23:31 12 Nisan 2021
Canlı Yayın

    'ABD’nin askeri rakibi Rusya, ekonomik rakibi Çin, iki cephede mücadele edemeyeceğinden tercih yapması gerek'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    142
    Abone ol

    Barış Adıbelli’ye göre, Biden yönetimi Çin'e demokrasi ve insan haklarından yüklenecek, Quad grubunu canlandıracak. ABD’nin askeri rakibinin Rusya, ekonomik rakibinin ise Çin olduğunu belirten Adıbelli, Washington için iki cephede mücadelenin zorluğuna dikkat çekerken, Pekin'in artık Rusya'yla stratejik ilişkileri zorunluluk gördüğünü belirtti.

    Donald Trump döneminde ticaret savaşlarından siber saldırı iddialarına, Hong Kong ve Sincan özerk bölgelerinden Çin Komünist Partisi'ni hedef alan yaptırımlara uzanan kriz halinin ardından dikkatler yeni ABD yönetiminin tutumuna çevrildi. Çin ile ABD arasında ilk üst düzey temas geçen hafta Alaska'nın Ankraj kentinde gerçekleştirildi. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile Merkez Komitesi Dış İlişkiler Direktörü Yang Jieçi'yi ağırladı. Ancak toplantının açılışında Antony Blinken'in sert sözlerini Çin heyetinin yanıtsız bırakmamasıyla soğuk rüzgarlar esti.

    Blinken, Çin'in 'kaygı verici' eylemlerini tartışacaklarını belirtirken, 'Sincan, Hong Kong, Tayvan, ABD'ye yönelik siber saldırılar, ABD müttefiklerine ekonomik baskıları' sıraladı. Çin'e 'küresel düzenin normlarını ihlal etmekle' suçladı.

    Yang ise ABD'nin Çin'e 'üstünlük taslama yeterliliğine sahip olmadığını' belirtip, "Çin halkıyla başa çıkmanın yolu bu değil. ABD Çin ile düzgün biçimde ilgilenmek istiyorsa, protokolleri izleyip işleri doğru yapalım. Tarih, Çin'i bastırmak için kıyasıya bir rekabet kullanırsanız, sonunda acı çekenin siz olacağını kanıtlayacaktır" vurgusu yaptı.

    Blinken'in Alaska zirvesinden hemen önce Pentagon şefi Lloyd Austin ile Asya Pasifik turuna çıkması ve Japonya, Avustralya ve Hindistan'la birlikte Quad grubunu Çin'e karşı bir araya getirme çabaları dikkat çekmişti.

    Alaska/Ankraj'daki ABD-Çin gerilimini, Biden'ın Hint-Pasifik stratejisinin odağındaki Quad paktı ve Çin'in tutumunu Dumlupınar Üniversitesi’nden Asya politikaları uzmanı Dr. Barış Adıbelli ile konuştuk.

    'Çin insan hakları ve demokrasi ile güney ve Doğu Çin denizleri üzerinden sıkıştırılmaya çalışılacak'

    Dr. Barış Adıbelli’ye göre, Trump zamanında ekonomi üzerinden yüklenilen Çin, Biden döneminde insan hakları ve demokrasi üzerinden sıkıştırılmaya çalışılacak. ABD yönetiminin ilk dış politika turunu Quad formatı vesilesiyle Asya'ya yapmasına dikkat çeken Adıbelli, bölgenin 'küresel jeopolitiğin merkezi haline gelmesinden' hareket edildiğini belirtti:

    “Yumuşama bekleniyordu. Özellikle Çin tarafında bir beklenti vardı, Biden’ın en azından Trump kadar agresif olmayacağı, insan hakları, demokrasi kavramları üzerinden hareket edeceği yönünde. Bu Çin için çok yanıltıcı bir şey değil aslında. 2000’lerden itibaren Çin’in karşılaştığı en önemli argümanlardan bir tanesi insan hakları ve demokrasi. Trump döneminde Çin bir şekilde ekonomi üzerinden sıkıştırılmaya çalışırken bugün gelinen noktada Biden yönetimi insan hakları ve demokrasi üzerinde Çin’i farklı bir tonda sıkıştıracak gibi gözüküyor. Biden yönetimi bir kafa karışıklığı yaşıyor. Dış politika açısından özellikle söylem var ama eylem yok, sahada hiçbir şey yoktu. Bu hafta Amerikan tarafı adeta bir atağa kalktı. Önce Asya turu başladı. Savunma Bakanı hala devam ediyor, şu an Hindistan’da. Biden’ın Rusya’ya yönelik çeşitli açıklamaları ve Putin’e karşı diplomatik teamüllere yakışmayan bazı değerlendirmeleri oldu. Bütün bunları topladığımızda Amerika Birleşik Devletleri bir atağa geçti. O Asya turu da birbirini tamamlıyor, tamamen hedef Çin’dir. Özellikle Blinken’ın Japonya’da yaptığı açıklamalar inanılmaz. Biden’ın Trump’la bir farkı Tayvan, Hong Kong, Uygur meselesine bir de Tibet başlığı eklendi. Güney Çin Denizi zaten devam ediyor. Doğu Çin Denizi’nde de problemler var. Şimdi Japonya, Senkaku Adaları üzerinden bir şey benimsedi. ABD bu konuda Çin’i dolaylı yoldan tehdit etti. Kuzey Kore meselesi de dahil olmak üzere Asya’dan başladılar."

    'Çin Dışişleri Bakanı Rusya ile stratejik ilişkileri zorunluluk olarak koydu'

    Adıbelli'ye göre, Biden yönetimi Trump’ın ayak izlerini takip ediyor. Trump'ın çok eleştirildiğini ancak Asya konusunda bıraktığı yerden farklı renklerde politikalarının devam ettirildiğini belirten Adıbelli, diğer yandan artık Çin'in de eski Çin olmadığını vurguladı. Adıbelli, koşulların Çin'i Rusya ile işbirliğine sevk ettiği ve bizzat Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin Moskova ile stratejik ilişkileri zorunluluk olarak koyduğunu anımsattı:

    "Blinken çok ilginç bir açıklama yaptı. ‘Hint Pasifik Bölgesi giderek küresel jeopolitiğin merkezi haline geliyor. 21. Yüzyılın tarihinin yazılacağı yer de burasıdır’. Aynısını 2012’de Hillary Clinton yazdığı bir makalede söylemişti. Dolayısıyla aynı yöntem devam ediyor. Trump’ın ayak izlerini maalesef takip etmeye başladı Biden. Çok eleştirdiler Trump’ı. Ama şimdi Trump’ın bıraktığı yerden farklı renkte de olsa devam ediyor. Bugün Çin, ‘Nihayetinde Amerika gerçek rengini belli etti’ dedi. Bugün toplantının son turu. Sonuç olarak Çin şunu da diyor, ‘Biz her şeye rağmen ilişkileri düzelteceğiz’. Şi Cinping yönetimi hiçbir yönetime benzemiyor. Çin o eski Çin değil. Amerikalıların bir türlü kabul etmek istemedikleri nokta bu. Martın ilk haftasında Çin parlamentosu toplantısı vardı, önemli kararlar kabul edildi. Wang Yi, Rusya ile stratejik ilişkilerimizi geliştireceğiz, bu bir zorunluktur’ dedi. Çin’de de bazı kesimler Rusya ile belli bir mesafede duralım diyor. Ama Dışişleri Bakanı Wang Yi, bu bir zorunluluktur dedi. Rusya ile yeni dönem başlatacağız diyor. Bu da ABD’yi rahatsız ediyor.

    'ŞİÖ'ye karşı Quad, artı Fransa'

    Adıbelli, Blinken'in Alaska toplantısı öncesi çıktığı Asya turuna atıf yaparken, özellikle Japonya, Avustralya ve Hindistan'la oluşturulan Quad'ın canlandırılması girişimine dikkat çekti. Hindistan'ın son dönemdeki gönülsüzlüğüne de dikkat çeken Adıbelli'ye göre, bu girişimin şu an Asya'daki muadili ŞİÖ. Aynı zamanda Fransa önderliğinde Quad’a üye ülkelerin Bengal Körfezi’nde bir tatbikat yapacağını, Fransa’nın ardından Hindistan ile ikili bir tatbikat daha gerçekleştireceğini aktaran Adıbelli, 'Fransa+Quad' formülünün de ilginç bir denklem oluşturduğu görüşünde:

    "Özellikle Çin-Pasifik stratejisi bağlamında Quad denen dörtlü bir mekanizma oluşturuyorlar. 2007’de ilk defa Japonya’da önerildi. 2017’de Trump tekrar canlandırdı. Pompeo giderayak biz bunu kurumsallaştıracağız dedi. Şu anda bir platform ama bunu yeterli görmüyor Amerika. Son dönemde Asya’nın NATO’su olarak adlandırılıyor, bu da Amerika tarafından deniyor. Bunun muadili Asya’da yok, muadili şu anda Şanghay İşbirliği Örgütü. ŞİÖ askeri bir pakt değil. Ama bölgesel güvenlik felsefesi var Şanghay ruhu dedikleri. Benzer şekilde bu Quad da doğrudan bir askeri pakt olmanın ötesinde daha güvenlikle ilgili bir işbirliği örgütü haline gelecek, sivil şekilde başlayacak gibi gözüküyor. Çünkü askeri bir pakt kurmak bölgedeki istikrarı farklı bir yöne çevirir. Son dönemde Hindistan biraz gönülsüz olmaya başladı. Quad meselesinde. Rusya ile ilişkileri yakın. Dolayısıyla bu tür şeylere pek girmek istemiyor artık. Bu hafta sonu Fransa önderliğinde Bengal Körfezi’nde Quad üyelerinin bir deniz tatbikatı var. Bengal Körfezi, Myanmar’ın bulunduğu bölge. Bengal Körfezi’ne hükmeden, kontrol eden tüm Hint Okyanusu’ndaki bütün ticaret yolları, hatta Çin’in Kuşak ve Yol girişimine de hükmeder, jeopolitik olarak bu kadar önemli bir yer. Fransa’nın ne işi var burada? Quad ile birlikte Fransa da orada. Bu şekilde ‘Quad+France’ diyorlar. Fransa da Asya Pasifik’te var. Fransa bu tatbikattan sonra Hindistan ile ikili bir tatbikat yapacak. Basra Körfezi’ne geniş bir alanda. Çok ilginç bir denklem kuruluyor bölgede.”

    ‘Trump’ın mirasını benimsediler, günün sonunda ‘Trump iyi adammış’ derlerse şaşırmayın’

    Dr. Adıbelli, Trump'ı çok eleştirenlerin Asya-Pasifik'te eski ABD başkanının mirasını resmen benimsedikleri görüşünde. Adıbelli, Japonya'nın eski Başbakanı Şinzo Abe'nin ortaya attığı ancak sonra rafa kaldırılan Quad grubunu canlandıranın 2017'te Trump olduğunu anımsatırken, gelinen noktada Biden'ın Kuzey Kore konusunda açamadığı kilidi de etkileyebilecek tek ismin yine Trump olmasına dikkat çekti:

    "Alaska’da özellikle Asya turunun dönüş noktasında bu tarihe getirilmesini Amerika ısrarla istedi. Bütün uzmanlar söylüyor, Alaska’da ne yapıyor Amerika? Amerika oradan bir mesaj mı vermek istiyor, açıkçası onu ben de çözemedim. Amerikan toprağı ayağımıza getirdik diyecek ama en güzel görüşme Asya turu sırasında Pekin’e uğrayabilirlerdi. Önceki başkanlar öyle yapıyordu. Fakat ısrarla oraya getirerek orada birtakım şeyler vermeye çalıştılar. Çok güzel bir cevap var, dedi ki dünya kamuoyunu yansıtmıyorsunuz. Görüşlerini bildirebilirsiniz ama dünya adına konuşamazsınız dediler. Bu bir dönüm noktasıdır. Çok merkezlilikten bahsettik. Avrupa’ya da yapmadılar gezi. Oraya da bekleniyordu. O kadar çok önem veriyoruz ki ilk ziyaretimiz Japonya, Güney Kore ve Hindistan’a yapıyoruz dediler. Güney Kore, Trump tarafından Kuzey Kore işine feda edilmiş bir ülkeydi. Onun da gönlünü kazanarak Quad’ın içine sokacaklar. Trump’ın sağlamış olduğu barış rüzgarından en çok Güney Kore memnun kalmıştı. Kuzey Kore ile 25 defa temasa girmeye çalışmışlar. Kuzey Kore, Biden yönetimine yanıt vermiyor. Eski Başkan Trump’ı getirin, özel temsilci atayın Kuzey Kore meselesinde. Biden ile Kuzey Kore arasında arabulucu rolü üstlensin. Günün sonunda Trump aslında çok da iyi adammış derlerse şaşırmayın. Gidişat ona doğru gidiyor. Trump’ın resmen Asya Pasifik’teki mirasını benimsediler. Quad 2007’de rafa kaldırılmıştı. Şinzo Abe tarafından ortaya atılmıştı. Trump 2017’de canlandırdı. Şu an Asya Pasifik’te en önemli pakt olarak görünmeye başladı. Şu an herkes orayı seyrediyor. Şimdi Quad öne çıktı.”

    ‘İki cephede mücadele edemeyecek olan ABD’nin bir tercihte bulunması gerekiyor’

    Çin'in hem AB ile hem de ASEAN üyeleriyle işbirliği ve yatırım anlaşmalarına dikkat çeken Adıbelli, ABD'nin bu koşullarda Asya’daki ekonomik işbirliklerinden dışlandığına işaret etti. Adıbelli'ye göre, bu koşullarda Biden yönetimi Trans-Pasifik anlaşmasına geri dönmek istiyor, diğer yandan da Quad'ı canlandırmaya soyunuyor. Ancak koşulların değişmesine dikkat çeken Adıbelli, ABD'nin askeri anlamda Rusya'yı ekonomik anlamda Çin'i rakip gördüğünü, iki cephede mücadele edemeyeceğini ve bir tercihte bulunması gerektiği görüşünde:

    “Bazı şeylere tepkiyi çok geç verdiler. Ekonomik bir taban olması lazım, bir işbirliği önermesi lazım, oranın refahını yükseltmek adına. Hindistan yok mesela. Fakat ülkelerin parlamentosunda onaylanma durumu var. Onaylanmadı şimdi. Çin bunu yakından takip ediyor. Trans Pasifik anlaşması vardı ekonomik. Amerika Trump zamanında çekilmişti. Şimdi Biden buna dönüyor. Burada Çin yoktu ama şimdi parlamento toplantısında ‘Biz de Trans Pasifik’le biz de ilgileniyoruz, girmeyi düşünüyoruz’ dedi. 14. 5 yıllık kalkınma planı içinde o da var. Avrupa Birliği ve Amerika’nın bu anlaşmada yoktu. Çin bir hamle yaptı AB ile de ayrı bir yatırım anlaşması yaptı. Gelin ben sizi buraya entegre edeyim benim üzerimden. Aynı zamanda yapılan ASEAN ile yapılan bu anlaşmaya da entegre olur’ dedi. ABD burada devreye girdi. Buradaki bütün ekonomik birliklerin hiçbirinde ABD yok, dışlanıyor. ABD dışında yeni bir ekonomik dünya şekilleniyor. Avrupa Birliği, ASEAN var. Bunlar zaten Amerika’nın doğal müttefikleri sayılabilecek ülkeler. Çin var. ABD’de de Quad’ı canlandırıyor, oraya Fransa’yı getirdi, AB’yi görme adına. AB’ye bir hamle. Fransa’ya Uzakdoğu’da Asya Pasifik’te bir misyon verildi. Meşhur bir uçak gemisi var, sürekli Akdeniz’de bize karşı getiriyorlar. O şimdi Hint Okyanusu’nda geziyor. Aynı zamanda ısrarla Kuzey Akım 2 için Blinken vazgeçin dedi. Almanya’ya yükleniyorlar. Bu sefer Asya Pasifik, onların deyimiyle Hint Pasifik’ten başlattılar. Bugüne kadar yayınlanan bütün belgelerde ısrarla bu vurgulanıyor. Ama burada bir çelişki var. Biden, bizim bir numaralı önceliğimiz Rusya dedi. Rusya askeri bir güç olma hasebiyle Amerika’nın önünde bir tehdit. Ama öbür taraftan da ekonomik olarak Çin var. Çin ile Rusya’nın birlikte hareket ettiğini düşünürsek, Wang Yi’nin son açıklamasında ‘İlişkileri farklı bir boyuta taşıyacağız’ diyor. Bunu da yaparsa o zaman Amerika iki cephede mücadele etmek zorunda kalacak. Burada Kissenger gibi uzmanlar şunu söylüyor. Amerika geçmiş bir asırlık tecrübe hiçbir zaman iki cephede mücadele edemez. 71’deki Çin ile ilişkileri normalleştirilmesi hatırlatılıyor. Ya Çin’i ya da Rusya’yı tercih et. Trump kısmen Rusya’yı tercih etmişti. Biden’ın Putin’e yüklenmesi, burada nasıl bir fotoğraf düşünüyor. Bir taraftan Rusya ile karşı karşıya Alaska’da da Çin ile karşı karşıya geldi. O zaman biraz daha bekleyeceğiz, fotoğraf tam netleşsin. Günü kurtarmaya yönelik plansız programsız birbirinden habersiz, Biden o gün ağzıma geldi öyle söyledim, Blinken da böyle söyledim diye eğer birbirinden koordinesiz bir politika üretiyorlarsa, esas tehlikeli olan bu.

    Etiketler:
    insan hakları, Demokrasi, Türkiye, Washington, Çin, Joe Biden, Barış Adıbelli
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın