11:27 05 Mart 2021
Canlı Yayın

    'Kripto varlıkların hayatımıza girdiği bir gerçek ama iniş-çıkışları ve denetimsizliği büyük sorun'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 41
    Abone ol

    Abdurrahman Yıldırım’a göre kripto varlıkların hayatımıza girdiği bir gerçek ama iniş çıkışları ve denetimsizliği büyük sorun. Elon Musk'ın Dogecoin'de yaptığını sermaye piyasasında yapmış olması halinde manipülasyondan hapse gireceğini belirten Yıldırım, eninde sonunda birilerinin canını yakacak patlamanın devlet düzenlemesi getireceği görüşünde.

    Küresel kripto para piyasasının en temel para birimlerinden biri olan Bitcoin, son günlerde değer rekorları kırmaya başladı. Bir ay kadar önce 30 bin doların altına düşen Bitcoin, 50 bin rekoruna ulaştı. Diğer yandan kripto varlıkların kullanım alanları da genişliyor. ABD'nin Florida eyaletinin Miami kentinde Belediye Başkanı Francis Suarez'in girşiimiyle çalışanların maaşlarının tamamı yahut bir kısmının Bitcoin olarak ödenmesi benimsendi. Yine 237 yıllık tarihiyle ABD'nin en eski bankası olma unvanını elinde bulunduran Bank of New York Mellon Corp. (BNY Mellon) varlık yönetimi müşterilerine Bitcoin alım-satım, tutma ve transfer hizmetlerini sunmaya başlayacağını açıkladı.

    Diğer yandan da devletler tarafından henüz düzenlenmemiş bir alana işaret eden kripto varlıklarla ilgili sorular eksik değil. Tesla CEO'su Elon Musk'ın Bitcoin adımının ardından dogecoin yatırımlarına dair beyanları spekülasyon ve manipülasyon ikilmi açısından tartışılıyor.

    Kripto varlık patlaması, bitcoin, dogecoin üzerine gelişmeleri Habertürk yazarı Abdurrahman Yıldırım ile konuştuk.

    'Kripto varlıkların hayatlarımıza girdiği bir gerçek ama...'

    Abdurrahman Yıldırım'a göre insanların artık dijital ortamda pek çok işlem yapmakta olduğu bir dönemde kripto varlıkların da hayatlarımıza girdiği bir gerçek. Ancak dijital ortamda hükümetlerin denetimlerinden azade yayılan bu varlıkların değerlenmesindeki sıkıntılar ve spekülatif niteliğe dikkat çeken Yıldırım, iniş çıkışları öngörülemeyen bu varlıklar nedeniyle bir 'patlama yaşanması' ve pek çok insanın 'canının yanması' olasılığının göz ardı edilemeyeceğine dikkat çekti:

    “Bu çok ilerleyen yıllarda uzun vadede olabilir bir şey ama şimdiden böyle olacağını tam olarak söylemek bence kahinlik olur. Hayat neyi gösterir 20 yıl sonra farklı bir şey. Ama hayatımızın içerisine girdiği de bir gerçek. Dijital bir para. Dijital ortamda çok işlem yapıyoruz. Uzaktan alışveriş yapıyoruz, internet dünyanın her tarafında var. Dolayısıyla bu internet ortamında yaratılmış şifrelenmiş bir kıymet. Bu kıymeti de biz kendimiz atfediyoruz. İnsanlar buna değer verdiği için bu kıymetler ya da varlıklar var. Vermesek de olur ama veriyoruz. 4500’ü geçen sayıda kripto para var. Varlık diyebiliriz aslında çünkü para olabilmesi için birkaç tane fonksiyonu olması lazım. Yani bir değişim aracı, iki tasarrufları saklama aracı. Burada belki saklanabiliyor ama bakıyorum yüzde 94 düşmüş. Bir günde 100 dolar koyduğunuz şey 6 dolara iniyor. Bu bir tasarrufu saklama aracı değil o zaman. 100 dolar koyuyorsunuz yüzde 170 artan var bir günde. 100 dolarınız 270 dolar olmuş. Bu da insanları kendinden alıp götürüyor. Çok spekülatif. Hayatımızda hakikaten görmedik böyle bir şey. 100 yılda bir görülebilen bir şey değil, birkaç yüz yılda bir görülebilen bir şey. Bu şekilde devam ederse elbette pek çok insanın canı yanacak ama bazıları da para kazanıyor. Böyle bir para dağıtım mekanizması başka bir yerde yok. Düzenlenmemiş bir piyasa, organize edilmemiş bir piyasa, merkezi ve sorumluluğu devletlerin üzerinde denetiminin olmadığı bir piyasa. Olmadığı için zaten bu tür rakamlar, karlar, zararlar gırla gidiyor. Tutturan tutturabildiğine gidiyor. Herkes, her şirket burada istediği şekilde yani bir formül ortaya koyabilen her bilgisayar ya da teknolojiden anlayan genç para yatırıyor. Senet noktasında esnafların ya da gidip bankadan alıyorsun çekini, üzerine yazıyorsun. İster 1 milyon yaz itibarına göre, ister 5 milyon, yazdığın çek geçerli oluyor, piyasaya sunuyorsun. Bunun eni boyu yok, böyle okyanus gibi bir şey, yutabilir insanları da. Ama kazanan da var. Dolayısıyla böyle bir bütün finansal para piyasalarını, insanları şaşırtan, yoldan çıkartan, ölçüsünü, ahlakını bozan bir durumla karşı karşıyayız."

    ‘Elon Musk’ın Dogecoin’de yaptığı tam anlamıyla yönlendirme, sermaye piyasası üzerine yapmış olsaydı hapse girerdi’

    Tesla CEO'su Elon Musk da Bitcoin'i yüklü bir yatırım yaparken, Dogecoin üzerine yaptığı açıklamaların yarattığı spekülatif ortam da dikkat çekmişti. Yıldırım'a göre reel ekonomik faaliyetlerde de bulunan, elektrikli otomobil üretip uzaya roket gönderen Elon Musk, kripto paralarla ilgili son hamleleriyle sıkıntılı bir durum yarattı. Yıldırım, Musk'ın kripto paralarla ilgili hamlelerini normal sermaye piyasasında yapmış olması halinde manipülasyondan hapsi boylayabileceğine dikkat çekti:

    "Elon Musk’ın çok takipçisi olduğu için itibar da gördüğü için ayrıca sadece bu işleri dijital ortamda kripto paralarla yapmadığı için ve reel bir ekonomik faaliyet içerisinde olduğu için, elektrikli otomobil üretiyor, uzaya roket fırlatıyor, dolayısıyla bu tür faaliyetleri de var. Hem reel ekonomiyle desteklenmiş hem bu dijital ekonomiyle iç içe geçmiş ya da son attığı adımlarla birlikte evlilik yapmış bir durum söz konusu. Kaderini büyük ölçüde bu kripto paralara bağlamış oluyor. Bilançolarını, faaliyetlerini çünkü kripto parayla ilişkilendirdi. Çünkü 1.5 milyar dolarlık alım yaptı. Kripto paralar değer kaybederse, buradan da zarar görecek. Devletler tarafından bir düzene oturtulmamış, regüle edilmemiş, kanunlara bağlanmamış, kurumsallaşmamış olduğu için burada at oynatmak serbest. Onun için Elon Musk şimdiye kadar bir suç işlemiş muamelesi görmüyor. Ama yaptığı şey tam olarak yönlendirme. Bunu sermaye piyasası alanında yapmış olsaydı tam olarak manipülasyondu, hapsi boylardı. Ama bunu dijital ve kripto para dediğimiz merkezi otoritelerin alanından uzakta bir yerde yaptığı için şimdilik kimsenin bir şey diyeceği bir durum da söz konusu değil.”

    ‘Kripto varlık piyasasını düzenlemek arı kovanına çomak sokmak, herhangi bir siyasetçi buna yaklaşmayabilir’

    Kripto varlık piyasası düzenlemek için devletlerin bir girişim hazırlığı içerisinde göründüğünü aktaran Yıldırım, ABD'nin yeni Hazine Bakanı Janet Yellen'in değerlendirmelerine atıf yaptı. Yıldırım, yine de bu meseledeki çekincelere dikkat çekti. Devletlerin getireceği herhangi bir düzenlemede piyasalar kötüye gidiş olursa bunun sonuçlarından devletin sorumlu tutulabileceğini anımsatan Yıldırım, düzenlemelerin bu yüzden geç kaldığı görüşünde. Yıldırım’a göre en olası senaryo, kripto varlık piyasalarında bir çöküş meydana geldikten ve 'balon patladıktan' sonra devlet düzenlemesi olacağı yönünde:

    “Ama bence merkezi otoritelerin, devletlerin, kurumların kaşlarının çatıldığı da bir gerçek. Eninde sonunda bir yerden yakalayıp hesap soracaklar gibi geliyor. Düzenleme girişimlerinin işaretini Amerika’nın Hazine Bakanı Janet Yellen’dan alıyoruz, Merkez Bankası eski başkanı. En son bir toplantı da yaptı. Orada kara para aklama, uyuşturucu parası gibi ifadeler de kullandı. Finansal piyasaların yenilik yaratma konusunda yapmış olduğu bir yuvarlak masa toplantısı, yani piyasanın taraflarını toparlamış. Dolayısıyla burada bir hazırlık yapıldığı doğru. Devletler bir düzenleme de yapmak istiyorlar, hakları da var. Çünkü bir para dönüyor, bir kazanç elde ediliyor ve devletlerle hiçbir ilişkisi yok bu işin. Halbuki vergi yönüyle de olabilir. Para yaratma ve senyoraj hakkının kullanımıyla da ilgili de olabilir. Suçların ve suçluların takibiyle ilgili de olabilir. Yellen’ın yaklaşımı da buralarda suç paraları da aklanıyor derken, bu yeni bir düzen, regüle etme isteğinden kaynaklanıyor, onu dışa vurmuş oluyor. Hazırlığı da olabilir. Böyle bir şey de bekleniyor. Ama zorluk şurada. 1.5 trilyon doları geçti piyasanın toplamı. Düzenlenmemiş, tamamen serbest, kendi kendilerine mavi gökyüzü ticareti yapar gibi yapmışlar. Ufak bir düzenleme yapsan, bir yerden olay patlayacak. Arı kovanına çomak sokmuş olacaksın. Asıl sorumlu olacak devlet. Diyecekler ki devlet karıştı, burası mahvoldu, toparlasın, bedeline katlansın, zararları karşılasın. Bir sürü şey olabilir. Devletlerin de olaya yaklaşımı bu açıdan gecikiyor. Geciktikçe de zorlaşıyor. Böyle giderse herhalde devletler tam bir düzenleme yapmadan burada çok ciddi büyük olaylar olacak, büyük zararlar oluşacak. Bir çökme olacak. Yani bir balon patlaması olacak. Herkes zararını görecek. Devletler de diyecek ki, zaten bizim dışımızdaydı, biz de herhangi bir düzenleme yapmadık. Zaten amaçları da buydu. Devletlere karşı devletlerin müdahale etmediği, onların ilgi alanının dışında olan bir varlık yaratalım amacında gidiyorlardı. Dolayısıyla kendileri etti, kendileri buldu. Ondan sonrası için o aşamada muhtemelen bu piyasaların yeni düzeni oluşmaya başlayacak. En mantıklı en akla yatkın gelen senaryo bu. Bunun öncesinde birisinin bu piyasayı düzenlemeye kalkması demek, hakikaten arı kovanına çomak sokmak ve arılar tarafından sokulmak anlamına geleceği için herhangi bir siyasetçi yaklaşmayabilir buna.”

    ‘Mavi gökyüzü ticareti, ama bir bakıyorsun kripto paraları eleştiren Harvard Üniversitesi fonlarından bir kısmını dijital varlıklara kaydırmış'

    Yıldırım'a göre kripto para piyasalarına örneğin Miami belediyesi yahut kimi emeklilik fonları gibi kurumların da dahil olmaya başlamasının nedeni ‘koymadan almaya' denk gelen 'mavi gökyüzü ticareti’ gibi çalışılan bu sistemde herkesin bir pay almaya çabalaması. Kripto para değerlerinin bu kadar inişli ve çıkışlı olmasının özellikle genç insanlar tarafından tercih edilmesini de getirdiğini belirten Yıldırım, diğer yandan bunların olumsuz etkilerine atıf yaptı. Yıldırım, bu inişli çıkışlı piyasanın diğer sermaye piyasalarını da yoldan çıkarması olasılığına dikkat çekti. Yıldırım'a göre kripto paraların bu hale gelmesinde küresel kriz ve pandeminin yanı sıra dünyadaki gelmiş geçmiş en düşük faiz oranlarının da etkisi var:

    Elon Musk
    © REUTERS / HANNIBAL HANSCHKE

    “Burada hakikaten dijital ortamda yaratılan şifreler bir varlık oluyor. Dolayısıyla herkes buradan bir pay almaya çalışıyor, değer artışı var, buna oynuyor; mavi gökyüzü ticareti. Koymadan almaya çalışıyorlar. Belediye de bundan istifade etmek istiyor herhalde. Harvard Üniversitesi de öğretim üyeleri bu sisteme, para ya da varlıklara tamamen eleştirel yaklaşıyor. Ama bakıyorsunuz Harvard Üniversitesi’nin biriken fonlarından bir kısmı Bitcoin ya da dijital varlıklara kaydırılmış. Yani yatırım yapmış. Dolayısıyla kurumlar da bu işin içerisine girdi. Emeklilik fonları dahi girdi ki emeklilik fonlarının düzenli, istikrarlı gelir isteyen kurumlar olması lazım. Ama kalkan bir tren var, bu tren durmuyor, devam edip gidiyor insanların gözleri önünde. 1 sene, 3 sene, 5 sene, 12 seneyi buldu. Deniyor ki bu tren gidiyor, biz de atlayalım içerisine. Ama trenin nereye gittiğinden kimsenin haberi yok, sorgulamıyorlar da. Çünkü şimdiye kadar sorguladılar bir şey olmadı. 3 kuruşu çünkü 10 kuruş yapacak başka bir yöntem yok. Ancak burada bu şekilde büyüyebilir. Fark yaratacak ona bir çıkar sağlayacak şekilde ancak burada değerlenebilir bu para ama kaybedilir. O kaybı göze alıyorlar. Küçük paraları kaybedersiniz, harçlığıyla yatırım yapıyor gençler. Çünkü bir sürü para var. Dogecoin son günlerin moda varlığı. Bunu yaratan insan bile 2015’te satmış. Almış ikinci el Honda Civic, unutmuş. Ondan sonra da bugün moda haline geliyor. Kim niye buna ilgi gösterdi hiç belli değil. şans, kumar her türlü tanım için burası çok uygun bir yer. Dolayısıyla gençlerin çok küçük paralarla bu işlere girip, harçlığını arttırmaya çalışmasını anlıyorum. Kaybedersen de küçük kaybedersin. Bunu içine sindirmişsen kabullenmişsen hiçbir sorun yok. Ama sorun; mutlaka kazanacağım, büyük paralar koyup da kaybedersem ne olacak? Ve bu işin ne olacak asıl? Diğer piyasaları da yoldan çıkartıyor çünkü. Bitcoin ve dijital para ortamına bakıp orada bir günde yüzde 170 kazanılıyorsa, insanları tutup yüzde 1.7’lik kazanca borsalarda razı edemiyorsun. Bütün bunların temeli de bu küresel krizde ve bu pandemi döneminde iki dalga halinde gelen dünyanın şimdiye kadar gelmiş geçmiş en düşük faiz oranlarına ulaşılması ve de parasallaşma, merkez bankalarının para yaratması. Para o kadar bol o kadar ucuz ki insanlar bu parayı nereye koyacağını, nasıl değerlendireceğini, bu paradan nasıl para kazanacağının bütün yol yordamını araştırıp her türlü şeyde gidiyorlar.”

    Etiketler:
    ABD, Elon Musk, Dogecoin, Bitcoin, Abdurrahman Yıldırım
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın