20:05 22 Eylül 2020
Canlı Yayın

    ‘Assange davası 21. yüzyılda gazetecilik ve haber alma hürriyetine yönelik gözdağı'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 40
    Abone ol

    Çağlar Tekin'e göre Londra'da başlayan Assange davası 21'inci yüzyılda gazetecilik ve haber alma hürriyetine yönelik bir gözdağı. Assange davasının liberal Batı dünyasının ikiyüzlü yaklaşımını ortaya serdiğini belirten Tekin, Assange'a dünyada yeterli destek verilmeme sebebinin davanın sistemi kökten sarsacak dinamikleri bulunması olduğu görüşünde.

    WikiLeaks'in kurucusu Julian Assange'ın suçlu bulunursa 175 yıla uzanan hapis cezası alma tehdidi ile karşı karşıya bulunduğu ABD'ye iade davası Britanya'nın başkenti Londra'da başlarken, dikkatler yargılamaya çevrildi. Assange duruşmadan dakikalar önce kendisine 18 yeni suç yöneltildiğini öğrendi. Assange öncülerinden olduğu dijital yayıncılıkla ABD'nin dünya çapında savaş suçları ile uluslararası sistemin egemenlerinin kirli çamaşırlarını ortaya sermesiyle tanınıyor. 2010 senesinde Wikileaks yazışmaları vesilesiyle editoryal kadrolarını seferber etmiş olan Batı'nın ana akım medyasının, normal koşullarda dilinden düşürmediği 'basın özgürlüğü' konusunda, Assange'a sıra geldiğinde pek az ses yükseltmesi dikkat çekiyor.

    Gelişmeleri TELE1 Televizyonu'ndan gazeteci yazar Çağlar Tekin ile konuştuk.

    ‘Gazetecilik zaten bu bilgilerin bir biçimde ele geçirilerek yayınlanması’

    Çağlar Tekin, Julian Assange'ı tüm dünyanın Wikileaks belgeleriyle ve Irak'taki katliamları ortaya çıkartmasıyla tanıdığını anımsatırken, yıllar içerisinde ortaya serilen belgeler ışığında meselenin 'ajanlığa' indirgenmeye çalışıldığına dikkat çekti. Gazeteciliğin bu tarz belgelerin ne şekilde ele geçirildiği değil, teyit edilerek paylaşılması olduğunu belirten Tekin, Assange davasının 21'inci yüzyılda gazeteciliğin yargılandığı ve tüm gazetecilere bir gözdağı niteliği taşıdığı görüşünü dile getirdi:

    “Bugün Türkiye’de görülen duruşmada Barış Pehlivan ve özellikle Barış Terkoğlu’nun Mahrem ve Sızıntı isimli iki kitabı vardı. WikiLeaks belgeleri Türkçeleştirilmişti. Ben de küçük birkaç çeviriyle katkıda bulunmuştum. Aslında WikiLeaks belgeleri Türkiye’deki kimi skandalları lanse etmişti. Bu dava için her şeyden önce bir casusluk deniliyor ama bu bir gazetecilik davasıdır. Uluslararası alanda gazeteciliğin özellikle 21. Yüzyıl ayağının yargılandığı bir dava. Bizde de bir grup AKP’li ismin ABD konsolosluğunda sıraya girerek Türkiye’de olacakları, FETÖ’cüleri de ekleyebiliriz, Ergenekon, Balyoz sürecini anlattıkları, bunlarla ilgili ABD’den icazet aldıkları periyodun işlediğini biliyoruz. Mahrem ve Sızıntı’da bunlardan bahsedildi. WikiLeaks belgeleri neleri açıkladı da ajanlıkla suçlanmalarına neden oldu? 2006’da kurulan bir siteyi 2010’da tanıdık. ABD ordusunun Irak’ta bir düzine insanı katlettiği bir saldırı haberiyle tanıdık. Bir ABD askerinin belge sızdırması kaynaklı oluyor, ajanlık suçlamasının temeli de bu süreç olarak biçiliyor. Bu işin hukuki altyapısında uluslararası insanlık suçu olarak tanımlanan suçların sızdırılması ajanlığa girmez. Amerika, Irak’ı işgal ettikten sonra Reuters’ın haber kaynakları da var, bir düzine insanın helikopter saldırısı sonucunda katledilmesinin görüntüleri. WikiLeaks’i dünyaya tanıtan bu oldu. Bundan sonrasında 100 binlerce belge ortaya serildi yıllar içerisinde. Bu davayı şu an ajanlık davası haline getirilmeye çalışılıyor. Yoksa çok kısa bir hapis cezasıyla bitebilecek bir davayken birden ajanlık haline gelmesinin temelinde yatan şey Amerika’nın işlediği bir insanlık suçunun deşifrasyonu. Gazetecilik zaten bu bilgilerin bir biçimde ele geçirilerek yayınlanmasıdır. Mesele bu belgelerin doğru olup olmadığıdır. Gazeteciliğin tanımı içerisine giren kısım bu belgenin doğru olup olmadığıdır. Onun dışında bu belge nasıl ele geçirilmiş, nasıl sızdırılmış, bunlar ilkesel tartışmalardır. Hukuki bir anlam ifade etmez."

    'Batı dünyasının ne kadar iki yüzlü yaklaştığı ortaya koyuluyor'

    Tekin, Assange davasının bir bütün olarak liberal Batı dünyasının meseleye ne kadar ikiyüzlı yaklşatığını ortaya koyduğunu belirtti. Assange'ın 6 aydır avukatlarıyla görüştürülmediğini, tecrit halinde tutulduğunu, yeterli savunma zamanı tanınmadığını belirten Tekin, son anda önüne yeni suçlamalar konulmasına dikkat çekti. Tekin, bu tarz gerekçelerin son dönemde Batı'nın basın özgürlüğü nedeniyle eleştiriler yönelttiği Türkiye'de de sıklıkla görüldüğüne işaret etti:

    "Amerika’nın değil aslında bir bütün olarak liberal batı dünyasının bu işe ne kadar iki yüzlü yaklaştığını ortaya koyuyor. Assange, aşağı yukarı 6 aydır avukatlarıyla görüştürülmüyor. İngiltere’de kimseyle görüşmediği, tecrit haline getirilmiş bir cezaevinde kalıyor. 17 suçlama için bir savunma zamanı tanınmış değil. Duruşma başladıktan sonra senin için 17 suçlama daha var denilerek önerine koyuluyor. Zaman talep ettiklerinde reddediliyor. Uluslararası örgütlerin, parlamenterlerin bu süreci izleme taleplerine geçmişte izin verilirken, sonrasında mahkeme tarafından kaldırılıyor. Bu kaldırılma gerekçesi davanın bütünlüğünün bozulması ve dikkat dağınıklığının engellenmesi olarak gerekçelendiriliyor. Bu gerekçe şu anda Türkiye’deki mahkemelerde görebildiğimiz kadar komik. Bu dava bize gösteriyor ki AKP ile Türkiye’ye getirilen sistem, otoriterleşme, demokrasiden arınma süreci Türkiye ile sınırlı bir süreç değil. Bu otoriterleşme batı dünyasını da vuruyor, bizi biraz daha şiddetli vuruyor. Çünkü Assange’ın burada ceza alması demek uluslararası suçlarla mücadelenin önünün açılması demek. Oysa cezalandırılmasıysa bu suçlarla mücadele eden birinin önünün kesilmesi, bugünkü gazetecilerin cesaretlerinin kırılması anlamına gelecek. Assange’ın ceza alması suçluların korunması anlamına gelecek. Çünkü 175 yıl gibi ağır bir hapis cezası, müebbetten bahsediliyor.”

    'Ekvador üzerinden yürütülen süreç tesadüf değil'

    Çağlar Tekin, Assange'ın sığındığı ve yedi sene rehin kaldığı Ekvador'un Londra'daki büyükelçiliğinden tesliminin bile arkasında ABD'nin Latin Amerika'daki hamlelerinin bulunduğunu anımsattı:

    “İade süreci bile çok komik. Assange, Ekvador’un Londra'daki büyükelçiliğine sığındı 7 sene. Ekvador'da iktidar değişimi yaşanınca, daha liberal bir aday başa gelince, anlaşarak Assange’ı teslim ettiler. O dönem Ekvador’da yaşanan gelişmelere bakıyoruz; yıllardan beri IMF ile anlaşma yapmayan, kendi ayakları üzerinde duran ülke birden IMF ile anlaşma yolunu seçti. ABD ile görüşmeler arttı. Güney Amerika’nın Amerika’dan uzaklaşan sol blokundan kopup yeni Amerikancı ekseni oturmaya başladı. Bunların her bir paralel biçimde ilerledi. Bu süreçler tesadüfi, birbirinden alakasız değil.

    'Sessiz kalınmasının nedeni davanın sistemi kökten sarsacak dinamikler taşıması'

    Bu davada gazeteciliğin ve haber alma hürriyetinin yargılandığını belirten Tekin’e göre Assange’ın ceza alması suçluların korunması anlamına gelecek. Batı'daki önde gelen sivil toplum kuruluşları ve gazetecilik kurumlarının sessiz kalmasına işaret eden Assange, bunun nedeninin davanın sistemi kökten sarsacak dinamikler taşıması olduğunu dile getirdi. Tekin, "Şu an Assange davasına karşı çıkmanız demek bu emperyalist sistemi de karşıya almanız anlamına geliyor. Bunu karşınıza almanız demek şu medya düzenini de karşıya almanız anlamına geliyor" vurgusu yaptı:

    "Burada yargılanan gazetecilik, basın hürriyeti, haber alma hürriyeti ve uluslararası suçların ifşası. Bu süreçte kimi gazeteciler açıklama yapıyor. Ama burada bireylerin tercihleri var, kurumların tercihleriyse bu süreci izlemek. Buna itiraz bireyler var ama kurumlar var. Uluslararası Af Örgütü bile buna dair açıklama yapmak için aylarca bekledi. Daha sonra ciddi tepkiyle karşılaşınca, açıklama yapmak zorunda kaldı. Neden burada kurumlar sessizliği seçiyor? Muhtemelen ajanlık suçlamasıyla karşı karşıya kalmaktan çekiniyorlar. Burada bir sistemsel durum var. WikiLeaks’e sahip çıkmak demek bir bütün olarak kapitalist devlet mekanizmasının işlediği tüm suçlara itiraz etmek anlamına geliyor. Assange’ı savunursanız, bunun gazetecilik olduğunu söylerseniz, dönüp Irak’taki diğer insanlık suçlarıyla yüzleşmeyen devletinize karşı durmanız gerekir. Bugün Irak’ta geçmişe yönelik suçlara karşı durmak kolaylaşsa da bugün Suriye’deki işlenen suçlara karşı durmanız gerekir. Çünkü batı Suriye’de yıllardan beri her birimizin mücadele ettiği onlarca yalan yazdı. Gözümüzün önünde yaşanan, bizlerin gördüğü gelişmeler bambaşka anlatıldı. Doğu Akdeniz tartışmaları var şu anda Libya’da. Orada Kaddafi’nin nasıl devrildiği, o süreçte haberlerin nasıl hazırlandığı, servis edildiği, her bir yalan deryasıydı. Kaddafi Trablus’u bombaladı diye The Guardian girdi ilk. Sonra Kaddafi’nin elinde hava kuvvetleri namına hiçbir şey yok. Bunların her biri insanlık suçu. Bu haberlerin her bir Libya’nın işgal edilmesinin altyapısını hazırladı, Suriye için de öyle. Bu sistemsel bir sıkıntı. Şu an Assange davasına karşı çıkmanız demek bu emperyalist sistemi de karşıya almanız anlamına geliyor. Bunu karşınıza almanız demek şu medya düzenini de karşıya almanız anlamına geliyor. Bunların her birini karşıya alacak cesaretiniz varsa, bu tekil insanların cesaretleri oluyor. Ama büyük gazetelerin, dünyanın özgürlük abidesi çığırtkanı olarak görülen medya kurumlarının böyle bir niyeti yok. Çünkü bu çok sistem kökenine dayanan bir sıkıntı. Haberlerin açıklanma şekli, haberciliği yeni biçimlenmiş şekli WikiLeaks’in ötesine geçen bir konum almaya başladı. Şu an bunun önüne geçerek fren koymazlarsa, elbette bir sürü belge ortaya serilecek. WikiLeaks’in açıkladığı her belgeden sonra dünyanın birçok ülkesinde yer yerinden oynadı. Bizim gibi daha geriye düşmüş ülkelerde herhangi bir değişim olmadı. Hatta medyanın yüzde 70’i bunları haber yapmayı bile tercih etmedi. Ama oldukça da kritik belgeler açıklandı.”

    ‘Artık ele geçirdiğiniz bir belgeyi büyük bir kuruma yaslanmadan sosyal medyadan yayımlayabiliyorsunuz’

    Tekin'e göre, Britanya'nın Assange'ı ABD'ye iade etmeye hevesli olma sebebi, İngiliz yönetici sınıfın kedini güvende hissetmesiyle alakalı. Küresel yayıncılığın artık değişip dönüştüğünü, etkileşimin çok daha hızlı gerçekleştiğini anımsatan Tekin, 14 yıllık geçmişi olan Wikileaks'in dünyayı yerinden oynatacak belgeler yayımlar hale gelmesine atıf yaptı:

    “Şu an tartıştığımız şey Amerikan burjuvazisinin kendi geleceğiyle alakalı. İngiltere neden iade etmeye bu kadar sıcak bakıyor? Tam da İngiliz yönetici sınıfının kendini güvende hissetmesi için iade etmesi gerekiyor. Assange gibi oluşumlara katılacak insanlara, gazeteciliğe, haber alma hürriyetine sahip çıkacak insanların önüne geçmek gerekiyor. 21. Yüzyılın bize getirdiği şöyle şeyler var. Bundan 50 yıl önce elde ettiğiniz belgeleri açıklamak için büyük kurumların kapısını çalıp bunları kabul ettirmeniz, yayımlamalarını sağlamanız gerekiyordu. Bu yüzden büyük kurumların tepelerini tuttuğunuzda veri akışının önüne geçebiliyordunuz. 21. Yy en azından dünyanın sanal dünyada hızlı bir biçimde etkileşime geçebilir hale gelmesiyle beraber bu büyük patronların elinden kimi hürriyetleri aldı bu. Ele geçirdiğiniz bir belgeyi büyük bir kuruma yaslanmadan sosyal medyadan yayımlayabiliyor ve ispatlayabiliyorsunuz. WikiLeaks’in toplamda 14 yıllık bir geçmişi var. Daha 4. yılında dünyayı yerinden oynatacak belgeleri yayımlar hale geldiler."

    'Assange konusunda liberal, sosyal demokrat ve hatta sol çevreler bile sistem adına ortaklaşıyor'

    Çağlar Tekin, günümüzde ABD'de Demokratik Parti'den başkanlığa oynayan Obama döneminin Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın Assange'a 'hi-tech terörist' nitelemesi yapmasının arkasında Wikileaks belgelerinin Clinton dönemine ve Demokratlara dokunmasının bulunduğunu anımsattı. Bugün Britanya'da da ABD'de de liberaller ve sosyal demokratlar dahil herkesin sessiz kalmayı yeğlediğini belirten Tekin, Assange konusunda adeta bir 'ortaklaşmanın' bulunduğunu söyledi. Tekin, Wikileaks belgeleriyle ortaya çıkan Türkiye'deki siyasetin karakterine de dikkat çekti:

    "Joe Biden’ın da Assange için ‘hi-tech’ terörist demesinin nedeni, Clinton belgeleri vardı o dönemde, WikiLeaks’in yayımladığı. Sistem bunu bir bütün olarak kendisine karşı tehdit görüyor. Şu an İngiltere’de de liberaller, sosyal demokratlar, muhafazakarlar herkes sessiz kalmayı tercih ediyor. Britanya siyasetinin ayrı odakları var. ABD’ye bakıyorsunuz liberaller, Cumhuriyetçiler, ayrı odaklar güya. Ama herkes burada Assange konusunda ortaklaşmış durumda. Kimse burada yüzeysel olarak sahip çıkmayı düşünmüyor. Corbyn, İngiltere’nin sosyal demokratlarının daha soldan adayı olarak umut vadediyordu. Corbyn bu konuda çok sessiz. Merkez ülkelerin sosyal demokratlarından liberallerinden muhafazakârlarından bir ortaklaşmayla karşı karşıyayız. Çünkü burada sistemsel bir sorun var. Siz bu sistemsel sorunun önündeki bendi yıkarsanız, insanlar haber yapmanın veriyi paylaşmanın, duyulmasını sistemi tehdit eden verinin ortaya çıkması ve yayılmasının sizin için bir büyük külfete sebep olmayacağı alışkanlığını kazanırsa, bu sistem içinde çok ciddi sıkıntı yaratır. Assange’ın temel olarak yaşadığı sıkıntının altında da bu var büyük oranda. Irak’ta işlenen suçlardan tutun, Türkiye’de dönen rüşvet mekanizmalarına, AKP’li kadroların ABD büyükelçiliğine birbirini gammazlamasına dair onlarca veri okuduk. FETÖ’cü polislerin TSK’da subayların detaylı özel bilgilerin hepsi Amerikalılarla paylaşılıyor. Amerikalılar da bunları ülkelere raporluyorlar. Bunları WikiLeaks belgelerinden okuduk. Teorik olarak bildiğimiz şeylerdi. AKP-ABD ilişkisinin ne kadar kuvvetli olduğunu elbette biliyoruz. Bunu teorik olarak bilmekle somut yazışmalar üzerinden çözmek iki bambaşka olgu. Çünkü teorik olarak bildiğiniz bir şeyi topluma anlatmanız o toplumun teorik olarak da bir birikim sahibi olması, teorik zekaya sahip olması ve teorik ortaklaşmaya sahip olması gerekiyor. İkincisiyse bu doğrudan fiziki olarak ortaya konuluyor. Yalanlanamayacak belgelerle, isimlerle ortaya koyuyorsunuz. WikiLeaks isimler ve belgelerle ABD’ye yaranma yarışına giren AKP’lilerin de nasıl ABD konsolosluğunda sıraya girdiğini, ama oradan çıktıktan sonra ABD’ye karşı demeçler verdiğini en iyi ispatlayan yayınlardan belgelerin toplamını bizlere sundu.”

    Etiketler:
    WikiLeaks, ABD, Gazetecilik, Julian Assange
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın