11:52 18 Aralık 2017
Ankara+ 11°C
İstanbul+ 7°C
Canlı Yayın
    Güney Akım boru hattı inşaatı

    Rusya-Türkiye-AB: Enerji Geometrisi

    © Sputnik/
    Görüş
    URL'yi kısaltın
    Faridun Usmonov
    Ekonomik krizden siyasi bunalıma: AB (20)
    0 10

    Rusya Enerji Bakanı Alexander Novak, Rusya Başbakanı Dmitri Medvedev ile görüşmesi sırasında Avrupalı ortaklarına Türkiye-Yunanistan sınırında oluşturulacak doğalgaz ‘hub’ının altyapı çalışmalarına şimdiden başlamaları önerisinde bulunduğunu belirtti.

    Alexander Novak, "AB’ye doğalgaz sevkiyatlarının Ukrayna üzerinden gerçekleştirilmesini öngören anlaşma süresinin 2019 yılında dolacağını, Avrupa’daki tüketicilerin doğalgaz ihtiyaçlarının Türkiye-Yunanistan sınırında karşılanacağını göz önünde bulunduruyoruz. Avrupa’daki tüketicilerin gereken doğalgaz hacimlerini almaları için Avrupa Komisyonu’nun tüketici ülkelerle birlikte en kısa sürede kendi alt yapısını hazırlama konusunu karara bağlaması gerekiyor. Bu çalışmaların en kısa sürede tamamlanması gerektiği kanısındayız, çünkü bu büyüklükteki projeler bir yılda gerçekleştirilmez. Orta vadede doğalgaz sevkiyatlarının yapılması için şimdiden çalışmalara başlanmalı" dedi.

    Bu açıklamalarla Rusya, Avrupa’ya gaz güzergahları konusunda yeni stratejiler belirlemesi gerektiğinin ipuçlarını veriyor. Türkiye Enerji Vakfı (TENVA) Araştırma Merkezi Direktörü Dr. Fatih Cemil Özbuğday, Avrupa’nın mevcut durumda beklemekten başka bir çaresi olmadığı görüşünde.

    Teknik altyapı olarak öncelik şu anda zaten gazın Rusya’dan Türkiye’ye yani Türkiye-Yunanistan sınırına taşınması. Projenin başlamasıyla birlikte teknik olarak gazın daha ileriye taşınması için elbette Avrupa da hazırlıklarını yapacaktır diye düşünüyorum. Çünkü görünen o ki, bu projeye olan politik destek hem Rusya tarafından, hem Türkiye tarafından ciddi biçimde artmış durumunda. Avrupa’nın da gaz ihtiyacı gözönünde bulundurulduğunda Rus gazı Türk toprakları üzerinden bir şekilde Avrupa’ya taşınacak. Dolayısıyla hukuki altyapısı zaten hazır, teknik altyapısının da projenin başlamasıyla beraber hazırlıkların başlayacağını düşünüyorum.

    Aslında belirsizlik yaratmamak kaygısıyla Rus yetkililer tarafından yapılan açıklamaların Batı tarafından anlayışla karşılandığı söylenemez. Hatta Amerikan ‘Christian Science Monitor’ dergisi Moskova’nın AB’yi şantaj ettiğini öne sürdü. Dergiye göre, ‘Rusya, Avrupa gibi büyük bir alıcıyı zor bulur’. Ancak galiba ABD de Rusya’nın Avrupa pazarından vazgeçme gibi bir niyeti olmadığını unutuyor. Rusya’dan AB'ye giden doğalgazın hacimleri nispeten istikrarlı bir düzeyde ve yıllık 120-130 milyar m3 olarak gerçekleşmektedir. Oysa son zamanlarda Avrupa diğer kaynaklardan aldığı gaz miktarlarını kaybetmekte. Öncelikle Avrupa’nın kendi üretimi hızla düşmektedir. Ayrıca 2010-2011 yılları ile karşılaştırıldığında Cezayir'de gazın neredeyse üçte biri ve LNG’nin yarısına kadar azalma meydana geldi. Tedarikçiler açısından AB'ye gaz satmak cazibesini kaybediyor.

    Bununla birlikte, mevcut durumda 2009 yılında Rusya ile Ukrayna arasında imzalanan 10 yıllık gaz anlaşmasının yenilenmesi mümkün görünmüyor. Rusya, Ukrayna rotasından vazgeçmekte kararlı görünüyor. Daha 20 yıl öncesine kadar Avrupa’ya giden Rus gazının yüzde yüzü Ukrayna üzerinden geçiyordu. Ama Kuzey Akım’ın araya girmesiyle bu oran 2014 yılı itibarıyla yüzde 40’a kadar düştü.

    Nitekim Rus doğalgaz devi Gazprom Başkanı Aleksey Miller, daha önce yaptığı açıklamada, Moskova ve Ankara’nın 2014 yılının Aralık ayında inşaası konusunda anlaştığı Türk Akımı doğalgaz boru hattının, şimdilik Ukrayna üzerinden transit edilen 63 milyar metreküp Rus doğalgazın ulaştırılabileceği tek güzergah olduğunu belirtmişti.

    USAK Enerji Güvenliği Araştırmaları Merkezi Müdürü Hasan Selim Özertem, asıl önemli olan konunun Avrupa’ya giden gazın 3. enerji paketi dahilinde mi yoksa dışında mı kalacağını düşünüyor.

    Rusya eğer Ukrayna’dan vazgeçecekse yeni bir hat oluşturacaksa bunu Güney Akım olarak da yapabilir, Türkiye hattı olarak da yapabilir, Avrupa hattı olarak da ve başka bir hat olarak da yapabilir. Ama buradaki temel kaygı şu: üçüncü enerji paketi anlaşmalarına göre dağıtıcı, üretici, satıcı firmanın aynı olmaması gerekiyor. Burada enerji piyasasının liberalleşmesi açısından tedarikçi firma ile dağıtıcı firmanın arasında bir ayırımına gidilmesi ve tekelin bozulması gerekiyor. Bu yönüyle baktığımızda Kuzey Akım’ı gerçekleştirirken bu gibi bir regülasyon pek fazla gündemde yok iken Rusya’nın bunu Almanya üzerinden rahatlıkla yaptığını görüyoruz. Ama Güney Akım’a geldiğinde yeni kurallarla yeni beklentilerin Rusya açısından oluştuğu bir foroğrafla karşı karşıyayız. Rusya bu regülasyonlara ayak uydurayacak, buna ayak uydurduktan sonra Gazprom’un tedarikçi olduğu ve aynı zamanda boru hattına sahib olduğu bir yöntemle yapması mümkün görünmüyor. Bunu birbirlerinden ayırdığı zaman bunu Bulgaristan üzerinden yapabilir, Türkiye üzerinden yapabilir, bunu dilerse Polonya üzerinden yapabilir. Ama burada bu ilişkinin nasıl şekilleceğine dair yine Rusya karar verecek gibi geliyor bana.

    Uzmanlara göre, önümüzdeki 30 yıl içinde Avrupa'nın enerjiye olan ihtiyacın en az % 25’i gaz ile karşılanacak. Rusya Norveç, Cezayir, Nijerya ve Katar gibi ülkeleri arkasında bırakarak Avrupa'ya en çok gaz satan ülkedir. Ve Avrupa pazarından vaz geçme gibi bir niyeti yok.

    Avrupa açısından ise gaz tüketiminin azaltılması rekabet gücünün kaybı demektir. Bu da Avrupa'nın küresel çapta rakiplerin işine gelir. Avrupa’nın küresel çapındaki rakipleri arasında öncelikle Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Güneydoğu Asya'daki diğer ülkeler gelmektedir. Avrupa’nın rekabet gücünü kaybetmesi Rusya ve Türkiye’nin işine gelmemektedir. Çünkü Avrupa Birliği hem Rusya hem de Türkiye açısından en büyük dış ticaret ortağıdır. Ve bu koşullarda Türkiye, Rusya ve Avrupa arasında bir enerji köprüsü haline geliyor.

    Son zamanlarda birçok taraftan Türkiye’nin Avrupa ve Rusya arasında sıkıştırılıp kalacağına dair sözler duyuruluyor, ancak Türkiye Enerji Vakfı Araştırma Merkezi (TENVA) Direktörü Dr. Fatih Cemil Özbuğday’a göre, farklı söylentilerine rağmen Türkiye yönetimi şu anda korkmuş gibi görünmüyor.

    Türkiye’nin dış politikasına baktığımızda Türkiye hep kendi oyununu kurmak isteyen bir aktör olarak devrede, bunu zaten bölgede yalnız kalmasından da görebiliyoruz. Şu anda Orta Doğu’da yalnız kalmış durumunda, yine örneğin Afrika’da, Mısır konusunda yalnız kalmış durumunda. Bu da temel olarak artık Türkiye’nin oyun kurucu olmak istemesinden kaynaklanıyor. Zaten Türkiye’nin dış politikasında böyle bir oyun varken açıkçası ben arada kalma gibi durumla karşılaşacağını zan etmiyorum. Şu an Türkiye özellikle enerji politikalarında kendi oyununu kurmak istiyor, bölgede gaz ticaretinde bir hub olmak istiyor, enerjinin güzergahında yer almak istiyor. Dolayısıyla bunun açıkçası Türkiye için bir sıkıntı veya arada kalma durumu yaratacağını düşünmüyorum. Tam tersine şu andaki durum Türkiye’nin halizardaki dış politikasını desteklemekte, onunla tutarlı bir biçimde görünüyor.

    Yakın gelecekte Avrupa’nın gaz ihtiyacının önemli bölümünün Rusya tarafından karşılanacağı, bunun da bir şekilde Rusya’dan Avrupa’ya taşınması gerektiği ancak Avrupa’nın buna kendi topraklarından müsaide etmediğini göz önünde bulundurulduğunda bu durumda elbetteki karşılıklı bağımlılık oluşacak ve açıkçası herkesin bundan memnun olmasa bile buna mecbür kalacağı bir durum ortaya çıkacak. Şu anda alternatif projeler geliştirilmezse eğer ve konjöktür bu şekilde devam ederse eğer bu karşılıklı bağımlılık herkesin mühtaç olacağı bir durum hale gelecektir.

    Bu hafta başında Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev, Rusya için "Güney Akım" projesinin çok büyük önem taşıdığını ve üzerinde çok sıkı çalışıldığını anımsattı.

    Rusya Başbakanı'na göre, Moskova'nın "Güney Akım" projesinden vazgeçme kararı ne siyasi ve ne de duygusal karardı, ama tamamen hukuki gerekçelerden kaynaklanan bir karar idi. Medvedev, Rusya'nın bu projenin başlatılmasına yönelik tüm çabaların sonuçsuz kaldığını söyledi. Rus Başbakanı "Biz projeden çekilmek zorunda kaldık. Bu çok üzücü, ama hayat devam ediyor. Diğer fikirlerimiz vardır. Biz işbirliğine hazırız, ama bu işbirliği ancak anlaşabileceğimiz şartlarda olacak" dedi.

    Bu açıklama da Avrupa'ya gidecek güzergahlar konusunda yeni müzakerelerin başlamasının fazla uzaklarda olmadığı olarak okunabilir.

    Konu:
    Ekonomik krizden siyasi bunalıma: AB (20)

    İlgili konular:

    "Gazprom, 'Türk Akımı' için yatırım planlarını değiştirdi"
    Gazprom, bir kez daha Türk Akımı’nı teyit etti
    Gazprom, Güney ve Türk akımlarının yapım sürelerini karşılaştırdı
    Gazprom, Avrupa'da gaz boru hattı inşa etmeyecek
    AB: Türk Akımı, Gazprom’un imajına indirilen darbe
    Gazprom, Akfel Gaz ile ilgileniyor
    Yıldız: Türk Akım'ı AB için de olumlu olur
    MHP'li Günal: Türk Akım gibi projeler Türkiye'nin önemini artırır
    Etiketler:
    Gazprom, Rusya, Avrupa
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın