02:52 21 Mayıs 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    ‘İsrail halkı yolsuzluk ithamlarına rağmen Netanyahu’yu seçti’

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 36

    Rafael Sadi’ye göre Netanyahu, İsrail medyasının neredeyse tümünün karşıt tutumuna rağmen seçimleri kazanmayı bildi. Halkın Netanyahu hakkındaki yolsuzluk iddialarına ikna olmadığını söyleyen Sadi, İsrail solunun halini ‘içler acısı’ diye niteledi. Sadi’ye göre Netahyahu’nun Batı Şeria’yı ilhakla ilgili son çıkışı Yüzyılın Anlaşması senaryosuyla alakalı.

    İsrail’de başa baş geçen seçim yarışını Likud lideri Benyamin Netanyahu kazandı. Netanyahu böylelikle biri hariç geri kalanları üst üste olmak üzere beşinci dönem ülkeyi yönetmeye hak kazandı. Son dönemde yoğunlaşan hakkındaki yolsuzluk ithamları ve medyanın karşıt tutumuna rağmen Netanyahu’nun kazanması ve İsrail’deki durumu Oda TV yazarı Rafael Sadi ile konuştuk.

    ‘HALK NETANYAHU’YU SEÇTİ’

    Rafael Sadi’ye göre, bütün olumsuzluklara karşılık sandıktan Netanyahu’nun çıktığını belirtip, “Seven sever, beğenmeyen beğenmez ama halk onu seçti” dedi. Özellikle İsrail medyasının Netanyahu karşıtı tutumuna dikkat çeken Sadi, seçim sonuçlarının ortaya çıkmasıyla sanki ortada başa baş bir durum varmış gibi görünmesine karşılık İsrail’in sağcı liderinin karşısındaki Mavi-Beyaz ittifakının şansı bulunmadığını belirtti. Sadi, bu durumda özellikle Arap partilerinin de rol oynayacağını ekledi:

    “İsrail’de sandıktan Netanyahu çıktı. Seven sever, beğenmeyen beğenmez ama halk bunu seçti. Hatta oylar bir daha sayılmayacak, kimse de bu seçimi iptal edelim demeyecek burada. Bir gelenek var. Oylama mevkilerinde örnekleme seçimleri yapılıyor. İçeride ne verdiniz diye soruyorlar, onlar da birtakım cevaplar veriyorlar. Eskiden bunu bir tek kanal 1 yapardı, sözüm ona doğrudur vs. diye. O da aşağı yukarı yüzde 85-95 arası bir doğruluk payı verirdi. Bu sefer 3 tane televizyon kanalı bunu yaptı, üçü de ayrı netice çıkardı. İsrail televizyonları da Netanyahu karşıtı. Sadece Türkiye’deki basın değil dünyadaki basının dışında İsrail basını da Netanyahu karşıtı biraz. Dünkü örnekleme sonuçlarında 60-60 dediler. Ama 60-60 derken yanlıştı. Çünkü Netanyahu sağ kanat dediğimiz 65 alıyor 120 sandalyeden. Sol kanat dediğimizde 55 değil 45’i sadece. Çünkü 55’in 10 sandalyesi Arap milletvekilleri. Onlar sol kanat olmadığı gibi Arap milliyetçisi gruptalar. Arap partileri başta Ahmet Tibi ve Ayman Odeh ‘Generallerle bir araya gelip bir hükümet kurmayız. Çünkü onlar Netanyahu’dan daha beter’ gibi bir ifade kullandılar. Yani kendilerinin önünü kapattılar. Seçimlerde önce söylenenle seçimlerden sonra yapılanlar arasında büyük farklar var. Ama zaten 55 milletvekilinin tamamı da onların elinde olsa hükümet kurmak mümkün değil. İsrail demokrasisi ya da sistemi seçim kanunu gereğince en fazla oyu alan partiye hükümet kurma görevi verilemiyor. Cumhurbaşkanı kendisine yani 60’ın üstünde milletvekilinin imzaladığı niyet mektubu getiren ‘Biz bu hükümeti destekliyoruz, koalisyona gideceğiz’ beyanı olmayan başbakan adayına görev veremiyor. Hal böyleyken bu 61’in üstünü getirebilecek tek aday Netanyahu şu anda. Arada fireler olur mu? Liberman saf değiştirir mi? Her şey olabilir, ama öbür tarafta yeterli sayı yok. Yani rahmetli Demirel böyle derdi, ‘Meclis aritmetiği’. Matematik şaşmaz. Oraya baktığınızda 45’in üstüne 16 daha koyabilmek için bütün dindarları da içine alması lazım ki Yar Lapid ile beraber olabilecek dindar yok. O dindarların cephesinde kara listede bir adam.”

    ‘İSRAİL SOLUNUN HALİ İÇLER ACISI’

    Sadi’ye göre gelinen noktada İsrail’de İşçi Partisi’nin başını çektiği sol kanadın durumu ‘içler acısı. “Solcu partinin başına bir milyoner adam koyarsanız olacağı budur” diyen Sadi, ‘siyaset piyasasında görebileceğiniz en anasının gözü en uyanık, en fırlama’ diye nitelediği Netanyahu hakkındaki milyarlarca dolarlık yolsuzluk ithamlarının ise İsrailli seçmeni ikna etmekten uzak olduğu görüşünü dile getirdi:

    “İsrail solu içler acısı. Bir kere İzak Rabin’in Şimon Peres’in İşçi Partisi 6 sandalyede kaldı. Bir zamanların en kartal en şahin partisi 6 milletvekili ile resmen son dakikaları oynuyor. Solcu bir partinin başına milyoner bir adam koyarsanız, sonunda olacağı iş budur. Sözüm ona solcu parti dar gelirlilerin sorunlarına çare bulması gerekir. Barak mesela 42 milyon şekellik evde oturuyor, 3 tane villası var. Partinin yeni lideri Gabbay, borsa oyunlarıyla milyoner olmuş bir adam. Ben solcu olsam, derim ki ‘İşçi Partisi’nin böyle bir adamın elinde işi ne?’ Sonuç da ortada. Şu anda bütün bu yolsuzluk iddia düzeyinde. Henüz kanıtlanabilmiş suç duyurusu veya dava edilebilmiş bir durum yok ortada. Netanyahu siyaset piyasasında görebileceğiniz en ‘anasının gözü’, en ‘fırlama’, en ‘uyanık’ adam. Aptal değil, salak hiç değil. Üstelik hem ailesi hem kendi serveti para çalmasına, yolsuzluk yapmasına buna gerek kalmayacak kadar iyi durumda. Böyle bir şey yapması onu en aptal sınıfa sokar ki öyle olduğuna inanmıyorum. Şayet aptal biri olsaydı Olmert gibi, olabilirdi. Olmert yaptı cezasını da çekti, hapse atıldı. Üstelik onurluca değil ama İsrail demokrasisinden bahsederken, Cumhurbaşkanı’nı cinsel tacizden ve sözüm ona 5 sene hapse atabilen bir ülkeden bahsediyoruz. Yolsuzluk insanoğlunun doğasında var. Bugün İçişleri Bakanı Arye Deri de hapis yattı ve çıktı. Enteresan bir ülke burası.”

    ‘BATI ŞERİA’YI İLHAK ÇIKIŞ YÜZYIL ANLAŞMASI SENARYOSUYLA ALAKALI’

    Sadi diğer yandan İsrail’de Ayalet Şaked gibi aşırılıkçıların parlamento dışında kalmalarına dikkat çekti. Aşırı dincilerden rahatsız olanlar bulunsa da bunların ipi de Netanyahu’nun elinde olduğunu söyleyen Sadi’ye göre Filistin tarafı da kurulacak bir devlette tek bir Yahudi vatandaşın barındırılmayacağı söylemiyle aynı madalyonun öteki yüzünü oluşturuyor. Sadi’ye göre, Netanyahu’nun seçimden hemen önce Batı Şeria’yı ilhak gibi çıkışları ise Yüzyıl Anlaşması senaryosuyla alakalı:

    “Ben hep şunu iddia ediyorum. Ne kadar oyuncu varsa hepsi aynı sahnenin üstünde, hepsi beraber oynuyorlar ve hepsi ortak. Çünkü ortada çok büyük paralar dönüyor. Bizim aklımızın alamayacağı boyutlarda paralar dönüyor. Bu adamlar da aldıkları kararlarla bu paraları ve para sahiplerine hem yön veriyorlar hem de para kazandırıyorlar. Muhakkak devlet ilişkileri sermaye ile iç içe durumda. Yapamayacakları şey yok. Her dümen dönecek. Netanyahu geçen hafta ‘Biz Batı Şeria’yı da ilhak edebiliriz’ dedi. Bütün bu Yüzyılın Anlaşması’nın senaryosunun bir parçası bana kalırsa. Filistin otonomi yönetimine ‘Bunlarla anlaşmazsanız başınız belaya girer, edineceğiniz bir toprak parçası kalmaz’ mesajı var onu altında. Abu Mazen bile sözüm ona en ılımlı adam Filistin devletinde bir tek Yahudi bile vatandaşlık yapmayacak diyor. İsrail’de 2.5 milyon Arap olabilecek, ‘Ben Filistinliyim’ diye bağırabilecek İsrail parlamentosunda ama Filistin devletinde bir tane Yahudi vatandaş olmayacak. Bu aşırılığın daniskası. İsrail’de biraz aşırı olan iki üç tane parti parlamento dışı kaldı. Feiglin, Şaked bunlar artık yok parlamentoda. Bu İsrail demokrasisinin ve halkının normal yaşam istediğinin kanıtları. Dincilerden çok rahatsız olanlar var. Ama yapabilecek bir şeyleri yok. Çünkü ipin ucu Netanyahu’nun elinde.”

     

    Etiketler:
    İsrail, Benyamin Netanyahu, Rafael Sadi
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın