlu, Donald Trump
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın