03:13 21 Mayıs 2019
Canlı Yayın
    Eksen

    'Sri Lanka saldırılarıyla terör olgusunun Asya'ya taşınması ve kaos hedefleniyor'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Ceyda Karan
    0 0 0

    Dr. Barış Adıbelli’ye göre Sri Lanka saldırılarıyla radikal İslamcı gruplar eşliğinde terörizm olgusunun Asya’ya taşınması ve kaos ortamı hedefleniyor. Saldırıların Sri Lanka’yı Çin ve Pakistan’la karşı karşıya getirebileceği ve Pekin’in ‘Kuşak ve Yol Girişimi’ni etkileyeceğini belirten Adıbelli’ye göre, Hint okyanusunda büyük kapışma yaşanıyor ve kaos ABD’nin de işine geliyor.

    Sri Lanka Hıristiyanların Paskalya bayramları sırasında Tamillerle girişilen kanlı iç savaşın sona erdiği 2009'dan bu yana en büyük saldırılara sahne oldu. Üç kilise ve üç otele saldırı düzenlendi. 300’den fazla insan hayatını kaybetti, 500’den fazlası yaralandı. Sekiz ayrı saldırının ardından hükümet gece sokağa çıkma yasağı getirdi. Sri Lanka’daki saldırı, Asya’daki jeostratejik denklemdeki hareketliliği akademisyen Dr. Barış Adıbelli ile konuştuk.

    ‘UZMANLAR BU SALDIRILAR TAMİL KAPLANLARI’NIN TARZI DEĞİL DİYORLAR’

    Barış Adıbelli, Sri Lanka’daki saldırılarda ilk akla gelen intihar saldırılarını dünya literatürüne kazandıran Tamil Kaplanları olduğunu ancak saldırı tarzının Kaplanlar’a uymadığını vurguladı. Adıbelli, dikkatlerin uluslararası bağlantıları da bulunan Tevhid Cemaati’ne çevrildiğini aktardı:

    “Tevhid Cemaati adı verilen bir gruptan bahsediliyor, 7 kişinin şu anda gözaltında olduğu söylendi. Başbakan çok ilginç bir açıklama yaptı. Dünya liderleri bizi aradı dedi. Onların araması çok önemli, saldırganların deniz aşrı bağlantılarını incelememizde bize yardımcı olabilirler, dedi. Buradan yola çıkarak bu işin bir grup üzerine yıkılacağını anladım. İlk akla gelen Tamil Kaplanları. Çünkü literatürde intihar saldırısını icat eden grup. 2009’da Tamil Kaplanları ile hükümet arasında yenilgiyi kabul ettikleri ve o günden bugüne de bu kapsamda bir saldırı olmadığını biliyoruz. Fakat burada yüzde 10’luk Sünni Müslüman kesim var. Gözler Tevhid Cemaati’ne çevrilmiş durumda. Çok ilginçtir bu hemen karşı tarafta yani Hindistan’ın güneyinde Tamil Nadu eyaleti var ve burada Tevhid Cemaati denilen bir cemaat var, esası orada. Bunlar onun şubesi. Fakat tıpkı Lübnan Hizbullah’ı gibi bunlar da sosyal işlerle uğraşıyorlar; aşevi, yetimhane gibi. Amerika, Avrupa, Körfez ülkeleri her yerde şubeleri var. Askeri kanatları yok, Hizbullah’tan farkı o. Daha çok barışçıl protesto, Müslümanların haklarını savunmak gibi şeyler yapıyorlar. Fakat Sri Lanka’daki şubesi biraz daha radikal olduğu söyleniyor. İntihar saldırılarını bunlarla bağlantılı olduğu çok söylenmiyor ama ben mantıksal bir sonuç olarak da Yeni Zelanda’daki camilere yapılan saldırıların misillemesi olarak da yansıtılacağını düşünüyorum. Uzmanlar Tamil Kaplanları’nın tarzı değil diyorlar. Onlar senkronize olarak 7 kişi aynı anda birçok yerde bombalama yapacak kadar örgütlü değiller diyorlar. En güçlü oldukları zamanda bile bu tip bir saldırı yapmadılar deniyor. Saldırının içsel boyutu, Sri Lanka boyutu bu. Hindistan yönetimi kendi topraklarındaki Tevhid Cemaati’nin kanser olduklarını düşünüyorlar, kaldırılmasını istiyorlar. Bunun arkasında Suudi Arabistan’ın olduğu söyleniyor, Vahabi bir yapılanma. Amerika Birleşik Devletleri tarafından terör listesine alınmamış. Özellikle batı ve güney Asya’daki Sünni grupların mutlaka grupları Pakistan’a çıkıyor, özellikle medreselere. Bu grupların burada desteklenmesi hem teorik hem de finansal anlamda bu medreselerden yolları geçiyor. Suudi Arabistan’ın örtülü desteği var bu medreselere, dolayısıyla bir nevi Asya’daki bu gruplar Suudi Arabistan tarafından hem teorik hem finansal o medreseler üzerinden destekleniyor. Şimdi Pakistan ile de bir bağ çıkacak.”

    ‘SRİ LANKA’DAKİ SALDIRI ÇİN’İN İSTEMEDİĞİ BİR ŞEY’

    Sri Lanka’daki trajedinin terör saldırılarının ötesinde işaret ettikleri olduğunu belirten Adıbelli, ülkenin Çin açısından jeostratejik önemine dikkat çekti. Sri Lanka’nın Çin ile tarihsel ilişkilerinin yanı sıra Pakistan’la da askeri işbirliği yaptığını kaydeden Adıbelli, terör saldırıları sonrası oluşan durumun da en başta bu ülkeleri etkileyeceğinin altını çizdi:

    “Büyük bir trajedi ama terör saldırılarının ötesinde önemli bir olay var. Jeopolitik denklem var, Sri Lanka çok önemli zira. Sri Lanka, Hint Okyanusu’nda batmayan bir uçak gemisi, o kadar önemli jeopolitik ve jeostratejik açıdan. Çin’in en önemli noktası. Orada bir limanı Çin 99 yıllığına kiraladı, Sri Lanka’nın önemli bir yerinde. Burada deniz üssü de var. Şimdi siz buradan bir çizgi çektiğiniz zaman batıya doğru hemen önümüzde Maldivler var, biraz daha ileri giderseniz Afrika açıklarına doğru Tanzanya diye gidiyor. Çin burada resmen bir şebeke, network kurmuş limanlarla ve bunların hepsi askeri özelliği olan limanlar. Buradaki mücadele çok farklı bir alanda dolayısıyla. Sri Lanka’nın Çin ile olan tarihsel bir ilişkisi var. Aynı zamanda Pakistan ile de çok iyi ilişkileri var Sri Lanka’nın. İki ülkenin ortak paydası Çin. Sri Lanka tarihsel olarak Hindistan ile sarasında sorunları oldu. Sri Lanka, düşmanımın düşmanı dostumdur mantığı ile hareket ederek Pakistan ile askeri ilişkileri geliştirmişler, askeri işbirlikleri var, askeri eğitim anlaşmaları var. Dolayısıyla Pakistan’ın Tevhid Cemaati veya yerel bir cemaat üzerinden bu tip saldırıların arkasında olması düşünülemez. Hindistan’ın iddiaları yine Pakistan’ı gösteriyor. Keşmir meselesinde de Pakistan suçlandı. İran’ın Belucistan bölgesinde patlamalar oldu, yine Pakistan suçlandı. Pakistan’ı bir terör devleti ilan etmeye doğru götürülen bir süreç var. Pakistan’ın orada kuşak ve Yol girişimi var, İpek Yolu var. İpek Yolu’nda Pakistan önemli, Sri Lanka önemli. Sri Lanka’da şimdi olağanüstü hal ilan edildi, uçuşlar durduruldu, sokaklar bomboş, her yerden bir bomba ortaya çıkıyor. Bu Çin’in istemediği bir şey. Çünkü yabancılara karşı saldırılar var, yarın bu Çin vatandaşlarına yapılmayacak anlamına gelmiyor.”

    ‘SRİ LANKA HİNT OKYANUSUNDA BATMAYAN BİR UÇAK GEMİSİ GİBİ’

    Adıbelli’ye göre, Hint Okyanusu’nun kontrolü üzerine büyük bir çekişme yaşanıyor. Terör saldırılarının Çin, Pakistan ve Sri Lanka’yı karşı karşıya getirmek için kurgulanmış olma ihtimalini anan Adıbelli, Hint Okyanusu’ndaki bütün önemli limanların Çin’e ait olduğunu anımsatırken, bütün Güneydoğu Asya için cihatçı terörizmi olgusunun yaratacağı kaos ortamına atıf yaptı. Adıbelli’ye göre bu kaos en çok da ABD’nin işine yarar:

    “Birileri aslında buradaki büyük jeopolitik mücadelede önemli bir oyun kurgulamış. Sanki Çin, Pakistan, Sri Lanka’yı buradan bir şekilde birbirlerine düşürerek veya en azından karşı karşıya getirerek bu noktada bir sonuç almayı hedefliyor. Hindistan, biz demiştik diyor, bu örgüt kanserdir diyor. Yani burada Hindistan avantaj kapmaya çalışıyor. Ancak Hindistan bunun arkasında mıdır, bu tartışmalar da var. Hindistan böyle bir şeye girmez, çünkü genel seçimler yapılıyor. Denge çok pamuk ipliğine bağlı, orada da Müslümanlar var, Hindularla aralarındaki ilişki çok sağlam değil. Ancak Hint Okyanusu’nun kontrolü üzerine büyük bir savaş yaşanıyor. Hindistan’ı bir yarımada olarak düşünürsek doğu tarafına bakalım, Bangladeş’ten başlıyor, Myanmar, bir altında Tayland. Buradaki bütün önemli limanlar Çin’in kontrolünde. Hindistan’ın sadece kendi kara suları içerisinde limanları var. Biraz aşağısında Diego Garcia var. Sadece oradaki terör saldırısını içsel bir şeyle anlatmaya çalışırsak,  buradaki jeopolitik oyunu görmeyeceğiz. Sri Lanka’daki bu Tevhid Cemaati özellikle Suriye’deki cihatçı militanlar, kendi vatandaşları da dışarıdan da olabilir, ama bu militanların geri döndüğü noktasında iddialar var. Bu örgütün daha da radikalleşmesini sağladığını düşünüyorlar. Dolayısıyla bu saldırılar Sri Lanka hükümetinin en azından oradaki Müslüman topluluğa bakışını, Pakistan ile olan ilişkilerini nasıl geleceğe doğru şekillendirecek bu önemli. Hint Okyanusu’nda tabiri caizse batmayan bir uçak gemisi. Şimdi 25’inde Kuşak ve Yol forumunun ikinci toplantısı başlıyor Pekin’de. 37 ülkenin devlet başkanları katılacak. Tam böyle bir toplantının arifesinde böyle bir saldırının yapılması Çin hatta Asya’nın batıdan doğuya giden en önemli deniz yollarının geçtiği Sri Lanka açıklarından geçiyor, burada böyle bir kaos ortamı yaratılması sadece Çin değil Asya’daki diğer ülkeleri de etkiliyor. Tüm bunları toplarsak aslında Amerika Birleşik Devletleri’nin işine geliyor yaşananlar. Pakistan, İslami gruplar şöyle bir geriye gittiğiniz zaman soğuk savaşta yeşil kuşaktan başlayın 1979 Sovyet işgali mücahitler arkasında Amerika’nın zaten desteği var. Usame Bin Ladin’in nerelerde yetiştiği belli. Tevhid Cemaati’nin Amerika’da Avrupa’da var, Körfez’de şubeleri var. Bunun bir şubesi olan Sri Lanka’da Tevhid Cemaati suçlanıyor, bunlar iddia.”

    ‘BU İŞ TAMİL MESELESİNİN ÖTESİNE GİDİYOR’

    Adıbelli, Sri Lanka’daki Tamil Kaplanları’nın ise dinsel bir anlayışları bulunmadığını anımsatırken, bölgede Hindistan’ın konumuna dikkat çekti:

    “Zamanın ruhu diye bir şey var. Tamillerin, ayrılıkçı hareketlerin, Soğuk Savaş ortamından gelen, 70’lerden itibaren örgütsel olarak ortaya çıkan bu süreç artık farklı bir boyuta geçti. Dolayısıyla artık Tamiller yeniden askeri güç kullanıp mevcut yönetime karşı devam eder mi, artık edeceği gözükmüyor. Tamillerin terörle, saldırılarla gündeme gelmesi onları da rahatsız ediyor. Bu saldırının motifi onlara uymuyor. Hristiyanlara ya da cemaate karşı tam da kendi bayramlarını kutlarken ibadet ederken bir mabede bunların yapılması ve özellikle Batılarının kaldığı otellere böyle bir saldırının yapılması Tamillerin tarzına uymuyor. Tamillerin bir dinsel anlayışları yok. Tamiller geçmişte en güçlü oldukları zamanda da bu onlara uygun bir saldırı şekli değildi diyorlar. Birileri Tamilleri bunun içine çekecek de olabilir. Sri Lanka’da ortaya çıkacak bir kaostan en çok faydalanacak ülke yanı başındaki Hindistan. Sri Lanka’ya hakim olan Hint Okyanusu’nu kontrol eder, bu kadar basit. Kuşak ve Yol’a tek gitmeyen ülke Hindistan. İlginç olan nokta Şanghay İşbirliği Örgütü’nün içinde. Pakistan, Hindistan, Rusya var. Dolayısıyla Hindistan burada bir oyun oynuyor. Tamiller oyunun bir parçası mı olacak? Ancak burada intihar saldırısı var mı yok mu o da tartışmalı. Eş zamanlı uzaktan kumanda ile, telefonla, zaman ayarlı bombalarla da yapılmış olabilir deniyor. Uyuyan hücreler ilerleyen günlerde farklı yerlerde bombalar kullanabilir deniyor. Hatta Hindistan’ın iddiası üzerine büyükelçiliğe de atmışlar, imha edildi deniyor. Sokağa çıkma yasağı ilan edildiğine göre bu iş Tamil meselesinden daha öteye gidiyor.

    ‘ASYA DÜNYANIN GELECEĞİ, 21. YY ASYA YÜZYILI’

    21. yüzyılı ‘Asya yüzyılı’ olarak niteleyen Adıbelli, Asya’da ortalığı karıştırmaya çalışanların küresel güçler olabileceği ihtimaline değindi. Saldırının arkasında dinsel motif yaratma hevesinde pek çok grup da bulunduğunu belirten Adıbelli, Sri Lanka saldırısının Yeni Zelanda’daki cami saldırılarına karşılık bir intikam saldırısı olarak gerçekleşmiş olması halinde bu işin sonunun gelmeyeceği ikazında bulundu. Adıbelli, bu tür dinsel vurgulu kaosun da en çok azımsanmayacak bir Müslüman nüfusu bulunan Hindistan’a zarar vereceğini ekledi:

    Sri Lanka'da bombalı saldırılar
    © AFP 2019 / Lakruwan Wanniarachchi
    “Samuel P. Huntington’un Medeniyetler Çatışması ilk çıktığında akademik olarak heyecan yarattı, sonradan çok şeyi kalmadı. 11 Eylül ile birlikte tekrar üst sıralara getirildi. Böyle bir düşmanlığı arayan güçler durumu çıktı ortaya. Çinlilerin bir atasözü var. Düşmanı olmayan ulus yaşayamaz, yani muhakkak bir düşmanınız olacak ki devletiniz ayakta kalsın. Amerika Birleşik Devletleri için hep bunu söylüyorlar, bir Sovyetler Birliği arayışı içinde. İdeolojik bir çatışma yok artık. Çin’den bekliyorlar, emperyalizmle mücadele etsin. Ama o 1950’lerde Mao’nun Amerika’yı kağıttan kaplan ilan ettiği Çin değil bugünkü Çin. Artık ideolojik olarak bir yere çekemezsiniz, herkes aynı gemide, ticarete, ekonomiye bakıyor. Dünyada bir ayrım noktası gerekiyor. Sanki birileri dünyada bunlar olsun, ayrılsın diyor. Burada en iyi şey ‘Medeniyetler Çatışması’ tezi tekrar dinsel boyutta geliyor. Buna hevesli bir grup var. Kültürel olarak çok fazla etki etmez ama dinsel olarak ayrım noktalarını belirlediniz mi, buna hevesli çok ulus var, çok alt grup var. Tekrar bunun Ortadoğu’dan Asya’ya transfer edilmesi de ilginç. Asya dünyanın geleceği, 21. yy Asya yüzyılı. Birileri bu işlerin Asya’ya doğru gidip karışmasını istiyor. Çünkü Asya dinginliktir, barıştır, Asya bu tip şeylerden uzaktır. Dolayısıyla Asya’nın böyle bir felsefi geçmişi var. Pasifik Okyanusu’nun bile anlamı barışçıl demek.  Bugün en tehlikeli şey belki etnik şeyden de öte dinsel. Dinsel olarak Sri Lanka’dan veya Asya’da bunu başlatırsanız, bundan en fazla zarar görecek ülke Hindistan’dır. Hindistan pamuk ipliğine bağlı bir denge ile duruyor. Hindistan, dünyada en fazla Müslümanın yaşadığı ülke. Burada da Şiiler, Sünniler var. Ama nihayetinde buradan en fazla Hindistan zarar görür. Daha büyük küresel güçlerin projesi bu olanlar ama umarım böyle bir şey olmaz. Bu sadece konjonktürel anlık bir şeydir. Dinsel soğuk savaş diye bir tür ortaya çıkarsa, bunu yüzyıllar boyunca Avrupa’da gördük, bir sonuç değil tamamen bir yıkım getirir. Ancak eğer bu gerçekten Tevhid Cemaati’nin yaptığı bir eylemse, onların üzerine kalırsa, bunun gerekçesi de Yeni Zelanda’daki saldırılara bir misilleme, bir intikam saldırısı olarak çıkarsa bunun sonu gelmez. Karşılıklı intikam arayışları bölgeyi daha kötü duruma götürebilir.”

    Etiketler:
    Kuşak ve Yol, ABD, Saldırı, Yeni Zelanda, Pakistan, Çin, Sri Lanka
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın