06:26 15 Mayıs 2021
Canlı Yayın

    'ABD'ye yanıtlar üretmek için komşularla ilişkileri düzeltip çok kutuplu dünyaya uygun politikalar üretmek lazım'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 31
    Abone ol

    Prof. Ünal’a göre, Biden'ın 'soykırım' açıklamasını geçiştirmek yanlış olur. ABD'ye doğrudan ve dolaylı yanıtlar üretilmesi gerektiğini söyleyen Ünal, komşularla ilişkileri düzeltip çok kutuplu dünyaya uygun politikalar üretmek gerektiğini belirtti. Ünal, ‘ABD ‘ağzına kırmızı biber sürerim’ diyor ve siz de korkuyorsanız bir şey yapamazsınız" dedi.

    ABD Başkanı Joe Biden’ın 1915 olaylarıyla ilgili açıklamasında ‘soykırım’ ifadesini kullanması karşısında Türk hükümetinin yumuşak tepkisi tartışma yarattı. Kamuoyundan Ankara'nın İncirlik ve Kürecik üslerini kapatması çağrıları yükselirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Biden'a eleştirilerine rağmen hazirandaki NATO zirvesinde Türkiye ile ABD arasındaki diğer meselelerin yanında bu konunun da yüz yüze konuşulacağını belirtmesi tepki çekti. Hükümet kaynakları, Erdoğan yönetiminin 'soğukkanlı' bir politika izleyeceğini ve ‘radikal ve masayı dağıtacak’ adımlar atılmayacağını belirtiyor.

    ABD'ye verilen yanıtlar ve Türk-Amerikan ilişkilerindeki görünümü Maltepe Üniversitesi'nden Prof. Hasan Ünal ile konuştuk.

    'Biden'ın açıklamasını çok önemli değil diye kabullenmeye gidersek yanlış olur'

    Prof. Hasan Ünal’a göre, Türkiye’nin ABD ile ilişkileri, Biden’ın 1915 olaylarını ‘soykırım’ olarak nitelendirmesinden ziyade, neredeyse her konuda kötü gidiyor. Biden'ın açıklamasının Ermeni lobisinin etkisiyle yapıldığını düşünmenin yanlış olacağı görüşündeki Ünal, ABD'de Ermeni yahut Rum lobisinden ziyade İsrail lobisinin etkili olduğunu vurguladı. Ancak Ünal'a göre, Biden'ın açıklamasını 'önemsiz' kılıp kabullenmek yanlış olur:

    “Bence çok önemli değil şeklinde bir kabullenmeye gidersek bu yanlış olur. Diyelim ki Amerika ile bütün ilişkilerimiz fevkalade, her şey tıkır tıkır işliyor, sadece Silahlı Kuvvetlerin işbirliği değil ciddi ekonomik yatırımlar var. Savunma sanayinde ortaklıklar gırla gidiyor. Fakat diyelim, 'böyle bir yaşlı bir başkan geldi. hayatımın sonunda bana bu makam geldi. Bunu ben hep söylemek istedim. Bu açıklamayı da çerçeveletip emeklilik yıllarında evimin bir kenarına koymak istiyorum. O yüzden bana bunu yapma imkanı verin' dedi. Böyle bir durum da yok. Türkiye ile Amerika ilişkileri neresinden bakarsanız o tarafta fevkalade kötü. Ama burada Amerika devlet kurumlarının bundan rahatsız olduğu, bunu çok doğru bulmadığı açık. Dün akşam Pentagon’un açıklamalarında bunu gördük. Orada 'soykırım' sözcüğünü ısrarla kullanmıyor, 'Başkan'ın söylediği şey diyor. Bu ciddi bir sıkıntı. Ama öte yandan Amerika ile yaşadığımız zaten ciddi sıkıntılar da var. Dolayısıyla Biden Ermenilere söz vermiş diye düşünmek Ermeni lobisinin önemini kabullenmek olur ki, ben böyle düşünmüyorum. Hatta daha büyük olan Rum lobisinin bile kıymeti harbiyesi olduğunu düşünmüyorum. Amerika’da bir lobi vardır, o da İsrail lobisi. O da her zaman her yerde her şeyi yapıyor. İsrail aleyhine bir şey yapılmasına engel olur. Ama her zaman her yerde de İsrail için her istediğini yaptıramaz. Onların arasında da tansiyon eksik olmaz. Amerika’nın böyle kendine has bir yönetim biçimi vardır. Ama İsrail lobisi lobidir. Ama Ermeni lobisinin lobi olmadığını da 44 günlük Karabağ savaşında gördük. Dolayısıyla topu taca atmamak lazım.”

    'Washington’da öyle bir hava var ki İsrail lobisi, BAE lobisi Türkiye’nin aleyhinde'

    Prof. Ünal, Biden'a karşı Ankara'nın NATO'da da dahil olmak üzere sert tavır geliştirip Kürecik'i iptal ettirebileceğini belirtse de Ankara'nın 'herkesle ters düşen' duruşunun işini zorlaştırdığına işaret etti. Ünal, Ankara'nın sadece aleyhine duran Yunan ve Ermeni lobisi değil ama İsrail, BAE'yi de küstürdüğünü anımsattı:

    “Mesela bir politika tarzı şu olabilirdi. Biden’ı 'Türkiye düşmanı' ilan ederek hiçbir şekilde görüşmezdiniz. NATO ülkeleriyle de görüşmezsiniz. Bu kelimeyi ağzına alan hiçbir Amerika yetkilisiyle müzakere etmezsiniz. Zaten görüşeceğiniz bir şey de yok. PKK/PYD’ye silah veriyor. Rum-Yunan tarafını uzak karakol haline getiriyor. O zaman böyle bir tavır geliştirirsiniz. Ama her halükarda böyle ister birinci, ister ikinci tarzı seçin mutlaka karşı birtakım adımlar atmanız lazım. Bunlar Amerikan üslerinin kapatılması şeklinde olur. TSK ile Amerika’nın yaptığı işbirliği projelerinde Amerika’nın canını acıtacak hangi durumlar var, bunları bilemeyiz. Türkiye, NATO’ya bildirimde bulunarak, ‘Ben Amerika’nın bu tavrına karşı NATO içinde bazı karşılıklar da vermek zorundayım. Örneğin Kürecik’i iptal ettireceğim’ diyebilir. Ama bu arada İsrail ile ilişkilerini toparlar, normalleştirirsiniz, iki de bir İsrail aleyhine konuşulmasına son verirsiniz. O zaman İsrail lobisi Amerika’ya gider, ‘Kürecik’i kapatıyorlar. Bana lazımdı. Siz aşırı gittiniz’ der. Ama Washington’da öyle bir hava var ki İsrail lobisi, BAE lobisi Türkiye’nin aleyhinde. Rum-Yunan takımı, Ermeniler herkes orada.

    'Şirketler üzerinden ilerletilemeyen davalar için mahkemelere hukuki gerekçe üretecek hazırlıklar var'

    Ünal, ABD'de daha önce Türkiye aleyhine şirketler üzerinden açılan tavaların hukuki çerçeve olmadığı için ilerletilemediğini söylerken, Biden'ın kararı sonrası bu konuda Kongre'de yapılan hazırlıklara dikkat çekti:

    "Son zamanlarda gazetecilerden sızan bilgileri okuduğumda şunu yapmaya çalışıyorlar. Daha önce Türkiye aleyhine şirketler üzerinden açılan davaların Türkiye’ye yansıtılmasıyla ilgili Amerikan mahkemeleri örneğin davaların ilerletilmemesi kararını vermişlerdi. Çünkü 'Ermeni soykırımı' diye ellerinde hukuki bir metin yok. Yahudi soykırımı ya da Holocaust dediğinizde bununla ilgili ne yapılacağına dair ellerinde hukuki bir tertibe var. Buna göre karar verebilirler. Ama 'Ermeni soykırımı' diye bir şey yok. Kongre’de işi öyle bir yere getiriyorlar ki şimdi bir kanun çıkartalım diyorlar. Karar değil. Kongre, 'Ermeni soykırımını' tanır diye karar çıkarmak ayrı bir şeydir, bunu kanuna dönüştürmek ayrı bir şeydir. O zaman mahkemelere gerekçe sağlar. Şimdi bunlarla uğraşıyorlar.

    'Biden Dağlık Karabağ savaşı sonrası altılı işbirliği projesine de kötülük etti'

    Biden'ın açıklamasıyla Dağlık Karabağ savaşı sonrası gündeme taşınan altılı işbirliği projesini de baltalamaya çalıştığı görüşündeki Ünal, Ankara'nın ABD'ye hem doğrudan hem de dolaylı yollarla yanıtlar üretmesi gerektiğini söyledi. Ünal, Ankara'nın Suriye ile anlaşırken KKTC'nin tanınmasını ortaya sürmesi, Rusya ile Kırım-KKTC pazarlığı, NATO'nun genişlemesine karşı KKTC şartları koyması gibi örnekler sıraladı:

    "Biden’ın yaptığı en büyük kötülüklerden biri şu oldu. Türkiye ile Azerbaycan Karabağ savaşı sonrası altılı bir işbirliği projesi açıkladı. Rusya ve İran bunu olumlu bulduğunu ifade etti. Türkiye zaten burada. Ermenilerin de haziran seçimlerinden sonra yavaş yavaş buraya doğru gelmesi bekleniyor. Gürcülerin Rusya ile aynı platform içinde olmama gibi bir endişe nedeniyle istememe durumları var. Ama onlarla dolaylı olarak sağlanabilecek bir şey. Aynı platform resmi bir hüviyet kazanmak zorunda değil. Bu işbirliği sürdürülebilir. Biden bununla da bir darbe vuruyor aklı sıra. Dolayısıyla Türkiye’nin bir Amerika’ya vereceği doğrudan cevap olmalı, söylediğim tarzda. Bir de dolaylı politikalarla vereceği cevaplar. Mesela biz Kuzey Irak’a bir harekat başlattık, güzel. Bunu taçlandırmak için eğer diğer Ortadoğu ülkeleriyle yaptığımız normalleşme çabalarına ilaveten Suriye ile ilişkilerimizi normalleştirir ve Adana mutabakatı çerçevesinde PKK/PYD’ye karşı ortak mücadele edeceğimizi deklare edersek bu o zaman Joe Biden’ın kafasındaki örümcekli projelerinin patır patır dökülmesine sebep olur. Suriye ile normalleşmenin karşılığında Suriye’den Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıması istenebilir. Çünkü bizim kontrolümüzdeki toprakların Suriye’nin egemenliğine geçmesini sağlamak Suriye’ye büyük bir jest olur. Bunları yaparken de Suriye’den isteyeceklerimiz olmalı. Aynı şekilde Suudiler bizden drone almak istiyor vs. bunların her birinde gündeme Kuzey Kıbrıs meselesini getirirsiniz. Şu anda Rusya ile pek çok şeyi pazarlık etme imkanımız var. Kırım-KKTC pazarlığı şeklinde sık sık dile getirilen yabana atılmayacak bir projedir. Bundan başlayarak pek çok gündeme getirilebilir. Dolayısıyla Biden’ın yaptığı açıklama hakikaten yaşlı bir Amerikan başkanının eve götürüp duvarına asacağı, emeklilik günlerinde ben de bunu yapmıştım diyebileceği bir çerçevenin içini dolduracak malzemeden öteye geçmeyebilir. Türkiye şunu da yapabilir. Yunanistan, AB içinde bu tarz şantajları çok sık yaptı. Eğer Rum tarafına almazsanız ben de Macaristan, Çekoslovakya’nın üyelik sürecini durdururum dedi. O zaman biz de yarından itibaren ya da önümüzdeki günlerde NATO’ya gidelim, bildirimde bulunalım, NATO’nun genişlemesini durduruyoruz, bundan sonra hiçbir ülkenin tanınmasını kabul etmiyoruz. Bir şartımız var. NATO üyesi olmak isteyen ülke, önce gelecek KKTC’yi tanıyacak. Sonra biz müzakerelerin ilerlemesine onay vereceğiz diyebiliriz."

    ‘ABD ‘ağzına kırmızı biber sürerim’ diyor ve siz de korkuyorsanız bir şey yapamazsınız, çok kutuplu dünyaya uygun politikalar geliştirilmeli’

    Ünal'a göre, Türkiye’nin en büyük sorunu dış politikasının ulusal çıkarlarına yönelik olmaması. Yukarıda sıraladığı adımların atılmasının krizlere yol açabileceğini ancak ekonomik kaygılarla adım atılmamasının bedelleri olacağını belirten Ünal, "Amerika size ‘Ağzına kırmızı biber sürerim’ diyor ve siz de korkuyorsanız zaten bir şey yapamazsınız" diye konuştu. İran'ın ekonomisinin Türkiye'den iyi olmadığını anımsatan Ünal, Tahran'ın uyguladığı diplomasiyle zaman zaman ABD'yi 'yola getirdiğini' söylerken, Türkiye'nin de 'çok kutuplu dünyanın ruhuna uygun politikalar geliştirmesi ve kararlılıkla uygulaması' gerektiğini söyledi:

    “Bunlar krizler yaratacak tabii ki. Ekonomi yüzündense, Türkiye ile Amerika arasındaki tek sorun soykırım mı? O zaman ABD'nin Ermenilere verdiği desteği nasıl durduracaksınız? O zaman Kıbrıs’ta iki devletli çözüm yönündeki Türkiye politikasına karşı duruşunu nasıl aşacaksınız? Amerika, Kafkasları, Ermeni diasporası yoluyla yeniden karıştırmaya çalışıyor, bunlara nasıl mani olacaksınız? Eğer Amerika size ‘Ağzına kırmızı biber sürerim’ diyor ve siz de korkuyorsanız zaten bir şey yapamazsınız. O yüzden bu gerçekçi bir devlet politikası olamaz. Çok kutuplu dünyanın ruhuna uygun politikalar geliştirmek ve kararlılıkla uygulamak lazım. İran’ın ekonomisi bizden iyi durumda değil. Ama belli bir kararlılıkla Trump döneminden Biden dönemine Amerika’yı neredeyse dize getirmiş durumdalar. Burada mesele şu. Devletler dış politikalarını ulusal çıkar çerçevesinde oluşturur ve bu çerçevede diplomasiye dökerler. Yani şu ana kadar bizim en büyük sıkıntımız dış politikamızın ulusal çıkar eksenli olmamasıydı. O yüzden lüzumsuz kavgalar vardı birçok yerde. Bunlar dünya çok kutupluluğa doğru evrilirken kullanabileceğimiz imkanları ve fırsatları da bu sebeple kaybettiğimiz gibi, herkesin bizim aleyhimize geçmesine sebep oldu. Ben öyle görüyorum, madem ki toparlanma adımları atılıyor; Mısır ile ve Suudi Arabistan ile anlaşıldı. O haberler doğruysa, orada Türkiye, Kaşıkçı ile ilgili Suudi Arabistan’ın yürüttüğü mahkeme sürecini takdirle karşıladığını söylemişler. Kaşıkçı cinayetini sorumlu bir devlet olarak örtbas edemezsiniz. Ama bu cinayetten hareketle 'veliaht Prensin tahta çıkmasını engelleyeceğim, o tahtı kafasına geçireceğim, Suriye konusunda bana tavır almalarının bedelini ödeyecekler' türünden hükümet yanlısı gazetelerde, televizyonlarda söylenenleri dış politika haline getirirseniz, altından kalkamazsınız. Haberlerin içinde İhvan’ın yasaklandığı vs. bunların hepsini Türkiye’nin kabul ettiği var. Türkiye bunları kabul ettiyse çok güzel adımlar atmış. Aynı şekilde, Mevlüt Çavuşoğlu’nun Suriye’deki rejimle PKK/PYD’ye karşı mücadele konusunda hemfikiriz diyor. Güzel bir laf. 10 senedir dış politikanın böyle yürütülemeyeceği konusunu söylüyorum. En son Mısır ile masaya oturduklarını ifade ettikleri dakikaya kadar da ne olduğu belirsiz dış politika gurusu ve strateji mükemmeliyet uzmanları tarafından sürekli saldırıya uğruyordum. Artık bana saldıran yok demek ki bu da iyi bir şey. Bu Türk dış politikasının iyiye gittiğini gösteriyor.”

    Etiketler:
    Yaptırım, Rusya, Türkiye, ABD, Soykırım, Joe Biden, Hasan Ünal
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın