10:44 28 Temmuz 2021
Canlı Yayın

    'ABD, Rusya'yı düşmanlaştırıyor ama Avrupa, Rusya'nın kimseye saldırmayacağını biliyor'

    Eksen
    URL'yi kısaltın
    Yazarı
    0 0 0
    Abone ol

    Prof. Köni'ye göre ABD, Rusya'yı düşmanlaştırıyor ama Avrupa göç krizi ve pandemi eşliğinde ABD'nin peşine takılacak halde değil. Biden'ın ekonomik yaklaşımından memnun kalan Avrupa'nın Rusya'nın kimseye saldırmayacağını bildiğini belirten Köni, NATO'ya en iyi davranan, ABD'nin dediklerini dinleyen tek NATO ülkesinin Türkiye olduğu görüşünde.

    ABD Başkanı Joe Biden'ın ilk kez yüz yüze 'görücüye çıktığı' transatlantik eksenindeki kilit G7 ve NATO zirvesinin ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile zirvesi de tamamlandı.

    Eski Başkan Donald Trump'ın 'önce Amerika' şiarının gereği olan tutumu Biden ile yerini 'ABD liderliğinin ittifakları tazeleyerek geri dönmesine' bıraktı. Biden, Putin ile görüşmesinde Rusya ile en azından stratejik istikrar başlığında 'silahsızlanma' meselesinde diyaloğun kapısını açmış görünse de Rusya'yı 'düşmanlaştırırken' yanına Çin'in 'meydan okumasının' tehdit olarak konulması eklendi. Biden yönetiminin asli rotayı çizdiği yeni stratejisinde Türkiye'nin 'en hevesli' ortak görüntüsü de dikkat ekti.

    Gelişmeleri Prof. Hasan Köni ile konuştuk.

    ‘Karşılıklı silah yapıp nükleer dengeyle insanları korkutma devri bitti, ABD’nin asıl rakibi Çin’

    Prof. Hasan Köni’ye göre, Avrupa bir yandan göçmen krizi diğer yandan pandemi ve içinde bulunduğu ekonomik durum nedeniyle ABD’nin peşine takılıp isteklerini taşıyacak durumda değil. ABD’nin Avrupa’yı bir arada tutmak için ‘Rus tehdidini’ öne çıkardığını söyleyen Köni, ancak Avrupa'nın 'hayali tehditleri' eskisi gibi benimsemediği değerlendirmesini yaptı. ABD için asli tehdidin ekonomik güç olarak Çin'den geldiğini belirten Köni, Avrupa'yı toparlayıp Hint Okyanusu'na taşımanın da kolay olmayacağı görüşünde:

    “Küresel durum içinde Amerika’nın isteklerini Avrupa’nın taşıyacak bir durumu olduğunu zannetmiyorum. Görüntü bu. Gidelim, Hint Pasifik’te şunları yapalım, Rusya’ya karşı da şunları yapalım. Ama hem Kovid-19 pandemisi hem de Avrupa’ya Afrika ve Ortadoğu’dan gelen göç hem de Avrupa’nın kendi içinde bulunduğu ekonomik durum nedeniyle Amerika’nın NATO’yu tekrar birleştirip eskisi kadar silah satışı yapıp bir takım hayali tehditler uydurmasını yemiyorlar. Kapitalist olmuş bir Rusya var. Türkiye’nin de bir sürü yatırımları var. İsteyen normal şekilde yatırım yapıyor, Rusya da doğalgaz satıyor. Asıl tehlikeli olan bence Çin. Bir Rus tehdidini söylemesinin nedeni NATO’nun Avrupa’nın Rusya karşısında korunması için kurulmuş olması. Dese ki Çin asıl rakibimizdir, Rusya zaten kapitalist oldu. Zaten çok bir parası yok. İmalat sanayi, Amerika’yı tehdit edecek gibi değil. Asıl tehdit imalat yapabilen ülke. Asıl Çin, Amerika’nın içine girmiş, ekonomik ilişkiler var. Karşılıklı silah yapıp nükleer dengeyle insanları korkutma devri bitti. Kullanmayacaklarını biliyoruz. Ama Avrupa’yı nasıl toplayacak? Avrupa güvenlik sisteminde diyecek ki ‘Hayır şimdi Hint Okyanusu’na gidiyoruz’ diyecekler ki ‘Güle güle’.”

    ‘Trump'ın hep bana Rabbena tarzı vardı, Kanada'yı bile güvenlik tehdidi ilan etti, Trudeau düştü bayıldı'

    Köni'ye göre ABD'nin geri dönüşü askeri açıdan değil, ekonomik açıdan memnun edici oldu. Trump'ın 'hep bana Rabbena' tavrının değişmesinin Avrupalıları memnun ettiğini belirten Köni, diğer yandan Avrupalıların Rusya'nın kimseye saldırmayacağını da bildiklerini vurguladı. Köni, Biden yönetiminin ise bir yandan Doğu Avrupa'ya yayılmak diğer yandan Karadeniz'e geleceğim diye tutturduğunu anımsattı:

    “Askeri açıdan değil de geri gelmesi Avrupa’yı ekonomik açıdan memnun etti. Çünkü Trump dönemindeki sistemde ‘Hep bana Rabbena’ tarzında bir yapı vardı. Benim malımı alacaksınız, Mercedes çok gelmeyecek. Birtakım gümrük kısıtlamaları, şu mallara ağır gümrükler koyuyorum. Kanada’yı bile Amerika için güvenlik sorunu olduğunu söyledi. Trudeau düştü bayıldı. Ekonomik birtakım güdüler, devamlı Amerika’nın malları alınacak, Amerika daha çok öne çıkacak. Şimdi bundan vazgeçiyor. Öbür konuda Rusya’nın kimseye saldırmayacağını zaten biliyorlar. Bir tek Amerika’nın istihbaratı var, öbürlerinde istihbarat yok diye bir şey yok. Ama Avrupa’yı nasıl çevresinde bütünleyecek? Özellikle Doğu Avrupa’daki ülkeler. Amerika geldi, üsler açıyor, yatırımlar geliyor. Bizim 1960’lardaki gibi Amerika geldi yedi üs açtı, Amerikan pazarları doğdu. Ama ne zamanki Kıbrıs olayları çıktı, sırf Amerika’ya çalışmışız, çıkarma gemimiz yok. Kendi çıkarımız olduğu zaman bu işler yürümüyor. Sürekli onun çıkarına karşı durmak zorundayız. Şimdi de tutturdu Karadeniz’e gelecek. Ukrayna, peşinden Gürcistan’ı NATO’yu alacağız dediler. Onun karşılığı da Rusya’nın en can alıcı noktaları birtakım laflar söylendi.”

    ‘Rusya gibi Avrupa’nın karşısına bir rakip, imaj koymazsa askeri harcamaları arttırmazlar’

    Trump gibi Biden’ın acele hareket etmediğini, ani karar vermediğinin altını çizen Köni’ye göre, ABD, Rusya gibi Avrupa’nın karşısına bir rakip, bir imaj koymazsa askeri harcamalarını arttırmaz. Türkiye'nin S-400 almasının ABD itirazına toslamasının ise NATO'nun 'ateş birliğinin' dışına çıkmasından kaynaklandığını belirten Köni, eninde sonunda Amerikan halkının F-34 ve F-40'lar için bu masrafın neden yapıldığını soracağını dile getirdi. Rusya'ya karşı Arktik'le ilgili söylemlerin alakasız olduğunu dile getiren Köni, ABD’nin asıl korktuğunun Çin olduğuna dikkat çekti. Köni, RAND Corporation’ın ABD ile Çin Asya Pasifik'te karşı karşıya kalırsa çoğu Avrupa ülkesinin tarafsız kalmayı tercih eden araştırmasına atıfta bulundu:

    “Trump biraz Putin’e, Rusya’ya yakındı. Gelen yapı eskisinden değişik olacak, ‘America is back’ (Amerika geri döndü). Trump’ın tavrından değişik bir tavır ortaya koyması lazım. Avrupa’yı kendi etrafında birleştirmesi lazım. O halde böyle bir tavır ortaya koydu. Ama Trump gibi Biden acele hareket etmiyor, ani karar vermiyor. Aniden ‘Ben Suriye’den çekiliyorum, siz ne yaparsanız yapın’ gibi. Daha belirgin daha resmi ilişkiler içine gidecek olan bir boyut. Bir de eğer Rusya gibi Avrupa’nın karşısına bir rakip, bir imaj koymazsa askeri harcamaları arttırmazlar. Amerika’nın yaptığı mallar, silahlar ellerinde kalır. S-400 NATO’nun ateş birliğinin dışına çıkıyor. Ateş birliği içinde olması lazım. Amerikan halkı soracak, F-35 yapıldı, F-40 yapılıyor, niçin bu kadar masraf? Rusya var Arktik Bölgesi’ni de konuşmuşlar. Arktik Bölgesi’nin Kanada’nın üzerine mi geliyoruz, yoksa Rusya’nın kendi üssündeki bölge mi? Amerika’nın Atlas Okyanusu’na gelip de bir şeyler yapsa, tamam. Arktik Bölgesi ile ne alakası var? Uluslararası ilişkilerde artık bu iletişim çağında öğrenciler dahi olayları biliyor. Ama ekonomik olarak tekrar eskisi gibi normal ilişkilere geçilecek, diğer alanlar açılacak. Asıl korktukları da Almanya iyi bir ekonomiye sahip bir ülke olarak Çin’e karşı. En çok korkulan o. Öbürleri sağda solda vekalet savaşları çıkararak güçlerini denediler. Onlarda da masraf yapmaktan ‘düşüp bayıldılar.' RAND Corporation’ın bir araştırması var. Asya Pasifik Hint Pasifik Okyanusu’nda Çin donanmasıyla bir çatışma çıkması a, Amerika’nın yanında yer alırız; b, Çin’in yanında yer alırız; c, tarafsız kalırız. 22 Avrupa ülkesi, tarafsız kalırız diyor. Almanya’nın Asya gibi bir alana da ihtiyacı var. O da Mercedes satmak istiyor, ucuza gaz almak istiyor. İllaki gemilerde taşınacak likit gaz sonra çevrilecek. Bu bir masraf. Ama NATO’daysanız masrafa katlanacaksınız. Niye? Çünkü Amerikalı beyazların yaşaması lazım.”

    ‘NATO’ya en iyi davranan, Amerika’nın dediklerini dinleyen tek bir NATO ülkesi var; Türkiye’

    ABD'nin başını çektiği askeri birliğe ‘en iyi davranan’ ve ABD'nin dediklerini dinleyen tek ülkenin Türkiye olduğunu ifade eden Köni, Erdoğan yönetiminin ABD’nin yeni stratejik ortaklık sistemine geldiğini belirtti. Türkiye'nin ABD ile sorunlu başlıklarda anlaşamasa Karadeniz ve Doğu Avrupa stratejisine uygun davrandığını vurgulayan Köni, bu tutumun arkasında ABD yatırımlarıyla ekonomik durumunu düzeltmenin yattığını dile getirdi:

    “NATO’ya en iyi davranan, Amerika’nın dediklerini dinleyen tek bir NATO ülkesi var; Türkiye. Almanya’ya teklif etseler, 'Afganistan’da dur' diye. Dünya ekonomi piyasasını hala Amerika yönlendiriyor. 2050’lerde durum değişebilir. Türkiye’nin Amerika ile dost olması demek Türkiye’ye direkt yatırımların gelmeye başlaması demek. Birdenbire Suudi Arabistan ve diğer Körfez Arap ülkelerinin tavrı değişmeye başladı. Amerika dost gözüküyor. Amerika’nın yolunda birlikte hareket ediyorlar. Öyle demiyorlar ama biz diyoruz, yeni stratejik ortaklık sistemine geldiler. Bir Arap-Türkiye cephesi de oluşturulursa iyi olur, İsrail’den bahsedilmiyor. Bu yatırımlar gelip Türk ekonomisi 250 gram sıçrarsa, ‘yüzde 7 kalkındık deniyor, yüzde 15 kalkındılar’ seçime gidilerek seçimde birtakım neticeler alınabilir. Temel boyut bu. Öbür türlü ne Suriye’deki ne İdlib’deki olay çözüldü, ne de YPG/PKK konusunda Amerika ‘Bunlar terörist, ne yapacağız’ dedi, ne de Doğu Akdeniz’de Mavi Vatan başarılı oldu. Karadeniz geliyor. İlla ki Karadeniz’e gireceğim diyor. Baltık’tan aşağı kadar yani Polonya üzerinden Karadeniz’e kadar NATO’nun yani doğu hareket kanadıdır. Beyaz Rusya ile bir şeyler yapıyorsunuz, bunu yapmayın diyorlar. Orada o boyutta. Cumhurbaşkanı, Baltık ülkeleriyle görüştü. Türkiye’nin Baltık ülkeleriyle olan ilişkisi nedir? Mal alış satış ya da Letonya’da cami yapabilme imkanını mı konuştuk? NATO sistematiği içinde Amerika’nın öngördüğü şeyler. Karadeniz’e doğru gelecek, orada da papaz olacağız. Kafkaslarda 6 ülke birleşelim, diyor. Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan, İran, Türkiye. Rusya bundan da çok memnun durumda olacak. Öbür türlü denge politikaları nasıl uygulanacak? Seçim yapılıp durum düzeldikten sonra, tekrar eskisi gibi ‘Bunu seçim için yaptık, seçimi kazanınca NATO’nun istedikleri pek kabul edilebilir değil’ derler mi, demezler mi, onu da bilemiyoruz.”

    'NATO Afganistan’dan çekilirken, Türkiye orada kalabilir'

    Köni'ye göre ‘NATO Afganistan’dan çekilirken, Türkiye orada kalabilir. NATO zirvesinde Fransız basınına göre Erdoğan'ın Macron'un Libya'dan çekilme taleplerini kabul etmiş göründüğünü aktaran Köni, Ankara'nın Suriye konusunda ABD'ye göz kırpan ikircikli duruşuna da atıfta bulundu:

    “(Türkiye NATO çekilirken Afganistan'da) Kalabilir. (Erdoğan) Şöyle dedi, 'Macaristan’dan destek alacağız.' Macaristan’ın para vermezlerse gelecek hali yok. O yüzden otoriter bir rejime gidiyor. Rejimler parasızlaştıkça daha da sertleşir. Taliban'ın yarısı Pakistan'dan geçerek geliyor. Oradan destek alıyor. Kendi terörüyle başa çıkamamış. Ama bunun fiyatları var. Diğer ülkeler, Rusya, Çin ne istiyor? Onların burada tekrar NATO’nun bir boyutunun olmasından rahatsızlık duyar. Libya konusunu Fransız basınından takip ettik. Macron’a ‘Biz oradan çekileceğiz' demiş. Fransız gazeteleri heveslenerek abartılı ifade etmemişlerse bizdeki gazeteler gibi, onlar da yoğun şekilde 'isteklerimizi kabul etti' diye verdi. Fransa ve İtalya dahil. Herhalde o görüşme o yapıları çekmek için. Avrupa Birliği içinde yer almak istiyoruz gibi bir boyut var. Müslüman Kardeşler konusunda ne konuşuldu, terörizm sadece PKK mıdır? Amerika, İdlib’e birtakım yardımlar yapmak istiyor. Suriye’de Bab el-Hava’dan takviye kuvvetlerimiz geçiyor. Amerika da o kapıyı kullanarak yardım malzemesi yığmak istiyor. Fakat Rusya ve rejim güçlerinin şüphesi, Amerika’nın orada Tahrir el-Şam, El Kaide’ye silahlı cephane göndermesi. Böyle ikircikli durumlar da var. Bir yandan Rusya ile Astana, İran ile sözleşmeleri. Öbür taraftan Amerika ile böyle sözleşmeleri. Suriye destabilize kalsın gibilerinden devamlı ikili üçlü, ikircikli boyutlar içinde çok zor yönetilen dönemde yönetenlerin ümitli olmalarını ümit ediyorum.”

    Etiketler:
    Vladimir Putin, Rusya, Çin, Türkiye, Joe Biden, NATO, Hasan Köni, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın